• Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları
Anasayfa
  • Bursa Haberleri
  • Haberler
  • Siyaset
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Eğitim Sağlık Spor Teknoloji Yaşam
  • Ara
SON DAKİKA:
02:03
Denizli'de silahlı kavga: 1 ölü, 3 yaralı
01:11
Marmaris açıklarında göçmen botu battı: 1 ölü, 2 kayıp
01:05
Bursa'da mobilya fabrikasında çıkan yangın söndürüldü
00:44
Fatih'te 4 katlı binadan beton parçalarının düştüğü anlar kamerada
00:36
Taşköprü'de çıkan yangında bir ev kullanılamaz hale
00:19
Elektrik direğine çarpan otomobilin alkollü sürücüsü ağır yaralandı
Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Haberler
  3. Deprem profesöründen şok açıklama
Haberler
Yayınlanma: 01 Kasım 2020 - 09:58
Güncelleme: 01 Kasım 2020 - 09:58

Deprem profesöründen şok açıklama

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Tolga Bekler, İzmir açıklarında meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremle ilgili...

Haberler
01 Kasım 2020 - 09:58
Güncelleme: 01 Kasım 2020 - 09:58
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Deprem profesöründen şok açıklama
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Tolga Bekler, İzmir açıklarında meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremle ilgili açıklamalarda bulundu. Bekler, "1970'deki Gediz, 1992'deki yine Seferihisar ya da Manisa depremlerini yaşadık. Maalesef deprem konusunun her 10 senede bir yaşandığı bir ülkede yine benzer depremleri görmeye alışmamız gerekiyor" dedi.
Ege Bölgesi'nde meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremin yıkıcı özellikleri olduğunu belirten ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Tolga Bekler, "Baktığımız zaman depremin yıkım özelliği oluşturabilecek nitelikte bir deprem. Özellikle de mühendislik hizmeti almamış binalarda veya belli bir mukavemet göstermiş, zayıflamış binalarda bu tür büyüklükteki depremlerin yıkım özellikleriyle karşılaşmamız muhtemeldir. Depremi üreten fay sistemleri sadece Sisam Adası'nın Kuzeyinde değil, yine aynı zamanda karada da devamı olan belli bir fay sistemleri var, farklı geometrilere sahip. Bakıldığı zaman bunların dönem içerisinde tarihsel ya da aletsel dönem diye tabir ettiğimiz, ölçülebilir niteliklere sahip İzmir çevresi; Aydın, Manisa'da olduğu gibi depremlerle karşı karşıya kalmışız" dedi.

"Ülkemizde her 10 yılda bir gördüğümüz depremlere alışmamız gerekiyor"
Büyük çaptaki depremlerin neredeyse her 10 yılda bir yaşandığına ve bu depremlere alışılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Bekler, "Ege Bölgesi'nin bu hareketlilik kapsamında bizim bu tektonik çerçevede, depremsellik kapsamı içerisinde çok küçük depremleri sıklıkla gördüğümüz, büyük depremleri daha seyrek gördüğümüz bir karaktere sahip. Özellikle Afrika Levhası ile Avrasya Levhası gibi çok büyük devasa levha arasında kalmış Anadolu bloğunun bu sıkışma zonları içerisindeki rahatlama evresinde Ege Bölgesi'ndeki açılma rejimi diye tabir ettiğimiz ve genelde de horst graben sınırlarını oluşturan faylar, bu tip depremleri oluşturabiliyor ve oluşturmaya da devam edecektir. 1970'deki Gediz, 1992'deki yine Seferihisar ya da Manisa depremlerini yaşadık. Maalesef deprem konusunun her 10 senede bir yaşandığı bir ülkede yine benzer depremleri görmeye alışmamız gerekiyor" diye konuştu.

"Ege depremi Marmara'yı etkilemez"
Ege Bölgesi'nde yaşanan depremin uzmanların devamlı tartıştıkları ve bekledikleri büyük Marmara depremini etkilemeyeceğini de sözlerine ekleyen Bekler, "Vücudunuzun herhangi bir yerinde oluşabilecek olan kırık ya da çatlağın, vücudunuzun başka bir bölümündeki başka bir kemiği harekete geçirmemesiyle hemen hemen aynı bir durum. Tektonizma dediğimiz bu yapı içerisindeki unsurların her birinin ayrı bir karakteri var, her biri ayrı bir kişilik. Marmara'dan geçen Kuzey Anadolu fayının farklı parçalarına ait geometrik sistemler ile Ege Bölgesi'ndeki geometrik sistemler birbirinden çok farklı. Ancak, birbirlerine çok yakın olan fayların gerinme aktarımı neticesinde yeni ve müstakil depremleri görme ihtimalimiz var. Ama dün meydana gelen deprem için söylememiz şu an için söz konusu görülmemekle beraber, ileri seviyede sismolojik, jeofizik ve jeodezik çalışmalarla daha net şekilde konuşulacağı net bir şekilde görülebilir. Özellikle yakın faylar için söylenebileceğini düşünüyorum. Şimdi yer içerisi oldukça karmaşık bir yapıya sahip ve bu yapı içerisinde bizim bildiklerimiz oldukça sınırlı. Ama şunu çok iyi biliyoruz ki hem bu fizik kanunudur. Yer içerisinde gelen basınç karşısında alan gerinmeye başlar, gerinme noktası belli bir aşamaya kadar devam eder ve yer bu aşamaya kadar olabildiğince mukavemet göstermeye çalışır, yenilmesi durumunda da kırılma oluşur. Ve bu bir yırtılma sürecidir. Bir kağıdın yırtılması gibi anlık bir süreç değildir ve bu sürecin içerisinde enerji yavaş yavaş azalmaya başlar, olağan durumuna geçer" şeklinde konuştu.

