Duygu Asena anısına Rahşan Gülşan’ın çektiği, Ayta Sözeri’nin oynadığı videoya yazdığın sözler müthiş. Nasıl oldu? O sözler nasıl içinden döküldü?
Bu projeyi Rahşan’la konuşalı neredeyse bir sene olacak. Uzun süre yazmadım. Malum olaylardan sonra, iki ay evvel, annem ve arkadaşlarımla evde sohbet ederken, “Bir dakika, geliyorum şimdi” deyip, içeride aniden tüm metni yazdım. Sanırım içime akan, kalemime de aktı...
Duygu Asena’ya duyguyla yazmışsın gerçekten de... “Estim, eserken benimleydin!” diyorsun... Senin için ne ifade ediyor?
Duygu Asena da benim kahramanlarımdan biri. Yazmaya başladığım yıllarda etkilenmiştim ondan. Bir başka bağ kuruyorsun. Onun posterini, duvara falan değil, içine asıyorsun. Yalnız bir yalnızlıktan ortak bir yalnızlığa geçiş gibi bir durum. On üç yaşındaydım Duygu Asena’yla tanıştığımda. Her satırı içime işledi. Bütün kitaplarını okumuş, hissetmiş ve anlamıştım ne demek istediğini. Fakat şimdi, artık koca bir kadınken tüm kitaplarını bir kez daha okumak ve altı çizilen hiçbir şeyin değişmediğini görmek insanı kırıyor. Duygu Asena’nın öngörüsü ve zamansızlığıyla savruluyorsunuz, bir yandan da olan bitenin yerinde saydığını, hatta gerilediğini görmek, insanı hem üzüyor hem düşündürüyor.
Kadınlar daha mı çok mücadele etmeli?
Allah aşkına, kadınlar daha neyin mücadelesini versin! Daha neyin mücadelesini verelim? Bence kadınların gayretine erkeklerin nasıl ses verdiği önemli... Ki bence her seferinde asıl kilitlendiğimiz nokta burası.
Sen başına gelen felaketten sonra kadınların örgütlenmesi gerektiğine mi inanıyorsun?
Başıma gelen felaketle alakası yok, ben her zaman kadınların örgütlenmesinden yanaydım. Ama bilirsin, derler ki “Bir musibet, bin nasihatten evladır!” Artık örgütlenmek gerektiğine kesinlikle eminim...YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
Bu projeyi Rahşan’la konuşalı neredeyse bir sene olacak. Uzun süre yazmadım. Malum olaylardan sonra, iki ay evvel, annem ve arkadaşlarımla evde sohbet ederken, “Bir dakika, geliyorum şimdi” deyip, içeride aniden tüm metni yazdım. Sanırım içime akan, kalemime de aktı...
Duygu Asena’ya duyguyla yazmışsın gerçekten de... “Estim, eserken benimleydin!” diyorsun... Senin için ne ifade ediyor?
Duygu Asena da benim kahramanlarımdan biri. Yazmaya başladığım yıllarda etkilenmiştim ondan. Bir başka bağ kuruyorsun. Onun posterini, duvara falan değil, içine asıyorsun. Yalnız bir yalnızlıktan ortak bir yalnızlığa geçiş gibi bir durum. On üç yaşındaydım Duygu Asena’yla tanıştığımda. Her satırı içime işledi. Bütün kitaplarını okumuş, hissetmiş ve anlamıştım ne demek istediğini. Fakat şimdi, artık koca bir kadınken tüm kitaplarını bir kez daha okumak ve altı çizilen hiçbir şeyin değişmediğini görmek insanı kırıyor. Duygu Asena’nın öngörüsü ve zamansızlığıyla savruluyorsunuz, bir yandan da olan bitenin yerinde saydığını, hatta gerilediğini görmek, insanı hem üzüyor hem düşündürüyor.
Kadınlar daha mı çok mücadele etmeli?
Allah aşkına, kadınlar daha neyin mücadelesini versin! Daha neyin mücadelesini verelim? Bence kadınların gayretine erkeklerin nasıl ses verdiği önemli... Ki bence her seferinde asıl kilitlendiğimiz nokta burası.
Sen başına gelen felaketten sonra kadınların örgütlenmesi gerektiğine mi inanıyorsun?
Başıma gelen felaketle alakası yok, ben her zaman kadınların örgütlenmesinden yanaydım. Ama bilirsin, derler ki “Bir musibet, bin nasihatten evladır!” Artık örgütlenmek gerektiğine kesinlikle eminim...YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ









