Feci kazada hayatı mahvoldu, mahkemede 'Adalet yerini bulsun' dedi

Şişli’de karşıdan karşıya geçerken otomobilin çarpmasıyla feci şekilde yaralanan ve aylar süren yaşam mücadelesinin ardından hayata tutunan üniversite öğrencisi İrem Uzer hakim karşısında kendisine çarpan kişiden şikayetçi oldu.

Feci kazada hayatı mahvoldu, mahkemede 'Adalet yerini bulsun' dedi

Şişli’de karşıdan karşıya geçerken otomobilin çarpmasıyla feci şekilde yaralanan ve aylar süren yaşam mücadelesinin ardından hayata tutunan üniversite öğrencisi İrem Uzer hakim karşısında kendisine çarpan kişiden şikayetçi oldu.

Feci kazada hayatı mahvoldu, mahkemede 'Adalet yerini bulsun' dedi
04 Aralık 2019 - 12:19 - Güncelleme: 04 Aralık 2019 - 13:48

Şişli’de arkadaşlarıyla yolun karşısına geçmeye çalıştığı esnada Sinan Hacıgüvelioğlu kontrolündeki otomobilin çarpmasıyla yaralanan ve 60 gün boyunca yoğun bakımda kalan Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi İrem Uzer’in yaralanmasına ilişkin yargılamaya devam edildi. İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya mağdur İrem Uzer, mağdurun annesi ve babası ile tarafların avukatları katıldı.

“Arabayı durdurmadım”
Sanık Sinan Hacıgüvelioğlu tahliye olduğu ilk celsede yaptığı savunmasında, “Olay günü arabayı ben kullanıyordum. Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nde imzam vardı oraya gidiyordum. Karşıdan karşıya geçen müştekiyi fark edemedim. Müştekiye çarptım. Etrafa tepkili kalabalık toplanmaya başlayınca korktum, bu nedenle arabaya yeniden bindim. Çok panik halindeydim, bu nedenle oradan uzaklaşmak istedim. Bir polis memuru arabayı durdurmam için ikazda bulundu fakat insanlar üzerine geliyor diye ona işaret ettim ve arabayı durdurmadım. Bilerek polis memurunun üstüne sürmüş değilim” dedi.

“Adalet yerini bulsun”
Tedavisi devam eden mağdur İrem Uzer’in konuşmakta zorluk çektiğinin tutanağa geçirildiği duruşmada Uzer, “Ben olaya ilişkin hiçbir şey hatırlamıyorum. Karşıdan karşıya geçtiğimizi de hatırlamıyorum. Adaletin yerini bulmasını istiyorum. Tedavim devam ediyor, şu anda okula gidemiyorum. Yazı yazamıyorum. Görme kaybım da var. Şu anda evde bakılıyorum. Merdiven inip çıkamıyorum” ifadelerini kullandı.

“Ağzı alkol kokuyordu”
Duruşmada olay gününe ilişkin tanık dinlendi. Tanık Cansu Akfırat olay günü arkadaşlarıyla birlikte okuldan çıktıklarını belirterek, “Arkadaşlarımla birlikte Büyükdere Caddesi’nde yürüyorduk. Karşıya geçmemiz gerekiyordu. Yayalara yeşil ışık yandığını çaprazımda gördüm. Arabalar durmaya başlamıştı, biz geçmeye başladık. Seda beni kolumdan refleks ile çekti, ben de Gizem’i çektim. Sonra büyük bir gürültü duydum, arkamıza dönüp baktığımızda İrem’in olmadığını gördük. Çarpmanın etkisiyle fırlamış, arabanın arka çaprazına düşmüştü. Polisler bizi acıyarak ekip otosuna aldılar. Polisler diğer sanığın kaçtığını sorduklarında kaçmayan kişi, alkollü idi ağzı alkol kokuyordu bu yüzden kaçmıştır” dedi.
Tanık ifadesine ilişkin beyanda bulunan sanık avukatları Umut Seven ile Nilgün Kepoğlu, tanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde alkol konusundan bahsetmediğini ve kamera kayıtlarında araçlara yeşil ışık yandığının görüldüğünü belirtti.

“Senaryo kurgulayarak hazırlayarak suçtan kurtulmak istemiştir”
Duruşmada söz alan İrem Uzer’in avukatı Avukat Doç. Dr. Hasan Sınar, Uzer’in okuldan hocası olarak duruşmada olduğunu belirterek, “Olay kaza değildir. İddianame hatalı olarak ‘Bilinçli taksir ile yaralama’ suçundan düzenlenmiştir. Oysa olayın özelliklerine bakıldığında sanığın olası kastla hareket ettiği görülmektedir. Mağdurun 60 gün yoğun bakımda yatmasını gerektirecek çok boyutlu kemik kırıkları yaşanmasına sebep olacak bir suçtur, kaza değildir. Sanık olay günü alkollüdür. Sanık bu nedenle kaçmaya yönelmiş fakat kaçmak istemekle de kalmamış kafasında bir senaryo kurarak suçtan kurtulmak istemiştir. Bu nedenlerle sanığın ‘Kasten yaralama’ suçundan en üst hadden cezalandırılmasını ve kaçma şüphesi nedeniyle tutuklama kararı verilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Mahkeme, mağdurun tedavisine ilişkin tüm evrakların istenilmesine, tedavi durumunun sorulmasına ve gelen evraklar neticesinde rapor alınması için Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’na sevkine karar verdi. Dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar veren mahkeme, yeni bir delil çıkmadığı Sinan Hacıgüvelioğlu için istenen tutuklama talebinin reddine hükmetti.

Olayın geçmişi
Edinilen bilgilere göre olay 10 Mayıs 2019’da saat 17.00 sıralarında Şişli Esentepe Büyükdere Caddesi’nde meydana gelmişti. Arkadaşıyla yolun karşısına geçmek isteyen İrem Uzer’e (22) 34 SA 3253 plakalı cip çarpmıştı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce havalanıp, takla attıktan sonra düşerek yaralanmıştı. Olayın ardından ekipler kaza yerinde inceleme yaptığı sırada aracına binen sürücü aracını polis memurunun üzerine sürerek kaçmış ve daha Trafik Denetleme Şube Müdürlüğüne bağlı Sivil Trafik Ekipleri Amirliği görevlileri tarafından yakalanmıştı.

Olaya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, İrem Uzer, Sinan Köse ve Latif Kibar ‘mağdur’, Aydın Uzer, Gökçen Uzer ‘müşteki’, Sinan Hacıgüvelioğlu ‘şüpheli’ olarak yer aldı. İddianamede, Sinan Hacıgüvelioğlu yönetimindeki aracın içinde arkadaşı mağdur Latif Kibar ile birlikte suç tarihinde Büyükdere Caddesi’nde seyir halindeyken ışıklı kavşağa geldiğinde kendisine yeşil ışık yandığını görmesi üzerine yaya geçidi olmasına rağmen hızını azaltmayarak yaya kaldırımında arkadaşlarıyla beraber kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen karşıdan karşıya geçmekte olan mağdur İrem Uzer’e tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu çarparak hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına neden olduğu kaydedildi.

Şüphelinin alkollü olduğunun belirtildiği iddianamede, arkadaşı Latif Kibar’a direksiyona sen geç, aracı sen kullan şeklinde teklifte bulunduğu, aracını alkollü olması nedeniyle hareket ettirerek uzaklaşmaya çalıştığı, bu esnada polis memuru mağdur Sinan Köse’nin şüpheliyi aracın önüne geçerek engellemeye çalıştığı ancak şüphelinin aracı mağdurun üzerine sürdüğü belirtildi. İddianamede sanığın ‘Görevini yaptırmamak için direnme’, ‘İftira’ ve ‘Bilinçli taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma’ suçlarından 2 yıl 1 aydan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Kaynak; İHA

YORUMLAR

  • 0 Yorum