"Büyük depremin hemen ardından daha büyük bir deprem gördüğümüz bir durum değil"
İzmir açıklarındaki 6,6 büyüklüğündeki depremin ardından daha büyük bir deprem beklemediklerini de kaydeden Bekler, "Tabii daha büyük bir depremi, mevcut yırtılmanın sürecinden hemen sonra yaşamamız pek gördüğümüz bir durum değildir. Bu ne anlama geliyor? Aynı fayın kısa bir süre içerisinde deprem üretmesi oldukça zayıf görünmektedir ama bu ana şokun büyüklüğüne yakın bir depremin zaman içerisinde oluşması beklediğimiz bir durum. Bu söylemek hakikaten çok zor, orta büyüklükteki bir depremi yaşayabileceğimiz gibi çok daha fazla sayıda küçük depremlerle atlatabileceğimiz bir durum olur bu" dedi.

"Kanun ve yönetmelikler ne kadar fazla uygulanırsa risk o kadar azalır"
1999 yılında Gölcük'te yaşanan 7,5 büyüklüğündeki depremden bu zamana kadarki süreci de değerlendiren Prof. Dr. Bekler, "1999 yılına kadar olan depremlerin süreci içerisinde bina ve deprem yönetmelikleri mevcut ihtiyacı karşılayabilecek nitelikte değildi. Bu kadar ciddi anlamda yapısal hasar, ekonomik ve can kaybı yaşamamıştı Türkiye. 1912 Mürefte, 1939 Erzincan, 1967 Mudurnu ve 1953 Gönen depremlerinin olduğu zamanlarda bu kadar fazla nüfus, yerleşik düzen ve yapısal unsur fazla değildi. Dolayısıyla 1999 depreminden sonra meydana gelen tüm depremleri de kapsayan ve bunların etkilerini olabildiğince düşürmeye yönelik kanun, yönetmelik ve yönergeler ne kadar fazla yerinde uygulanırsa bu risklerden o kadar az etkileniriz diye düşünüyorum. Türkiye'nin en büyük eksiliği maalesef eğitimden ve bilimden uzak kalmasıdır. Ne kadar fazla uzak kalırsak, o kadar fazla zarar göreceğimiz aşikar" diye konuştu.
İHA
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Denizli'de silahlı kavga: 1 ölü, 3 yaralı
Denizli'de silahlı kavga: 1 ölü, 3 yaralı
Marmaris açıklarında göçmen botu battı: 1 ölü, 2 kayıp
Marmaris açıklarında göçmen botu battı: 1 ölü, 2 kayıp
Bursa'da mobilya fabrikasında çıkan yangın söndürüldü
Bursa'da mobilya fabrikasında çıkan yangın söndürüldü
Fatih'te 4 katlı binadan beton parçalarının düştüğü anlar kamerada
Fatih'te 4 katlı binadan beton parçalarının düştüğü anlar kamerada
Son Haberler
Denizli'de silahlı kavga: 1 ölü, 3 yaralı
Denizli'de silahlı kavga: 1 ölü, 3 yaralı
Marmaris açıklarında göçmen botu battı: 1 ölü, 2 kayıp
Marmaris açıklarında göçmen botu battı: 1 ölü, 2 kayıp
Bursa'da mobilya fabrikasında çıkan yangın söndürüldü
Bursa'da mobilya fabrikasında çıkan yangın söndürüldü
Fatih'te 4 katlı binadan beton parçalarının düştüğü anlar kamerada
Fatih'te 4 katlı binadan beton parçalarının düştüğü anlar...
Taşköprü'de çıkan yangında bir ev kullanılamaz hale
Taşköprü'de çıkan yangında bir ev kullanılamaz hale
Adana'da hırsızlık operasyonu: 5 tutuklama
Adana'da hırsızlık operasyonu: 5 tutuklama

Ana Sayfa
Bursa Haberleri
Haberler
Siyaset
Dünya
Ekonomi
Magazin
Eğitim
Sağlık
Spor
Teknoloji
Yaşam
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Bursa Haberleri
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Haberler
  • Magazin
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.