Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Paris dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtladı. ABD'deki Hakan Atilla sorusuna yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerekirse biz ABD'ye karşı dava açarız; zira şu anda Halk Bankası'nın dava açma yetkisi var." diye konuştu."BİZ GEREKİRSE ABD'YE DAVA AÇARIZ"
- Hakan Atilla davası kısa sürede tamamlandı. Neredeyse 4 yıl olmasına rağmen Pensilvanya hakkında tek bir adım atılmamış olmasına ne diyorsunuz?
Bu şunu gösteriyor. Pensilvanya'nın arkasında ABD var. Sene 1999 ve 2017; FETÖ'nün elebaşısını ABD'de besleyip ona 400 dönümlük araziyi tahsis eden ABD. Villalar falan her şey korunaklı. İlk etapta 85 koli, ondan sonra yeni yeni sonuçlanan davalar ABD yetkililerine bildiriliyor. Ne yazık ki konu ile alakalı attıkları tek bir adım yok. Ama biz kovalayacağız. Hakan Atilla davasıyla ilgili olarak da gerekirse biz ABD'ye karşı dava açarız; zira şu anda Halk Bankası'nın dava açma yetkisi var. Bu bankamızın uluslararası düzeyde ismi kirletiliyor."KİMİN ELİ KİMİN CEBİNDE BELLİ DEĞİL"
- Obama döneminde ilişkiler kötüleşince Trump'ın seçilmesiyle yeni bir başlangıç düşüncesi hâkim olmuştu. Özellikle YPG ve FETÖ konusunda hayal kırıklığı yaşıyor musunuz? Trump'ın görev süresi içinde Türkiye-ABD ilişkilerinin indiği seviyeden normal seviyeye çıkarılması umudu var mı?Olay sadece YPG değil. Mesela yargı sistemlerinde yaşananlar var. Bunların en önemlisi FETÖ meselesi. Biz ABD ile terörle mücadelede şu an tümüyle aynı kulvarda koşmuyoruz. ABD kendine göre yaptığı tanım çerçevesinde terörle mücadele ettiğini söylüyor. "Sen teröristsin" kime diyorsa, onu peşinen terörist sayıyor. Onun terörist dediği ülke ve kişilerin terörle alakası da olmayabilir. İran'a, Pakistan'a yönelik açıklamaları bu çerçevede değerlendirmek lazım. Pakistan'ın terörle ne alakası var? Afganistan da bedel ödeyen ülkelerden biri. ABD bunlara "Terörist" yaftasını yapıştırıyor diye bunlara "Terörist" diyebilir miyiz? Bazı ülkeleri bir şekilde sıkıştırmanın ya da içeride parçalanma sürecine girmelerini arzu etmenin ne anlamı var? Bir başka başlık, Reza Zarrab arkasından Hakan Atilla meselesi, Halk Bankası meselesi. Bu konu ile ilgili yargı süreci kumpas üstüne kumpaslarla dolu. Süreç tamamen siyasi; adli ve hukuki değil. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Zanlı olan biri "Bana FBI 50 bin dolar verdi" diyorsa sizin adalet sisteminiz çöktü demektir. Bunlara yönelik yapılan bir şey var mı? Yok. Şimdi nisan beklenecek. Tüm bu konular, Türkiye ve ABD arasında hukuki sistemde ikili ilişkileri ciddi manada yaralamıştır.
- Hakan Atilla davası kısa sürede tamamlandı. Neredeyse 4 yıl olmasına rağmen Pensilvanya hakkında tek bir adım atılmamış olmasına ne diyorsunuz?
Bu şunu gösteriyor. Pensilvanya'nın arkasında ABD var. Sene 1999 ve 2017; FETÖ'nün elebaşısını ABD'de besleyip ona 400 dönümlük araziyi tahsis eden ABD. Villalar falan her şey korunaklı. İlk etapta 85 koli, ondan sonra yeni yeni sonuçlanan davalar ABD yetkililerine bildiriliyor. Ne yazık ki konu ile alakalı attıkları tek bir adım yok. Ama biz kovalayacağız. Hakan Atilla davasıyla ilgili olarak da gerekirse biz ABD'ye karşı dava açarız; zira şu anda Halk Bankası'nın dava açma yetkisi var. Bu bankamızın uluslararası düzeyde ismi kirletiliyor."KİMİN ELİ KİMİN CEBİNDE BELLİ DEĞİL"
- Obama döneminde ilişkiler kötüleşince Trump'ın seçilmesiyle yeni bir başlangıç düşüncesi hâkim olmuştu. Özellikle YPG ve FETÖ konusunda hayal kırıklığı yaşıyor musunuz? Trump'ın görev süresi içinde Türkiye-ABD ilişkilerinin indiği seviyeden normal seviyeye çıkarılması umudu var mı?Olay sadece YPG değil. Mesela yargı sistemlerinde yaşananlar var. Bunların en önemlisi FETÖ meselesi. Biz ABD ile terörle mücadelede şu an tümüyle aynı kulvarda koşmuyoruz. ABD kendine göre yaptığı tanım çerçevesinde terörle mücadele ettiğini söylüyor. "Sen teröristsin" kime diyorsa, onu peşinen terörist sayıyor. Onun terörist dediği ülke ve kişilerin terörle alakası da olmayabilir. İran'a, Pakistan'a yönelik açıklamaları bu çerçevede değerlendirmek lazım. Pakistan'ın terörle ne alakası var? Afganistan da bedel ödeyen ülkelerden biri. ABD bunlara "Terörist" yaftasını yapıştırıyor diye bunlara "Terörist" diyebilir miyiz? Bazı ülkeleri bir şekilde sıkıştırmanın ya da içeride parçalanma sürecine girmelerini arzu etmenin ne anlamı var? Bir başka başlık, Reza Zarrab arkasından Hakan Atilla meselesi, Halk Bankası meselesi. Bu konu ile ilgili yargı süreci kumpas üstüne kumpaslarla dolu. Süreç tamamen siyasi; adli ve hukuki değil. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Zanlı olan biri "Bana FBI 50 bin dolar verdi" diyorsa sizin adalet sisteminiz çöktü demektir. Bunlara yönelik yapılan bir şey var mı? Yok. Şimdi nisan beklenecek. Tüm bu konular, Türkiye ve ABD arasında hukuki sistemde ikili ilişkileri ciddi manada yaralamıştır.








