• Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları
Anasayfa
  • Bursa Haberleri
  • Haberler
  • Siyaset
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Eğitim Sağlık Spor Teknoloji Yaşam
  • Ara
SON DAKİKA:
02:58
Bursa’da feci kaza! Belediye başkanının amcası hayatını kaybetti
02:40
Otel banyosunda akıma kapıldığı öne sürülen trans birey hayatını kaybetti
01:49
Kuzey Marmara Otoyolu'nda viyadükte keçiye kurtarma operasyonu
01:03
Bakan Göktaş: Terörle mücadelede malul sayılmayan vatandaşların başvuruları 1 Eylül'de başlıyor
00:44
Güngören'de silahlı kavga: 1'i ağır 2 yaralı
00:44
Çorum'da kazada yaralanan sürücü 2.86 promil alkollü çıktı
00:10
Karacabey TİGEM'in arap tayları 27 milyon 550 bin liraya alıcı buldu
00:07
Bariyerlere çarpan otomobil, hurdaya döndü; sürücü öldü, eşi yaralandı
00:04
Esenler'de 3 aracın karıştığı zincirleme kaza: 1 ölü 5 yaralı
Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Depremin yıl dönümü depresyonu tetikleyebilir
Sağlık
Yayınlanma: 28 Ocak 2024 - 12:28
Güncelleme: 28 Ocak 2024 - 12:29

Depremin yıl dönümü depresyonu tetikleyebilir

Ülkemizde on binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı asrın en büyük felaketlerinden biri olan 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünün, ülkece yaşadığımız travmanın da yıl dönümü olduğunu belirten Uzman Psikolog ve Psikoterapist Azize Yakut Okay, "Deprem gibi büyük felaketlerin ardından gelen ruhsal travmalardan sonra en çok gördüğümüz rahatsızlıklar depresyon ve TSSB" dedi.

Sağlık
28 Ocak 2024 - 12:28
Güncelleme: 28 Ocak 2024 - 12:29
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Ülkemizde on binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı asrın en büyük felaketlerinden biri olan 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünün, ülkece yaşadığımız travmanın da yıl dönümü olduğunu belirten Uzman Psikolog ve Psikoterapist Azize Yakut Okay, "Deprem gibi büyük felaketlerin ardından gelen ruhsal travmalardan sonra en çok gördüğümüz rahatsızlıklar depresyon ve TSSB" dedi.

6 Şubat depreminin yıldönümüne yaklaştığımız bu günlerde depremi birebir yaşayan veya dolaylı olarak yaşantılayan kişilerde ruhsal şikayetlerde artış görülüyor. Bu şikayetler uzun süredir azalmışken yeniden nüks etti. Bunun sebeplerine dair Uzman Psikolog ve Psikoterapist Azize Yakut Okay, açıklamalarda bulundu.

''Ruhsal travmalardan sonra en çok gördüğümüz rahatsızlıklar depresyon ve TSSB''

Deprem gibi felaketler kişide ciddi ruhsal travmalara yol açar, ruhsal travmanın ne olduğunu açıklayan Azize Yakut Okay, ''Ruhsal travma; ölüm, kayıp, taciz, kaza, hastalık, afet gibi olayların kişide ruhsal açıdan bıraktığı etkilere denir. Ruhsal travmalardan sonra en çok gördüğümüz rahatsızlıklardan biri Depresyon ve TSSB dir. Peki bu rahatsızlıkların belirtileri nelerdir. Korku, endişe, çaresizlik, öfke, aşırı uyarılmışlık hali, uyku düzeninde bozulma, iştahta bozulma, günlük rutinini sürdürememe, olaya dair flashbackler, yani olayı tekrar yaşantılama, güven duygusunda kayıp en sık gördüğümüz semptomlardır. Deprem özelinde konuşacak olursak bize başvuran kişilerde sıklıkla bir alarm durumu yani aşırı uyarılmışlık hali, sallanıyormuş hissi, yakınlarını sık sık arayıp kontrol etme gibi davranışsal tepkiler görüyoruz. Travmadan bahsetmişken, birincil ve ikincil travma kavramlarını açıklamak gerekir. Birincil travma, kişinin direkt maruz kaldığı bir olayı ve durumu; ikincil travmaysa kişinin dolaylı olarak yaşantıladığı, şahit olduğu bir olay ve durumu ve buna ruhsal olarak verdiği tepkileri ifade eder. Travmaya ikincil olarak maruz kalmış kişilerde de, tanıklık ettiği olaydaki kişilerin deneyimlediği gibi kaçınma, aşırı uyarılmışlık hali, yeniden yaşantılama belirtileri görülebilmektedir.

