Silah sesi adeta bir çığlığı andırıyordu. 19 Aralık 2009 sabahı Beylerbeyi’ndeki bir askeri lojmandan geliyordu o ses. Yarbay Ali Tatar’ın cansız bedeni... Gözü yaşlı bir eş, evlat, şaşkın, öfkeli avukatı, merkez komutanlığından bir kaç subay şahitlik etmişti o feryada. Kokusunun bile üzerinde olduğu son mektubu eşi Nilüfer Tatar’ın eline tutuşturulmuştu: “Hukuksuzluk sürecine hukuk adına saygı gösterilemez. Bu şekilde giderseniz ne yönetecek bir ordu ne yaşayacak Cumhuriyet, bir ülke bulamayacaksınız. Şunu bilin ki, en küçük suçu ve günahı olmayan ben bu yapılan hukuksuzluğa isyan ve bu karanlığa bir nebze ışık olabilmek için son veriyorum.”
SON ÇIĞLIK...
Son sözleri bunlar oldu... ‘Amirallere suikast’ adı verilen kumpas soruşturmasının şüphelilerindendi. 7 Aralık 2009’da tutuklandı, 16 Aralık 2009’da serbest bırakıldı. FETÖ’cü savcı Süleyman Pehlivan tahliyeye itiraz etti, 18 Aralık 2009’da oy çokluğu ile İstanbul 11.Ağır Ceza Mahkemesi tutuklama kararı verdi. İşlemediği bir suçun günahını, bedelini ödemek ağırdı. Yarbay Ali Tatar’ın trajik hikâyesi FETÖ’nün zulmünün de vesikasıydı. Savcı Süleyman Pehlivan 3 Ağustos 2016’da İzmir’de yakalandığında bu haberi Ali Tatar’ın ağabeyi Ahmet Tatar ilk kez benden duydu. “Adil yargılansınlar, bizlere yaptıkları gibi adice yargılanmasınlar” dedi. Adalet, bu ülkeye ekmek kadar su kadar gerekliydi. Onların hukuksuzlukları bu ülkeye yerleşmemeliydi. Bunları söylüyordu.
HABERİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
SON ÇIĞLIK...
Son sözleri bunlar oldu... ‘Amirallere suikast’ adı verilen kumpas soruşturmasının şüphelilerindendi. 7 Aralık 2009’da tutuklandı, 16 Aralık 2009’da serbest bırakıldı. FETÖ’cü savcı Süleyman Pehlivan tahliyeye itiraz etti, 18 Aralık 2009’da oy çokluğu ile İstanbul 11.Ağır Ceza Mahkemesi tutuklama kararı verdi. İşlemediği bir suçun günahını, bedelini ödemek ağırdı. Yarbay Ali Tatar’ın trajik hikâyesi FETÖ’nün zulmünün de vesikasıydı. Savcı Süleyman Pehlivan 3 Ağustos 2016’da İzmir’de yakalandığında bu haberi Ali Tatar’ın ağabeyi Ahmet Tatar ilk kez benden duydu. “Adil yargılansınlar, bizlere yaptıkları gibi adice yargılanmasınlar” dedi. Adalet, bu ülkeye ekmek kadar su kadar gerekliydi. Onların hukuksuzlukları bu ülkeye yerleşmemeliydi. Bunları söylüyordu.
HABERİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ






