TÜGVA Genel Başkanı Beşinci: Yaz okullarımıza tüm gençlerimizi bekliyoruz Fotoğraf eklendi
Canan İLARSLAN- Şevval CİNDİR / İSTANBUL, (DHA)- 'Renklensin Yaz Okulumuz' projesinin 2026 tanıtım lansman programı TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci'nin katılımıyla gerçekleştirildi
'Renklensin Yaz Okulumuz' projesinin 2026 tanıtım lansman programı TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci'nin katılımıyla gerçekleştirildi. Lansman programında konuşan İbrahim Beşinci, Türkiye Gençlik Vakfı olarak bizler yaz okullarımızı ve doğa kamplarımızı başlatıyoruz. Bu yılki hedefimizi 500 bin evladımıza ulaşmak üzere koyuyoruz. Gençlerimiz Kur'an'ı Kerim'in nuruyla kalbini, sporun disipliniyle bedenini, bilginin gücüyle zihnini geliştirsin istiyoruz. Dini derslerden spora, binicilikten okçuluğa, yüzmeden santranca, tiyatrodan doğa yürüyüşlerine kadar çok zengin bir müfredata sahip yaz okullarımıza tüm gençlerimizi bekliyoruz dedi.
'Renklensin Yaz Okulumuz' projesinin 2026 lansmanı, İstanbul'da bulunan TÜGVA Genel Merkezi'nde gerçekleştirildi. Programa, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, NUN Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Mehmet Dinç, çok sayıda yazar, gazeteci ve öğrenci katıldı. Vakfın geçmiş dönem çalışmalarını anlatan sinevizyon gösterimi ile başlayan programda, projenin bu yılki detayları anlatıldı. Türkiye'nin 81 ilinde yapılacak Yaz Okulu programıyla yüz binlerce ortaokul öğrencisinin sosyal, kültürel ve eğitsel faaliyetlerle buluşturulması hedefleniyor. Yaz Okulu kapsamında öğrencilerin çeşitli etkinlik, atölye ve eğitim programlarına katılacağı öğrenildi.
'BUGÜN BURADA BİR EĞİTİM SEFERBERLİĞİNİN ÇAĞRISINI YAPMAK İÇİN TOPLANDIK'
TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, Bugün burada yalnızca bir projeyi duyurmak için değil bir eğitim seferberliğinin çağrısını yapmak için toplandık. Çünkü eğitim yalnızca bilgi aktaran bir süreç değil aynı zamanda karakter inşa eden bilinç kazandıran ve toplumların yarınlarını belirleyen en önemli güçtür. Dünya ise büyük bir değişimden geçiyor, dolayısıyla teknoloji gelişiyor. Meslekler dönüşüyor. İletişim araçları hayatın merkezine yerleşiyor. Böylesine hızlı değişen bir çağda gençleri yalnızca sınavlara hazırlamak yeterli kalmıyor. Gençleri hayata hazırlamak onları çağın gerekleriyle donatırken kendi değerlerinden de koparmamak gerekiyor. Bu gençliği ve eğitimi değerlendirirken kültür üzerinden, ekranlar üzerinden, algoritmalar üzerinden tarihin en görünmez en ağır küresel kuşatması altında olduğunu da bilmek gerekiyor. Artık gençlerin zihni, fikirleri, zamanı ve hatta hayalleri bile küresel sistem tarafından şekillendiriliyor. Ne düşüneceği, neyi seveceği, neye önceleyeceği, neyi normal göreceği saniyeler içerisinde önüne düşen içerikler tarafından belirleniyor. Ve gençlerimiz her gün binlerce görüntü, fikir, akıl ve yönlendirme arasında kendi kimliğini korumaya çalışıyor. Tam da bu noktada bizler bu gençliği sadece eleştirmek, yadırgamak değil, onların vermiş olduğu bu mücadeleyi anlamak zorundayız. Onların yanında olabilmeyi ve kalabilmeyi başarmak zorundayız. Çünkü eğitim yalnızca öğretmenleri ya da okulların omuzlayabileceği bir mesele değildir. Bir kurumun veya bir müteşebbisin hiç değildir dedi.
