Cumhurbaşkanı Erdoğan, noktayı koydu, "Her yerde vuracağız"

Parti grubunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib kentinde rejim güçlerinin gerçekleştirdiği 2 saldırı sonucu toplamda 13 şehit vermemizin ardından bölgede atılacak adımları açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, noktayı koydu, "Her yerde vuracağız"

Parti grubunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib kentinde rejim güçlerinin gerçekleştirdiği 2 saldırı sonucu toplamda 13 şehit vermemizin ardından bölgede atılacak adımları açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, noktayı koydu,
Editor: Emrah Enes BİLGİÇ
12 Şubat 2020 - 12:28

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Konuşmasına İdlib'te Türk askerine yapılan hain saldırının ardından bölgedeki gelişmeler hakkında önemli bilgiler vererek başlayan Erdoğan, "Askerlerimize yönelecek olası saldırıda bugünden itibaren İdlib'le ve Soçi Muhtırası sınırlarıyla bağlı kalmadan rejim güçlerini her yerde vuracağımızı buradan ilan ediyorum. Bize verilen sözler getirilmediği gibi anlaşmaya da uyulmadı. Atılması gereken adımlar neyse atacağız" dedi.

Erdoğan'ın açıklamasından satırbaşları;
"Önceki gün rejim güçlerinin ateşi sonucu şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet yaralılarımıza şifa diliyorum. İdlib'de rejim ve onlarla hareket eden Rus güçleriyle ve İran destekli militanlar sürekli sivil halka saldırıyor katliam yapıyorlar. Türkiye bu duruma seyirci kalmayacak. İdlib'de rejim ve ruslar ile yine rejim ile birlikte hareket eden güçlerin çoğu saldırın teröristler değil sivil halkı hedef aldıklarını çiziyorum. İnsan haklarını, çocukları, kadınları ağızlarından düşürmeyenler bu saldırılar karşısında derin bir sessizliğe gömüldü.

"NE YAPMAMIZ GEREKİYORSA ONU YAPACAĞIZ"
Karada ve havada her ne gerekiyorsa çekinmeden hiç bir oyalamaya meydan vermeden bunu yapacağız. Bitmez tükenmez toplantıların sonucunu beklemeden hemen şimdi ne yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız. Artık kimsenin taşkınlığına, bağnazlığına, satılmışlığına, provokasyonuna göz yumacak değiliz.

"REJİM GÜÇLERİNİ HER YERDE VURACAĞIZ"
İdlib'deki askeri gücümüzü ciddi oradan tahkim ettik. Askerlerimize yönelecek olası saldırıda bugünden itibaren İdlib'le ve Soçi Muhtırası sınırlarıyla bağlı kalmadan rejim güçlerini her yerde vuracağımızı buradan ilan ediyorum. Bize verilen sözler getirilmediği gibi anlaşmaya da uyulmadı. Atılması gereken adımlar neyse atacağız. İdlib başta olmak üzere Suriye halkının hayatta kalma mücadelesine destek vermek sorumluluğumuz.

"SURİYE GÜVENDE OLACAK Kİ BİZ DE GÜVENDE OLALIM"
Bugün Suriye'de vermekten imtina edeceğimiz mücadeleyi yarın kendi topraklarımızda yürüteceğimizin bilincindeyiz. Artık herkes sadece saldırı alanında değil her yerde bedel ödeyeceğini bilmeli. Eğer Suriye terör örgütlerinin ve kukla rejimlerin elinde kalırsa bizim de güvenliğimiz tehlike altına girer. Unutulmamalıdır ki Suriye halkının özgürlük mücadelesi aynı zamanda 83 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının beka mücadelesidir. Suriye güvende olacak ki biz de kendi evimizde güvende olalım. Hala Türkiye'nin Suriye'de ne işi var diyenler var.

"BUNUN ADI TETİKÇİLİKTİR"
Birileri içeride sürekli fitne çıkarmanın, kafaları bulandırmanın peşinde. Açık söylüyorum. Bunun adı tetikçiliktir, alçaklıktır. Siyasetçinin görevi tetikçiliğe soyunmak değil.

"FETÖ'NÜN SİYASİ AYAĞI KILIÇDAROĞLU VE EKİBİDİR"
Türkiye'nin en büyük sorunlarından biri anamuhalefet ve onun başındaki zat. FETÖ'nün bir siyasi ayağı Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibidir. FETÖ'yü temsil eden kişi ve kuruluşların şahsımıza ve partimize başlattığı saldırılara herkes şahittir. Bu yapıyı suç örgütü ilan eden ve o MGK kararınn altında imzası olan benim. Sayın Baykal'ın başkanlıktan ayrılması ve yerine Kılıçdaroğlu'nun gelmesiyle CHP bu işin tam göbeğine yerleşmiştir.

