Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından, sahte belgeyle mücadelede risk analizine dayalı ve gönüllü uyumu önceleyen denetim anlayışı kapsamında yürütülen Sahte Belge ile Mücadele Gözetim Programı III (SBİMP-III) sonuçlandı.Program kapsamında, Vergi Denetim Kurulu Risk Analiz Merkezi bünyesinde geliştirilen KURGAN sisteminin geçmiş dönem verileri üzerinden ürettiği risk çıktıları esas alınarak şüpheli işlemlere alıcı sıfatıyla taraf olduğu değerlendirilen 34 bin 315 mükellefe bilgi isteme yazısı tebliğ edildi.KURGAN tarafından üretilen risk sinyalleri, tek başına bir işlemin sahte olduğunu veya mükellefin sahte belge kullandığını ortaya koyan bir tespit niteliği taşımıyor. Gözetim süreciyle mükelleflere, riskli görülen işlemleri araştırmaları, işlemin gerçekliğine ilişkin bilgi ve belgelerini değerlendirmeleri ve gerekli görmeleri halinde vergisel yükümlülüklerini inceleme sürecine başlanmadan önce düzeltmeleri için rehberlik sağlandı.
MÜKELLEFLER GÖNÜLLÜ UYUM GÖSTERDİ
SBİMP-III kapsamında kendisine bilgi isteme yazısı tebliğ edilen mükelleflerin önemli bir kısmı, gözetim konusu alış faturalarına ilişkin düzeltme beyannamesi vererek herhangi bir sahte belge kullanma incelemesine gerek kalmaksızın vergisel yükümlülüklerini gönüllü olarak yerine getirdi.Verilen düzeltme beyannameleri sonucunda;– KDV matrahı– 25 milyar 984 milyon 538 bin 488 lira– Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahı– 2 milyar 746 milyon 46 bin 244 lira– Toplam vergi matrahı düzeltmesi– 28 milyar 730 milyon 584 bin 732 liraDüzeltme beyannamelerinin yüzde 97,46’sının ihtirazi kayıt konulmaksızın verilmiş olması, program kapsamında ulaşılan sonuçların çok büyük ölçüde mükelleflerin gönüllü uyumuna dayandığını ortaya koydu.TEK BİR GÖZETİM PROGRAMIYLA 2025 YILI PERFORMANSININ ÜZERİNDE SONUÇ
SBİMP-III kapsamında gönüllü uyum yoluyla düzeltilen 28,7 milyar TL’lik toplam matrah, Vergi Denetim Kurulunun 2025 yılında sahte belge incelemeleri sonucunda tespit ettiği 7,9 milyar TL matrah farkının yaklaşık 3,63 katına ulaştı.Aynı tutar, 2025 yılında sahte belge kullanma yönünden izaha davet edilen mükelleflerin artırdığı 3,65 milyar TL matrahın yaklaşık 7,86 katı olarak gerçekleşti.Böylece yalnızca SBİMP-III kapsamında gönüllü olarak düzeltilen matrah, 2025 yılında sahte belgeye ilişkin vergi incelemeleri ile izaha davet uygulamalarında ortaya çıkan toplam matrah etkisinin yaklaşık 2,49 katına ulaştı.Program, yalnızca mali sonuçları itibarıyla değil, vergi inceleme kapasitesinin daha etkin kullanılmasına sağladığı katkı bakımından da önemli sonuçlar ortaya koydu.Gözetim kapsamına alınan mükelleflerin incelemeye sevk edilmeden gönüllü uyum yoluyla vergisel yükümlülüklerini düzeltmeleri, vergi müfettişlerinin zamanı ve emeğinin daha yüksek risk taşıyan konulara yönlendirilmesine imkân sağladı.KURGAN, İNCELEMELERİN DE HIZLANMASINA KATKI SAĞLADI
SBİMP-III yalnızca sahte belge kullanma riskinin giderilmesine yönelik bir çalışma olarak tasarlanmadı.Program kapsamında mükelleflerden alınan bilgi ve belgeler ile yapılan araştırmalar sayesinde, şüpheli işlemlerin diğer tarafında bulunan satıcılar hakkında yürütülecek sahte belge düzenleme incelemeleri için gerekli karşıt inceleme altyapısı da oluşturuldu.Gönüllü düzeltme dışında kalan işlemlerde alıcı tarafına ilişkin karşıt inceleme ve delil toplama çalışmalarının tamamlanmasıyla, satıcılar nezdinde daha sonra yürütülecek sahte belge düzenleme incelemelerinde vergi müfettişlerinin aynı alıcılar nezdinde yeniden karşıt inceleme yapma ihtiyacı önemli ölçüde azaltıldı.Böylece KURGAN, yalnızca riskli işlemlerin erken aşamada belirlenmesini değil, vergi incelemelerinin daha kısa sürede ve daha güçlü bir delil altyapısıyla tamamlanmasını da desteklemiş oldu.Aynı süreçte elde edilen bilgi ve belgeler, farklı riskler nedeniyle ilerleyen dönemlerde incelemeye alınabilecek mükellefler açısından da işlemlerin gerçekliğinin ortaya konulmasına katkı sağlayacak bir veri ve delil altyapısı oluşturdu.İNCELEMEDEN ÖNCE ARAŞTIRMA VE DÜZELTME İMKANI
Gözetim yaklaşımının temel amaçlarından biri de mükelleflerin vergisel risklerden henüz vergi incelemesi başlamadan haberdar edilmesiydi.Bilgi isteme yazısıyla riskli görülen işlemleri hakkında bilgilendirilen mükelleflere, işlemlerini araştırmaları, satıcılarıyla ilgili gerekli kontrolleri yapmaları, bilgi ve belgelerini hazırlamaları ve gerekiyorsa beyannamelerini düzeltmeleri için zaman tanındı.Böylece daha sonra bir vergi incelemesine ihtiyaç duyulması halinde mükellefler de inceleme konusu işlemlerden önceden haberdar olarak gerekli araştırma ve belge hazırlıklarını tamamlayabilecek zamana sahip oldu.