'BU YILKİ HEDEFİMİZİ 500 BİN EVLADIMIZA ULAŞMAK ÜZERE KOYUYORUZ'
TÜGVA Genel Başkanı Beşinci, Aile, okul, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları ve toplumun tüm dinamikleri topyekûn bir şekilde gençlerimizin gelişim sürecinde sorumluluk üstlenmelidir. Başta anneler ve babalar olmak üzere hepimiz, üstat Necip Fazıl Kısakürek'in tabiriyle yepyeni bir nesil yoğurmak borcundayız. Önce anlayışımızı sonra tavrımızı değiştirelim. Bakış açımızı bu muhtevaya uygun bir şekilde dönüştürelim. Bu duygu ve düşünceyle Türkiye Gençlik Vakfı olarak bizler eğitimde fırsat eşitliği diyor ülkemizin dört bir tarafında yaz okullarımızı ve doğa kamplarımızı başlatıyoruz. Bu yılki hedefimizi 500 bin evladımıza ulaşmak üzere koyuyoruz. Gençlerimiz burada Kur'an'ı Kerim'in nuruyla kalbini, sporun disipliniyle bedenini, bilginin gücüyle zihnini tahkim ediyoruz. Dini derslerden spora, binicilikten okçuluğa, yüzmeden santranca, tiyatrodan doğa yürüyüşlerine kadar çok zengin bir müfredata sahip yaz okullarımıza tüm gençlerimizi bekliyoruz ifadelerini kullandı.
'İDEALLERİ VE HAYALLERİ DOĞRULTUSUNDA YANLARINDA OLMAYA ÇALIŞIYORUZ'
TÜGVA Genel Başkanı Beşinci, Bizler TÜGVA ailesi olarak yapıcı olmaktan kamplarımızda ve yaz okullarımızda hiçbir balığı uçmaya, hiçbir kuşu yüzmeye zorlamıyoruz. Onların idealleri ve hayalleri doğrultusunda yanlarında olmaya çalışıyoruz. Onlarla kol kola, omuz omuza yürüyoruz. Yaz okullarımız 6 hafta boyunca temmuz ayı itibarıyla başlamış olacak. Başvurular bu ay itibarıyla web sitemiz üzerinden alınmaya, duyurulmaya başladı. Bununla beraber yine doğa kamplarımız 3 gece 4 gün süresince başlamış olacak. O da yine temmuz ayı boyunca devam edecek. Doğa kamplarında tematik kamplarımız da olacak. Burada dil eğitim kamplarından sportif kamplara kadar birçok etkinliğe gençlerimiz de ortak bir şekilde imza atmış olacak. Bugün itibarıyla başladı. Türkiye sathında yapmış olduğumuz çalışmalarda oraya katılan gençlerden biz işin doğrusu çok güçlü bir gelecek görüyoruz. Ümidimiz, umudumuz her geçen gün artıyor. Hepsinin öz güveni yüksek, deyim yerindeyse ayağı yere sağlam basan bir şekilde yetişiyorlar. Çünkü ülkemizde gençlik adına birçok kadim sorun çözülmüş vaziyette dedi.
'DİJİTAL MECRA KARŞISINDA ÇOCUKLARIMIZI KORUMAK ZORUNDAYIZ'
NUN Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak, Toplumsal olarak özel bir dönemden geçiyoruz. Birkaç veriyi paylaşmaya ihtiyacı duyuyorum. Bunlardan bir tanesi de Bilgi Teknolojileri Kurumu'nun yakın bir zamanda yayınladığı bir çalışma vardı. Yirmi binden fazla öğrenciyle yapılan bir çalışmada görülüyor ki gerçekten alarm veren durumlar var. Gençlerimizin yüzde otuz beşinin dijital bağımlılıklar konusunda alarm veren bir seviyede olduğunu, yüksek risk grubunda olduğunu ortaya koyuyor. İşin daha acı olanı bu gençlerin büyük bir kısmının dijital okul yazarlık anlamında da yetersiz bir olgunlukta olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla önlerine düşen bilginin doğru olduğunu sorgulamadan kabul edebilen bir tablo var karşımızda. Bir diğer araştırma var ki o da gençlerin yüzde otuz 33'ünün yapay zeka ile yazışmanın insanla konuşmaktan daha kolay olduğunu düşündüğünü gösteriyor. Bu hepimizin oturup belki gözyaşı dökerek üzerinde düşünmesi gereken bir veri. Hakikaten ciddi anlamda sorgulamamız gereken neyi nerede yanlış yaptık da evlatlarımızı bir makinenin, duygusu olmayan, idraki olmayan, tefekkür edemeyen bir makinenin vicdanıyla baş başa bıraktık. Vicdanı olmayan bir makine aslında. Dolayısıyla şunu görmek lazım, mevcut makineler her ne kadar mükemmelleşse de her ne kadar günlük hayatımızı kolaylaştırıyor gibi görünse de kendi içinde barındırdığı çok zehirli, karanlık, yaşadığımız toplumda beğenmediğimiz pek çok şeyi aslında yineleyen ve belki biraz daha sisli bir hale getiren bir algoritmaya sahip. Dolayısıyla bizlerin yetişkinler olarak çocuklarımıza karşı en temel sorumluluğu iyimser bir tavır içinde olmamak. Dijital mecra karşısında çocuklarımızı korumak zorundayız. Bunun özgürlüklerle hiçbir alakası yok. Bunun ifade özgürlüğüyle hiçbir alakası yok. Dolayısıyla biz yetişkinlerin farkında olması lazım. Yoksa işte Maraş'ta, Urfa'da yaşadığımız hadiseleri Türk toplum kodlarıyla, Türk medeniyet kodlarıyla uzaktan yakından anlaşılabilecek bir tarafı yok. Ama küreselleşen bir dünyada dijitalleşme bütün ülkelerin meselesi ve bu dijital mecralarda yetişen çocuklar sanki bizlerin çocukları değil. Dolayısıyla çocuklarımızdan elimizi çekmemek gibi bir sorumluluğumuz var. Bu alanı tehlikelere karşı korumak sorumluluğumuz var. Ailelere çok iş düşüyor. Onlar da haklı olarak 'Biz nasıl koruyacağız ki' diye soruyorlar. O kadar cazip ki dijital mecraların bağımlılık yapmak gibi bir meselesi var. Yapmak zorundalar diye konuştu.
