İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:
"Türkiye her alanda güçlendikçe önümüze çıkan sorunların çapı da her alanda artıyor. Daha düne kadar kimsenin Türkiye’de kriz çıkarmasına gerek yoktu. Çünkü biz kendi başımıza kriz musallat edebiliyorduk.Bu kısır döngüyü hamdolsun kırmayı başardık. Geçtiğimiz 15 yılın ilk 10 yılındaki daha ziyade iç kaynaklı istikrarsızlık çıkarma gayretleri son 5 senede çok daha farklı şekilde ortaya çıkmaya başladı.
FETÖ’nün tüm imkanlarını seferber ettiğini gördük. PKK’nın şehirlerimizi işgale yeltendiğini gördük. İnsanlık ve islam düşmanı olan DEAŞ, ülkemize saldırmaya başladı. AB’nin verdiği tüm sözleri çiğnemek pahasına ülkemize cephe alması da bu döneme denk geldi. Bizim meşrebimizde dostlarına, kardeşlerine sırt dönmek yoktur. Bunun için oynanan oyunu görmemize rağmen zulümden ve ölümden kaçan tüm kardeşlerimize gönlümüzü açtık. İslam adına Müslümanları katleden bir terör örgütü bahane edilerek bir başka terör örgütünün bölgemizde palazlandığını görünce artık daha fazla bekleme imkanımız kalmadı. Türkiye’yi meşgul etmek için kurulan tuzakları birer birer bozarken, asıl hedeflerimizden de kopmadık. Fırat Kalkanı ile DEAŞ’a yönelik ilk fiili mücadeleyi başlattık. 3 bine yakın DEAŞ’lıyı derdest ettik.
'3,5 milyonu herhalde burada ilanihaye saklayacak halimiz yok'
2 bin kilometrekarelik alanı kontrolümüze aldık. Suriyeli kardeşlerimiz de burada topraklarına döndü. İşte şimdi de aynısını Afrin’de yapalım istedik. Afrin operasyonunun arkasında ne var, Afrin olayını çözeceğiz, İdlib’i çözeceğiz ve mülteci kardeşlerimiz kendi ülkelerine dönsün istiyoruz. 3,5 milyonu herhalde burada ilanihaye saklayacak halimiz yok. Onlar da zaten bunu istiyor. Bir kısmı burada kalabilir bu ayrı konu. Ama bu gerçeği de görelim.Neden Zeytin Dalı olduğunu Kuran'dan ayet okuyarak açıkladı
Bunun yanı sıra Irak'ın kuzeyinde sahnelenen oyunu Tahran ve Bağdat yönetimleriyle birlikte bozduk. Bunu takiben Rusya ve İran'la birlikte İdlib'te güvenli bölge oluşturulması adımlarını attık. Son olarak da Afrin'e yönelik tamamen kendi inisiyatifimizle Zeytin Dalı operasyonunun düğmesine bastık. Zeytin Dalı operasyonu derken, bu sıradan aklımıza gelip de söylenen bir şey değil. Niye? Unutmayın hani sure-i celilede 'Estaizu billah, bismillahirrahmanirrahim Vettiyni vezzeytuni ve turi siyniyne ve hazelbeledil'emiyn' buyuruyor rabbimiz. Yani orada "zeytine yemin olsun ki" buyuruyor Allahımız. Bu bölge adeta zeytinlerle dayalı döşeli, zengin bölgeler.'Üzerine üzerine gidiyoruz,gideceğiz'
Batman'daydım geçen hafta. Batman'daki kardeşlerim zeytin dallarıyla beni karşıladılar. Biz de orada adeta kongre değil miting yaptık. Orada bunu söyledik, 'Zeytine yemin olsun ki, Allah'ın izniyle bu işi bitireceğiz' dedik. Hamdolsun askerlerimiz orada adeta destan yazıyorlar. Şu an itibarıyla bu sabah Genelkurmay'dan aldığımız rakam 1028 terörist orada etkisiz hale getirildi. Üzerne üzerine gidiyoruz, gideceğiz. Niye? Şehitlerimizin kanını yerde bırakmayacağız.'Bay Kemal'e rağmen temizliyoruz'
