Uğur Mumcu'nun peşinde olduğu not

Vefatından bir süre önceydi. Ecevit'le Oran Sitesi'ndeki evinde röportaj yapıyordum. Ecevit'e 'Gladio'yu sormuştum. Bütçesi ABD tarafından karşılanan, başbakanların dahi bilgisinin olmadığı devlet içindeki karanlık yapılanmayı ilk açıklayan Başbakan Ecevit'ti.

Vefatından bir süre önceydi. Ecevit’le Oran Sitesi’ndeki evinde röportaj yapıyordum. Ecevit’e “Gladio”yu sormuştum.

Bütçesi ABD tarafından karşılanan, başbakanların dahi bilgisinin olmadığı devlet içindeki karanlık yapılanmayı ilk açıklayan Başbakan Ecevit’ti. Kendisi de Gladio’nun tertiplediği suikast girişimlerine maruz kalmıştı. İzmir Çiğli Havaalanı’nda Ecevit’e sıkılan kurşun Mehmet İsvan’a isabet etmişti. Suikastta kullanılan silah ve mermisinin Türkiye’de bulunmadığı, bulunanların da çok özel durumlarda kullanıldığı tespit edilmişti. 1977 Taksim olayları ise başlı başına bir felaketti. Ben bunları sıralarken Ecevit, yüzünü acı bir şekilde buruşturarak beni dinliyordu. “Taksim olaylarından ve İzmir suikastından sonra 2 kez başbakan oldunuz. Size yönelik suikastları neden aydınlatamadınız?” diye sordum. Ecevit, “Karşıma bir duvar çıktı. Öbür tarafa geçemedik” dedi. Soruyu çevirip bu kez, “Yıllar sonra yeniden başbakan olduğunuzda bu dosyayı açtırmadınız mı?” diye sordum. Bu kez, “Sormaz olur muyum... Bir yere kadar geldik ama oradan sonra ilerleyemedik. Önümüze bir duvar çıktı” demişti.

Bu duvar 24 Ocak 1993’te vahşi bir şekilde katledilen Uğur Mumcu suikastında da karşımıza çıkmıştı. Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, sonradan inkâr etse de Güldal Mumcu’ya, “Bir tuğla çekersem duvar yıkılır” demişti.

O duvar Gladio’ydu. Ecevit’in de Uğur Mumcu’nun mücadele ettikleri karanlık yapılanma.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