Yaklaşan Noel ve yeni yıl nedeniyle düzenlenen bir etkinliğe ülkenin Prensi Albert ve eşi Prenses Charlene de davetliydi. 42 yaşındaki iki çocuk annesi Prenses Charlene yeni saç modeliyle herkesi şaşırttı. Charlene'in yarısı kazınmış Punk modeli saçları, etkinliği gölgede bıraktı.
Bir süredir kısacık kestirdiği saçları ve kahkülleriyle bazı moda uzmanları tarafından eleştirilen Charlene, bu kez de saçlarının yarısını kazıttı. Kraliyet ailesi üyelerini daha çok geleneksel saç modelleriyle görmeye alışanlar da bu değişiklik karşısında şoke oldu. Bazı saç tasarımcıları Prenses'in saçlarının sanki altı yaşındaki ikizleri tarafından kesilmiş gibi göründüğünü ileri sürdü. Bazıları da kendisinin bile yapmış olabileceğini belirtti.
Koronavirüsten korunmak için kıyafetine uygun renkte bir maske takan Prenses Charlene, etkinliğe katılan çocuklarla sohbet edip şakalaştı. Prens Albert ile evliliğinden Gabriella ve Jacques adında biri kız diğeri erkek ikiz çocuk annesi olan Charlene aslında başından beri tüm dünyanın ilgisini çeken sıra dışı bir prenses. Zimbabwe doğumlu eski bir olimpik yüzücü olan Prenses Charlene, düğününde sürekli ağlaması, düğün öncesi ise saraydan kaçmaya çalıştığı iddialarıyla da gündeme gelmişti.
Tüm dünyanın hafızasına 2011 yılındaki dillere destan düğünüyle kazınmıştı. O yılın iki masal düğününden birinin kahramanıydı. Bir başka bakış açısıyla da Prens William ile Kate Middleton'ın rakibiydi bu çift. Aslında başlarda herkes onu da "modern çağların Külkedisi masalı kahramanlarından biri" olarak nitelendiriyordu. Ama sonra gerçekler birbiri ardına ortaya çıkmaya başlayınca bazı masalların da mutlu sonla bitmediği de anlaşıldı. İşte o "mutsuz prenses" dün yine halkın karşısına çıktı. Hele düğününde durmadan döktüğü gözyaşları akla geldiğinde! Çünkü bu gözyaşları bazılarının sandığı gibi mutluluktan değildi.
İşin ilgini birçok genç kızın hayalini kuracağı türden bir evlilik yapıyordu. Küçük ama zengin bir ülkenin prensiyle hayatını birleştiriyordu. Görünüşte önünde zengin, mutlu, aşk dolu örneğine masallarda rastlanacak bir hayat uzanıyordu. Fakat gerçek bambaşkaydı. Zimbabwe- Güney Afrika melezi eski Olimpik yüzücü Charlene Wittstock, Avrupa'nın zengin ülkesi Monako'nun prensi ve tahtın varisi Prens Albert'in kalbini çalmıştı.
Tıpkı onlarla aynı yıl ve birkaç ay arayla evlenen Kate Middleton ve Prens William gibi bir aşk öyküsü ve masalsı bir düğün bekleniyordu bu çiftten de. Dekor belki öyleydi ama ne damadın yüzünde mutluluğun izi vardı ne gelinin yüzünde. Hatta gelin ağlıyordu.Zaten düğünden önce de gelin Charlene'in üç kez saraydan kaçmaya çalıştığı, evlenmekten vazgeçtiği basına yansımıştı. Elbette Prens Albert gelinin kaçmasına izin vermedi. Sonunda çift evlendi.
Evlilikten sonra "prenses" unvanını alan Charlene Wittstock da "mutsuz prenses" olarak dünya sahnesinde yerini aldı. Bu mutsuzluğu da sebepsiz değildi kuşkusuz. Çünkü Prens Albert, çapkınlıklarıyla ve sıra dışı yaşamıyla ünlüydü. Prens'in bir hostes ve bir garsondan iki çocuğu bulunuyor. Bir garsonla ilişkisinden dünyaya gelen kızına annesinin adı olan Grace'i ve kendi soyadı olan Grimaldi'yi verdi.Tıpkı bir süre sonra bir hostesten dünyaya gelen oğluna yaptığı gibi.
Bütün bunlar düğünden önceydi elbette. Prens Albert da evlendikten sonra bu iki evlilik dışı çocuğunu çok gündeme getirmemeye çalıştı. Bir süre önce de Charlene ile evliliğinden biri kız diğeri erkek iki çocuk sahibi oldular. Ama bu durum bile Prenses Charlene'in yüzündeki mutsuzluk izlerini silemedi.
Çünkü yine öne sürülenlere göre Charlene ile Prens Albert arasında bir anlaşma yapılmıştı. Boşanacaklarsa bile bu, çocukları dünyaya geldikten sonra olacaktı. İddialara göre ülkenin geleceği bu çocuklara bağlı. Belki evlilik de bu yüzden yapıldı. Çünkü ülkenin Fransa ile 1981 yılında yaptığı bir anlaşmaya göre eğer tahta geçecek bir veliaht bulunmazsa Monako, Fransa'ya bağlanacaktı. Çiftin şu anda ikiz çocukları bulunuyor.
