BURSA Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Nilüfer'de belediye başkanlığı yaptığı döneme ilişkin 'Usulsüzlük' ve 'Rüşvet' suçlamalarıyla tutuklanıp, Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanığın yargılanmasına başlandı. Sakal bıraktığı görülen ve iddianamedeki suçlamaları kabul etmeyen Bozbey, 111 gündür iftiracı ve yalancılar yüzünden tutuklu bulunduğunu dile getirerek, "Özgürlüğüm elimden alındı. Canımdan çok sevdiğim Bursa'm öksüz bırakıldı. Ben adalete sonuna kadar güveniyorum. Hakkımızda iftiralar atıldı, bunları kabul etmiyorum, yapanları lanetliyorum" dedi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme', 'Suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma', 'Rüşvet', 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' ve 'İmar kirliliğine neden olma' suçlarından yürüttüğü soruşturma kapsamında; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve tutuklu bulunan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 59 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 31 Mart sabahı şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Bursa merkezli İstanbul, Balıkesir, Diyarbakır, Aksaray olmak üzere 5 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda Mustafa Bozbey, eşi, kızı ve kardeşlerinin da aralarında olduğu 57 kişi gözaltına alındı.30 ŞÜPHELİ TUTUKLANDISoruşturma kapsamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında olduğu 23 kişi tutuklandı. Ayrıca Turgay Erdem'in Nilüfer Belediye Başkanlığı yaptığı döneme ilişkin 'Rüşvet' ve 'Usulsüzlük' soruşturması kapsamında cezaevinde bulunan, aralarında Turgay Erdem'in de bulunduğu 8 kişinin de bu soruşturma kapsamında ifadeleri alındı. Bu kişilerden 7'si de tutuklandı. Böylece soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 30 oldu.33 ŞÜPHELİ HAKKINDA ADLİ KONTROL KARARIŞüphelilerden Bozbey'in eşi, kızı ve kardeşi ile cezaevinde bulunan 1 tutuklunun da olduğu 29 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Şüphelilerden 4'ü ev hapsine çarptırılırken, 2'si savcılık ve nöbetçi mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Mustafa Bozbey, tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.TUTUKLU SAYISI 37'YE YÜKSELDİSoruşturma sürerken, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 5'inin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca itiraz edildi. Bursa 6'ncı Sulh Ceza Hakimliği'nce itiraz kabul edildi. Haklarında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan şüpheliler, gözaltına alındı. Mustafa Bozbey'in erkek kardeşinin eşinin de aralarında olduğu şüpheliler işlemleri sonrası tutuklandı. Böylece 2 kişinin daha tutuklanması ile soruşturmada tutuklu sayısı 37 oldu.'ÖRGÜTSEL YAPIDAKİ KIRILMALARI ÖNLEMEK İÇİN KAMU GÜCÜNÜ KULLANDI'Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma tamamlanıp, iddianame hazırlandı. Bursa 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen 846 sayfalık iddianamede; Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem liderliğinde faaliyet gösteren iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişine yer verildi. Dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi amacıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu şekilde birliğin sağlandığı, Bozbey'in suçtan elde edilen gelirleri aile bireylerinin hesaplarını aktif şekilde kullanarak akladığı, örgüt üyesi statüsünde olan diğer şüphelilere de kanuna aykırı talimatlar verdiği kaydedildi.İddianamede; Mustafa Bozbey'in 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme', 'Rüşvet almak', 'İmar kirliliğine neden olmak' ve 'Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi' suçlarından 402 yıla kadar, Turgay Erdem'in de 946 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. 