Basında şike olmasın
- Kategori: Güncel
- Yayınlanma: Pazartesi, 14 May 2012 00:45
- Gösterim: 5
Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Mehmet Atalay, “Birbirimizi kandırmayacağız, şike yapmayacağız. Basında hiç şike olmaması lazım” diyerek yerel gazetelerin “naylon muhabir” değil gerçek muhabir çalıştırması gerektiğini söyledi.
Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü, kurumun Balıkesir Şubesi’ni ziyaret ederek, Şube Müdürü Tahsin Şahin ve kurum personeliyle görüştü. Atalay, Basın İlan Kurumu’nun yerel basın için önemini anlattı. Yerel gazetelerin teknolojisini yenileyip, sosyal medyaya da kayıtsız kalmaması gerektiğini belirten Atalay, gazeteleri güçlendirmek, gelir kaynaklarını artırmak için çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Atalay, “Yıllardır bu işi yapıyorsunuz, ama şu gerçek ki bir gazetenin bayide satıldığını, abonesi olduğunu görürlerse, reklam verdiğinde maksadın hasıl olduğunu görürlerse reklam veren sizi bir daha bırakmayacaktır. Kaliteli, konuşan gazeteler çıkarılsın, albenisi olan gazeteler çıkarılmalı. Ne olursa olsun yaptığı habercilikle o ilde etkili olabilen bir gazetede kesinlikle hem satıştan para kazanır, hem de ciddi reklam alır. Bir yerel gazetede o ilde konuşulsun, yaptığı haber ulusal gazetede kadar tesirli olsun, Ankara’daki bir Bakanımız kalkıp o konuyla ilgili açıklama yapsın. Mutlaka çok haberleriniz olmuştur. Zonguldak Güncel Gazetesi, Çaycuma ilçesindeki köprü felaketiyle ilgili 2009 yılı Temmuz ayındaki haberinde ‘bu görüntüler korkutuyor’ başlıklı haberi ve yaklaşık 2 yıl sonra da ‘korkulan oldu’ diye haberini yapmış. Bu gazete övgüye değer, alkışa değer bir gazetecilik yapmış. Bu gazeteler olmasa, yerel basın olmasa ne kamu adına denetim sağlanabilir, ne çeşitlilik sağlanabilir, ne demokrasi sağlanabilir. İşimiz zor, ama imkansız değil. Basın kadar etkili hiçbir şey olmaz. Sorunu gündeme getirmek de çözmekte bizden geçiyor. Gelirlerimizi artırmak önemli. Cazip gazetecilik yapıp firmaların bizi tercih etmesini sağlamak lazım. Keşfedilmemiş büyük bir reklam pastası var” diye konuştu.
KENDİMİZİ YENİLİYORUZ…
BİK’in her geçen gün kendini yenileyip geliştirdiğini kaydeden Atalay, “Biz gazetelere köprü olmaya çalışıyoruz. Düzenleyici, destekleyici, denetleyici bir kurum olarak kendimizi geliştiriyoruz. Gazetelerin daha iyi şartlarda çalışabilmesi için, daha iyi gazetecilik yapabilmesi için gazetelerin Basın İlan Kurumunun desteğine ihtiyacı var. Gazetecilik kin ve intikam hissiyle yapılacak bir iş değil, yorumunla eleştirebilirsin ama haberi görmezlikten gelemezsin. Haberciliği en iyi yapmak zorundayız, kendi görüşümüze göre değil. Buna BİK değil kamuoyu karar verir. Halk sizi okur ya da okumaz, bunu tirajınıza yansıtır. Biz BİK olarak ona bakarız, halk sizi okuyor mu okumuyor mu? BİK’i her açıdan geleceğe hazırlıyoruz. Bilimsel çalışmak zorundayız. Günlük ihtiraslarımıza göre adalet uygulayamayız. Her türlü eleştiriye de açığız” dedi. Atalay, BİK’in varlığının da gazetelerin gelişimine, etkinliğine bağlı olduğunu söyledi.
GERÇEKÇİ BEYANLAR LAZIM
Yerel bir gazete sahibi web ofset matbaalardan yararlanmak için Bursa veya İzmir gibi illerde de gazeteyi basabilmeyi istediklerini söyledi. Bununla ilgili soruyu cevaplayan Atalay, yerel gazetelerin bulundukları illerde basılması şartını kaldırabileceklerinin işaretini verdi. Bunu yönetim kurulu gündemine alacaklarını belirten Atalay, “Ben gazetelerin başka illerde de basılabilmesinden yanayım. Denetimde kolayına kaçmak için bunu yapıyoruz. Basıldığı her yerde de bakıp, kontrolümüzü yapabiliriz. Ayrıca tekrar hatırlatmak isterim, biz bayi satışı tirajın en az yarısı olsun demedik, bayi satışı zorunluluğunu biz getirmedik. Hep vardı. Biz aboneyi de ilave ettik, işinizi kolaylaştırmak için. Birbirimizi kandırmayacağız, dürüst olacağız. Biz gelişimi izliyoruz. Gazetelere bakıyoruz, muhabir kadrosunu inceliyoruz, gerçekten muhabir mi naylon muhabir mi? Bir muhabirin bir günde birkaç tane haberi olabilir, yapanlar var biliyorum. Bir muhabir çok şey yapabilir, ama bakıyorsunuz gazetenin muhabirleri hiçbir şey yapmıyor, özel haber yok. Birinci sayfadan son sayfaya kadar sadece dolgu malzemesi kullanmış. Bunu ne biz yutarız, ne siz kendiniz tatmin olursunuz, böyle yapanlar için söylüyorum. O zaman birbirimizi kandırmayacağız, şike yapmayacağız. Basında şike hiç olmaması lazım. Gerçekçi beyanlarda bulunmamız lazım, her gün kendimizi geliştirmemiz lazım. Biz de o gelişimi adım adım izledikçe hem daha fazla katkıda bulunuruz, hem de kamu kurum ve kuruluşları daha çok reklam vermeye çalışır” dedi.
ARINÇ SAHİPLENİYOR…
Kurum olarak Başbakanlığa bağlı olmadıklarını, Bakanlık bünyesinde de olmadıklarını belirten Atalay, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ‘ın Basın-Yayın Enformasyondan sorumlu olması hasebiyle BİK’e de sahip çıktığını, bunun çok önemli bir avantaj olduğunu anlattı. Arınç’a teşekkür eden Mehmet Atalay, “Biz bir Bakanla işlerimizi görmek zorundayız. O da Bülent Arınç ise ne mutlu bize. Çünkü gidip gördüğü yerlerde meseleyi sahipleniyor” dedi.
BİK şubelerini gazeteleri geliştirmek için açtıklarını vurgulayan Atalay, “Gerçekten düzgün gazetecilik yapanlar içerisinde hakkıyla ilan ve reklamdan yararlanacaklar, kendi yağıyla kavrulacak gazeteler koca Türkiye’de 100′ü geçmez. Kanunumuz çıkarsa internet medyası da destelenecek. Sizin (yerel gazeteler) pastanızdan oraya pay gitmeyecek, ama reklam verene ‘internet medyasını yeterli görüyorum’ dedirtmemek lazım. Bu da iyi gazetecilik yaparak olur” şeklinde konuştu. (İHA)

