• Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları
Anasayfa
  • Bursa Haberleri
  • Haberler
  • Siyaset
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Eğitim Sağlık Spor Teknoloji Yaşam
  • Ara
SON DAKİKA:
17:13
BDDK daire başkanı tutuklandı
Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Yaşam
  3. 890 yıllık Cami-i Kebir'in '7 tuğla' hikayesi
Yaşam
Yayınlanma: 02 Şubat 2025 - 12:05
Güncelleme: 02 Şubat 2025 - 13:39

890 yıllık Cami-i Kebir'in '7 tuğla' hikayesi

Kayseri'de 1135 yılında Danişmend hükümdarı Melik Mehmet Gazi tarafından yaptırılan Ulu Cami olarak da bilinen Cami-i Kebir'in yapımı esnasında yaşlı bir kadının kullanılması için bağışladığı 7 tuğla ve hikayesi asırlardır anlatılıyor.

Yaşam
02 Şubat 2025 - 12:05
Güncelleme: 02 Şubat 2025 - 13:39
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
890 yıllık Cami-i Kebir'in '7 tuğla' hikayesi
Kayseri'de 1135 yılında Danişmend hükümdarı Melik Mehmet Gazi tarafından yaptırılan Ulu Cami olarak da bilinen Cami-i Kebir'in yapımı esnasında yaşlı bir kadının kullanılması için bağışladığı 7 tuğla ve hikayesi asırlardır anlatılıyor.

Melik Mehmet Gazi tarafından tamamen kendi imkanları ile yaptırılan ve 1135 yılında yapımı tamamlanan Cami-i Kebir'in 7 tuğla hikayesini anlatan Kayseri Cami-i Kebir Güzelleştirme ve Yaşatma Derneği Başkanı Ömer Faruk Çarşıbaşı, "Kayseri Cami-i Kebir'i farklı kılan özelliklerinden birisi de bu 7 tuğla. Diğer camilerden farklı kılan kısmını ben kısaca şöyle aktarabilirim. Melik Muhammed Gazi 1134 yılında bu caminin yapımına başladığı esnada hiç kimseden yardım alınmayacak diye bir şart koşmuş. 1143 yılına kadar da neredeyse hiç kimseden yardım alınmamış ama bir yaşlı, elinde 7 tane tuğla ile bir teyze Cami-i Kebir'de çalışan ustalara gelmiş bunları kullanın demiş. Hiç kimse kullanmak istememiş. Halk arasında Mehmet Gazi ismiyle anılan Muhammed Gazi'nin bu emirlerinden dolayı. Fakat ustanın birisi teyzenin yalvarmalarına dayanamamış ve bu 7 tane tuğlayı burada kullanmış. O gece Peygamber Efendimiz 2-3 defa Melik Muhammed Gazi'nin rüyasına girmiş. O da sabah geliyor buraya ve ustaların hepsini topluyor. 'Burada ne oldu da olağanüstü, rüyama Peygamber Efendimiz girdi' diyor. 'Cenab-ı Hakk o tuğlalar kullanılmasaydı senin hayrını kabul etmeyecekti' diye soruyor. Bununla ilgili hemen ustalardan biri bir yanlışlık yaptığımın farkındayım ama yalvarmalarına dayanamadım. Onun için de biz bu tuğlaları kullandık deyince gidiyor teyzenin elini öpüyor, rızasını alıyor" dedi.

Çarşıbaşı, caminin yapımında şüpheli hiçbir paranın kullanılmamasının burayı özel kıldığını söyleyerek, "Burası Peygamber Efendimizin şefaatleri ile Cenab-ı Hakk'ın nazarını celbetmiş bir mabet. Buraya namaza gelenler namazı bırakamıyor, Cami-i Kebir'e alışanlar da burayı bırakamıyor. Buranın huşu ile namaz kılınma sebeplerini ben çok düşündüm. Melik Muhammed Gazi acaba bu yardım alınmasını istememiş diye çok araştırdım. Şüpheli hiçbir paranın buraya girmediğini hatta buranın yapımının da kendi cebinden olduğunu öğrendiğim an bu sorunun da cevabını bulduğumu zannediyorum" ifadelerini kullandı.

Kaynaklara göre Cami-i Kebir, Kayseri şehir merkezinde olup Kapalıçarşı'nın yanında yer alıyor. Ulu Cami olarak bilinmekle beraber değişik kaynaklarda Cami-i Kebir veya Sultan Cami olarak da anılıyor. Cami 1135 yılında, Danişmend hükümdarı Melik Mehmet Gazi tarafından yaptırıldı. Caminin kuzeye açılan kapısının yanındaki kitabe ise bir onarım kitabesi olarak biliniyor. Melik Mehmet Gazi'nin yeğenlerinden olan Yağıbasanoğlu, Muzaffereddin Mahmud tarafından 1206 yılında onartıldı. Kızı olan Atsuz Elti Hatun da Gülük Camii'ni aynı dönemde onarttı. Abidenin bugün taşıdığı tek kitabe olan onarım kitabesi, kuzey duvarın dış yüzüne, kapının yakınına konuldu. Onarım kitabesinde ise "Bu cami, Kılıçaslan oğlu, büyük Sultan Keyhusrev devrinde -Allah onun yardımını yüceltsin- H.602/M.1206 yılında Yağıbasanoğlu, Muzaffereddin Mahmud tarafından onarılmıştır" ifadeleri yer alıyor. Ulu Cami, 1716 yılında meydana gelen büyük depremden zarar görmüş, 5-6 yıl gibi bir süre harap halde kullanılmadan kaldıktan sonra 1723 yılında Matbah-ı Amire Emini (Saray mutfak sorumlusu) Kayserili Hacı Halil Efendi tarafından onartıldı. Bu onarımda minarenin yıkılan külah kısmı da yenilenmiş, çöken kubbesi ve minareleri de onartıldı. Öte yandan, yapımı esnasında yaşlı kadının bağışladığı ve camı duvarında kullanılan 7 tuğlanın yeri ise 7 adet kırmızı çizgi ile belirtildi.


İHA
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Türkiye'nin turist haritası belli oldu!
Türkiye'nin turist haritası belli oldu!
Bilim insanları uyardı: Felaket kapıda
Bilim insanları uyardı: Felaket kapıda
Göçmen kuşlar da jetlag oluyor
Göçmen kuşlar da jetlag oluyor
Evlenecek gençlere yönelik destek projesi: Kapsamı genişletilecek
Evlenecek gençlere yönelik destek projesi: Kapsamı genişletilecek
Son Haberler
BDDK daire başkanı tutuklandı
BDDK daire başkanı tutuklandı
Bursa’da nefes kesen anlar
Bursa’da nefes kesen anlar
Dron otoyolları dönemi başlıyor
Dron otoyolları dönemi başlıyor
10 ayda 320 bin kişi…
10 ayda 320 bin kişi…
Bursa’da ‘change araç’ operasyonu
Bursa’da ‘change araç’ operasyonu
Fransa, 2025 bütçesini oylamaya sunmadan geçirecek
Fransa, 2025 bütçesini oylamaya sunmadan geçirecek

Ana Sayfa
Bursa Haberleri
Haberler
Siyaset
Dünya
Ekonomi
Magazin
Eğitim
Sağlık
Spor
Teknoloji
Yaşam
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Bursa Haberleri
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Haberler
  • Magazin
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.