• Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları
Anasayfa
  • Bursa Haberleri
  • Haberler
  • Siyaset
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Eğitim Sağlık Spor Teknoloji Yaşam
  • Ara
SON DAKİKA:
01:34
Aynı aileden 4 ölü
Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Haberler
  3. DOSYA HABER - İsrail'in işgal politikaları Filistinlilerin "kendi kaderini tayin" hakkına engel oluyor
Haberler
Yayınlanma: 04 Ağustos 2023 - 11:02

DOSYA HABER - İsrail'in işgal politikaları Filistinlilerin "kendi kaderini tayin" hakkına engel oluyor

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berdal Aral: - "Uluslararası insan hakları örgütleri de İsrail'in apartheid devleti olduğunu kabul etti. İsrail, Filistin halkına sistematik ırkçılık yapan, kapsamlı ayrımcılık uygulayarak hayatı zorlaştıran, sürekli zulüm üzerine inşa edilmiş bir devlet" - "İsrail'in bir devlet olarak ortaya çıkması, Filistin halkının self determinasyon hakkının gasbıyla oldu. Tüm Filistin sömürgeleştirildiği için mücadele Filistin'in tümünde yapılmalı"

Haberler
04 Ağustos 2023 - 11:02
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
ŞULE ÖZKAN - İstanbul Medeniyet Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berdal Aral, Filistin'in kendi topraklarında egemen devlet olmasının, gasbedilen geri dönüş hakkı, ayrım duvarı, Yahudi yerleşimciler gibi "kendi kaderini tayin hakkı"nı (self-determinasyon) engelleyen işgal politikalarının çözülmesiyle mümkün olacağını söyledi.

AA'nın, İsrail'in Filistin'de uyguladığı işgal politikalarını ele aldığı 3 haberden oluşan haber dosyasının ilk bölümünde, Prof. Dr. Berdal Aral, Filistin devletinin durumunu uluslararası hukuka göre her millete tanınan kendi kaderini tayin hakkı bağlamında değerlendirdi.

Aral, İsrail'in işgal politikaları nedeniyle Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkının engellenmesi sorunu çözülmeden bağımsız Filistin devleti kurulamayacağını belirterek, şöyle devam etti:

"İsrail, yasa dışı yerleşim yerleri, Filistinlilere ait toprakların gasbedilmesi, evlerin tamiratına izin verilmemesi, Filistinlilerin keyfi şekilde evlerinden çıkartılması, kontrol noktalarıyla seyahat özgürlüğünün kısıtlanması, haksız hapis cezaları ve hapishanede işkence gibi uygulamalarla sadece insan hakkı ihlali değil insanlığa karşı suç işliyor."

İsrail tarafından 2002'de inşa edilmeye başlanan ayrım duvarının insanlığa karşı savaş suçu olduğunu anımsatan Aral, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) 2004'te, uluslararası hukuka ve self-determinasyona aykırı olduğu gerekçesiyle uygulamanın sonlandırılması ve Filistinlilere tazminat ödenmesi yönündeki görüşüne dikkati çekti.

Aral, Filistinli mültecilere ülkelerine geri dönüş hakkının kullandırılmadığını aktararak, "İşgal edilen topraklardan zorla çıkarılan insanlar, o topraklarda yaşayan halkın bir parçası ve uluslararası hukuka göre geri dönüş hakları her zaman var." diye konuştu.

İsrail'in işgal politikalarını "vahim insan hakları ihlalleri ve insanlığa karşı suç" olarak niteleyen Aral, "Uluslararası insan hakları örgütleri de İsrail'in apartheid devleti olduğunu kabul etti. Filistin halkına sistematik ırkçılık yapan, kapsamlı ayrımcılık uygulayarak hayatı zorlaştıran, sürekli zulüm üzerine inşa edilmiş bir devletten bahsediyoruz." ifadesini kullandı.

- "İsrail'in 1948'de elde ettiği topraklar da hukuka aykırı"

Aral, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK), İsrail'in 1967'de Batı Şeria, Doğu Kudüs, Gazze, Mısır'daki Sina Yarımadası ve Suriye'deki Golan Tepeleri'ni işgal etmesinin ardından aldığı 242 sayılı karara atıfta bulunarak, "Kararda İsrail'in işgal ettiği topraklardan çekilmesi isteniyordu. İsrail bu topraklardan çekilmedi. İşgal altındaki tüm Yahudi yerleşim birimleri uluslararası hukuka aykırı." şeklinde konuştu.

