Öztürk, Meclis kürsüsüne bir market poşetiyle çıkarak, söz konusu “iyileştirmenin” emeklinin günlük hayatında neye karşılık geldiğini somut şekilde anlattı.
Poşetten Sadece 6 Ürün Çıktı
1061 lirayla alınabilen ürünleri tek tek sayan Öztürk, poşette yalnızca şunların bulunduğunu söyledi:
2 litre sıvı yağ
250 gram margarin
Yarım kilo çay
Yarım kilo zeytin
Yarım kilo peynir
15 adet yumurta
Kasadan kalan 3 lira 75 kuruş ile sakız bile alınamadığını vurguladı.
“Bu Sadece Emeklinin Değil, Herkesin Meselesi”
Emeklilik sorununun yalnızca bugünü değil, tüm çalışanların geleceğini ilgilendirdiğini belirten Öztürk,
“Bugünün emekçisi yarının emeklisidir. Bugün emekliye reva görülen yaşam koşulları, yarın bu ülkede çalışan herkesin karşısına çıkacaktır. Konuştuğumuz mesele sizin de meselenizdir”
ifadelerini kullandı.
Türkiye’de 5 milyon 100 bin emeklinin en düşük maaşla yaşam mücadelesi verdiğini hatırlatan Öztürk, konunun milyonları doğrudan ilgilendirdiğini söyledi.
“Emekli Fatura mı Ödeyeceğini, İlacını mı Alacağını Düşünüyor”
Emeklilerin temel ihtiyaçlar arasında tercih yapmaya zorlandığını belirten Öztürk,
“Bu ülkede emekliler faturasını mı ödeyeceğini, ilacını mı alacağını düşünerek yaşıyor”
dedi.
CHP Grubu olarak taleplerinin net olduğunu ifade eden Öztürk, en düşük emekli maaşının en az asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini yineledi.
“AKP Öncesinde Emekli Pazara Çıkabiliyordu”
AKP iktidarı öncesinde emekli maaşlarının asgari ücretin yaklaşık 1,5 katı olduğunu hatırlatan Öztürk, o dönemde emeklilerin:
Kira ve gıdayı maaşının yarısıyla karşılayabildiğini,
Kalan gelirle fatura, ulaşım ve sağlık harcamalarını yapabildiğini,
Pazara çıkabildiğini, torununa harçlık verebildiğini
söyledi.
“Tüm Emeklilere Aynı Oranda Artış Yapılmalı”
Oransal artışlarla emekliler arasında adaletsizlik oluştuğunu savunan Öztürk, 20 bin lira maaş alan emeklilere hiçbir iyileştirmenin yapılmadığını belirtti.
Tüm emeklilere aynı oranda artış yapılması gerektiğini vurgulayan Öztürk, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çekilmesi çağrısını yineleyerek,
“Bu mesele artık bir ekonomi değil, insan onuru meselesidir”
dedi.










