ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Türkiye ile Azerbaycan arasındaki dostane ilişkiler, herhangi iki devlet arasındaki münasebetlerin çok ötesindedir. Bizleri birbirimize bağlayan, ortak tarih, ortak kültür, ortak dil ve ortak gönül dünyasıdır" dedi.Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde '28 Mayıs Azerbaycan Cumhuriyeti Bağımsızlık Günü' ve '26 Haziran Azerbaycan Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetler Günü' etkinliğine katıldı. Azerbaycan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Uraloğlu, Azerbaycan halkının Milli Günü'nü kutladı.'İLİŞKİNİN ÖZÜ BİR MİLLET, İKİ DEVLET'Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerin tarihi ve kültürel bağlarına dikkat çeken Bakan Uraloğlu, "Merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in hafızalarımıza kazınan 'Bir millet, iki devlet' sözü, bugün yalnızca bir vecize değil; ilişkilerimizin özü, ruhu ve istikametidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Azerbaycan'ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir' anlayışı temelinde yükselen kardeşliğimiz, aradan geçen yıllar boyunca, her geçen gün daha da güçlenmiş; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev'in güçlü liderlikleri sayesinde stratejik ortaklığın da ötesine geçmiştir. 2021 yılında imzaladığımız Şuşa Beyannamesi, ilişkilerimizi müttefiklik seviyesine çıkararak taçlandırmıştır. Bugün, Türkiye ile Azerbaycan, kötü günde birbirinin yanında duran, birbirine omuz veren, birbirinin gözyaşını silen, sevincine ortak olan iki kardeş ülkedir" diye konuştu. '6 ŞUBAT DEPREMLERİNDEKİ KARDEŞLİK ELİ DAİMA GÖNÜLLERİMİZDE'İki ülkenin zor zamanlardaki dayanışmasına değinen Uraloğlu, İkinci Karabağ Zaferi ve 6 Şubat depremlerini hatırlatarak, "İkinci Karabağ Zaferi sürecinde Türkiye'nin, Azerbaycan'ın haklı davasına verdiği güçlü destek nasıl tarih sayfalarında bir gurur vesikası olarak yerini aldıysa, asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin ardından Azerbaycan'ın milletimize uzattığı kardeşlik eli de daima gönüllerimizde müstesna bir yere sahip olacaktır. O zor günlerde Azerbaycan halkının gösterdiği dayanışma, aslında aramızdaki kardeşliğin ne kadar derin ve samimi olduğunun en güçlü göstergelerinden biri olmuştur. Karabağ'da yeniden imar ve ihya çalışmalarında ortaya koyduğumuz ortak irade, bölgenin geleceğine dair umutlarımızı daha da güçlendirmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımlarıyla 2025 yılında açılışını yaptığımız Laçın Uluslararası Havalimanı, Karabağ topraklarını dünyaya bağlayan kapılardan biri olmuştur. Karabağ'da yükselen her eser, ayağa kalkan her şehir ve yeniden hayat bulan her yuva; aynı zamanda Türk dünyasının ortak gururudur" ifadelerini kullandı.'15 MİLYAR DOLARLIK TİCARET HACMİ HEDEFİ'İlişkilerin ulaştırmadan enerjiye, ticaretten savunma sanayisine kadar pek çok alanda ilerlediğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, şöyle devam etti:"Sayın Cumhurbaşkanlarımızın ikili ticaretimiz için ortaya koydukları 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine en kısa sürede ulaşacağımıza olan inancımızı da bu vesileyle dile getirmek isterim. Ulaştırma ve bağlantısallık alanında ortaya koyduğumuz ortak akıl ve vizyon, ülkelerimizin yanı sıra, bölgemize ve ötesine de katkılar sağlamaktadır. Orta Koridor'un güçlendirilmesi, 'Trump Uluslararası Barış ve Refah Koridoru'nun (TRIPP) hayata geçirilmesi yönündeki çabalar, Hazar'dan Avrupa'ya uzanan ulaşım ve enerji hatları; bölgemizin refahı, istikrarı ve ekonomik entegrasyonu açısından son derece kıymetlidir. Türkiye ve Azerbaycan, bugün sadece kendi halklarının değil, daha geniş bir coğrafyanın barışına, kalkınmasına ve istikrarına katkı sunan iki önemli aktör konumundadır." 'ULUSLARARASI PLATFORMLARDA OMUZ OMUZA HAREKET EDİYORUZ'İki ülkenin uluslararası alandaki ortak duruşuna ve bölgedeki normalleşme süreçlerine de değinen Uraloğlu, şunları söyledi:"Uluslararası platformlarda da omuz omuza hareket ediyor; birbirimizin haklı davalarına güçlü destek veriyoruz. Başta Birleşmiş Milletler, Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer çok taraflı platformlar olmak üzere, her zeminde dayanışma içinde hareket ediyoruz. Bu güçlü birlikteliği ortak geleceğimizin de bir teminatı olarak görüyoruz. Bölgemizde büyük bir emek ve özveriyle yürüttüğümüz barış ve normalleşme süreçlerinin, geniş coğrafyamızın istikrar ve refahına büyük katkılar sunacağından şüphe duymuyoruz. İnanıyoruz ki, bölgemizde çatışmanın yerine uzlaşının, ayrışmanın yerine işbirliğinin hakim olduğu bir gelecek mümkündür. Türkiye ve Azerbaycan da bu parlak geleceğin inşasında öncü rol oynamayı sürdürecektir."
DHA
DHA