Peki depremi direkt yaşayan ve kayıpları olan depremzedeler ve ikincil travmaya maruz kalan, yani bu duruma TV den ya da yardım etmek amacıyla giderek şahit olan kişiler, neden bu dönemde ruhsal şikayetlerde artışla karşılaşıyorlar. Aslında bu durumun bir adı var, ruhsal travmada yıldönümü tepkisi. Nasıl ki evlilik, doğumgünü, tanışma gibi güzel anlarımızı hevesle beklediğimiz yıldönümleri varsa, maalesef ki bizi derinden sarsan olayların da yıldönümleri var. Travmatik olayın yıldönümüne yaklaşan bir ya da birkaç hafta öncesi ve sonrası gelişen ruhsal tepkilerdir aslında yıldönümü tepkileri. O tarih yaklaştıkça kişi o dönemlerde yaşadığı anları tekrar yaşantılamaya başlar. Bu sadece deprem için değil, kaybettiğimiz bir yakınımızın ölüm yıldönümü yaklaştığında da geçerlidir. Onunla geçirdiğimiz son dönemdeki anılar canlanır. Verdiği son tepkiler, aranızda geçen konuşmalar, son görüntüsü ve sizin o dönemdeki yas tepkileriniz tekrar canlanır. Bu tepkiler aslında bir geri dönüş değil, iyileşme ve yaraların sarılması sürecinin doğal ve gerekli bir parçasıdır'' dedi.

''Ruhsal travmanın yıldönümünde görülen ruhsal belirteçlerin başında yeniden yaşantılama gelir''

Okay, sözlerine şöyle devam etti: ''Ruhsal travmanın yıldönümünde görülen ruhsal belirteçlerin başında yeniden yaşantılama gelir, yaşadığımız olay veya kaybettiğimiz kişiyle ilgili anılar, rüyalar, duygular, düşünceler artar, kendimizi o anları düşünmekten alıkoyamayız. Kaybettiğimiz sevdiklerimizin yarım kalan hikayelerini, neleri sevdiğini, yokluğuna alışamamanın kederini yaşarız. Çok uzun zamandır düşünmediğimiz şeyleri düşünürken buluruz kendimizi. Çevremizdekilerin, çocuklarımızın depremle ilgili konuşmaya başladığını duyabiliriz mesela. Anı sahneleri deneyimleyebiliriz. Bedensel tepkiler verebiliriz, ağrı, uyuşma, sıkışma hissi gibi. Çaresizlik, kaygı, aşırı uyarılma hali, üzüntü, günlük rutini sürdürememe, uyku ve yeme düzeninde bozulmalar yaşayabiliriz. Az önce de belirttiğim gibi, bunlar geriye dönüş değil, yıldönümü yaklaşırken ruhumuzun, iyileşme ve yaraların sarılması sürecinin doğal ve gerekli bir parçasıdır.''

''Öncelikle bilmemiz gerek bunun geçici bir süreç olduğudur''

