REKTUM kanserinde her hastanın tedavi sürecinin aynı şekilde ilerlemediğini söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Celalettin Haksal, "Özellikle tedavi sonrasında tümörün tamamen veya tama yakın kaybolduğu uygun hastalarda, ameliyat yerine yakın takip seçeneği gündeme gelebiliyor. Tümör tamamen kaybolursa ameliyat şart olmayabilir" dedi. kararın hastanın tetkikleri ve tedaviye verdiği yanıt doğrultusunda, hasta ile birlikte alınması gerekiyor" dedi.Rektum kanserinin, kalın bağırsağın son bölümünde gelişen ve tedavisinde cerrahi müdahalenin önemli bir yer tuttuğu kanser türleri arasında bulunduğunu belirten Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Celalettin Haksal, "Tedaviye tam veya tama yakın yanıt veren, tümörün belirli bölgelerde yerleştiği uygun hastalarda ameliyat yerine yakın takip seçeneği de değerlendirilebiliyor" diye konuştu. Prof. Dr. Haksal, bu yöntemin her hasta için uygun olmadığını belirterek, kararın yapılan tetkikler ve tedaviye verilen yanıt doğrultusunda hasta ile birlikte alınması gerektiğini söyledi.'HER REKTUM KANSERİ HASTASI İÇİN UYGUN DEĞİL'Rektum kanserinde ameliyatsız takip seçeneğinin belirli şartları taşıyan hastalarda gündeme gelebildiğini belirten Prof. Dr. Haksal, "Her hasta için uygun değil. Öncelikle tümörün rektum dediğimiz kalın bağırsağın son kısmında yerleşmiş olması gerekiyor. Rektumu alt, orta ve üst olmak üzere üç bölüme ayırıyoruz. Özellikle alt ve orta rektum yerleşimli tümörlerde bu hastalar daha uygun. Üst rektumdakiler ise bu yönteme çok uygun değiller" dedi.Hastaların öncelikle görüntüleme yöntemleriyle ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Haksal, ameliyatsız takip kararının doğrudan verilmediğini, tedaviye alınan yanıtın görülmesinin ardından hasta ile birlikte karar verildiğini söyledi.'ÖNCE TEDAVİ, SONRA YANIT DEĞERLENDİRMESİ'Rektum kanseri tanısı konulduktan sonra hastalığın evresinin belirlenmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Haksal, "Önce kolonoskopi yapıyoruz, lezyonu görüyoruz ve parça alıyoruz. Sonuç kanser olarak geldikten sonra hastanın evrelemesini yapıyoruz. Tedavi seçeneğine göre radyoterapiyle veya kemoterapiyle başlayabiliyoruz. Biz daha çok uygulamada önce radyoterapiyle başlıyoruz, sonrasında bir miktar kemoterapi veriyoruz" diye konuştu.Tedavinin ardından hastanın yeniden değerlendirildiğini belirten Prof. Dr. Haksal, "Kolonoskopi, MR, akciğer tomografisi ve tümör belirteçleri dediğimiz kan tahlilleriyle tekrar değerlendiriyoruz. Eğer lezyon devam ediyorsa hastanın tek seçeneği ameliyat. Ancak lezyon tamamen veya tama yakın kaybolduysa, ameliyatsız takip yönteminin risklerini ve avantajlarını hastayla konuşuyoruz" ifadelerini kullandı.'İLK DÖNEMDE 3 AYDA BİR KONTROL'Ameliyatsız takip kararı verilen hastaların düzenli ve sık aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Haksal, "İlk etapta yakın aralıklarla, yaklaşık 3 ayda bir takip ediyoruz. Rektoskopiyle, yani makattan kamerayla girerek bölgeyi değerlendiriyoruz. Bunun yanında MR, akciğer tomografisi, rektal muayene ve kan tahlilleri yapıyoruz. Bir süre bu şekilde takip ettikten sonra kontrollerin arasını 6 aya kadar uzatabiliyoruz. Bu takip sürecinin yaklaşık 3 yıl devam etmesi gerekiyor" dedi.Rektum kanserinde erken başvurunun önemine dikkat çeken Prof. Dr. Haksal, makattan kanama, dışkılama alışkanlığında veya dışkının şeklinde değişiklik, şiddetli karın ağrısı ve belirgin kilo kaybı gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.Bu belirtilerin hemoroid veya makat çatlağı gibi daha basit nedenlerle de ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Haksal, "Ancak altında bağırsak kanseri gibi çok ciddi problemler de yatabilir. Bu nedenle bu tür belirtiler tespit edildiğinde mutlaka bir hekime başvurmak gerekiyor" ifadelerini kullandı.
DHA
DHA