Uluslararası toplumun da İsrail'i 1967'de işgal ettiği topraklar nedeniyle "işgalci ülke" statüsünde kabul ettiğini kaydeden Aral, "Uluslararası hukuka göre askeri güç kullanarak toprak elde etmek yasaklanmıştır. Herhangi bir devletin askeri güç veya askeri güç tehdidiyle bir devletin ya da topluluğun toprağını işgal etmesi söz konusu olamaz. Bu bağlamda 1948'de İsrail'in elde ettiği topraklar da uluslararası hukuka aykırıdır." değerlendirmesinde bulundu.

- "Tüm Filistin Filistinlilere ait olmalı"

Aral, self determinasyonun, en temel haliyle belli bir bölgenin kaderine orada yaşayan halkın karar vermesi ilkesi olduğunu dile getirerek, "İsrail'in bir devlet olarak ortaya çıkması, Filistin halkının self determinasyon hakkının gasbıyla oldu. Sömürgecilik bağlamında incelendiğinde tüm Filistin sömürgeleştirildiği için mücadele Filistin'in tümünde yapılmalı. Tüm Filistin Filistinlilere ait olmalı." görüşünü paylaştı.

Filistin'in durumunu Fransa tarafından işgal ve ilhak edilen Cezayir'e benzeten Aral, şunları aktardı:

"Cezayir'in bağımsızlık mücadelesi başladığında 10 milyonluk ülkede 2 milyona yakın Fransız yaşıyordu. Fransızlar Cezayir'i kendi ülkeleri gibi görüyordu. Bu mücadele sırasında Cezayir halkı, Fransa'nın bütün rüşvetlerine, kurnazlık ve kumpaslarına karşı hiçbir anlaşma yapmadı. 'Tüm Cezayir bizim olacak.' dediler ve 1962'de zafere ulaştılar. Filistin ile ilgili durum da bu."

- "Uluslararası hukuk bağlamında Filistinlilere destek olunmalı"

Prof. Dr. Berdal Aral, Filistin'in 1988'den bu yana bir devlet olduğunun ve aynı zamanda Birleşmiş Milletlere (BM) üye olmayan gözlemci devlet statüsünde bulunduğunun altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:

"Filistin devleti zaten mevcut ama işgal altında bir devlet. Bu devletin sınırları, en azından Doğu Kudüs, Gazze ve Batı Şeria'yı kapsıyor fakat bugünkü haliyle iki devletli çözüm olarak önerilen şeyin mümkün olmadığını söyleyebiliriz. Filistin'de birçok Yahudi yerleşim yeri var, kontrol noktaları var, ayrım duvarı var. Bu şartlarda Filistin'den bağımsız bir devlet çıkartma şansınız yok."

Filistinlilere, uluslararası hukuk alanında destek olunması gerektiğine vurgu yapan Aral, sözlerini şöyle tamamladı:

"Filistin'e ekonomik, sosyal, askeri destek sağlanmalı, İsrail'e karşı kapsamlı ambargo uygulanmalıdır. Başta İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM Genel Kurulu bu konuda harekete geçirilmelidir. İslam dünyası bu konuda etkili çalışma yürütürse Afrika Birliği de Güney Amerika Uluslar Birliği de bunu destekleyecektir çünkü bu vicdani ve evrensel bir meseledir."


AA
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
5 bin kişi hastanelik oldu
5 bin kişi hastanelik oldu
Aynı aileden 4 ölü
Aynı aileden 4 ölü
‘Haksız kazancı olan bedelini öder’
‘Haksız kazancı olan bedelini öder’
Türk savunma sanayisinden kritik karar! Yabancı elektrikli araçları…
Türk savunma sanayisinden kritik karar! Yabancı elektrikli araçları…
Son Haberler
Romatizma sadece yaşlılarda görülmüyor! Gençlerdeki bu belirtiler artritin habercisi olabilir
Romatizma sadece yaşlılarda görülmüyor! Gençlerdeki bu belirtiler...
5 bin kişi hastanelik oldu
5 bin kişi hastanelik oldu
Aynı aileden 4 ölü
Aynı aileden 4 ölü
Bursa’da göçmen kaçakçılığı operasyonu!
Bursa’da göçmen kaçakçılığı operasyonu!
‘Haksız kazancı olan bedelini öder’
‘Haksız kazancı olan bedelini öder’
Çamaşır yıkama kaynaklı mikroplastik kirliliği filtre kullanımıyla azaltılabiliyor
Çamaşır yıkama kaynaklı mikroplastik kirliliği filtre kullanımıyla azaltılabiliyor

Ana Sayfa
Bursa Haberleri
Haberler
Siyaset
Dünya
Ekonomi
Magazin
Eğitim
Sağlık
Spor
Teknoloji
Yaşam
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Bursa Haberleri
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Haberler
  • Magazin
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.