'BİZ AVCIYI TANIYORUZ, ÇOCUKLARIMIZ AV OLSUN İSTEMİYORUZ'
NUN Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Albayrak, Yeşilay'da ben yıllarca tütün bağımlılığıyla mücadele etmek için çok çabaladım. Uyuşturucu, alkol, dijital hepsi bunun bir parçasıydı. Ama şunu gördüm bağımlılık meselesiyle çalışan herkes şunu bilir ki ortak bir mekanizma var. O mekanizmayı işlettiğinizde tutuyor, sektör kazanıyor. Milyarlarca dolar para dökülen bir sektörden bahsediyoruz. Bu sektör dijitalde daha da büyük. Bu şirketleri düşündüğümüzde tüm bu 'yapaylıklar' milyarlarca dolarlık bir av meselesi. Dolayısıyla biz avcıyı tanıyoruz. Av olanın da çocuklarımız olsun istemiyoruz. Haluk Dursun hocanın söylediği çok sevdiğim bir sözü var. Evlatlarımızı, kuzularımızı kurda yem etmeyeceğiz. Bunun için çabalamak zorundayız. Devlete düşen işler var. Yakın zamanda oluşturulan dijital mecralarda ilgili düzenlemeyi çok önemli buluyorum. Dünyada da en iddialı yasa çalışmalarından bir tanesi oldu. Sivil toplum kuruluşlarına çok iş düşüyor dedi.
'AİLELERİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRMAMIZ GEREKİYOR'
Esra Albayrak, TÜGVA'nın bu çalışmasını, 'taşın altında elini koymak' olarak değerlendiriyorum. Ailelerin de işini kolaylaştırmamız gerekiyor. Bu kampların ücretsiz olması hakikaten bir toplumsal iyilik hareketi olduğunun bir başka delili. Şunu hiçbir zaman unutmamamız gerekiyor. İnsan toplumsal bir varlık. İnsan tek başına kaldığında bir makinenin başında iyileşebilecek bir varlık değil. İnsan insanın yurdudur. Dolayısıyla bunun için alanlar açmamız lazım, güvenli alanlar açmamız lazım. TÜGVA Yaz Okullarını bu güvenli alanı sağladığını hem de gönüllüler üzerinden bunu sağlayabildiğini görüyorum. Bu sene hedefledikleri 500 bin yavrumuzu kamplarda buluşturma noktasında başarıyı sağlayabiliriz. En ufak bir adımın içinde olduğumuz bu depresif bunalım halini rahatlatacağına inanıyorum diye konuştu.
'BİREYSEL REKABETLE ÇOK İLGİLENMİYORUZ'
Ekip çalışmasına önem verdiklerini belirten Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü İpek Coşkun Armağan, Aslında çok bireysel başarılarla, bireysel rekabetle çok ilgilenmiyoruz. Kim iyi arkadaş olabiliyor, kankalarına sahip çıkabiliyor, ekibini iyi kuruyor, iyi bir ekip çalışması yapıyor; onlar herkes için çok değerli oluyor. O yüzden arkadaşlarınızı sakın unutmayın ve bu yaz kampında ekip çalışması yaparak ilerlemenizi rica edeceğim. Bu yaz bir türkü, bir şiir kamplarda ezberlerseniz şahane olur. Kankalarınızla beraber bir ekip çalışmasıyla bunu yaparsanız çok güzel olur ifadelerini kullandı.
DHA