61 sanık hakkında da farklı oranlarda hapis cezaları istendi. YARGILAMAYA BAŞLANDIGörevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 sanığın yargılanmasına Bursa 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından başlandı. Bölge Adliye Mahkemesi Konferans Salonu'nda görülen duruşmada, katılımın çok olması nedeniyle bazı basın mensuplarının içeri giremediği görüldü. Duruşmaya Bozbey'in yanı sıra eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem ve itirafçı olan tutuklu sanık Emin Adanur'la birlikte 63, sanık, taraf avukatları, sanık yakınları ve basın mensupları da katıldı. Avukat taleplerini dinleyen mahkeme heyeti, dava dosyasının 19'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden dava dosyasıyla birleştirilmesi yönündeki talepleri reddetti.Mahkeme başkanı, alınan yoklamanın ardından savunmasını yapması için Mustafa Bozbey'e söz verdi. Yaklaşık 3 saat süren savunmasını yaptığı sırada duygusal anlar da yaşayan Bozbey, 27 yıldır bilfiil siyasetin içinde olduğunu dile getirerek, "Biz zembille inmedik, tesadüfen de gelmedik" diyerek eğitim hayatı ve kariyerinden bahsetti. Bursa Büyükşehir Belediyesi başkanlığına seçildiği günün 2'nci yıl dönümünde gözaltına alındığını hatırlatan Bozbey, 111 gündür iftiracı ve yalancılar yüzünden tutuklu bulunduğunu dile getirerek, "Özgürlüğüm elimden alındı. Canımdan çok sevdiğim Bursa'm öksüz bırakıldı. Ben adalete sonuna kadar güveniyorum. Hakkımızda iftiralar atıldı, bunları kabul etmiyorum, yapanları lanetliyorum. Bu iftiraları atanlar bizzat kendileri örgüt kurdular ve çelişkili ifadelerle kamuyu zarara uğrattılar. Bu kişiler hakkında derhal dava açılmasını talep ediyorum" dedi.'NİLVAK BUGÜNE KADAR 2 BİN ÖĞRENCİYE BURS VERMİŞTİR'İddianamede yer alan para hareketleri, vakıf ve şirket ilişkileri ile rüşvet ve örgüt suçlamalara yanıt veren Bozbey, iddiaların iftira, dedikodu ve suç oluşturma çabasından ibaret olduğunu dile getirdi. Nilvak ve şirketlerle ilgili durumu açıklayan Mustafa Bozbey, "Nilvak, ailemizin mal varlığını ve bağışlarını yöneten bir vakıftır. Nilvak'ın temel amacı, Nilüfer'de belediye çalışanlarına, eğitim gören öğrencilere, ihtiyaç sahibi vatandaşlara ve özellikle gençlere destek olmaktır. Vakfımız her beş yılda bir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından denetlenmektedir. Yakın zamanda yapılan denetimlerde de faaliyetlerinin amacı doğrultusunda yürütüldüğü tespit edilmiştir. Vakfın gelirleri arttıkça ihtiyaç sahiplerine verilen destekler de artırılmıştır. Bu çalışmaları nedeniyle çeşitli kurumlar tarafından takdir belgeleri de verilmiştir. Nilvak bugüne kadar belediye personeline, çocuklarına, ihtiyaç sahibi Nilüferlilere ve çok sayıda öğrenciye burs desteği sağlamıştır. Gelirlerini artırabilmek amacıyla da araba pazarı işletmeciliği, kreş işletmeciliği, rehabilitasyon merkezi işletmeciliği ve özel okul işletmeciliği gibi faaliyetlerde bulunmuştur. Bu faaliyetlerin yürütülebilmesi için de vakfa bağlı şirketler kurulmuştur. Çünkü ticari faaliyetlerin doğrudan vakıf üzerinden değil, vakfa bağlı şirketler aracılığıyla yürütülmesi hukuken gerekliydi. Bugüne kadar yaklaşık 2 bin öğrenciye burs verilmiştir" ifadelerini kullandı. 'PARALAR EŞİMİN HESABINA GEÇTİ ANCAK FİDE A.Ş. İÇİN KULLANDIK'Vakfın eğitim faaliyetlerini daha sağlıklı sürdürebilmesi amacıyla Özel Eğitim Hizmetleri A.Ş. ile Ünifer Dershanecilik A.Ş.'nin kurulduğunu belirten Bozbey, "Ünifer Dershanecilik Şirketi'nin hisselerinin tamamı Nilvak'a aittir. Bir taraftan araba pazarı işletmesi, bir taraftan kreş ve özel okul işletmeciliği devam ederken, FİDE A.Ş'ye ait yere okul inşaatı yapmaya karar verdik. Okul için kredi alma ihtiyacı oldu ve bankalardan kredi alarak inşaata başladık. Okul için de güvenilir inşaat yapabilecek şirkete ihtiyaç duyduk çünkü banka krediyi vermek için böyle bir şartı önümüze koymuştu. Biz de Muhkim D.'nin sahibi olduğu Seres şirketiyle sözleşme yaparak, bankadan aldığımız krediyi olduğu gibi, yani bankanın istediği gibi Seres A.Ş.'ye aktardık. Böyle bir parayı aktarabilmemiz için de güvenilir birine ihtiyaç vardı, bunun için de akrabam olan Muhkim D.'den destek istedim. Böylece FİDE A.Ş. ile Seres arasında cari hesaplar başlamış oldu. Çünkü krediyi kullanan şirket FİDE A.Ş.'ydi, inşaatı yaptıran ise FİDE A.Ş. adına hareket eden yüklenici Serez A.Ş.'ydi. Blokeler olunca Seres A.Ş. ile Fide A.Ş. arasındaki cari hesapların, eşim Seden Bozbey üzerinden olması için muhasebecimizin önerisi oldu. O dönemde avukatımıza da sorduğumuzda bunun ispat edilebilir bir durum olduğunun cevabını alarak bunu gerçekleştirdik. Bunun üzerine cari hesaplar eşim Seden Bozbey üzerinden yapılmıştı çünkü eşim vakfın müdürü, kreşin kurucu müdürü ve Fide A.Ş.'nin şirket temsilcisidir. Fide A.Ş. adına gelen paralar eşime gelmiş ve Fide A.Ş. adına harcanmıştır, maaşlar, SGK'lar, vergiler, giderler vesaire ödenmiştir. Bu konular net olarak ortadayken şüpheli hesap gibi görülmesini anlamış değilim. Kötü bir niyet olsa neden bu kadar bariz ve görünür şekilde yapalım" diye konuştu. 'SEÇİLMEDİĞİM ZAMAN ÇALIŞMAYACAK MIYIM?'2019 yılında yerel seçimlerde kazanamayınca aile şirketi Perçem inşaata ortak olduğunu, bu şirketin suçlu gösterilmesini anlamadığını ifade eden Mustafa Bozbey, "Benim anlayamadığım, Ben Mustafa Bozbey olarak belediye başkanlığı sonrasında hiç mi iş yapmayacağım. Ben inşaat yüksek mühendisiyim, mesleğimi yapacağım. Müteahhitlik yapmışım, biliyorum. Benim mesleğim belediye başkanlığı değil, bunun bilinmesini istiyorum. Aslında inşaat yüksek mühendisiyim. Gerçek bu" dedi. 'HALKA DAHA FAZLA ZAMAN AYIRABİLMEK İÇİN ERDEM'E BU GÖREVİ VERDİM'İddianamede 2009 yılında dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'e verilen 'Koordinatör başkan yardımcısı' yetkisine değinen Bozbey, "Hizmetlerin sağlıklı ve halkla iletişimimizin daha güçlü olması amacıyla memur olan başkan yardımcıları dışında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun bize verdiği yetkiye dayanarak 3 Meclis üyesini başkan yardımcısı olarak görevlendirdim. Bunlardan biri de mimar ve teknik konulara hakim olan, önceki dönemlerde de Mimarlar Odası başkanlığı yapan Turgay Erdem'di. Meslek odasında yöneticilik yapmış, Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanlığı görevinde bulunmuş, teknik konulara hâkim ve önceki dönemde de belediye başkan yardımcılığı yapmış tecrübeli bir isimdi. Üstelik bu görevlendirme benim tek başıma verdiğim bir karar değildir. Belediye Kanunu'nun öngördüğü usul çerçevesinde belediye meclisinin onayıyla gerçekleştirilmiştir. Görev süresi de yalnızca ilgili seçim dönemiyle sınırlıdır. Buna rağmen, 2009 yılında tamamen idari işleyişin sağlıklı yürütülmesi amacıyla yaptığımız bu görevlendirmenin bugün 'örgüt yapılanması' gibi gösterilmeye çalışılması hukuken de vicdanen de kabul edilemez. Koordinatör başkan yardımcılığı görevlendirmesinin amacı çok açıktı. Belediye başkan yardımcıları arasındaki koordinasyonu sağlamak. Başkan olarak halka daha fazla zaman ayırabilmek için Turgay Erdem'e verdiğim koordinatör başkan yardımcılığı işleyiş kararının, suç örgütü gibi nitelendirilmesini asla kabul etmiyorum" diye konuştu.'NEYİN ÖRGÜTÜ OLDUĞUMUZU 111 GÜNDÜR DÜŞÜNÜYORUM'Hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini dile getiren Mustafa Bozbey, "Örgüt ifadesini kabul etmiyorum. Vicdanımı yaralıyor, gerçekten vicdanımı yaralıyor. Neyin örgütüyüz? Hangi insanın tepesine binmişiz? Hangi insanın canını almaya çalışmışız? Neyin örgütüyüz ben anlamış değilim. Gerçekten anlam veremiyorum, 111 gündür bunu düşünüyorum." ifadelerini kullandı.