İddialı dönüş: "Rekor oyla kazanacağım"

Üç dönem Şişli'yi yönetti, sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yarıştı. Şimdi tekrar Şişli için hummalı bir çalışma yürütüyor. Mustafa Sarıgül, 'CHP kendisini aday göstermeyecek' diyenlere karşı da oldukça iddialı: 'Bana İstanbul'u emanet eden partim, Şişli'yi mi vermeyecek... Rekor oyla kazanacağım.'

48 AYDIR BİR TEK GÜN DENİZE DAHİ GİRMEDİM
- Sizi epeydir görmüyorduk, nerelerdeydiniz?
Tamamen ismimi dinlendirmek istedim, basına görünmedim. Ancak tam 48 aydır bir tek gün denize dahi girmedim. Şişli’nin her sokağında vardım, tüm mahallelerini dolaştım. Şişli’de oturan Sivaslılar, Erzincanlılar, Tokatlılar, Bayburtlular, Sinoplular, Trabzonlular, Bingöl, Ordulular, Çorumlular’ın vilayetlerine gittim, köylerine kadar dolaştım. Her hafta sonu, bugün olduğu gibi 3’er bin kişilik toplantılar yapıp, yeni Şişli’de neler olması gerektiğini anlattım. Şişli’de  48 aydır gitmediğim düğün, nişan, sünnet düğünü, kır gezisi olmadı. Şişli’deki tüm cenazelere katılıp, yurttaşlarımın acılarına ortak oldum.

- Şişli için yeni neler vaat ediyorsunuz?
Kentsel gelişimle ilgili muhteşem çalışmalarım var, size bu projeleri göstereceğim ancak yazılmamak kaydıyla. Adaylığım açıklanınca hepsini anlatacağım. (14 proje anlatıyor.)

-Şişli’nin ardından çıtayı yükselttiniz ve büyükşehir belediye başkan adayı oldunuz...
Tarihte CHP’nin aldığı en yüksek oyu aldık, yüzde 41... 1 milyon 450 bin oy aldık. Adaylık geç açıklandığı için daha fazlasını alamadık.

- Bu sefer hedefi neden oraya koymadınız?
Mesele büyükşehir olunca başka arkadaşlara da fırsat tanımak lazım, tekrar aynı çalışmayı yapmak doğru değil. Ben bir dönem kendimi dinlendirdim. Geçmişte eksiklerimiz neydi, bunları belirledik, yeni Şişli için hazırlandık. Yeni Şişli tekrar çekim merkezi olacak. Eskiden İstanbul’a gelen turistlerin büyük bölümü Şişli’ye gelirdi. Bir anket geçti elime, şu anda 35’inci sıraya düşmüş.

- 35’inci sıraya düşmesinin sebebi?
Büyüsünü kaybetti çünkü. Şişli’nin ışığı söndü, tekrar yakmak lazım. Şişli’nin okulları, öğrencileri sürekli liderlik kampına giderdi, emeklileri Edirne’ye, Çanakkale’ye, Anıtkabir’e giderdi, şimdi bir kopukluk oldu.

YA ADAY GÖSTERİLMEZSE
- Sürekli sahada olduğunuzu biliyorum, seçmeniniz sizi nasıl karşılıyor?
“Bizi neden bıraktın” diyor. Geçen gün bir kilisedeyim, bir madam bana, “Kuzum sen neredesin, bizi niye bıraktın gittin” dedi. “Ne oldu madamcım, bir isteğin mi var” diye sordum, “Şişli’nin, Kurtuluş’un ışığı söndü” dedi. Ben onların evladıydım çünkü. Onun için diyorlar ki, “Bulutlar rahmet dolu/yağmur bir yağsa dedik/ vakti, saati geldi/ Sarıgül’ü özledik...” Geçen gün Kuştepe’ye gittim, bizim orada Romanlar var. Başka bir aday gitmiş, demişler ki, “Bizim elimizde maşa, kimse çıkamaz Sarıgül ile başa…” Dedim yapmayın, etmeyin ama güzel bir şey tabii. Halk kendi sloganını bulmaya başladı.

- Ya partiniz sizi aday göstermezse?
Ben böyle bir şey düşünmek istemiyorum. Doğru olmaz. Siz 5 sene önce İstanbul gibi Türkiye’nin en kıymetli ilini, bakanlıklardan daha büyük bir bütçeyi Mustafa Sarıgül’e emanet ettiniz, dediniz ki “Benim CHP olarak İstanbul’u emanet edeceğim en güçlü isim Sarıgül...” Dürüstlüğüme, yaptığım çalışmalara, yurttaşlarla temaslarıma güvendiniz, şimdi kendi ilçem olan Şişli’yi mi bana emanet etmeyeceksiniz? Ben böyle bir şey düşünmek dahi istemiyorum. Bunun olacağını da tahmin etmiyorum.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