Reklam
Reklam

Soylu: "Göç dalgasında ikinci neslin önümüze ne getireceğini şu an bilmiyoruz"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şu anda karşı karşıya kalınan göç dalgasının birinci neslinde olunduğunun altını çizerek, "İkinci neslin önümüze ne çıkaracağını şu an bilmiyoruz" dedi.

Soylu: "Göç dalgasında ikinci neslin önümüze ne getireceğini şu an bilmiyoruz"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şu anda karşı karşıya kalınan göç dalgasının birinci neslinde olunduğunun altını çizerek, "İkinci neslin önümüze ne çıkaracağını şu an bilmiyoruz" dedi.

Soylu: "Göç dalgasında ikinci neslin önümüze ne getireceğini şu an bilmiyoruz"
06 Kasım 2019 - 12:13 - Güncelleme: 06 Kasım 2019 - 12:46

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şu anda karşı karşıya kalınan göç dalgasının birinci neslinde olunduğunun altını çizerek, "İkinci neslin önümüze ne çıkaracağını şu an bilmiyoruz" dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Antalya'nın Kemer ilçesindeki bir otelde İl Göç İdaresi Müdürleri İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'na katıldı.

Tarihin en büyük ve en güçlü göç dalgalarından birisiyle karşı karşıya olduklarının altını çizen Bakan Soylu, "Yürüttüğümüz operasyonları, karşı karşıya kaldığımız işin zorluğun, stresin, riskini gözyaşlarının, anne ve babasını kaybetmiş, geri gönderme merkezlerinde açan verilecek, ufak bir kağıtla yeni bir hayata yelken açabilir miyim diyen, o insanların gönlündeki sevinci, sahada bitmeyen iş yükü, sabahtan akşama kadar bitmeyen iş yükü, milyonlarca iş yükünü her beraber yaşıyoruz. Bu ortaya koyulan gayret takdire şayandır. Avrupa'nın korktuğu yerde siz bu meseleye, insanlığa 4 elle sarıldınız. Bu teşekkür etmek için bile buraya gelmeye yeterdi. Her yaptığınızdan her ortaya koyduğunuz irade ve kararlılıktan haberimiz var" diye konuştu.

"Vekalet savaşı"
'Göç sorunu' diye bir tabir kullandıklarını dile getiren Bakan Soylu, "Göç, dünya tarihi boyunca var olan bir insan hareketidir. Bunun sorun haline gelmesi ise modern zamanların ürünüdür. Siz insanları ölümden kaçmak zorunda bırakırsanız, yerlerinden, anavatanlarından, bütün malını hayatını, hatıralarını terk ederek çıkmak zorunda bırakırsanız, bu işte bu göç, sorun haline gelir. Emperyalizm, insanlığın üzerine hem fakirleştirme, hem de radikalleştirmeyle saldırdı ve insanlar doğal olarak kaçıyorlar. Aslında tam tabirle, kaçışıyorlar. Ortadoğu'dan kaçıyorlar, Afrika'dan kaçıyorlar, Afganistan'dan, Pakistan'dan, kaçıyorlar. Ve ne tesadüf ki hep aynı ülkelerin, ayni medeniyetin bir şekilde karıştırdığı, işlerine müdahale ettiği ülkelerden kaçıyorlar. Emperyalizm doymuyor, doyacak gibi de görünmüyor. Dün birinci ve ikinci dünya savaşını patlatmıştı, bugün de vekaletler savaşıyla bu iştahını sürdürmeye devam ediyor. Meselenin en basit tarifi budur" ifadelerine yer verdi.

"Artarak devam edecek"
Göç meselesinin sadece bir göç dalgasıyla bitecek olarak düşünenlerin yanılgı içinde olduğunun altını çizen Süleyman Soylu, "Gıdaya erişimdeki zorluk engel arttığı sürece göç meselesi devam edecektir. Adalete, eğitime, suya erişimdeki engeller arttığı sürece göç meselesi yükselerek devam edecektir. Fukaralık, yoksulluk ve emperyalizmin radikalleştirme gayretleri vekalet savaşları, vurdumduymazlığı ve yeni bir sömürge anlayışı aynı şekilde devam ettiği sürece göç artarak devam edecektir. Dünyanın doğusunu istikrarsızlaştırma çabası devam ettikçe göç dalgası devam edecektir. Kendi içinde huzur ve güveni sağlayan bölgedeki yegane ülkeyiz. Irak, Suriye, Libya,Lübnan, istikrarsızlaştırmaya çalışılan coğrafyadaki ülkeler Afganistan, Pakistan göç rotası sadece Asya, Afrika üzerinden, Orta Doğu üzerinden bir rota değil. Bu dünyanın farklı bölgelerinde farklı ülkelerle devam ediyor. Sürekli olarak düzensiz kaçak göçlerin artışıyla karşı karşıyayız" diye konuştu.

"İkinci nesil göç"
Soylu, şu anda karşı karşıya kalınan göç dalgasının birinci neslinde olunduğunun altını çizerek, "İkinci neslin önümüze ne çıkaracağını şu an bilmiyoruz. Büyük büyük meselelerle uğraşan devlet başkanları Avrupa, Amerika, devlet başkanları, hükümet yöneticileri maalasef gelecekte kendi ülkelerinin nasıl bir süreçle karşı karşıya kaldığını hesap etmiyorlar. Sadece bir takım günlük meseleleri karşılamada ve bir takım meseleleri halının altına süpürmeye çalışıyorlar. Burada 21'inci asrın bu tip meselelerle karşı karşıya kaldığı sürecin içinde bize başka gerçekleri de gösteriyor. Avrupa ulus devlet anlayışıyla kendisini takip eden bir siyasal yapı içindeyken bugün kendi vatandaşlarını DAEŞ'e katıldıkları için vatandaşlıktan çıkarma gibi, aslında kendi kabullerini ortadan kaldırmaya yönelik adıma atıyor. Avrupa'nın bu basiretsizliği,bu yüzsüzlüğü insanlığa karşı sömürge, petrol ve enerji, ucuz emeği düşünmeleri dışında bu tam ilk ve ilkel anlayışı taşımaktadır. Maalesef daha çok ilkelleşiyor modernleşmesi gerekirken. Vicdanını, inancını kendi sebatından farklılaştırmayan bizim gibi ülkelere yükümlülük bindirmektedir. Biz batı gibi kafamızı kuma gömemeyiz" dedi.
Kaynak; İHA

YORUMLAR

  • 0 Yorum