Bursa’nın turizm potansiyelini daha ileriye taşımak amacıyla Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) işbirliğinde düzenlenen 5. Bursa Turizm Zirvesi, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde başladı.
Zirveye Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu BTSO Başkanı İbrahim Burkay, TÜRSAB Genel Başkanı Firuz Bağlıkaya ve çok sayıda davetli katıldı.
Konuşma öncesinde Karagöz Hacivat gösterisi gerçekleştirildi.
Bursa’nın turizmde ziyaretçi çekme konusunda bir sıkıntısı olmadığını, asıl sorunun kente gelen turistin daha uzun süre konaklamasını sağlamak olduğunu vurgulayan Burkay, “Bursa’nın turizm yetkinliği konusunda bir sıkıntısı yok. Bursa’nın sıkıntısı getirmiş olduğu turisti burada daha fazla konaklatabilmesi. Bizim bütün gayretimiz, Turizm Konseyimizin bütün çalışmaları Bursa’nın dünya ve Türkiye turizm ekonomisinden hak ettiği payı alması yönünde. Çünkü turizm aynı zamanda bir şehrin itibarıdır. Bir şehrin kendisini doğru anlatabilmesi, sahip olduğu güçlü taraflarını doğru şekilde ifade edebilmesi gerekiyor. Bursa’nın sanayide, ticarette nasıl önemli bir değeri varsa turizmde de aynı şekilde önemli bir potansiyeli var. Biz bu potansiyelin daha fazla değerlendirilmesini istiyoruz. Bursa turizmde de hak ettiği bu değeri en kısa zamanda alacaktır” ifadelerini kullandı.

Zirveye Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu BTSO Başkanı İbrahim Burkay, TÜRSAB Genel Başkanı Firuz Bağlıkaya ve çok sayıda davetli katıldı.
Konuşma öncesinde Karagöz Hacivat gösterisi gerçekleştirildi.
“BURSA’NIN TURİZMDEKİ ASIL SORUNU KONAKLAMA”
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın tarihi mirası ve coğrafi zenginlikleriyle önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu belirterek, “Bir şehrin bulunduğu coğrafyada tutunabilmesi için 3 temel dinamiği var. Bir tanesi tarihi ve kültürel mirası, ikincisi coğrafi güzellikleri, üçüncüsü de bunları zenginliğe dönüştürebilecek yerel girişimcilik kabiliyeti. Bursa’ya baktığımız zaman çok önemli bir tarihi ve kültürel mirasa sahibiz. Osmanlı’nın kuruluş mirası burada. Coğrafi olarak baktığımızda denizimiz var, Uludağ’ımız var. Bursa’nın hem tarihi hem de coğrafi açıdan çok güçlü değerleri bulunuyor. Biz BTSO olarak Bursa’nın bu tarihsel zenginliğini koruyarak geleceğe taşımak ve bunu vizyon ve projelerle geliştirmek için çalışıyoruz. Çünkü bu değerleri sadece korumak yetmez, onları Bursa’nın ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak şekilde değerlendirmek gerekiyor” dedi.
Bursa’nın turizmde ziyaretçi çekme konusunda bir sıkıntısı olmadığını, asıl sorunun kente gelen turistin daha uzun süre konaklamasını sağlamak olduğunu vurgulayan Burkay, “Bursa’nın turizm yetkinliği konusunda bir sıkıntısı yok. Bursa’nın sıkıntısı getirmiş olduğu turisti burada daha fazla konaklatabilmesi. Bizim bütün gayretimiz, Turizm Konseyimizin bütün çalışmaları Bursa’nın dünya ve Türkiye turizm ekonomisinden hak ettiği payı alması yönünde. Çünkü turizm aynı zamanda bir şehrin itibarıdır. Bir şehrin kendisini doğru anlatabilmesi, sahip olduğu güçlü taraflarını doğru şekilde ifade edebilmesi gerekiyor. Bursa’nın sanayide, ticarette nasıl önemli bir değeri varsa turizmde de aynı şekilde önemli bir potansiyeli var. Biz bu potansiyelin daha fazla değerlendirilmesini istiyoruz. Bursa turizmde de hak ettiği bu değeri en kısa zamanda alacaktır” ifadelerini kullandı.
“BURSA GEÇİLEN DEĞİL, KALINAN BİR YER OLMALI”
TÜRSAB Genel Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizmde artık yalnızca bir destinasyonun görülmesinin yeterli olmadığını, ziyaretçilerin bölgenin kültürünü ve yerel yaşamını deneyimlemek istediğini belirterek, “Bugün dünyada turizm rekabeti çok daha yoğun bir hale geldi. Artık turist sadece bir yere gidip orayı görmek istemiyor. O bölgenin kültürünü, hikâyesini, insanını, yerel hayatını deneyimlemek istiyor. Dolayısıyla bizim de yerel değerlerimizi turizm deneyimine dönüştürmemiz gerekiyor. Deniz, kum ve güneş turizminin yanında kültürümüzü, deneyimlerimizi, yeni destinasyonlarımızı ortaya koymamız gerekiyor. Turizm hareket demek, heyecan demek, kazanç demek. Ama turizmin gerçek anlamda yerel kalkınmaya dönüşmesi için gelen turistin daha uzun süre kalması, yerel işletmelerin bundan gelir elde etmesi, istihdam oluşturması ve bu gelirin yine bölgede kalması gerekiyor. Bunun için turistin burada daha fazla zaman geçirmesini sağlayacak nedenleri çoğaltmamız lazım” diye konuştu.Bursa’nın sahip olduğu değerlerin turizm açısından çok daha güçlü bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bağlıkaya, “Bursa sıradan bir turizm şehri değil. Osmanlı’nın kuruluş mirası burada. Hanları, çarşıları, külliyeleri, tarihi dokusu var. Uludağ var, İznik var, termal kaynakları var, gastronomisi var, sağlık turizmi var. Bütün bunları düşündüğümüzde Bursa’nın turizmden çok daha büyük bir payı hak ettiği açık. Ancak bu değerleri sadece sahip olduğumuzu söylemek yetmiyor. Bunları turizm ürünü haline getirmek, programlamak, satmak ve pazarlamak gerekiyor. Seyahat acenteleri burada çok önemli bir köprü görevi görüyor. Bir toplantı yapabilirsiniz, zirve yapabilirsiniz, kongre yapabilirsiniz, festival yapabilirsiniz ama sonunda ‘Bunu kim satacak, kim paketleyecek, kim pazarlayacak?’ sorusunun cevabını vermek zorundasınız. Seyahat acentelerini bu işin dışında bırakarak turizmde istediğimiz sonucu almamız mümkün değil. Bursa’nın hedefi sadece turistin uğradığı bir şehir olmak değil, turistin kaldığı ve deneyim yaşadığı bir şehir olmak olmalı. Bursa geçilen değil, kalınan, varılan bir yer olmalı” dedi.









