Yargıtay, Pınar Damar cinayetinde verilen ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıl hapis cezasını onadı
Tuğçe SEZER ODABAŞI /İSTANBUL, (DHA)- BAĞCILAR'da, ağaçlık alanda cesedi bulunan Pınar Damar'ı öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan eniştesi Metin Aydın hakkında verilen 'kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve 'nitelikli cinsel saldırı' suçundan da 15 yıl hapis cezası kararı, Yargıtay 1
BAĞCILAR'da, ağaçlık alanda cesedi bulunan Pınar Damar'ı öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan eniştesi Metin Aydın hakkında verilen 'kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve 'nitelikli cinsel saldırı' suçundan da 15 yıl hapis cezası kararı, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nce onandı.
Bağcılar'da 18 Temmuz 2022 tarihinde hakkında kayıp başvurusu yapılan Pınar Damar'ın (32) cesedi, boş bir arazide bulundu. Cinayet şüphelisinin, arama çalışmalarına da katılan Damar'ın eniştesi Metin Aydın olduğu ortaya çıktı. Adli Tıp Kurumu raporunda, Pınar Damar'a cinsel saldırıda bulunulduğu ve boğularak öldürüldüğü belirlendi. Gözaltına alınan Metin Aydın, tutuklanıp, hakkında dava açıldı.
Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 21 Mart 2024'teki karar duruşmasında sanık Metin Aydın, 'Nitelikli kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'Nitelikli cinsel saldırı' suçundan ise 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, cezada indirim uygulamadı. Yerel mahkemenin kararının ardından dosya istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşındı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, yerel mahkeme kararını hukuka uygun bularak onadı. Ardından dosya itiraz üzerine Yargıtay'a gönderildi.
'TASARLAMANIN KOŞULLARI YOK'
Dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği; vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme bulunmadığı belirtti. Kararda, nitelikli kasten öldürme ve nitelikli cinsel saldırı eylemlerinin sanık tarafından gerçekleştirildiği, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, sanığın eylemlerine uyan suç vasıflarının doğru belirlendiği, haksız tahrik koşulları bulunmadığı, takdiri indirim mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmadığı ifade edildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin kararında yapılan inceleme sonucunda hukuka aykırılık görülmediği belirtilerek, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verildi.
AVUKATI AÇIKLAMA YAPTI
Pınar Damar'ın ailesinin avukatı Müslüm Demirtekin yazılı açıklama yaptı. Demirtekin Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onanan bu karar, yalnızca bir dosyanın kesinleşmesi değil; kadın cinayetleriyle mücadelede adalet duygusunu güçlendiren, kamu vicdanını rahatlatan önemli bir hukuki yaklaşımın da teyididir. Bu kararda adaletin sağlandığını hissettiren iki temel husus bulunmaktadır. İlki; ilk derece mahkemesinin sanık hakkında cezayı en ağır şekilde belirlemesi ve dosya kapsamı itibarıyla şartları oluşmadığı açık olmasına rağmen hiçbir indirim hükmünü uygulamamış olmasıdır. Mahkeme, ne haksız tahrik ne de takdiri indirim hükümlerine yer vermiş; kadına yönelik ağır şiddet ve kadın cinayetlerinde cezanın bireyselleştirilmesi kurumunun cezasızlığa dönüşmesine izin vermemiştir. Yargıtay'ın da bu değerlendirmeyi hukuka uygun bularak kararı onaması son derece önemlidir. İkinci ve belki de daha önemli husus ise, kadın cinayetleri davalarında sıklıkla karşılaştığımız mağduru suçlayıcı savunmalara itibar edilmemiş olmasıdır.
Yerel Mahkeme tarafından verilen ve Yargıtay tarafından onanan bu kararın, hem hukuk devleti ilkesine hem de toplumun adalet beklentisine uygun önemli bir karar olduğunu düşünüyoruz ifadelerini kullandı.
DHA