• Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları
Anasayfa
  • Bursa Haberleri
  • Haberler
  • Siyaset
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Eğitim Sağlık Spor Teknoloji Yaşam
  • Ara
SON DAKİKA:
08:37
Grönland Başbakanı Nielsen: Trump adayı ele geçirme fikrinden vazgeçti
08:16
Kalibaf'tan Trump'a yanıt: ABD'de 40 milyondan fazla kişi gıda kuponuna bağımlı
08:06
Venezuela'daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 645'e yükseldi
08:06
Sulama kanalında akıntıya kapılan çocuklardan biri boğuldu, diğeri kurtarıldı
05:36
Muğla'da denize giren 18 yaşındaki Polat, boğuldu
05:09
Manisa'da mevlitte dağıtılan tavuklu pilav sonrası 19 kişi hastanelik oldu
04:34
Küçükçekmece'de sürücüsünün makas attığı hafif ticari araç, 2 otomobile çarptı: 2 yaralı
03:48
Ankara'da NATO Zirvesi öncesi güvenlik tedbirleri toplantısı düzenlendi
03:15
İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Şişli'de dron destekli narkotik ve asayiş denetimine katıldı
02:08
Ankara'da NATO Zirvesi için önemler arttırıldı
01:46
Adana'da silahlı kavga: 1'i ağır 4 yaralı
01:37
Hatay'a kavga eden iki grup, polisin müdahalesiyle dağıldı
01:29
Tekirdağ'da apartman dairesinde patlama ve yangın: 2 ölü, 2 yaralı - YENİDEN
Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Bölgesel aşırı terleme sorununa çözüm
Sağlık
Yayınlanma: 01 Temmuz 2020 - 12:28

Bölgesel aşırı terleme sorununa çözüm

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. H. Ulaş Çınar, bölgesel aşırı terlemenin toplumda özellikle sosyal alanda kişiyi olumsuz etkileyen istenmeyen bir durum olarak ortaya çıkan bir sağlık...

Sağlık
01 Temmuz 2020 - 12:28
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Bölgesel aşırı terleme sorununa çözüm
Göğüs Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. H. Ulaş Çınar, bölgesel aşırı terlemenin toplumda özellikle sosyal alanda kişiyi olumsuz etkileyen istenmeyen bir durum olarak ortaya çıkan bir sağlık sorunu olduğunu söyledi.
Normal terleme (hidrozis), aşırı terleme (hiperhidrozis) terleme konularında bilgi veren Medicana International Samsun Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümünden Opr. Dr. H. Ulaş Çınar, "Normal terleme çevre sıcaklığı veya duygusal etkenlere fizyolojik bir cevap olarak beyindeki bazı özel bölgelerce ter bezlerinin uyarılması sonucu oluşur. Uyarılan ter bezlerinden buharlaşma yoluyla salınan sıvının ve vücutta birikmesi ile vücudun serinletilmesi sağlanır. Normal ölçülerdeki terleme miktarı 1ml/m2 den daha az olan terlemedir. Aşırı terleme ise vücutta sempatik sinir sistemi denilen irade dışı çalışan mekanizma ile ter bezlerinin aşırı uyarılması sonucu fizyolojik ihtiyacın ötesinde terleme olmasıdır. Ciddi aşırı terlemesi olan hastalarda 40 ml/m2'yi aşan miktarda ter üretilebilir. Hastanın lokal terleme miktarını anlamak için testler bulunmakta olup bu testler pratikte pek kullanılmamaktadır. Tanı, genel olarak hastanın şikayeti ve doktorun bu durumu gözlemlemesi ile konmaktadır. Aşırı terlemenin derecesini belirleyen hastalık skalası kullanılabilir. Hafif terleme bariz değil günlük yaşantıyı etkilemiyor, orta derecede terleme tolere edilebilir günlük yaşantıyı etkiliyor, şiddetli terleme kısmen tolere edilebilir, günlük yaşantıyı sıklıkla etkiliyor, çok şiddetli terleme tolere edilemez, günlük yaşantıyı daima etkiliyor. Bu skalaya göre aşırı terlemenin derecesi sınıflandırılabilir" dedi.