Her türlü olumsuzluğa, riyakarlığa, alçaklığa rağmen bölgeyi adım adım teröristlerden temizliyoruz. Bunu Bay Kemal'e rağmen temizliyoruz. Ne diyor beyefendi? 'Afrin'e gitmeyin, fazla içerilere gitmeyin'. Senden mi alacağız iznini? Bize milletimizin emri var emri. Biz milletimizin talimatını yerine getiriyoruz. Ona kalsa, 'Esed ile masaya oturun da bu işi konuşun' diyor. 1 milyon vatandaşını öldüren bir katille biz neyi konuşacağız! Siz yeri gelir teröristlerle el ele, kol kola dolaşabilir, teröristlerle beraber Ankara'dan İstanbul'a yürüyebilir, adaletsiz bir adalet anlayışıyla yürüyüş yapabilirsiniz. Ama biz terör örgütlerinin icazetiyle yola çıkanlarla beraber bugüne kadar yol yürümedik ve bundan sonra da yürümeyeceğiz.Kılıçdaroğlu'na ağır ifadelerle seslendi: İspat et çekilirim
Utanmadan sıkılmadan bizim DEAŞ ile işbirliği yaptığımızı söylüyor. Bu nasıl bir anlayıştır, yaklaşımdır? Ama bunda yüz yok, haysiyyet, onur yok. Ne zaman bunu ispata davet ettiysem, hiçbir şey ispat etmemiştir ve hala da yerinde durmaktadır. Bununnla ilgili de söylüyorum: AK Parti'nin DEAŞ'a destek olduğunu ispat et, ben bu makamda durmam çekilirim. Ama sen ispat edemediğin zaman çekilir misin? Çekilemez. Hayatı yalan üzerine kurulu bu adamın. DHKP-C'lilerle beraber yürüyen birisi. Bunlardan bir şey olur mu! Rahat rahat da bunları kamufle edebiliyor, bunlarla beraber yürüyebiliyor. Kalkıyor bir kağıt gösteriyor. Senin bu kağıtlarına biz alıştık Bazı televizyonlar da bizim DEAŞ'la ilgili geçmişte bütün söylediklerimizi açık ve net ortaya koyuyorlar. Bizim DEAŞ'la ilgili verdiğimiz mücadeleyi dünyada hiçbir ülke vermemiştir. DEAŞ'la ilgili bizim Cerablus'ta, El Bab'da, Rai'de verdiği mücadeleyi hiç kimse vermedi. DEAŞ'la ilgili tehdidi olan Bay Kemal sen misin, biz miyiz? Sana ben bir şey söyledim: Hadi gel bu PYD, YPG, PKK bunların terör örgütü olduğunu ilan et. Hepsini tek tek çık 'şöyledir böyledir' yamalı bohça yapma açık ve net konuş. 'Bunlar bir terör örgütüdür' de. 'El Nusra terör örgütüdür' dedin mi' diyor. Ben bunların hepsini dedim yine de diyorum, 'El Nusra da bir terör örgütüdür' diyorum. Sen de 'PYD, PKK, YPG, DHKP-C terör örgütüdür de görelim, göreyim seni'. Diyemezsin. Çünkü gücünü onlardan alıyorsun. Onların desteğiyle Hakkari'de miting yapacak kadar zavallısın sen. Bize tarihi konuşturtma.Girdiğimiz her mücadele, attığımız her adım, girdiğimiz her badire bize çok önemli tecrübeler kazandırıyor. Şimdi bu ara tweet'ler atıyorlar. Neymiş o? Biz Türkiye ve Türklük kavramına karşıymışız. Niye? Türk Tabipleri Birliği’nin isminden Türk kelimesinin kaldırılmasını istediğimiz için. Evet istiyoruz. Çünkü Türk Tabipler Birliği denilen bu kuruluşun, Türklükle bir bir alakası yok, Türkiye'ye de layık bir yanı yok. Türkiye Barolar Birliği’nin de Türkiye'ye layık olan hiçbir yanı yok. Dolayısıyla bunlar ne hukuku ne de tabipliği hekimliği kendi saltanatları altına alamazlar. Şimdi çıkarılacak kanunla, Bakanlar Kurulu kararıyla tüm hukukçular, doktorlar kendi derneklerini, vakıflarını da kuracaklar ve bunlara da kaynağında para ödemeyecekler. Bundan tutuştular. Şimdi yavuz hırsız ev sahibi bastırır ya, bunlar da tweet'lerle bizi baskı altına almaya çalışıyor. Kullanamayacaksınız artık ne Türk kavramını ne Türkiye ismini kullanamayacaksınız. Onu layık olanlar kullanacak.