Bir süredir kısacık kestirdiği saçları ve kahkülleriyle bazı moda uzmanları tarafından eleştirilen Charlene, bu kez de saçlarının yarısını kazıttı. Kraliyet ailesi üyelerini daha çok geleneksel saç modelleriyle görmeye alışanlar da bu değişiklik karşısında şoke oldu. Bazı saç tasarımcıları Prenses'in saçlarının sanki altı yaşındaki ikizleri tarafından kesilmiş gibi göründüğünü ileri sürdü. Bazıları da kendisinin bile yapmış olabileceğini belirtti.
Koronavirüsten korunmak için kıyafetine uygun renkte bir maske takan Prenses Charlene, etkinliğe katılan çocuklarla sohbet edip şakalaştı. Prens Albert ile evliliğinden Gabriella ve Jacques adında biri kız diğeri erkek ikiz çocuk annesi olan Charlene aslında başından beri tüm dünyanın ilgisini çeken sıra dışı bir prenses. Zimbabwe doğumlu eski bir olimpik yüzücü olan Prenses Charlene, düğününde sürekli ağlaması, düğün öncesi ise saraydan kaçmaya çalıştığı iddialarıyla da gündeme gelmişti.
Tüm dünyanın hafızasına 2011 yılındaki dillere destan düğünüyle kazınmıştı. O yılın iki masal düğününden birinin kahramanıydı. Bir başka bakış açısıyla da Prens William ile Kate Middleton'ın rakibiydi bu çift. Aslında başlarda herkes onu da "modern çağların Külkedisi masalı kahramanlarından biri" olarak nitelendiriyordu. Ama sonra gerçekler birbiri ardına ortaya çıkmaya başlayınca bazı masalların da mutlu sonla bitmediği de anlaşıldı. İşte o "mutsuz prenses" dün yine halkın karşısına çıktı. Hele düğününde durmadan döktüğü gözyaşları akla geldiğinde! Çünkü bu gözyaşları bazılarının sandığı gibi mutluluktan değildi.
İşin ilgini birçok genç kızın hayalini kuracağı türden bir evlilik yapıyordu. Küçük ama zengin bir ülkenin prensiyle hayatını birleştiriyordu. Görünüşte önünde zengin, mutlu, aşk dolu örneğine masallarda rastlanacak bir hayat uzanıyordu. Fakat gerçek bambaşkaydı. Zimbabwe- Güney Afrika melezi eski Olimpik yüzücü Charlene Wittstock, Avrupa'nın zengin ülkesi Monako'nun prensi ve tahtın varisi Prens Albert'in kalbini çalmıştı.
Tıpkı onlarla aynı yıl ve birkaç ay arayla evlenen Kate Middleton ve Prens William gibi bir aşk öyküsü ve masalsı bir düğün bekleniyordu bu çiftten de. Dekor belki öyleydi ama ne damadın yüzünde mutluluğun izi vardı ne gelinin yüzünde. Hatta gelin ağlıyordu.Zaten düğünden önce de gelin Charlene'in üç kez saraydan kaçmaya çalıştığı, evlenmekten vazgeçtiği basına yansımıştı. Elbette Prens Albert gelinin kaçmasına izin vermedi. Sonunda çift evlendi.
Evlilikten sonra "prenses" unvanını alan Charlene Wittstock da "mutsuz prenses" olarak dünya sahnesinde yerini aldı. Bu mutsuzluğu da sebepsiz değildi kuşkusuz. Çünkü Prens Albert, çapkınlıklarıyla ve sıra dışı yaşamıyla ünlüydü. Prens'in bir hostes ve bir garsondan iki çocuğu bulunuyor. Bir garsonla ilişkisinden dünyaya gelen kızına annesinin adı olan Grace'i ve kendi soyadı olan Grimaldi'yi verdi.Tıpkı bir süre sonra bir hostesten dünyaya gelen oğluna yaptığı gibi.
Bütün bunlar düğünden önceydi elbette. Prens Albert da evlendikten sonra bu iki evlilik dışı çocuğunu çok gündeme getirmemeye çalıştı. Bir süre önce de Charlene ile evliliğinden biri kız diğeri erkek iki çocuk sahibi oldular. Ama bu durum bile Prenses Charlene'in yüzündeki mutsuzluk izlerini silemedi.
Çünkü yine öne sürülenlere göre Charlene ile Prens Albert arasında bir anlaşma yapılmıştı. Boşanacaklarsa bile bu, çocukları dünyaya geldikten sonra olacaktı. İddialara göre ülkenin geleceği bu çocuklara bağlı. Belki evlilik de bu yüzden yapıldı. Çünkü ülkenin Fransa ile 1981 yılında yaptığı bir anlaşmaya göre eğer tahta geçecek bir veliaht bulunmazsa Monako, Fransa'ya bağlanacaktı. Çiftin şu anda ikiz çocukları bulunuyor.









