BURSA'da 1 yıl önce muay thai sporuna başlayan lise öğrencisi Melek Gürbüz (16), antrenman sırasında dizi dönüp sakatlanınca ailesi endişelenerek sporu bırakmasını istedi. 2 aylık tedavi sürecinin ardından mağazada çalışıp, spor salonu aidatını biriktiren Gürbüz, geri döndüğü ringde şampiyon oldu. 6 ayda çıktığı müsabakalarda iki şampiyonluk ve bir 2'ncilik elde eden genç sporcunun hedefi, Türkiye'yi ringde milli takım formasıyla temsil etmek.Nilüfer ilçesinde yaşayan 3 çocuklu Hüsne ve İbrahim Gürbüz (40) çiftinin 2010 yılında dünyaya gelen ikinci çocukları Melek, 2 yıl önce evlerinin olduğu mahallede açılan spor salonunda boksa başladı. Bu süreçte muay thai sporuna merak saran ve 1 yıl önce başladığı bu sporda antrenman sırasında dizi dönerek sakatlanan Melek Gürbüz, 2 ay boyunca ara verdi. Tedavisinin ardından yeniden antrenmanlara başlamak isteyen Melek'in yeniden sakatlık yaşamasından korkan ailesi sporu bırakmasını istedi. Ailesi, gitmemesi için spor salonunun aidatını karşılamayınca kurs ücretini kendisi ödemeye karar veren Melek Gürbüz, okuldan geriye kalan vakitlerinde giyim mağazasında çalışıp, para biriktirerek spor salonu aidatını ödedi. Antrenörü Ceyda Kaba'nın da ailesini ikna etmesiyle yeniden antrenmanlarına başlayan genç sporcu, 29 Mart'ta Gemlik Muay Thai İl Teşvik Müsabakası'nda 2'nci olurken, 24 Mayıs'ta Muay Thai İl Temsilciliği tarafından düzenlenen özel maçta şampiyon olup, ilk kupasını kazandı. Melek Gürbüz, 23 Ağustos'ta da Bursa Muay Thai İl Temsilciliği Açık Hava Turnuvasında rakibini yenerek yine şampiyon oldu. 6 aya bir ikincilik iki de şampiyonluk sığdıran Gürbüz'ün hedefi ise milli takım. 'SAKATLIK YAŞADIĞIMDA MAÇIMA BİR HAFTA KALMIŞTI'Türkiye'yi ringde milli takım formasıyla temsil etmek istediğini söyleyen Melek Gürbüz, sakinleşmek ve enerjisini atmak için muay thai sporuna başladığını belirterek, "2 yıl önce mahallemizde bir boks salonu açıldı, spor hayatıma orada başladım. Yaklaşık 1 yıldır ise muay thai yapıyorum. Dışarıda pek sakin bir insan değilim, genelde evde biraz agresif olabiliyorum. Ama sporda kendi heyecanımı ve enerjimi atabiliyorum. Spor yaparken burada diz kapağım döndü. Sakatlık yaşadığımda maçıma bir hafta kalmıştı. Belli bir süre spora devam edemedim, bu süreçte ailem sağlığımdan endişelendiği için spora devam etmemi istemedi, ben ise devam etmekte kararlaydım. Çalışarak kendi aidatımı kendim ödedim. Daha sonra antrenörüm ailemi ikna etti. İyi ki etmiş. Sporu çok seviyorum. Şimdiki hedefim milli takım" dedi. 'KIZ EVLADI OLDUĞU İÇİN DUYGUSAL BASKISI AĞIR OLDU'Sert bir dövüş sporu olduğu için kızını muay thai sporuna göndermekte tereddüt yaşadığını söyleyen İbrahim Gürbüz ise "Vücudun tüm eklemlerinin; diz, ayak, bacak her tarafının kullanıldığı bir spor dalı olduğunu gördüm. Duygusal olarak problem yaşadım, 'Acaba nasıl olur, ne olur?' diye. Tabii ki burada babalık hissiyatı aslında öne çıkıyor. Derslerinde başarılı bir evladım. 