• Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları
Anasayfa
  • Bursa Haberleri
  • Haberler
  • Siyaset
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Eğitim Sağlık Spor Teknoloji Yaşam
  • Ara
SON DAKİKA:
05:36
Muğla'da denize giren 18 yaşındaki Polat, boğuldu
05:09
Manisa'da mevlitte dağıtılan tavuklu pilav sonrası 19 kişi hastanelik oldu
04:34
Küçükçekmece'de sürücüsünün makas attığı hafif ticari araç, 2 otomobile çarptı: 2 yaralı
03:48
Ankara'da NATO Zirvesi öncesi güvenlik tedbirleri toplantısı düzenlendi
03:15
İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Şişli'de dron destekli narkotik ve asayiş denetimine katıldı
02:08
Ankara'da NATO Zirvesi için önemler arttırıldı
01:46
Adana'da silahlı kavga: 1'i ağır 4 yaralı
01:37
Hatay'a kavga eden iki grup, polisin müdahalesiyle dağıldı
01:29
Tekirdağ'da apartman dairesinde patlama ve yangın: 2 ölü, 2 yaralı - YENİDEN
Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Alpaslan Yüksel:
Sağlık
Yayınlanma: 01 Temmuz 2020 - 12:45
Güncelleme: 01 Temmuz 2020 - 12:45

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Alpaslan Yüksel:

DÜZCE(İHA) – Üroloji Uzmanı Dr. Alparslan Yüksel, günde 2 ile 2,5 litreden az olmamak kaydıyla bol su tüketilmesi gerektiğini günlük içilen su miktarının azalması ile böbrek taşı...

Sağlık
01 Temmuz 2020 - 12:45
Güncelleme: 01 Temmuz 2020 - 12:45
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Alpaslan Yüksel:
DÜZCE(İHA) – Üroloji Uzmanı Dr. Alparslan Yüksel, günde 2 ile 2,5 litreden az olmamak kaydıyla bol su tüketilmesi gerektiğini günlük içilen su miktarının azalması ile böbrek taşı oluşum riskinin de o kadar arttığını söyledi.
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Alpaslan Yüksel, yaz aylarında sıklığı artan böbrek taşı hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi.
Böbrek taşlarının normalde idrar içinde erimiş halde bulunan bazı minerallerin çeşitli nedenlerle kristalize olması ve bu kristallerin böbrek kanalları içerisinde birleşmesi sonucu oluştuğu bilgisini paylaşan Dr. Yüksel, "Dünyada sıklık oranları coğrafi bölgelere göre değişmekle birlikte ülkemizde bu oran oldukça yüksektir. Hemen hemen çocuklar da dahil olmak üzere her yaşta görülmesine rağmen en sık 30-60 yaş arasında ortaya çıkar ve erkeklerde daha sık görülmektedir" dedi.

"Önemli faktörlerden biri de genetik yatkınlık"
Böbrek taşlarının oluşumunda pek çok faktörün rol oynadığına işaret eden Dr. Yüksel, en önemli faktörlerden birinin de genetik yatkınlık olduğunu belirtti. Yüksel, böbrek taşı olanların neredeyse yüzde 40'ının, birinci derece yakınlarında taş öyküsü olduğunu da sözlerine ekledi.
Bir diğer faktörün de yaşanılan coğrafya olduğuna dikkat çeken Dr. Alparslan Yüksel, "Görülme sıklığı bölgeye göre değişmektedir. Asya ve Uzak Doğu ülkelerinde daha az görünürken, sıcak iklime sahip, su içme alışkanlıklarının kötü olduğu, Ortadoğu'da, Hindistan'da ve ülkemizde çok yüksek oranlarda gözükmektedir" ifadelerini kullandı.
Protein ve karbonhidrattan zengin gıdaların tüketimi taş oluşum riskini artırırken, lifli gıdaların azalttığını kaydeden Yüksel, "Günlük içilen su miktarı azaldıkça taş oluşumu riski de o kadar artıyor. Sıcaklığın yüksek olduğu yerlerde ve özellikle yaz mevsiminde taş oluşumu daha sıktır. Bunda terleme ile su kaybının artması, böylece idrar miktarının azalması ve idrarda kristallerin çökmesini kolaylaştırıp taş oluşumuna sebep olmaktadır. Bazı ilaçlar, tekrarlayıcı idrar yolu enfeksiyonları, çeşitli böbrek hastalıkları, geçirilmiş bağırsak ameliyatları ve gut hastalığı gibi metabolik hastalıklar da taş oluşumuna neden olan diğer faktörlerdir" diye konuştu.

