• Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları
Anasayfa
  • Bursa Haberleri
  • Haberler
  • Siyaset
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Eğitim Sağlık Spor Teknoloji Yaşam
  • Ara
SON DAKİKA:
02:03
Deniz Akkaya, ev sahibinden şikayetçi oldu
00:39
Kayserispor'un 60'ıncı yılı coşkuyla kutlandı
00:36
TBMM Okul Olaylarını Araştırma Komisyonu toplandı
00:02
Manisa'da sağanak ve fırtına etkili oldu
Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Dr. Önmez "Diyabet, toplumda sıklığı her geçen gün artan bir pandemidir"
Sağlık
Yayınlanma: 02 Kasım 2020 - 12:47

Dr. Önmez "Diyabet, toplumda sıklığı her geçen gün artan bir pandemidir"

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Attila Önmez, "Diyabetin tipi ne olursa olsun, tedavinin temeli yaşam tarzı değişikliğidir"...

Sağlık
02 Kasım 2020 - 12:47
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Dr. Önmez "Diyabet, toplumda sıklığı her geçen gün artan bir pandemidir"
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Attila Önmez, "Diyabetin tipi ne olursa olsun, tedavinin temeli yaşam tarzı değişikliğidir" dedi.
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Attila Önmez, diyabet tedavisi hakkında önemli bilgiler paylaştı. Diyabet hastalığının Tip 1, Tip 2 ve gestasyonel (gebelik) diyabeti gibi farklı tipleri olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Attila Önmez, hastalığın ilaç tedavi yaklaşımlarının farklılık gösterdiğini ifade etti.
"Tip 1 ve gestasyonel diyabette insülin tedavisi şu an için tek seçenektir" diyen Dr. Önmez, "Tip 2 diyabet için ise şeker dürücü hap ve/veya insülin tedavisi kullanılabilmektedir. Diyabetin tipi ne olursa olsun, tedavinin temeli yaşam tarzı değişikliğidir. Yaşam tarzının değiştirilmesi, beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi ve düzenli egzersiz yapılması gerekliliği eğitim ile hastaya anlatılması gerekir. Bu eğitim en az ilaçlar kadar etkili, hatta bazı hastalarda ilaçlardan daha etkili kan şekeri kontrolü sağlamamızı kolaylaştırmaktadır. Yani tedavinin temeli; yaşam tarzı değişikliği, beslenme ve egzersizdir" şeklinde konuştu.

"Önlem alınmazsa bir süre sonra pankreas artık insülin üretememeye başlar ve kan şekeri yükselir"
Çoğu diyabet hastasının henüz diyabet gelişmeden tespit edilebileceğini ve diyabet gelişmesinin önlenebileceğine vurgu yapan Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi, "Bunun için hastada, diyabet gelişimi için bazı risk faktörleri aranmalı ve hastanın kliniği değerlendirilmelidir. Genellikle diyabet gelişimi şu şekilde seyreder; kilo alımı ve bel çevresinin artışı ile insülin direnci meydana gelir. İnsülin direnci esasında kanda artan şeker düzeyini düşürebilmek için pankreas organının daha fazla insülin üretmesi anlamına gelir. Hastalar bu erken safhada yemeklerden sonra ağırlık hissi, sık acıkma ve sık kalorili besinlerden yeme isteği gibi şikayetler tarif ederler. İnsülin direnci, aslında kan şekerini düşürebilmek için vücudun bir çeşit koruyucu yanıtıdır, ne yazık ki önlem alınmazsa bir süre sonra pankreas artık insülin üretememeye başlar ve kan şekeri yükselir. Bu safhadan sonra hastalarda ağız kuruluğu, çok su içme, sık idrara çıkma ve gece sık idrara çıkma isteği gibi şikayetler görülebilir" dedi.

"Kadınlar diyabet için yüksek riskli gruptadır"
Diyabet gelişiminde risk faktörlerini sıralayan Önmez, "Özellikle 1. ve 2. derece yakınlarında diyabet öyküsü bulunanlar, fazla kilolu veya obezler, düzensiz beslenenler, hazır ve yüksek kalorili besinler ile beslenenler, hareketsiz bir yaşam sürenler, tansiyonu veya kolesterol yüksekliği bulunanlar, fazla kilolu bebek doğuran anneler ve polikistik over sendromu olan kadınlar diyabet için yüksek riskli gruptadır bu yüzden mutlaka araştırılması gerekir" ifadelerini kullandı.
Şeker hastalığında doğru insülin tedavisinin nasıl olması gerektiği ile ilgili bilgiler paylaşan Önmez, "Diyabet tedavisinde temel yaklaşımımız, daha önce belirttiğim gibi ilk önce öncelikle yaşam tarzı değişikliği, beslenme ve egzersizdir ki bu parametreleri her poliklinik ziyaretinde sorgulamak gerekir. Tip 1 diyabette pankreas insülin üretemez, bu nedenle insülini dışarıdan vermek gereklidir. Gebelikte de kan şekeri düşürücü hapların bebeğe zararlı etkilerinden dolayı insülin tek tercihtir. Bunun dışında çoğunluğu oluşturan tip 2 diyabetli hastalarda kan şekeri başlangıçta çok yüksek değilse ve metabolik durumu çok kötü değilse ağızdan hap tedavisi ile başlanmalıdır. Hastanın takiplerinde kan şeker düzeyleri hap tedavisi ile kontrol altına alınamıyorsa insülin tedaviye eklenebilir" diye konuştu.

