Mudanya Kaymakamlığı tarafından 11 Ekim Mudanya Mütarekesi’nin 104. yıl dönümü kapsamında Mütareke Evi önünde anma töreni gerçekleştirildi.
Mudanya’da Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nin bağımsızlığı için mücadele eden bir milletin egemen iradesini temsil ettiğini vurgulayan Dalgıç, “Milletimizin geleceği hakkında karar vermeye alışmış devletler, burada o güçlü iradeyle muhatap olmak ve taleplerini kabul etmek zorunda kaldılar. Bugün 104. yıl dönümünü andığımız Mudanya Mütarekesi’nin tarihsel önemi burada yatmaktadır. Milletimiz, varlığına yönelen tehdidi askeri zaferle bertaraf etmiş, elde ettiği gücü kendi haklarını güvence altına alan bir barışın tesis edilmesi için kullanmıştır. Mudanya, Türkiye’nin bağımsız ve egemen bir devlet olarak kuruluşuna uzanan bu tarihi dönüşümün merkezinde yer almıştır” diye konuştu.
Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile milli mücadelenin kesin zafere ulaştığını kaydeden Yılmaz, bu gelişmelerin İtilaf Devletleri’ni diplomasi masasına yönelttiğini söyledi. Yılmaz, “11 Ekim 1922’de, Mustafa Kemal Atatürk ile sürekli haberleşen ve muzaffer olmanın verdiği üstünlüğü kullanan İsmet İnönü başkanlığındaki Türk heyetinin yürüttüğü uzun ve zorlu görüşmelerin ardından Mudanya Mütarekesi imzalandı. Bu mütareke, askeri zaferin diplomatik kazanımlara dönüştüğü tarihi bir dönüm noktası oldu; Doğu Trakya savaşılmadan Türkiye’ye teslim edildi. Türkiye’nin bağımsızlığının uluslararası alanda tanınmasına uzanan Lozan sürecinin yolu açıldı” ifadelerini kullandı.Tarihi binanın ve Mudanya’nın gelecek kuşaklara aktarılması gereken önemli bir miras olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Bu tarihi bina, bu meydan, bu deniz ve bu topraklar yalnızca bir mütarekenin imzalanmasına değil, bir milletin yeniden ayağa kalkışına şahitlik etti. Burada, savaşın yorgunluğu içinde bile sarsılmayan bir azme, kırılmayan çelik bir iradeye ve bağımsızlık uğruna tek yürek olan bir milletin birliğine tanıklık edildi. Mudanya’da atılan her imza, yalnızca silahların susmasını değil, Türk milletinin kendi kaderine sahip çıkışını, bağımsızlık yolunda kazandığı büyük zaferin dünyaya ilan edilişini simgeliyordu” dedi.Konuşmaların ardından protokol üyeleri Mütareke Evi’ni gezerek rehberlerden tarihi bina hakkında bilgi aldı.

“MUDANYA, TARİHİ DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİNDE YER ALDI”
Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, 11 Ekim 1922’nin Türk milletinin kendi geleceğini belirleme iradesini ortaya koyduğu önemli bir tarih olduğunu belirterek, “11 Ekim 1922, Türk milletine dayatılan gelecek tasarısının milletimizin kendi iradesi karşısında geçerliliğini yitirdiği tarihtir. Mondros’la başlayan işgal ve parçalanma sürecine karşı verilen milli mücadele, Mudanya’da diplomatik sonucunu almış, Anadolu’da kazanılan zafer, Doğu Trakya’nın da yeni bir savaş yaşanmadan Türk yönetimine devredilmesini sağlayan bir başarıya kavuşmuştur” dedi.
Mudanya’da Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nin bağımsızlığı için mücadele eden bir milletin egemen iradesini temsil ettiğini vurgulayan Dalgıç, “Milletimizin geleceği hakkında karar vermeye alışmış devletler, burada o güçlü iradeyle muhatap olmak ve taleplerini kabul etmek zorunda kaldılar. Bugün 104. yıl dönümünü andığımız Mudanya Mütarekesi’nin tarihsel önemi burada yatmaktadır. Milletimiz, varlığına yönelen tehdidi askeri zaferle bertaraf etmiş, elde ettiği gücü kendi haklarını güvence altına alan bir barışın tesis edilmesi için kullanmıştır. Mudanya, Türkiye’nin bağımsız ve egemen bir devlet olarak kuruluşuna uzanan bu tarihi dönüşümün merkezinde yer almıştır” diye konuştu.
“MİLLİ MÜCADELENİN DİPLOMATİK ZAFERİ”
Mudanya Kaymakamı Enver Yılmaz ise 11 Ekim 1922’nin cephede kazanılan zaferin diplomasi masasına taşındığı ve bağımsızlığa giden yolda tarihin yönünü değiştiren bir gün olduğunu ifade ederek,“Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde başlayan Kurtuluş Savaşı yalnızca cephede verilen bir mücadele değil; bir milletin bağımsızlık uğruna gösterdiği eşsiz fedakarlığın, azmin ve vatan sevgisinin destanıdır. Bu, öyle bir destandı ki analar evlatlarının üzerindeki battaniyeleri cephaneye sarıyor, evlatları yokluk içinde varını yoğunu vatan için seferber ediyordu. Çünkü bu milletin gücü yalnızca silahlarından değil, inancından, kararlılığından ve bağımsız yaşama iradesinden geliyordu” dedi.
Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile milli mücadelenin kesin zafere ulaştığını kaydeden Yılmaz, bu gelişmelerin İtilaf Devletleri’ni diplomasi masasına yönelttiğini söyledi. Yılmaz, “11 Ekim 1922’de, Mustafa Kemal Atatürk ile sürekli haberleşen ve muzaffer olmanın verdiği üstünlüğü kullanan İsmet İnönü başkanlığındaki Türk heyetinin yürüttüğü uzun ve zorlu görüşmelerin ardından Mudanya Mütarekesi imzalandı. Bu mütareke, askeri zaferin diplomatik kazanımlara dönüştüğü tarihi bir dönüm noktası oldu; Doğu Trakya savaşılmadan Türkiye’ye teslim edildi. Türkiye’nin bağımsızlığının uluslararası alanda tanınmasına uzanan Lozan sürecinin yolu açıldı” ifadelerini kullandı.Tarihi binanın ve Mudanya’nın gelecek kuşaklara aktarılması gereken önemli bir miras olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Bu tarihi bina, bu meydan, bu deniz ve bu topraklar yalnızca bir mütarekenin imzalanmasına değil, bir milletin yeniden ayağa kalkışına şahitlik etti. Burada, savaşın yorgunluğu içinde bile sarsılmayan bir azme, kırılmayan çelik bir iradeye ve bağımsızlık uğruna tek yürek olan bir milletin birliğine tanıklık edildi. Mudanya’da atılan her imza, yalnızca silahların susmasını değil, Türk milletinin kendi kaderine sahip çıkışını, bağımsızlık yolunda kazandığı büyük zaferin dünyaya ilan edilişini simgeliyordu” dedi.Konuşmaların ardından protokol üyeleri Mütareke Evi’ni gezerek rehberlerden tarihi bina hakkında bilgi aldı. 