Yaşanılan durumla baş etmek için nelerin yapılması gerektiğini vurgulayan Okay, ''Öncelikle bilmemiz gerek bunun geçici bir süreç olduğudur. Sevdiğimiz ve bize güven veren kişilerle iletişimimizi artırmalıyız, birlikte olmanın her zaman iyileştirici gücü vardır. Bundan faydalanmalıyız. Sosyal desteğe sahip olmak kişinin güvende olduğu hissini inşada oldukça önemlidir. Duygularımızı, aklımızdan geçen düşünceleri ifade etmeliyiz, birileri tarafından anlaşıldığını hissetmek stres düzeyini azaltır. Diğerlerinin de aynı süreçleri yaşadığını bilmek, gruba ait hissetmek kaçınma tepkilerini azaltır ve devamlılık hissini artırır. Günlük rutinlere riayet etmek; iş, okul ve evdeki rutini bozmamak yine güvende hissetmek için asıl olanlardandır. Uyku, yeme, giriş-çıkış saatleri gibi. Ruhsal işleyiş rutini sever ve tercih eder, o yüzden bu tarz dönemlerde günlük işleyişi koruyabilmek iyileşmenin en önemli adımlarındandır. Gün ışığından faydalanmak, fiziksel olarak aktif olmak, ruh sağlığını olumlu yönde etkiler. Depresif belirtileri azaltır'' şeklinde konuştu.

''EMDR terapi tekniği travmatik yaşantılarda kısa sürede ve oldukça etkili bir yöntemdir''

Okay, sözlerini şöyle tamamladı: ''Tüm bunların yeterli olmadığı noktada bir uzmandan destek almak gerekir. EMDR terapi tekniği travmatik yaşantılarda kısa sürede ve oldukça etkili bir yöntemdir. EMDR, bu tür travmatik, izole anıların işlenmesini sağlayan fizyolojik temelli bir terapidir. Beynin bilateral uyarımı sonucu, beynin zamanında yapamadığı anıyı doğru depolama işlemini yapmasını sağlar. Kilitli kalmış anı ile diğer anı ağları arasında ilişki kurulması, öğrenmenin sağlanarak bilginin adaptif bir şekilde depolanması mümkün kılar. İşlemleme sonucunda kişitravmatik anıdan rahatsızlık duymaz ve travmatik anıyı yeni ve sağlıklı bir bakış açısıyla görür. Terapi ile sadece travmatik tepkiler, semptomlar ortadan kalkmaz. Yeni bakış açısının kazandırdığı pozitif inançlar, olumlu düşünceler ve duygular kişinin kendisine, ilişkilerine, dünyaya bakışını da olumlu yönde değiştirip, kişisel gelişimine katkı sağlar.

Unutmayın yaşanan güçlük sonrası büyüme ve iyileşme; önce kabul, sonra anlamlı bakış açıları geliştirmeyle gerçekleşir. ''


İHA
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
'Ele gelmeyen meme kitleleri milimetrik hassasiyetle tespit ediliyor'
'Ele gelmeyen meme kitleleri milimetrik hassasiyetle tespit ediliyor'
'Yazın kontrolsüz karpuz tüketimi kan şekerini yükseltebilir'
'Yazın kontrolsüz karpuz tüketimi kan şekerini yükseltebilir'
Sigara tüketimi beyni bozuyor! Nöroloji uzmanı uyardı: Hafıza merkezini adım adım inceltiyor!
Sigara tüketimi beyni bozuyor! Nöroloji uzmanı uyardı: Hafıza merkezini adım adım inceltiyor!
'Türkiye'de obezite sıklığı 15 yaş üzerinde yüzde 31,5 oldu'
'Türkiye'de obezite sıklığı 15 yaş üzerinde yüzde 31,5 oldu'
Son Haberler
Bursa için serinleten haber!
Bursa için serinleten haber!
ultrAslan lideri adli kontrolle serbest bırakıldı!
ultrAslan lideri adli kontrolle serbest bırakıldı!
50 metrelik uçuruma yuvarlandı
50 metrelik uçuruma yuvarlandı
AK Parti Bursa’dan 25.yıl kutlaması
AK Parti Bursa’dan 25.yıl kutlaması
Bursa’da feci kaza! Belediye başkanının amcası hayatını kaybetti
Bursa’da feci kaza! Belediye başkanının amcası hayatını kaybetti
Beşiktaş'ta son 5 yılda birçok proje hayata geçti
Beşiktaş'ta son 5 yılda birçok proje hayata geçti

Ana Sayfa
Bursa Haberleri
Haberler
Siyaset
Dünya
Ekonomi
Magazin
Eğitim
Sağlık
Spor
Teknoloji
Yaşam
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Bursa Haberleri
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Haberler
  • Magazin
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.