"ATTIĞIMIZ ADIMLARIN HEP KARŞISINDA YER ALMIŞTIR"
CHP ise FETÖ hukuk tarafından terör örgütü olarak tanımladığı halde ısrarla bu yapının safında yer almıştır. FETÖ'nün MİT müsteşarına yönelik sinsi kumpasında CHP'nin ortaya koyduğu tavır FETÖ'nün siyasi ayağının örneğidir. Kılıçdaroğlu FETÖ ile mücadele konusunda attığımız her adımda karşımızda yer almıştır.

"KILIÇDAROĞLU VE EKİBİ OMURGASIZDIR"
Bölücü örgütlerle kol kola yürüyen CHP , 17-25 Aralık'tan sonra bu kadroya FETÖ'yü dahil etti. Kılıçdaroğlu ve ekibi omurgasızdır, FETÖ'ye diyet borçludur. Tek derdi şahsıma ve AK Parti'ye zarar vermektir. FETÖ mensupları tarafından hazırlanan dökümanlar, CHP milletvekilleri tarafından soru önergesi, teklif olarak gündemde tutulmuştur. CHP ısrarla bu yapının safında yer almıştır. Kılıçdaroğlu attığımız her adımda karşımızda durmuştur.

"BUNDAN ALA SİYASİ AYAK MI OLUR?"
Bu işin asıl dönüm noktası 17-25 Aralık dönemidir. CHP FETÖ'nün dolaşıma sürdüğü her argümana sarıldı. Bugün hepsi kaçak durumda olan FETÖ mensubu savcılarla CHP yöneticileri, 17-25 Aralık darbe girişimini yapan çeteye karşı çıkıyordu. Bundan ala siyasi ayak olur mu?

"BU YAPIYI DEVLETİN VİCDANI DİYE TARİF ETTİ"
Devleti FETÖ'den temizleme çalışmalarımızın hepsinde karşımızda hep CHP ve Kılıçdaroğlu'nu bulduk. FETÖ ne demişse Kılıçdaroğlu aynısını tekrar etti. Bu yapıyı devletin vicdanı diye tarif etti. Kılıçdaroğlu 15 Temmuz'dan sonra da'Askerler her koşulda emre itaat eder' diyerek darbecileri savunmaktan geri kalmamıştır.

"FETÖ NE DEMİŞSE KILIÇDAROĞLU AYNISINI TEKRAR ETTİ"
17-25 Aralık'tan sonra CHP Grup kürsüsü aylar boyunca, Kılıçdaroğlu tarafından, FETÖ mensuplarının montaj ve iftira kasetlerinin dinletildiği bir mecraya çevrilmiştir. FETÖ ne demişse, Kılıçdaroğlu aynısını tekrarlamıştır. Biz, "paralel devlet yapısı" adıyla FETÖ'nün üzerine giderken, Kılıçdaroğlu emniyet ve yargı içinde çöreklenmiş bu yapıyı "devletin vicdanı" diye tarif ediyordu. Bu şekilde tarif ettiği kişiler arasında Sayın Baykal'a kaset kumpası kuranların bulunduğunu özellikle hatırlatmak istiyorum. Devleti bu terör örgütünün mensuplarından temizleme çalışmalarımızın hepsinde, karşımızda öncelikle CHP'yi ve başındaki zatı bulduk. Allah aşkına bundan ala siyasi ayak olur mu? FETÖ ne demişse Kılıçaroğlu aynısını tekrar etti. Bu yapıyı devletin vicdanı diye tarif etti. Yaptığımız operasyonları 'cadı avı' olarak gösterdi.

"BEN DE BİRKAÇ SORU SORAYIM"
Madem bu işler soru sorarak oluyor. Ben de burada bir kaç soru sorayım. FETÖ'nün siyasi ayağı, FETÖ'cülerin devirmeye çalıştığı siyasetçi midir, yoksa yükseltmeye çalıştığı siyasetçi midir? Nereye bakarsan bak FETÖ'nün siyasi ayağı Bay Kemal'in yatak odasına girmiş haberi yok. Kılıçdaroğlu sürekli yalan söyleyerek boş ithamlarla suçunu bastırmaya çalışıyor.

İLKER BAŞBUĞ'A SERT SÖZLER
Malum Genelkurmay Başkanı çıksın şunu söylesin: Biz şu kadar FETÖ'cü subayı ordudan ihraç ettik, benim görevim değil. Eski Genelkurmay Başkanı, sizin döneminizde şu kadar ,FETÖ'cü subayı ihraç ettik desin, niye ihraç etmediniz? Eğer Genelkurmay Başkanı'nı Savunma Bakanı yaparak sivilleşme sürecine girdiyse, sivilleşmenin anlamı budur. 15 Temmuz ile birlikte FETÖ'cüler büyük bir ordan TSK'dan temizlenmiş oldu. Biz dün de milli irade düşmanlarına karşıydık, bugün de karşıyız. 2019'da tarihte eşine nadir rastlanacak şekilde faizler 4 ayrı indirimle yılı yüzde 12 ile kapattı. Turizmde yılı 51,7 milyon turist ve 34,5 milyar dolar turizm geliri ile kapattık."

YORUMLAR

  • 0 Yorum