Zeytin Dalı operasyonunda da pek çok gerçeği görme imkanı bulduk. Bu doğrultuda da pek çok eksiğimizi, ihtiyaçlarımızı gidererek yolumuza devam ediyoruz. Verdiğimiz her şehidimiz, hastaneye kaldırdığımız her gazimiz tabii ki yüreğimizi yakıyor. Ama biliyoruz ki ecdadımız bu toprakları kanla yoğurarak vatan yaptı. Bugün de ezan sesi duyulan hiçbir yere yabancı bayrak asılmasın diye mücadele ediyoruz. İstiklalimiz ve istikbalimiz tehlikedeyse yeniden bu toprakları kanla yoğurarak vatanımız olduğunu tescil ettirmektir. Şehit yakınlarımızla her fırsatta görüşüyorum. Onların metaneti, dik duruşu, cesareti, kararlılığı, mücadele azmimizi daha da biliyor. Bu vesileyle tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı, gazilerimize esenlik diliyorum. Türkiye’nin bölgede uygulamaya başladığı aktif politika içeride ve dışarıda pek çoklarını rahatsız ediyor. İçeride artık gafleti geçip ihanet boyutuna varan tavırları sizler de görüyorsunuz. Bunların içinde ülkemiz bir başka devletle savaşa girse, safının karşı taraf olduğunu söyleyenine, ezanımızdan rahatsız olanından hatta şehitlerimize hakaret edenine kadar ne ararsanız var. Bunları CHP’nin içinde görebilirsiniz, genel başkan yardımcılarından sözcülerine kadar bunları görürsünüz, var. Hatta sırf Türkiye düşmanlarına malzeme vermek için, yurt içindeki ve yurt dışındaki operasyonlarımızda sivillerin hedef alındığını söyleyecek kadar muvazeneyi kaybedenlere rastladık. Avrupa Parlamentosu'nda bazıları PKK'nın, terörist başının paçavralarını boyunlarına asmışlar. Biliyorsunuz AB, PKK'yı terör örgütü ilan etmiştir, nasıl oluyor da terör örgütünün paçavrasını boyunlarına asıyorlar! Bunlarla beraber hareket edenler de aynı. Bunları samimi bulmadığımızı yüzlerine yüzlerine vuracağız. Bugün ülkemizde hala 'Bizim Afrin'de ne işimiz var' diyebilecek bir zihniyetin olması, kim olduğunu çok iyi anlıyorsunuz gerçekten üzüntü vericidir."
"Türkiye her alanda güçlendikçe önümüze çıkan sorunların çapı da her alanda artıyor. Daha düne kadar kimsenin Türkiye’de kriz çıkarmasına gerek yoktu. Çünkü biz kendi başımıza kriz musallat edebiliyorduk.Bu kısır döngüyü hamdolsun kırmayı başardık. Geçtiğimiz 15 yılın ilk 10 yılındaki daha ziyade iç kaynaklı istikrarsızlık çıkarma gayretleri son 5 senede çok daha farklı şekilde ortaya çıkmaya başladı.
FETÖ’nün tüm imkanlarını seferber ettiğini gördük. PKK’nın şehirlerimizi işgale yeltendiğini gördük. İnsanlık ve islam düşmanı olan DEAŞ, ülkemize saldırmaya başladı. AB’nin verdiği tüm sözleri çiğnemek pahasına ülkemize cephe alması da bu döneme denk geldi. Bizim meşrebimizde dostlarına, kardeşlerine sırt dönmek yoktur. Bunun için oynanan oyunu görmemize rağmen zulümden ve ölümden kaçan tüm kardeşlerimize gönlümüzü açtık. İslam adına Müslümanları katleden bir terör örgütü bahane edilerek bir başka terör örgütünün bölgemizde palazlandığını görünce artık daha fazla bekleme imkanımız kalmadı. Türkiye’yi meşgul etmek için kurulan tuzakları birer birer bozarken, asıl hedeflerimizden de kopmadık. Fırat Kalkanı ile DEAŞ’a yönelik ilk fiili mücadeleyi başlattık. 3 bine yakın DEAŞ’lıyı derdest ettik.