Aşırı terleme için ne zaman doktora gidilmesi konusunda bilgi aktaran Opr. Dr. H. Ulaş Çınar, "Bu durum, kişinin günlük aktivitelerini, psikolojik durumunu ve sosyal yaşantısını etkiliyorsa, şöyle ki; tokalaşmaktan, insanlarla tanışmaktan çekiniyor, kalem tutamıyor, el aletlerini kullanamıyorsa, mutlaka tedavi edilmelidir. Anatomik dağılım olarak İki türlü terleme vardır lokal ve yaygın olmak üzere. Lokal terlemenin en sık rastlanan alt grubu ise primer (idyopatik, nedeni bilinmeyen) aşırı terlemedir. Bu lokal primer aşırı terleme olgularında koltuk altları, avuç içi, ayak tabanları, baş-boyun bölgesi gibi belli özel bölgelerde aşırı terleme olur. Sebebi bilinmeyen bu hastalıkta altta yatan başka bir hastalık bulunmaz. Lokal aşırı terleme erken çocukluk döneminde başlar, ergenlik döneminde artma eğilimi gösterir. Genellikle avuç içleri erken çocukluk döneminde, koltuk altı bölgesi ergenlik döneminde, baş-boyun bölgesi ise erken erişkin dönemde şiddeti artar. Nüfusun yaklaşık yüzde 3'ünde görülür. Hastalar hekime genelde 18-25 yaş arasında başvurur. Öğrenci olanlar ıslak el ile tutulan ödevlerinin lekelendiğini, kalem boyasının aktığından, bilgisayar klavyesinde ter birikmesinden şikayetçi olurlar. Bu hastalar küçüklüklerinden beri şikayetlerinin olduğunu ve ilerleyen yaşla birlikte sosyal ilişkilerinde sorun yaşadıklarını ifade ederler. Bu durum bazı hastalarda meslek seçimine ve hastanın psikolojik durumuna dahi etki eder. Aşırı terleme, stres anında gözlenebildiği gibi hiçbir etki olmaksızın da gerçekleşebilir" diye konuştu.
Dr. Çınar, şöyle devam etti:
"Lokal hiperhidroz yaz aylarında daha şiddetlenir. Kuru bir el herhangi bir stres anında dakikalar içinde sırılsıklam olabilir. Zaman zaman akan bu ter zemine damlar. Genellikle geceleri bir sorun oluşturmaz. Hem erkeklerde hem de kadınlarda görülebilir. Sekonder aşırı terleme ise belli bir nedene bağlı olan terlemedir ve tüm vücudu etkilemektedir (yaygın terleme). Genelde erişkinlerde görülür. Aşırı terleme hem uyurken hem de uyanıkken oluşur. Yaygın aşırı terleme nedenleri; enfeksiyonlar, endokrin bozukluklar veya değişiklikler (hipertiroidizm, hiperpituitarizm, diabetes mellitus, menopoz, hamilelik, feokromasitoma, karsinoid sendrom, akromegali), nörolojik bozukluklar (parkinsonizm), malignensiler (myeloproliferatif sendromlar, hodgkin hastalığı), ilaçlar (antidepresanlar), zehirlenmeler, alkol ve uyuşturucu maddeler, tüberküloz gibi kronik hastalıklar, BMI> 28 üzeri olan kilolu hastalar olabilir. Terlemenin lokal mi yaygın mı olduğu çeşitli laboratuvar tetkileri ile sekonder aşırı terleme olup olmadığı araştırılıyor. Deneyimli bir hekim tarafından yapılan tam bir fizik muayene ve anamnez sonrası lokal hiperhidrozla sekonder hiperhidroz ayrımı sıklıkla yapılabilir. Yaygın terlemenin tedavisinde nedene yönelik yaklaşmak gerekir."

