Ziyaretçiler 'boş taşa bakmasın' diye 798 yıllık mirasın gönüllü elçiliğini yapıyor
Eraydın AYTEKİN-Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS, (DHA)- SİVAS'ın Divriği ilçesinde yer alan, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, her dönem yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor
SİVAS'ın Divriği ilçesinde yer alan, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, her dönem yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Tarihi yapının önünde hediyelik eşya satan emekli Mustafa Yıldırım (62), 16 yıldır ziyaretçilere gönüllü mihmandarlık yapıyor. Caminin yanlış tanıtılmasına tepki göstererek bu işe başladığını belirten Yıldırım, Ziyaretçiler buraya gelince boş taşa bakmasın, tarihini doyarak öğrensin diye sanat tarihçilerinden edindiğim doğru bilgileri aşkla anlatıyorum dedi.
Anadolu Selçuklu Devleti'ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde, 1228 yılında Süleyman Şah'ın oğlu Ahmet Şah ile eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılan ve 9 yıllık restorasyon sürecinin sona ermesiyle 2024 Mayıs'ta yeniden ibadete ve ziyarete açılan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, mimari özellikleriyle dikkat çekiyor. Kapılar ve sütunlar başta olmak üzere, külliyenin birçok yerindeki, Ahlatlı ve Tiflisli ustaların ellerinden çıkan, taş işçiliğinin en nadide ve ince örneklerini yansıtan motifler ilgi görüyor. Cami ve darüşşifadan ibaret olan, İslam dünyası ile tarihinde eşi benzeri bulunmayan külliyenin taç kapılarının mimarı ve heykeltıraşı Ahlatlı Hürrem Şah; motif dünyasına getirdiği yenilikler, mimari tasarım dehası olması ve özellikle kıble kapısındaki cennet kapısı tasarımı ile 12 ve 13'üncü yüzyılda İslam sufizmi sanat alanındaki temsilcisi olarak gösteriliyor.
'KENDİNİ ESERE ADADI'
İlçedeki Demir Çelik İşletmeleri'nden 2008 yılında emekli olan, evli ve 3 çocuk babası Mustafa Yıldırım, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası girişinde hediyelik eşya satmaya başladı. Zaman içerisinde yapıyla ilgili tüm teknik bilgileri öğrenen Yıldırım, mihmandarlık yapmaya başladı. Eserin 16 yıldır gönüllü elçisi olan Yıldırım, gün içerisinde gelen kafilelere defalarca caminin tarihini, eserin mimarisindeki sırları, taş süslemelerdeki desenlerin özelliklerini tek tek anlatıp ziyaretçileri bilgilendiriyor. Eserle ilgili araştırma yapan sanat tarihçilerinden öğrendiklerini, kitaplarından okuduklarını hafızasına kazıyan Yıldırım, yapının bilinmeyen tüm özelliklerini paylaştığı ziyaretçilerin doğru bilgilenmesine katkı sağlıyor.
'AŞKLA ANLATIYORUM'
Caminin yanlış tanıtılmasına tepki göstererek bu işe başladığını belirten Yıldırım, Bu bir sevdadır. Ben emekli olduktan sonra hediyelik eşya işi yapmaya başladım. 2010 yılından beri camiyi anlatıyorum. Camiyi yanlış anlatanlar vardı. Onlarla tartıştım. Doğru bilgiler olsun diye bu işe yöneldim. Sanat tarihçilerinin anlatımlarıyla, aşkla bu camiyi anlatıyoruz. Ziyaretçiler buraya gelince boş taşa bakmasın, tarihini doyarak öğrensin diye sanat tarihçilerinden edindiğim doğru bilgileri aşkla anlatıyorum. Ecdadımızın yaklaşık 800 yıl önceki mesajlarını duyunca gözleri yaşaran çok insan oluyor. Geçen sene Antalya'dan bir beyin cerrahı gelmişti. Cennet kapıda secdeye yattı ve hüngür hüngür ağladı, 'Ben bunların yanında hiçim' dedi. Bu cami öyle bir camidir. Biz bu camiyi Mengücekler Divriği Ulu Cami diye anlatmalıyız. Bana çok teşekkür edenler var. Anlatımlarımdan dolayı etkilendiklerini söyleyenler var. Beni görmek için de gelenler var. Elazığ ve Mardin'e üzerimdeki Divriği Ulu Cami fotoğrafının olduğu tişörtle gittim. Orada da camiyi anlattım. Amacım yürüyen Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası olmak dedi.
DHA