ERKEK arkadaşının cinsel istismarı sonucu hamile kalarak bir bebek dünyaya getiren 16 yaşındaki lise öğrencisi Ş.A., ailesinin baskı ve şiddeti nedeniyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı olan Atatürk Çocuk Destek Merkezi’ne sığındı. Ş.A., kendisini istismar eden H.M.D. ile evlenilmesine izin verilmesi için dava açtı. Dava dosyasına göre, ailesiyle birlikte Ankara Yenimahalle’de yaşayan Ş.A., 9. sınıftayken arabasıyla bir parkta bulunan H.M.D. isimli arkadaşının yanına gitti. Genç kız arabaya bindikten bir süre sonra bayıldı. Ş.A. savcılığa verdiği ilk ifadesinde yaşadıklarını şöyle aktardı: “Kendime geldiğimde arabanın arka koltuğundaydım, yatıyordum. Ben vücudumda bir farklılık hissetmedim. H.M.D. bana bir şey yapmıştır. Ben geçen gün evde tuvalete girdiğimde tuvalete bir şey düştü. Bağırıp annemi çağırdım. Doğum yapmışım.”
ÖNCE ŞİKÂYETÇİ OLDU
Ş.A., 31 Mayıs 2018 tarihinde bir kız bebek dünyaya getirdi. Olay savcılığa intikal etti. Savcılık talimatıyla küçük bebek, Atatürk Çocuk Destek Merkezi Müdürlüğü’ne yerleştirilirken, Ş.A.’nın şikâyeti nedeniyle, H.M.D. hakkında “reşit olmayanla ilişki” suçundan soruşturma başlatıldı. Soruşturma devam ederken, Ş.A., ailesinden baskı ve şiddet gördüğü iddiasıyla 5 Temmuz günü evden kaçarak erkek arkadaşının yanına gitti.
Ş.A., 9 Temmuz günü verdiği ikinci ifadesinde, anne ve babasının baskısıyla yaptığını belirterek şikâyetini geri çekti.
Ş.A.’nın şikâyetinden vazgeçmesi üzerine savcılık, H.M.D. hakkında sürdüğü soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Ş.A., bebeğinin bakımını üstlenmek istemesi nedeniyle geçen ağustos ayından itibaren bebeği ile birlikte, Atatürk Çocuk Destek Merkezi Müdürlüğü’nde kalmaya başladı. Ş.A. Ankara 4. Aile Mahkemesi’ne başvurup H.M.D. ile evlenilmesine izin verilmesi için dava açtı.
Ş.A.’nın avukatları tarafından mahkemeye sunulan dilekçede davacının doğurduktan sonra evde şiddet gördüğü ve can güvenliğinden şüphe duyduğu için Keçiören Atatürk Çocuk Destek Merkezi Müdürlüğü’nde kaldığı belirtilerek şöyle denildi: “Davacı bebeğiyle beraber yurt şartlarında yaşamaya mahkûm edilmiştir. Çocuğun babası istediği zamanlarda kızını görememektir. Ş.A. ve H.M.D. bir an önce evlenip düzenlerini kurmak istemektedir. Evlenmelerine izin talep etmekteyiz.”
HABERİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
ÖNCE ŞİKÂYETÇİ OLDU
Ş.A., 31 Mayıs 2018 tarihinde bir kız bebek dünyaya getirdi. Olay savcılığa intikal etti. Savcılık talimatıyla küçük bebek, Atatürk Çocuk Destek Merkezi Müdürlüğü’ne yerleştirilirken, Ş.A.’nın şikâyeti nedeniyle, H.M.D. hakkında “reşit olmayanla ilişki” suçundan soruşturma başlatıldı. Soruşturma devam ederken, Ş.A., ailesinden baskı ve şiddet gördüğü iddiasıyla 5 Temmuz günü evden kaçarak erkek arkadaşının yanına gitti.
Ş.A., 9 Temmuz günü verdiği ikinci ifadesinde, anne ve babasının baskısıyla yaptığını belirterek şikâyetini geri çekti.
Ş.A.’nın şikâyetinden vazgeçmesi üzerine savcılık, H.M.D. hakkında sürdüğü soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Ş.A., bebeğinin bakımını üstlenmek istemesi nedeniyle geçen ağustos ayından itibaren bebeği ile birlikte, Atatürk Çocuk Destek Merkezi Müdürlüğü’nde kalmaya başladı. Ş.A. Ankara 4. Aile Mahkemesi’ne başvurup H.M.D. ile evlenilmesine izin verilmesi için dava açtı.
Ş.A.’nın avukatları tarafından mahkemeye sunulan dilekçede davacının doğurduktan sonra evde şiddet gördüğü ve can güvenliğinden şüphe duyduğu için Keçiören Atatürk Çocuk Destek Merkezi Müdürlüğü’nde kaldığı belirtilerek şöyle denildi: “Davacı bebeğiyle beraber yurt şartlarında yaşamaya mahkûm edilmiştir. Çocuğun babası istediği zamanlarda kızını görememektir. Ş.A. ve H.M.D. bir an önce evlenip düzenlerini kurmak istemektedir. Evlenmelerine izin talep etmekteyiz.”
HABERİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ






