• Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları
Anasayfa
  • Bursa Haberleri
  • Haberler
  • Siyaset
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Eğitim Sağlık Spor Teknoloji Yaşam
  • Ara
SON DAKİKA:
07:36
Takla atan otomobildeki sürücü hayatını kaybetti etti
07:06
Boru döşeme gemisi 'JSD6000' İstanbul Boğazı'ndan geçiyor -1
02:47
İzmir'de 51 yıl 4 ay hapisle aranan şüpheli yakalandı
02:42
Alanya'da otel çatısında yangın
02:03
Deniz Akkaya, ev sahibinden şikayetçi oldu
00:39
Kayserispor'un 60'ıncı yılı coşkuyla kutlandı
00:36
TBMM Okul Olaylarını Araştırma Komisyonu toplandı
00:02
Manisa'da sağanak ve fırtına etkili oldu
Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Fransız yazar Emile Zola'nın 122 yıl önce yazdığı mektup yine gündemde
Siyaset
Yayınlanma: 28 Ekim 2020 - 21:50

Fransız yazar Emile Zola'nın 122 yıl önce yazdığı mektup yine gündemde

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Fransız yazar Emile Zola'nın 122 yıl önce zamanın Fransız Cumhurbaşkanına yazdığı ve Fransa'nın "özgürlük, eşitlik ve...

Siyaset
28 Ekim 2020 - 21:50
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Fransız yazar Emile Zola'nın 122 yıl önce yazdığı mektup yine gündemde
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Fransız yazar Emile Zola'nın 122 yıl önce zamanın Fransız Cumhurbaşkanına yazdığı ve Fransa'nın "özgürlük, eşitlik ve kardeşlik" söylemindeki çifte standardı ortaya koyan "İtham ediyorum!" başlıklı meşhur mektubun günümüze uyarlanmış bir versiyonunu sosyal medya hesabından paylaşarak, Fransa'nın bugünkü ırkçı, İslamofobik ve Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtı söylem ve adımlarına dikkati çekti.
Fahrettin Altun'un paylaştığı "İtham Ediyorum!" başlıklı mektupta şu ifadelere yer verildi:
"Saygıdeğer Fransız halkı, bu başlığı taşıyan mektup Dreyfus davası için bundan tam 122 yıl önce zamanın Fransız cumhurbaşkanına yazılmıştı. Ama bendeniz bu mektubu şimdi size yazıyorum. O tarihte tüm sonuçlarına katlanarak doğruyu, hakikati savunmak adına Fransız toplumundaki çürümeyi, yozlaşmayı ve Yahudi karşıtlığını eleştirmiştim. Fransız Devrimi'nin ardından biz değil miydik, avazımız çıktığı kadar özgürlük, eşitlik ve kardeşlik diye haykıran? O değerler için mücadele eden bizler değil miydik? Bu değerleri 1848 anayasamızın temel prensipleri haline bizler getirdik. Binaların üzerine, taşlara ve anıtlara kazıdık. Bizden sonraki nesiller anayasaya eşitlik, özgürlük ve kardeşlik yazdı. Bu üç kurucu değer Fransız ulusunun ortak mirası haline geldi.
Bugün yine, 2020 yılında yöneticilerinizin ve basınımızın basiretini gitgide yitirdiğini üzülerek görüyorum. İçinden büyük yazarlar, hakikatin nice yılmaz savunucularını çıkarmış bir milletin vicdanına seslenmek kalan son çaredir. Hani nerede özgürlük, eşitlik ve kardeşlik? Fransız siyasetçiler, kendilerine 'sanatçı' diyenler sistematik olarak İslam'a ve Müslümanlara karşı tahkirde bulunan ifadeler kullanıyorlar. Nefretlerini kusarken aynı zamanda sistematikleştiriyorlar. Fransız ulusunun kurucu değeri, kardeşliği ayaklar altına alıyorlar. Bu, yüzyıllara dayanan ilişkilerimizde görmeyi hiç düşlemediğimiz, olmaması gereken bir durum. Fransa'da geri dönülmesi imkansız bir noktaya sürükleyen bu sorumsuzluğu paylaşmayan vicdanlı insanlar olduğunu bilmek istiyoruz. Fransız sömürgeciliğinin tüm dünyada sebep olduğu yaraları yeni yeni sarabiliyoruz. Hala Cezayir'e, Afrika'ya bir özür borcumuz var. Yaşanan acıların toplumsal hatırası tek, üstünkörü, itinasız bir özürle kapanabilecek türden bir yara değildir.
Günümüzde ise hakareti ve dini inançlara dil uzatmayı ifade özgürlüğü kılıfıyla sunmanın inandırıcı bir yöntem olmadığı kabul edilmelidir. Dün Yahudilere karşı geliştirilen nefret söylemi ve ırkçılık bugün Müslümanlar üzerinde tekrarlanıyor. Tarihin hataları tekrar etmemeli. Tarih böyle tekerrür etmemeli. Fransa alnına sürülen bu kara lekenin ortağı olmadığını, yöneticilerinin nefret ve kin kokan ifadelerinin arkasında olmadığını yüksek sesle haykırmalıdır. Biz İslam'ı Macron'dan, Charlie Hebdo'dan öğrenecek değiliz. Fransa tarihinde İslam'ı bize layıkıyla öğretecek nice simalar vardır. Gelecekte de olacaktır.
Maalesef özgürlük, eşitlik ve kardeşlik adına yine talihsiz bir gün yaşıyoruz. İnsan onuruna ve değerlerine yönelik hakarette sınır tanımayan Charlie Hebdo, köklü Fransız düşünce geleceğine yönelik büyük ve yıkıcı bir tehdittir. Türkiye'nin seçilmiş cumhurbaşkanını küçük düşürücü, yakışıksız ifadelere ve çizimlere yer verilmiştir. Mizahın birleştiriciliği siyasi gündemler uğruna heba edilmemelidir. Mizah silah gibi kullanılmamalıdır. Bu çirkin tavrı en başından beri açıkça kınıyor ve itham ediyoruz. Tarih önünde itham ediyoruz, insanlık önünde itham ediyoruz, vicdanlar önünde itham ediyoruz. Daha fazla nefretin yayılmasını sağlamaktan başka bir şey yapmayacak bu sorumsuzluğun dünya barışına yönelik büyük bir tehdit olduğunu da hatırlatmak istiyoruz. İyi niyetli tüm ikazları daha büyük hakaretlerle karşılayan Fransız yöneticileri ve bu saldırgan nefret söylemine 'dur' demeyerek doğrudan ve dolaylı rıza gösteren herkes ortaya çıkan vahim tablonun sorumlularıdır.
Fransa, geçmişte olduğu gibi bugün de büyük leke almak istemiyorsa, benim 122 yıl önce gösterdiğim cesareti göstermeli, ırkçılık ve nefret üreten bu bataklığın daha fazla koku üretmesine mani olmalıdır.
Basın özgürlüğü, inançları tahkir etmenin aracı olamaz. Dün Yahudilere, bugünse Müslümanlara yönelen bu nefret dalgasının Fransa'nın sahip olduğunu iddia ettiği değerleri yok etmesinden önce harekete geçmek zorundasınız. Recep Tayyip Erdoğan'a yöneltilen hakaretin asıl hedefinin kim olduğunu hepimiz biliyoruz. Asıl hedef İslam'dır. Buna, çirkin nefret söylemine direnme sorumluluğu Fransa'nın hırstan gözü dönmüş siyasetçilerine bırakılmayacak kadar değerlidir. Bu sorumluluk insanlık onurunu ayaklar altına almayacak, insanları dini inançlarına göre sınıflandırmayacak, ayrımcılık gütmeyecek tüm Fransızların omuzlarında yükselmelidir.
Bu tarihi günde sessiz kalan ve nefretin yayılmasına aracılık eden herkesi suçun ortağı olmakla itham ediyorum."
İHA
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
TBMM Okul Olaylarını Araştırma Komisyonu toplandı
TBMM Okul Olaylarını Araştırma Komisyonu toplandı
Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, raporunu TBMM Başkanı Kurtulmuş'a sundu
Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, raporunu TBMM Başkanı Kurtulmuş'a sundu
Kurtulmuş, Filipinler Bangsamoro Özerk Bölgesi Kurucu Başkanı İbrahim'i kabul etti
Kurtulmuş, Filipinler Bangsamoro Özerk Bölgesi Kurucu Başkanı İbrahim'i kabul etti
Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Alt Komisyon toplandı
Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Alt Komisyon toplandı
Son Haberler
Takla atan otomobildeki sürücü hayatını kaybetti etti
Takla atan otomobildeki sürücü hayatını kaybetti etti
Boru döşeme gemisi 'JSD6000' İstanbul Boğazı'ndan geçiyor -1
Boru döşeme gemisi 'JSD6000' İstanbul Boğazı'ndan geçiyor...
İzmir'de 51 yıl 4 ay hapisle aranan şüpheli yakalandı
İzmir'de 51 yıl 4 ay hapisle aranan şüpheli yakalandı
Alanya'da otel çatısında yangın
Alanya'da otel çatısında yangın
Deniz Akkaya, ev sahibinden şikayetçi oldu
Deniz Akkaya, ev sahibinden şikayetçi oldu
Amed Sportif Faaliyetler ikinci yarıda güldü
Amed Sportif Faaliyetler ikinci yarıda güldü

Ana Sayfa
Bursa Haberleri
Haberler
Siyaset
Dünya
Ekonomi
Magazin
Eğitim
Sağlık
Spor
Teknoloji
Yaşam
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Bursa Haberleri
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Haberler
  • Magazin
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.