"Vücut böbrek taşı üretmeye eğilimliyse kişi kendisini düzenli aralıklarla kontrol ettirmesi lazım"
Böbrek taşı olan hastaların yüzde 80-90'ında taşa bağlı şikayet olduğunu belirten Dr. Alparslan Yüksel, "Bir kişinin vücudu böbrek taşı üretmeye eğilimliyse, şikayeti olsun olmasın kişinin düzenli aralıklarla kendisini kontrol ettirmesi lazım. Belirtiler taşın bulunduğu yere göre değişiklik göstermekle birlikte idrar akışını engelledikleri durumda bel bölgesinde bazen de kasığa yayılacak şekilde şiddetli ağrı hissederler. Bu ağrılar tipik olarak zaman zaman çok şiddetlenen zaman zaman hafifleyen fakat tam olarak hiç geçmeyen (kolik ağrı) yapıdadır. Bunun dışında hasta idrarda kana bağlı kırmızılık (hematüri), bulantı, kusma, karın şişliği gibi şikayetlerle başvurabilirler. Taş aşağıya doğru düşüp idrar kanalını tıkadığında idrar ile ilgili zorluklar ortaya çıkabilir" dedi.

Taşlar bazen enfeksiyona neden olup ateş, üşüme, titreme, terleme, halsizlik, böbrekte ağrı, idrar yaparken şiddetli yanma, bulanık ve bazen kötü kokulu idrar yapma gibi şikayetlere sebep olduğuna dikkat çeken Yüksel, "Bu durum bazen basit idrar yolu enfeksiyonu gibi meydana gelirken bazen de ölüme bile sebep olabilen ciddi böbrek enfeksiyonlarına sebep olabilir. Bu gibi durumlarda vakit kaybetmeden doktora danışmak gereklidir" ifadelerini kullandı.

Taş tedavisini; taşın yeri, boyutu, sertliği ve hastanın böbrek anatomisi ile genel durumuna bağlı olarak ilaç tedavisi, vücut dışından şok dalga taş kırma tedavisi ve cerrahi yöntem olmak üzere 3 ana grupta sınıflandırılabileceğini dile getiren Üroloji Uzmanı Dr. Yüksel, "İlaç tedavisi düşebilecek büyüklükteki yani 5 mm'den küçük taşlarda taşların düşmesine yardımcı olmak, mevcut küçük taşların büyümesini engellemek veya taşların yeniden oluşmasını engellemek için verilen ilaç tedavilerini kapsamaktadır" şeklinde konuştu.
Vücut dışından şok dalga taş kırma tedavisi hakkında da bilgiler paylaşan Yüksel, "Günümüzde de taş tedavisinde anestezi ve cerrahi müdahale gerektirmeden yaygın bir şekilde uygulanan modern taş tedavi yöntemidir. Vücut dışındaki bir kaynaktan elde edilen yüksek frekanslı ses dalgalarının taşa odaklanarak taşın parçalanması esasına dayanır. Özellikle 2 cm'den küçük, konumu uygun taşlarda sık uygulanmaktadır" ifadelerini kullandı.