Opr. Dr. H. Ulaş Çınar, aşırı terlemenin tedavisi hakkında şunları söyledi:
"Aşırı terlemeye neden olan durum araştırılarak etken ortaya konduktan sonra, bu etkeni ortadan kaldırmakla aşrı terleme sorunu çözülebilir. Bölgesel aşırı terleme tedavisinde çeşitli yöntemler vardır. Harici ilaçlar-kremler: Etil alkol içinde alüminyum klorid, glutaraldehid kullanılabilir. Daha çok ayak aşırı terlemesinde tercih edilir. Ellerde tahrişe, kötü kokuya sebep olabilir. Etkisi günlüktür. Hafif dereceli terlemelerde kullanılabilir. İontoforez; hastanın terleyen bölgesine elektriksel uyarı prensibine dayalı bir yöntemdir. Ciddi komplikasyon riski olmaması, girişimsel bir yöntem olmaması avantajlarıdır. Etkisi 1-2 haftalıktır. Kolay erişilemeyen, her yerde bulunmayan, etki süresi kısa bir yöntem olması dezavantajlarıdır. Belli aralıklarla tekrarlamak gerekir. Koltuk altında uygulanamaz, hamileler, pacemaker takılı hastalar veya metal implantlı hastalara uygulanamaz. Botox (botilinum toksini) enjeksiyonu: Terleyen bölgeye enjeksiyonlar uygulanarak yapılır. Etkisi genellikle 6 ay civarında sürer ve tekrarlayan uygulamalar gerektirir. Etki süresi 6 ay ile sınırlıdır. Uygulama özellikle el içinde çok ağrılı olabilir. Bir bölge için deri altına 20-30 enjeksiyon gerekir. Hastaların yarısında kas güçsüzlüğü görülebilir. Çeşitli ağızdan alınabilen ilaçlar: Antikolinerjik ilaçlar, trisiklik antidepresanlar, beta blokerler, kalsiyum kanal blokerler ağızdan alınan ilaçlar olmakla birlikte yan etkilerinin çokluğu nedeniyle kullanımı çok sınırlıdır. Cerrahi tedavi (ETS): Kişinin günlük yaşam, mesleki aktivite, sosyal ilişkiler ve kişiliğinin etkilendiği terleme vakalarında ameliyat yöntemi gündeme gelmelidir. Hiperhidrozis vücutta bulunan ter bezlerinin sempatik sinir sistemi tarafından aşırı uyarılması ile sonuçlanan bir süreçtir. Bu nedenle ilgili ter bezlerine giden sempatik sinirlerin kesilmesi cerrahi tedavinin ana hedefidir. hiperhidrozis tedavisindeki tek kalıcı ve kesin çözüm cerrahi yöntemdir. Genel anestezi altında kapalı ameliyat şeklinde (video yardımlı torakoskopi: VATS) göğüs kafesine 0,5-1 cm'lik iki (nadiren üç) kesi ile yapılmaktadır. Sempatikotomi, yani sempatik zincirin kesilmesi işlemi uygulanabileceği gibi sempatektomi ile sinirin kesilip çıkarılma işlemi de yapılabilmektedir. Sinirin ablasyon olarak isimlendirilen kesilmeden elektrokoter ile yakılması, sinirin metalik klips ile sıkıştırılması ya da alkol fenol enjeksiyonu uygulanması da kullanılabilen diğer prosedürlerdir. Günümüzde çoğu merkez tarafından uygulanan teknik sempatikotomi olmakla birlikte ameliyatın ismi yaygın kullanılan haliyle sempatektomidir. Şiddetli el terlemesi, yüz terlemesi, koltuk altı terlemesi ve yüz kızarması, refleks sempatik distrofi, raynaud fenomeni, üst ekstremite iskemsi gibi sempatik sistem bozuklukları ETS yöntemiyle tedavi edilebilmektedir. Lokal terlemede tam tedavi oranı yüzde 100, hasta memnuniyeti yüzde 98,5'tir. Hiçbir cerrahi operasyon risksiz değildir. ETS'de de diğer cerrahi operasyonlar da gözlenen kanama, enfeksiyon gelişimi gibi genel komplikasyonlar gelişebilir. Ancak bu komplikasyonlar çok çok düşük orandadır. Ameliyat sonrası terleme şikayeti tekrarlar mı? Rekürrens oranı yüzde 1 civarında görülür. Cerrahi sonrası 3 yıl içinde gözlenir. Rekürrens vakalarının yüzde 25'i ilk 6 ay içinde görülür. En sık sebebi yetersiz sempatik blokaj veya sempatik rejenerasyondur. Son söz olarak; aşırı terlemenin tedavisinde esas olan bu işlemin deneyimli bir göğüs cerrahı tarafından güvenilir bir merkezde yapılmasıdır. Amaç, hastanın beklentilerine uygun olarak sosyal hayata dönüşünü sağlıklı bireylerdeki normal terleme hali ile sağlamaktır."
İHA
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
5,5 saat süren ameliyatla sağlığına kavuştu
5,5 saat süren ameliyatla sağlığına kavuştu
İzmir'de bir ilk; koltuk altından girilerek yapılan ameliyatla kanserden kurtuldu
İzmir'de bir ilk; koltuk altından girilerek yapılan ameliyatla kanserden kurtuldu
'Yaz tatili göz lazer operasyonu için engel değil'
'Yaz tatili göz lazer operasyonu için engel değil'
'Uzun süren reflü kanser riskini artırabilir'
'Uzun süren reflü kanser riskini artırabilir'
Son Haberler
Grönland Başbakanı Nielsen: Trump adayı ele geçirme fikrinden vazgeçti
Grönland Başbakanı Nielsen: Trump adayı ele geçirme fikrinden vazgeçti
Kalibaf'tan Trump'a yanıt: ABD'de 40 milyondan fazla kişi gıda kuponuna bağımlı
Kalibaf'tan Trump'a yanıt: ABD'de 40 milyondan fazla kişi...
Venezuela'daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 645'e yükseldi
Venezuela'daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin...
Sulama kanalında akıntıya kapılan çocuklardan biri boğuldu, diğeri kurtarıldı
Sulama kanalında akıntıya kapılan çocuklardan biri boğuldu, diğeri...
Muğla'da denize giren 18 yaşındaki Polat, boğuldu
Muğla'da denize giren 18 yaşındaki Polat, boğuldu
Rektör Çakar covid-19 pandemisini anlatı
Rektör Çakar covid-19 pandemisini anlatı

Ana Sayfa
Bursa Haberleri
Haberler
Siyaset
Dünya
Ekonomi
Magazin
Eğitim
Sağlık
Spor
Teknoloji
Yaşam
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Bursa Haberleri
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Haberler
  • Magazin
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.