MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ankara'da öğrencilerin sosyal-duygusal gelişimlerini desteklemeye yönelik 'Duygu Değer Temelli Esenlik Projesi' ve bu kapsamda kurulacak dijital platform çalışmalarının değerlendirildiği çalıştaya katıldı. Bakan Tekin, "Çocuklarımızın ilgisini yakalayan her içerik onların iyiliğini, güvenliğini ve gelişimini de gözeten bir hassasiyetle üretilmelidir" dedi.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; 'Duygu Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi' ile öğrencilerin dijital ortamlarda bilinçli, güvenli ve sorumlu bireyler olarak var olmalarının desteklenmesi hedefleniyor. 3 fazdan oluşan proje kapsamında; dijital esenlik modelinin oluşturulması, eğitim programlarının hazırlanması ve dijital esenlik platformunun geliştirilmesi planlanıyor. Projede nezaket, adalet, sorumluluk, empati, saygı ve mahremiyet gibi değerler merkeze alınıyor. Proje kapsamında Ankara ve İstanbul'da öğrenciler ve öğretmenlerle saha çalışmaları yürütülürken, farklı eğitim kademelerine yönelik pilot uygulamalar da hayata geçirildi. Ortaöğretim düzeyinde 23 pilot okulda uygulamalar tamamlanırken, ilkokul düzeyindeki çalışmalar 40 ilde devam ediyor. Projenin yeni aşamasında ise çocuklar için güvenli ve etik ilkelere dayalı bir dijital esenlik platformu oluşturulması hedefleniyor. 'ELİMİZDEN GELENİ YAPMAYA ÇABA SARF EDİYORUZ'Ankara'da düzenlenen çalıştayda konuşan Bakan Tekin, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş'ta yaşanan olaylara değinerek, "Geçtiğimiz günlerde önce Siverek'te ardından Kahramanaraş'ta yaşadığımız olay bizi ziyadesiyle üzdü. Ama bir taraftan da bu yürüttüğümüz çalışmaların belki daha hızlı bir şekilde yürümesi, yani doğru yolda olduğumuzu ve daha hızlı hareket etmemizi bize salık veren bir durum oldu bizim açımızdan. Bu olaylar bizim uzun süredir üzerinde hassasiyetle durduğumuz çocuk, aile, okul iklimi, akran ilişkileri ve dijital mecralar başlıklarının aslında ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Çocuklarımızın iç dünyasını, aileleriyle kurduğu bağı, akran çevresini, okulda hissettiği aidiyeti, dijital mecralarda karşılaştığı içerikleri ve toplum olarak ürettiğimiz dili aynı bütünün parçaları olarak değerlendirmek durumunda olduğumuzu bir kez daha bize gösterdi. Bakanlık olarak biz de bu sorumluluk bilinci içerisinde bütün paydaşlarımızla birlikte kararlılıkla elimizden geleni yapmaya çaba sarf ediyoruz" dedi. 'KALICI BİR YAPIYA SAHİP OLACAĞINA İNANIYORUM'Proje kapsamında Ankara ve İstanbul'da yaklaşık 10 bin öğrenci ve öğretmenle görüşmeler gerçekleştirildiğini belirten Tekin, "Evlatlarımız dijital dünyada bir içerikle karşılaştığında ne hissettiğini fark edebilsin, bir paylaşım yaparken mahremiyetini düşünebilsin, bir yorum yazarken başkasının hakkını da gözetebilsin, bir grup içinde dışlandığında zorbalığa maruz kaldığında ya da yanlış bir yönlendirmeyle karşılaştığında başvurabileceği güvenli yolları bilebilsin, öğretmeninden ailesinden ve rehberlik mekanizmalarından destek alabileceğini hissetsin istiyoruz. Önümüzdeki süreçte çocuklarımızın da görüşlerini ayrıca alacağız. Çünkü bu platformu çocuklarımız adına kurarken onların sesini, dilini ihtiyaçlarını ve tecrübelerini de dikkate almak istiyoruz. Öğretmenlerimizin gözlemi, ailelerimizin hassasiyeti, akademisyenlerimizin birikimi, uzmanlarımızın emeği ve çocuklarımızın kendi sesi bir araya geldiğinde dijital esenlik platformumuzun çok daha kuşatıcı çok daha işlevsel ve kalıcı bir yapıya sahip olacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.'HER İÇERİK HASSASİYETLE ÜRETİLMELİDİR'Tekin, ailelere özellikle seslenmek istediğini söyleyerek, "Çocuklarımızın dijital dünyadaki yolculuğunda en güçlü koruyucu bağ evde kurulan güven ilişkisidir. Evlatlarımızın hangi mecralarda vakit geçirdiğini, hangi içeriklerle karşılaştığını, hangi gruplara dahil olduğunu, hangi kelimeleri yoğun olarak kullandığını, neye sevindiğini, neye öfkelendiğini, nerede içine kapandığını dikkatle takip etmek; bunu baskıyla, korkuyla, suçlayıcı bir dille yapmadan sevgiyle sabırla ve güven veren bir yakınlıkla sürdürmek bugün ailelerimizin çocuklarına vereceği en kıymetli desteklerden birisidir. Medya kuruluşlarımızdan dijital içerik üreticilerine, teknoloji şirketlerinden sivil toplum kuruluşlarına kadar bütün paydaşlarımızı da çocuklarımızın ruh dünyasını, mahremiyetini, dikkatini ve değer dünyasını gözeten daha sorumlu bir dil ve tasarım anlayışına davet ediyorum. Çocuklarımızın ilgisini yakalayan her içerik onların iyiliğini, güvenliğini ve gelişimini de gözeten bir hassasiyetle üretilmelidir. Biz Bakanlık olarak çocuklarımızın dijital çağda güçlü bir şahsiyetle yetişmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.
DHA
DHA