İddianamede 30 olaydan sorumlu tutulduğunu, bunların hiçbirini kabul etmediğini söyleyen Bozbey, dosyada itirafçı olan müteahhit Emin Adanur'un babası ve Bursaspor'daki yöneticiliği dolayısıyla tanıdığını anlattı. Bozbey, Adanur'un inşaatları nedeniyle kendilerini 150-200 milyon lira civarı zarara soktuğunu, daha sonraki taleplerini reddedince ise aralarında husumet başladığını dile getirerek, "Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra Emin Adanur beni arayarak görüşme talep etti. Kendisini kabul ettim. İlk görüşmemizde bana işlerinin kötü olduğunu, belediyeden iş almak istediğini söyledi. Ben de Büyükşehir Belediyesi'nin tüm ihalelerinin açık ve şeffaf şekilde yapıldığını, isteyen herkesin bu ihalelere katılabileceğini anlattım. Ancak o benden açıkça, ihalesiz şekilde iş verilmesini talep etti. Ben ise bunun mümkün olmadığını, bugüne kadar hiçbir kimseye ihalesiz iş vermediğimi ve vermeyeceğimi açık şekilde ifade ettim. Bir süre sonra Emin Adanur yeniden yanıma geldi. Bu ikinci görüşmede de aynı taleplerini yineledi, belediyeden kendisine iş verilmesini istedi. Ben yine aynı cevabı verdim. Bunun üzerine bana, 'Bana iş verecek misin, vermeyecek misin?' diye sordu. Ben de, 'Senin istediğin şekilde bir iş vermem mümkün değil. Bugüne kadar nasıl hukuka uygun hareket ettiysem bundan sonra da aynı şekilde hareket edeceğim. İhalesiz iş vermem söz konusu olamaz' dedim. Bu cevabım üzerine bana öfkelenerek, 'Tamam, bundan sonra sen göreceksin. Sana neler yapacağımı göreceksin' diyerek beni tehdit etti. Kapıyı sert bir şekilde çarpıp makamdan ayrıldı. O günden sonra kendisiyle bir daha hiçbir görüşmem olmadı. Ancak çok geçmeden sosyal medya üzerinden hakkımda gerçek dışı paylaşımlar yapmaya başladı. Ağır ithamlarda bulundu. Asılsız iddialar ortaya attı. Bu paylaşımların tamamı hakkında suç duyurusunda bulunduk. Bu kişinin beyanlarının hiçbirini kabul etmiyor, şiddetle reddediyorum" ifadesini kullandı. Yaklaşık 11 saat süren duruşma, diğer sanıkların da dinlenmesi için sabah saatlerinde yeniden başlayacak. 'SUÇÜSTÜ OLMADIĞI SÜRECE BELEDİYE BAŞKANLARININ TUTUKLANMASI YANLIŞTIR'Öte yandan duruşma sırasında dışarıda bekleyen gazetecilere açıklama yapan Bursa Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Sözcüsü ve Mustafa Bozbey'in avukatı Yücel Akbulut, süreci siyasi olarak gördüklerini ifade ederek, "Buradaki sorulması gereken soru şudur, eğer Mustafa Bozbey Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmeseydi bu soruşturma bu aşamaya gelecek miydi? İkincisi de yargıladığınız kişi herhangi bir kişi değildir. Yargıladığınız kişi Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı'dır. 2005 yılında değişen Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu profesörlerinden bir tanesi bir açıklama yaptı. Dedi ki, 'Belediye başkanları suçüstü hali olmadığı sürece, belediye başkanlarının tutuklanması yanlıştır' dedi. Bizim de talebimiz, iddiamız budur. Herkes yargılanabilir. Kimse Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin üzerinde değildir. Mustafa Bozbey de yargılanabilir, bizler de yargılanabiliriz. Geliriz Türkiye Cumhuriyeti'nin mahkemelerinin, hakimlerinin, bağımsız yargının önünde beyanlarımızı veririz. Ancak burada önemli olan arkadaşlar şudur, bir belediye başkanının tutuklanması, böyle bir sebepten, 10 yıl önceki bir olaydan dolayı tutuklanması siyasidir. Başka bir izahı ve açıklaması yoktur" açıklamalarında bulundu.
DHA
DHA