'3,5 milyonu herhalde burada ilanihaye saklayacak halimiz yok'
2 bin kilometrekarelik alanı kontrolümüze aldık. Suriyeli kardeşlerimiz de burada topraklarına döndü. İşte şimdi de aynısını Afrin’de yapalım istedik. Afrin operasyonunun arkasında ne var, Afrin olayını çözeceğiz, İdlib’i çözeceğiz ve mülteci kardeşlerimiz kendi ülkelerine dönsün istiyoruz. 3,5 milyonu herhalde burada ilanihaye saklayacak halimiz yok. Onlar da zaten bunu istiyor. Bir kısmı burada kalabilir bu ayrı konu. Ama bu gerçeği de görelim.Neden Zeytin Dalı olduğunu Kuran'dan ayet okuyarak açıkladı
Bunun yanı sıra Irak'ın kuzeyinde sahnelenen oyunu Tahran ve Bağdat yönetimleriyle birlikte bozduk. Bunu takiben Rusya ve İran'la birlikte İdlib'te güvenli bölge oluşturulması adımlarını attık. Son olarak da Afrin'e yönelik tamamen kendi inisiyatifimizle Zeytin Dalı operasyonunun düğmesine bastık. Zeytin Dalı operasyonu derken, bu sıradan aklımıza gelip de söylenen bir şey değil. Niye? Unutmayın hani sure-i celilede 'Estaizu billah, bismillahirrahmanirrahim Vettiyni vezzeytuni ve turi siyniyne ve hazelbeledil'emiyn' buyuruyor rabbimiz. Yani orada "zeytine yemin olsun ki" buyuruyor Allahımız. Bu bölge adeta zeytinlerle dayalı döşeli, zengin bölgeler.'Üzerine üzerine gidiyoruz,gideceğiz'
Batman'daydım geçen hafta. Batman'daki kardeşlerim zeytin dallarıyla beni karşıladılar. Biz de orada adeta kongre değil miting yaptık. Orada bunu söyledik, 'Zeytine yemin olsun ki, Allah'ın izniyle bu işi bitireceğiz' dedik. Hamdolsun askerlerimiz orada adeta destan yazıyorlar. Şu an itibarıyla bu sabah Genelkurmay'dan aldığımız rakam 1028 terörist orada etkisiz hale getirildi. Üzerne üzerine gidiyoruz, gideceğiz. Niye? Şehitlerimizin kanını yerde bırakmayacağız.'Bay Kemal'e rağmen temizliyoruz'
Her türlü olumsuzluğa, riyakarlığa, alçaklığa rağmen bölgeyi adım adım teröristlerden temizliyoruz. Bunu Bay Kemal'e rağmen temizliyoruz. Ne diyor beyefendi? 'Afrin'e gitmeyin, fazla içerilere gitmeyin'. Senden mi alacağız iznini? Bize milletimizin emri var emri. Biz milletimizin talimatını yerine getiriyoruz. Ona kalsa, 'Esed ile masaya oturun da bu işi konuşun' diyor. 1 milyon vatandaşını öldüren bir katille biz neyi konuşacağız! Siz yeri gelir teröristlerle el ele, kol kola dolaşabilir, teröristlerle beraber Ankara'dan İstanbul'a yürüyebilir, adaletsiz bir adalet anlayışıyla yürüyüş yapabilirsiniz. Ama biz terör örgütlerinin icazetiyle yola çıkanlarla beraber bugüne kadar yol yürümedik ve bundan sonra da yürümeyeceğiz.Kılıçdaroğlu'na ağır ifadelerle seslendi: İspat et çekilirim
Utanmadan sıkılmadan bizim DEAŞ ile işbirliği yaptığımızı söylüyor. Bu nasıl bir anlayıştır, yaklaşımdır? Ama bunda yüz yok, haysiyyet, onur yok. Ne zaman bunu ispata davet ettiysem, hiçbir şey ispat etmemiştir ve hala da yerinde durmaktadır. Bununnla ilgili de söylüyorum: AK Parti'nin DEAŞ'a destek olduğunu ispat et, ben bu makamda durmam çekilirim. Ama sen ispat edemediğin zaman çekilir misin? Çekilemez. Hayatı yalan üzerine kurulu bu adamın. DHKP-C'lilerle beraber yürüyen birisi. Bunlardan bir şey olur mu! Rahat rahat da bunları kamufle edebiliyor, bunlarla beraber yürüyebiliyor. Kalkıyor bir kağıt gösteriyor. Senin bu kağıtlarına biz alıştık Bazı televizyonlar da bizim DEAŞ'la ilgili geçmişte bütün söylediklerimizi açık ve net ortaya koyuyorlar. Bizim DEAŞ'la ilgili verdiğimiz mücadeleyi dünyada hiçbir ülke vermemiştir. DEAŞ'la ilgili bizim Cerablus'ta, El Bab'da, Rai'de verdiği mücadeleyi hiç kimse vermedi. DEAŞ'la ilgili tehdidi olan Bay Kemal sen misin, biz miyiz? Sana ben bir şey söyledim: Hadi gel bu PYD, YPG, PKK bunların terör örgütü olduğunu ilan et. Hepsini tek tek çık 'şöyledir böyledir' yamalı bohça yapma açık ve net konuş. 