Yeşilçam'ın usta ismi Kadir İnanır'a veda
Yeşilçam'ın sert bakışlı, selvi boylu jönü Kadir İnanır, bugün son yolculuğuna uğurlanacak. Usta oyuncu için ilk tören Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde yapılıyor. Sevenleri ve dostları şu dakikalarda İnanır'a son görevlerini yerine getirmek için salonda bir araya geliyor.
İleri evre akciğer kanseri ile mücadele eden Kadir İnanır, 14 Mayıs’ta rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmıştı. Zatürre teşhisi konan Kadir İnanır, 6 günlük yoğun bakım sürecinin ardından entübe edilmişti.
Bir aydan uzun bir süredir entübe olarak tedavisi süren 77 yaşındaki usta oyuncudan cuma günü acı haber geldi.
Vefatından üç gün önce de ablası Altun Arıca’yı kaybeden Kadir İnanır, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
İnanır’ın vefatı tüm Türkiye’yi yasa boğarken, ünlü isimler de art arda başsağlığı mesajları gelmişti.
Büyük usta için ilk tören bugün saat 13.00’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenleniyor.
Şu dakikalarda sevenleri, meslektaşları ve dostları, İnanır’a son görevlerini yerine getirmek için salonda bir araya geliyor.
Törene sinema, televizyon, spor ve siyaset dünyasından çok sayıda isim katılırken salonu binlerce kişi de efsane oyuncuya veda ediyor.
Kadir İnanır’ın yeğeni ve İnanır’dan çok kısa bir süre önce de annesini kaybeden şarkıcı Soner Arıca, “Başımız sağ olsun. Çok şaşkın ve üzgünüm. Tabii ki ölüm hiç kimseye yakışmıyor ama ben bir gün bu sebepten böyle yerde olacağımı asla hayal etmiyordum.” sözleriyle Kadir İnanır’ın kendisi için bir dayıdan ziyade hayran olduğu bir sanatçı olduğunu da ifade etti.
“BENİM YANIMDA DAYIM DEĞİL, YILDIZ DURUYORDU”
Üç gün önce de annesi Altun Arıca’yı kaybeden bugün de dayısı Kadir İnanır’a veda etmeye gelen Soner Arıca, karmaşık ve ve tuhaf duygular içerisinde olduğu belirterek sözlerine şunları ekledi:
“Birkaç jenerasyonun erkeklerinin birçoğu onun gibi konuştu, onun gibi güldü, onun replikleriyle konuştular.
Kendi aramızdaki sohbetlerde de ben ona çok söyledim, sen benim dayımsın ama ondan önce hayran olduğum bir sanatçısın. Dayım bunu duyunca gülerdi. Çünkü benim kendimi bildiğim ilk yaşlarda, Fatsa’da bir filmini izliyorduk, kendisine de yanımda oturuyordu. Bir ona baktım, bir de perdeye baktım. Onu her seferinde gördüğümde çok heyecanlandım, benim için yanımda bir yıldız duruyordu.
Derin duygusal tarafı çok yansıdı mı onu merak ediyorum. Onun derin, duygusal bir tarafı vardı yakınlarının gördüğü. Ama ben bu duygunun da hayranlarına geçtiğini düşünüyorum. Çok acayip duygular içerisindeyim. Annemden 3 gün sonra dayımı kaybetmem, onların hastalık döneminde birbirlerinden haber alma istekleri çok duygusal, tuhaf durumlar.
“ÜLKEDEKİ BİRÇOK İNSAN İÇİN KAHRAMANDI”
Sadece benim için değil ülkedeki birçok insan için bir kahramandı. Onun “Yapabiliriz, olabiliriz, olabiliyor.” tavrı herkesi cesaretlendirdi. Ben de bu tavırlarından o öykündüm.”
Usta sanatçı için düzenlenecek törene gelen Sinema Genel Müdürü ve Senarist Birol Güven de “Hepimizin başı sağ olsun. Bir efsanemizi, dev sanatçımızı daha uğurluyoruz.” sözleriyle çok üzgün olduklarını ifade etti.
Birol Güven, Kadir İnanır’la tartışma şerefime erişemediğini ancak usta oyuncu hakkında hep iyi şeyler duyduğunu ve etkilendiğini ifade etti.
“GÖRKEMLİ, HEYKEL GİBİ BİR İNSANDI”
Güven, sözlerine şöyle devam etti:
“Bize anlattığı hikayeler canlandırdığı karakterler bize yaşattığı duygular gerçekten çok güçlüydü, derindi. Bence görkemli bir sanatçıydı. Heykel gibi bir insandı, tıpkı Cüneyt Arkın gibiydi. Unutamayacağımız bakışları vardı. Sadece onda olan bakışlar.
“BUGÜN BİZİM BİR PARÇAMIZ GİDİYOR”
Bence Kadir İnanır gibi oyuncuların yarıştırılmasını doğru bulmuyorum. O yüzden kaç ödül aldığının da bir önemi yok. İnanır ödüllerle anılacak bir oyuncu değil. Bugün bizim bir parçamız gidiyor. Onun en büyük ödülü, bugün buradaki insanlar.
Bize büyük bir hazine bıraktılar. Bizim en büyük görevlerimizden biri bu hazineleri korumak. Yeni nesli bunlarla eğitmek ve beslenmek. Yapay zekaya referans olabilecek kudrette bir sanatçıydı.”
KADİR İNANIR NEDEN ÖLDÜ?
Hastaneden yapılan açıklamada, ileri evre akciğer kanseri ile mücadele eden Kadir İnanır, solunum yetmezliğinin derinleşmesi üzerine 14 Mayıs’ta yoğun bakıma alındığı belirtildi.
Akut böbrek yetmezliği ve ileri evre akciğer kanserine bağlı solunum yetmezliği nedeniyle durumu ağır seyreden Kadir İnanır’ın, bugün, çoklu organ yetmezliği nedeniyle saat 18.05’te hayatını kaybettiği açıklandı.
2024’te de beyin damarına pıhtı atması nedeniyle hastaneye kaldırılmış ve uzun süre tedavi görmüştü.
Kariyeri boyunca 182 filmde rol alan İnanır, pek çok rolüyle hafızalara kazındı.
1977 yapımı Selvi Boylu Al Yazmalım gerek oyunculukları gerek müziğiyle unutulmaz yapımlar arasında yer alıyor.
Cengiz Aytmatov’un Kırmızı Eşarp adlı romanından uyarlanan, yönetmen koltuğunda Atıf Yılmaz’ın oturduğu filmde başrolleri Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin paylaştı.
Kamyon şoförü İlyas (Kadir İnanır) ile köylü kızı Asya’nın (Türkan Şoray) büyük aşkı ve evliliğiyle başlayan hikaye; Samet adında bir oğulları olması ve ailesini ihmal eden İlyas’ın ihanetiyle devam eder.
Karşısına tesadüfen çıkan Cemşit ile yeni bir yuva kuran Asya, İlyas’ın seneler sonra çıkıp gelmesiyle bir karar vermek zorunda kalır. İşte burada da filmin efsane repliği “Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu. Sevgi emekti…” öne çıkar.
Filmin sonunda ise Asya, Cemşit’i seçerek hayatına devam eder.
KARA GÖZLÜM
Yönetmen koltuğunda Atıf Yılmaz’ın oturduğu 1970 yapımı Kara Gözlüm filmi, Türkan Şoray ile Kadir İnanır’ın birlikte oynadığı ilk yapım olarak biliniyor.
Balıkçı Azize ile “Şopen” lakaplı genç bir bestekar arasındaki aşkı anlatan film, yıllar sonra bile şarkılarıyla hatırlanıyor.
Özellikle Türkan Şoray’ın hayat verdiği Azize’nin balık satarken söylediği “Balıklarım tazedir da alıp yiyip doysana…Üç beş kilo alsana oooh oh bey amca!” şarkısı hafızalarda yer ediyor.
“HELAL OLSUN KADİR AĞABEYE DİYECEKLER, ÖYLE ÖLECEĞİZ”
Usta oyuncunun vefatının ardından, yıllar önce katıldığı bir program yaptığı açıklama özellikle sosyal medyada çok konuşuldu.
İnanır programda, “Bu dünyadan ölüp gideceğiz, ben çok inançlı bir insanım. Gerçekten ben bu dünyadan ölüp gideceksem, ömrümün geri kalanını hiçbir şeye elini ayağını sokmayan, pısırık, korkak bir adam olarak mı yaşamalıyım? Hayır, tam tersine. ‘Helal olsun Kadir Ağabeye diyecekler, öyle öleceğiz.” demişti.
KADİR İNANIR’IN HAYAT ARKADAŞI JULİDE KURAL: O HERKESİN AĞABEYİDİR
Julide Kural, sözlerine şöyle devam etti:
‘’Hayatının en büyük aşkı olan sinemada kendi oyunculuğunu inşa ederken; kalbi, sezgileri, merakı ve hayata gülerek bakabilme cesareti ona hep yol gösterdi. Ben bütün bu süreçlere tanıklık ettim. Bu benim için büyük bir ayrıcalık ve çok özel bir deneyimdi. Kadir İnanır, bir bakışıyla seyircisinin hafızasında yıllarca yaşayacak unutulmaz bir isim oldu. O herkesin ağabeyi, dayısı, sevgilisi ve babasıydı. Aslında halkın kendisiydi.”