"Hastalarda hipoglisemi muhakkak sorgulanmalıdır"
İnsülin tedavisinin en önemli yan etkisinin kan şekerinin düşmesi (hipoglisemi) olduğunu belirten Dr. Önmez, "Genellikle 70mg/dl altına düşemeye başladığında hastalarda aniden bazı şikayetler olabilir ki bunlar: soğuk terleme, çarpıntı, baş dönmesi, titreme ve açlık hissi gibi semptomlardır. Şekerli bir şeyler tüketildiğinde de şikayetler hızla düzelir. Bu rahatsız edici durum kan şekerinin daha da düşmesine bağlı olarak kimi zaman bilinç bulanıklığı veya koma gibi hayatı tehdit edebilecek kadar ciddi olabilir. Hastalarda hipoglisemi muhakkak sorgulanmalıdır. Bazen hastalar hipoglisemi semptomlarından çok insülin sonrası sık sık acıktıklarını ifade edebilirler. Bu gibi durumda hastanın insülin ihtiyacı tekrar değerlendirilmeli gerektiğinde de insülin tedavisi sonlandırılmalıdır" diyerek açıklamalarına devam etti.

"İnsülin bağımlılık yapan bir ilaç değildir"
İnsülin ile ilgili doğru bilinen yanlışlara da dikkat çeken Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi Önmez, "İnsülin bağımlılık yapan bir ilaç değildir. Bu sık bilinen bir yanlıştır. İnsülin sadece ihtiyaç halinde başlanır. Pankreas insülin rezervi yeterli olan, yaşam tarzı değişikliklerine uyum gösteren hastalarımızın birçoğunda insülin tedavisini kesebiliyoruz." dedi. İnsülin tedavisinin başlangıcında özellikle su ve tuz tutulumunun arttırmasından dolayı gözlemlenen kilo alımı etkisinin geçici olduğunu ifade eden Dr. Önmez, "Bunun yanında, kan şekeri çok yüksek seyreden hastalarda, insülin eksikliğine bağlı olarak normal dışı bir kilo kaybı görülebilir. İnsülin tedavisi ile başlarda kaybedilen kilo geri alınabilir. Hastaların doğru yönetimi ile ideal kilo hedeflerine ulaşması ve bu kilonun korunması gerekmektedir. İnsülin tedavisi alan bir hasta spor yapabilir, spor öncesinde ek gıda alması ve insülin dozlarını azaltması halinde hipoglisemi gelişimi önlenebilir" şeklinde konuştu.
Diyabeti, toplumda sıklığı her geçen gün artan bir pandemi olarak tanımlayan Önmez, "Erişkin yaşlarda diyabet; son dönem böbrek yetmezliği (diyaliz), körlük ve bacak amputasyonlarının en sık nedenidir. Kalp ve damar hastalıkları ne yazık ki diyabet hastalarında son derece sık görülmektedir" dedi.

"İnsülin tedavisi pankreas insülin rezervi yeterli olan hastalarda uygun ilaç ve yaşam tarzı değişikliği ile kesilebilmektedir"
Diyabet hastasının tedavi kararı için pek çok faktörün birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Attila Önmez, "Hastanın sosyal durumu, mesleği, yeme alışkanlığı, ek hastalıkları, ilaçları vs. sorgulanmalıdır. Kan şeker hedefleri de bireysel olmalıdır. Her hastaya aynı ilaç verilemeyeceği gibi her hastanın kan şeker hedefi de aynı olmayabilir. İnsülin tedavisi pankreas insülin rezervi yeterli olan hastalarda uygun ilaç ve yaşam tarzı değişikliği ile kesilebilmektedir. İnsülin rezervinin tespiti için hastalarımızdan bazı özel tetkikler istiyoruz. Çok sayıda ağızdan hap tedavisi başlanarak insülin tedavisinin bir anda kesilmesi doğru bir yaklaşım değildir. Yalnızca pankreas insülin rezervi yeterli olan hastaların, ideal kilolarına ulaşması için uygun bir diyet programı ve egzersiz birlikteliği ile insülin tedavisi yakın takip edilerek kesilebilmektedir. Bunu başardığımız çok sayıda hastamız mevcuttur" sözleriyle açıklamalarını sonlandırdı.
İHA
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Sıradan sanılıyor ama çok tehlikeli! Tek bacakta şişlik ciddiye alınmalı
Sıradan sanılıyor ama çok tehlikeli! Tek bacakta şişlik ciddiye alınmalı
Zayıflama iğnesi hamile mi bırakıyor?
Zayıflama iğnesi hamile mi bırakıyor?
Kalp damar hastalıklarından ölüm ilk sırada
Kalp damar hastalıklarından ölüm ilk sırada
Uzmanından Avrupa'yı kavuran 'ölümcül sıcaklık' uyarısı
Uzmanından Avrupa'yı kavuran 'ölümcül sıcaklık' uyarısı
Son Haberler
Deniz Akkaya, ev sahibinden şikayetçi oldu
Deniz Akkaya, ev sahibinden şikayetçi oldu
Kayserispor'un 60'ıncı yılı coşkuyla kutlandı
Kayserispor'un 60'ıncı yılı coşkuyla kutlandı
TBMM Okul Olaylarını Araştırma Komisyonu toplandı
TBMM Okul Olaylarını Araştırma Komisyonu toplandı
Manisa'da sağanak ve fırtına etkili oldu
Manisa'da sağanak ve fırtına etkili oldu
Balıkesir'de sazlık alanda çıkan yangın söndürüldü
Balıkesir'de sazlık alanda çıkan yangın söndürüldü
Şehrin merkezine balık ve organik pazar
Şehrin merkezine balık ve organik pazar

Ana Sayfa
Bursa Haberleri
Haberler
Siyaset
Dünya
Ekonomi
Magazin
Eğitim
Sağlık
Spor
Teknoloji
Yaşam
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Bursa Haberleri
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Haberler
  • Magazin
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.