"Açık cerrahi yöntem artık neredeyse terk edildi"
Cerrahi yöntemi ise endoskopik ve açık ameliyat şeklinde sınıflandırıldığını belirten Dr. Alparslan Yüksel, "Günümüzde endoskopik cihazların modernizasyonu ve cerrahi deneyimin artması ile birlikte ameliyatların neredeyse yüzde 90'ı endoskopik yöntemle uygulanmaktadır. Endoskopik yolla taşın çıkartılması ya idrar yollarının son kısmından vücuda girilerek hiçbir dokuyu kesmeden böbreğe kadar ulaşılmayı sağlayan kameralı endoskopik aletlerle yapılan yöntem veya bel bölgesinde deride 1 cm uzunluğunda küçük bir alan kesilerek dokuların arasından tünel oluşturularak taşa ulaşmayı sağlayan yöntemden oluşur. Bu yöntemlerle taşa ulaşıldıktan sonra mekanik olarak veya holmium lazer ile taşlar kırılarak çıkartılır. Açık cerrahi yöntemde artık neredeyse terk edilmiş olup sadece çok büyük komplike taşlarda veya endoskopik cerrahilerde oluşan komplikasyonlarda uygulanmaktadır" dedi.
Lazerle böbrek içinde taş kırılması yöntemi hakkında bilgiler paylaşan Yüksel, "Son yıllarda böbrek taşlarının endoskopik tedavisinde kullanılan herhangi bir dokunun kesilmesine ihtiyaç duyulmadan direk idrar yollarıyla böbreğe ulaşılıp holmium lazerle taşın kum haline getirildiği yöntemdir. Böbrekteki taşlara güvenle uygulanmakta ve hasta önemli bir komplikasyon olmadığı takdirde ertesi gün taburcu edilmektedir. Bu yöntem hastanemizde yaklaşık 5 yıldır başarılı bir şekilde uygulanmaktadır" şeklinde konuştu.

"Bol su tüketilmeli"
Taş oluşumunu veya tekrarını önlemek için birtakım yaşam tarzı değişiklikleri son derece önemli olduğunu vurgulayan Yüksel "Bunlar günde 2 ile 2,5 litreden az olmamak kaydıyla bol su tüketmek, çay, kahve ve kola gibi gazlı içecekleri kısıtlamak, protein ve tuzdan fakir, liften (meyve ve sebze) zengin beslenmek, şekerli gıdaları az tüketip, taş oluşumunu engelleyen sitrat içeren limon gibi turunçgil tüketimini artırmak, düzenli egzersiz ve yürüyüş yapmak" diyerek açıklamasını tamamladı.
İHA
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
5,5 saat süren ameliyatla sağlığına kavuştu
5,5 saat süren ameliyatla sağlığına kavuştu
İzmir'de bir ilk; koltuk altından girilerek yapılan ameliyatla kanserden kurtuldu
İzmir'de bir ilk; koltuk altından girilerek yapılan ameliyatla kanserden kurtuldu
'Yaz tatili göz lazer operasyonu için engel değil'
'Yaz tatili göz lazer operasyonu için engel değil'
'Uzun süren reflü kanser riskini artırabilir'
'Uzun süren reflü kanser riskini artırabilir'
Son Haberler
Muğla'da denize giren 18 yaşındaki Polat, boğuldu
Muğla'da denize giren 18 yaşındaki Polat, boğuldu
Manisa'da mevlitte dağıtılan tavuklu pilav sonrası 19 kişi hastanelik oldu
Manisa'da mevlitte dağıtılan tavuklu pilav sonrası 19 kişi hastanelik...
Küçükçekmece'de sürücüsünün makas attığı hafif ticari araç, 2 otomobile çarptı: 2 yaralı
Küçükçekmece'de sürücüsünün makas attığı hafif ticari...
Ankara'da NATO Zirvesi öncesi güvenlik tedbirleri toplantısı düzenlendi
Ankara'da NATO Zirvesi öncesi güvenlik tedbirleri toplantısı düzenlendi
İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Şişli'de dron destekli narkotik ve asayiş denetimine katıldı
İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Şişli'de dron destekli...
Uşak Üniversitesi, yönetim sistemi belgelendirme sürecini başarıyla Tamamladı
Uşak Üniversitesi, yönetim sistemi belgelendirme sürecini başarıyla Tamamladı

Ana Sayfa
Bursa Haberleri
Haberler
Siyaset
Dünya
Ekonomi
Magazin
Eğitim
Sağlık
Spor
Teknoloji
Yaşam
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Bursa Haberleri
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Haberler
  • Magazin
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.