'Bunlar bir terör örgütüdür' de. 'El Nusra terör örgütüdür' dedin mi' diyor. Ben bunların hepsini dedim yine de diyorum, 'El Nusra da bir terör örgütüdür' diyorum. Sen de 'PYD, PKK, YPG, DHKP-C terör örgütüdür de görelim, göreyim seni'. Diyemezsin. Çünkü gücünü onlardan alıyorsun. Onların desteğiyle Hakkari'de miting yapacak kadar zavallısın sen. Bize tarihi konuşturtma.Girdiğimiz her mücadele, attığımız her adım, girdiğimiz her badire bize çok önemli tecrübeler kazandırıyor. Şimdi bu ara tweet'ler atıyorlar. Neymiş o? Biz Türkiye ve Türklük kavramına karşıymışız. Niye? Türk Tabipleri Birliği’nin isminden Türk kelimesinin kaldırılmasını istediğimiz için. Evet istiyoruz. Çünkü Türk Tabipler Birliği denilen bu kuruluşun, Türklükle bir bir alakası yok, Türkiye'ye de layık bir yanı yok. Türkiye Barolar Birliği’nin de Türkiye'ye layık olan hiçbir yanı yok. Dolayısıyla bunlar ne hukuku ne de tabipliği hekimliği kendi saltanatları altına alamazlar. Şimdi çıkarılacak kanunla, Bakanlar Kurulu kararıyla tüm hukukçular, doktorlar kendi derneklerini, vakıflarını da kuracaklar ve bunlara da kaynağında para ödemeyecekler. Bundan tutuştular. Şimdi yavuz hırsız ev sahibi bastırır ya, bunlar da tweet'lerle bizi baskı altına almaya çalışıyor. Kullanamayacaksınız artık ne Türk kavramını ne Türkiye ismini kullanamayacaksınız. Onu layık olanlar kullanacak.
Zeytin Dalı operasyonunda da pek çok gerçeği görme imkanı bulduk. Bu doğrultuda da pek çok eksiğimizi, ihtiyaçlarımızı gidererek yolumuza devam ediyoruz. Verdiğimiz her şehidimiz, hastaneye kaldırdığımız her gazimiz tabii ki yüreğimizi yakıyor. Ama biliyoruz ki ecdadımız bu toprakları kanla yoğurarak vatan yaptı. Bugün de ezan sesi duyulan hiçbir yere yabancı bayrak asılmasın diye mücadele ediyoruz. İstiklalimiz ve istikbalimiz tehlikedeyse yeniden bu toprakları kanla yoğurarak vatanımız olduğunu tescil ettirmektir. Şehit yakınlarımızla her fırsatta görüşüyorum. Onların metaneti, dik duruşu, cesareti, kararlılığı, mücadele azmimizi daha da biliyor. Bu vesileyle tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı, gazilerimize esenlik diliyorum. Türkiye’nin bölgede uygulamaya başladığı aktif politika içeride ve dışarıda pek çoklarını rahatsız ediyor. İçeride artık gafleti geçip ihanet boyutuna varan tavırları sizler de görüyorsunuz. Bunların içinde ülkemiz bir başka devletle savaşa girse, safının karşı taraf olduğunu söyleyenine, ezanımızdan rahatsız olanından hatta şehitlerimize hakaret edenine kadar ne ararsanız var. Bunları CHP’nin içinde görebilirsiniz, genel başkan yardımcılarından sözcülerine kadar bunları görürsünüz, var. Hatta sırf Türkiye düşmanlarına malzeme vermek için, yurt içindeki ve yurt dışındaki operasyonlarımızda sivillerin hedef alındığını söyleyecek kadar muvazeneyi kaybedenlere rastladık. Avrupa Parlamentosu'nda bazıları PKK'nın, terörist başının paçavralarını boyunlarına asmışlar. Biliyorsunuz AB, PKK'yı terör örgütü ilan etmiştir, nasıl oluyor da terör örgütünün paçavrasını boyunlarına asıyorlar! Bunlarla beraber hareket edenler de aynı. Bunları samimi bulmadığımızı yüzlerine yüzlerine vuracağız. Bugün ülkemizde hala 'Bizim Afrin'de ne işimiz var' diyebilecek bir zihniyetin olması, kim olduğunu çok iyi anlıyorsunuz gerçekten üzüntü vericidir."