'Acaba derslerini aksatır mı?' duygusuna kapıldım. Biraz da Melek spor konusunda hırs yaptı aslında. Belli bir süre devam ettikten sonra bazı amatör maçlara çıktılar. Hakikaten farklı duygular yaşıyorsun. Hele hele bir de kız evladı olmasının biraz daha sorumluluğu, biraz daha duygusal baskısı ağır oldu" diye konuştu. 'O MAÇIN BİR AN ÖNCE BİTMESİNİ İSTEDİM'Gürbüz, kızının ilk karşılaşmasını izlerken hem gurur duyduğunu hem de korktuğunu belirterek, "İlk karşılaşması 3 dakikalık 3 raunttan oluşan bir maçtı. Toplamındaki 9 dakikalık o süreç bana 40 yılımı tekrar yaşatmış gibi oldu. O maçın bir an önce bitmesini istedim. Tabii baba olarak koruyucu duygularımız en üst seviyelerdeydi. Lakin 3'üncü rauntta daha maçın kazananı belli olmamasına rağmen Melek'in, spora devam etmesi gerektiğini hissettim. Hayatın zorlukları orada aslında gözünün önüne geldi. 3 dakikalık o ilk raundu bir insanın 20 yaşı gibi gördüm. 2'nci raundu 30 yaş gibi gördüm. 3'üncü rauntta 30 yaş üzerinde hayatında karşılaşacağı zorlukları, bu zorluklarla kendi kendine baş edebilmesi gerektiği duygularını hissedince spora devam etmesini ve sonsuz şekilde de kendisinin arkasında olduğumu, desteklediğimi kendisine söyledim" ifadelerini kullandı.'MÜCADELEYLE ZORLUKLARI AŞABİLECEĞİNİN FARKINA VARIYOR'Melek'in yaşadığı sakatlığın ardından kesinlikle spora devam etmesini istemediğini ama şimdi en büyük destekçisinin kendisi olduğunu da ifade eden İbrahim Gürbüz, "Buradaki eğitiminde diz kapağında bir çıkıklık oldu. Orada yine bir duygu karmaşası yaşadım. Melek'in herhangi bir sağlık problemi olduktan sonra benim için hayat duracaktı. Çünkü yaşamı boyunca kendisini etkileyecekti. Sağ olsun o zaman da Ceyda Hocamız bizimle konuştu, anlattı. Melek'in yol alması gerektiği kararına vardık. Devam ediyoruz şu anda, memnunuz. Kızımla gurur duyuyorum. Tabii ki o ringe çıktığı zaman her türlü duyguyu yaşıyorsun. Hatta bir tanesinde ilk rauntta bir döner yumruk yemişti. Belki kendi canı acımadı ama o yumruğun acısını ben kendimde hissetmiştim. Ama işte burada da hayatı boyunca, yaşamı boyunca zorlukları, mücadeleyi, mücadeleyle zorlukları aşabileceğinin farkına varıyor. Onun için Melek'le gurur duyuyorum. Her türlü arkasındayım" dedi. 'HEDEFİMİZ TÜRKİYE ŞAMPİYONALARI' Ailelerin endişeleri nedeniyle çocuklarının hayatında sporu genelde ikinci plana attığını söyleyen antrenör Ceyda Kaba ise yaşanabilecek sakatlıkların kontrollü antrenmanlarla aşılabileceğini vurguladı. Melek Gürbüz'ün başarılı ve hırslı bir sporcu olduğunu belirten Kaba, şöyle konuştu:"Öğrencilerimin notları düştüğünde veya ufak da olsa bir sakatlık geçirdiklerinde aileleri onları spordan almak istiyor. Aslında bunlar sporda olabilecek basit şeyler. Fakat ailelerin endişesini anlayabiliyorum. Mesela Melek'in ailesine kontrollü bir şekilde ilerlediğimizde bir sorun olmayacağını güzelce anlattık, şu anda çok güzel destek oluyorlar. Bu yılki hedefimiz okul sporlarında ve Türkiye şampiyonalarında dereceler elde etmek."
DHA
DHA







