Mezar yeri bakılırken resimle hayata tutundu

Gökhan İÇKİLLİ/SAMSUN, (DHA)- SAMSUN'da yaşayan Rukiye Atıcı (37), 2014 yılında geçirdiği bağırsak kanaması nedeniyle yaklaşık 3 yıl hastanede tedavi gördü

SAMSUN'da yaşayan Rukiye Atıcı (37), 2014 yılında geçirdiği bağırsak kanaması nedeniyle yaklaşık 3 yıl hastanede tedavi gördü. Bir dönem yalnızca damar yoluyla beslenen Atıcı, çocukluğundan beri ilgi duyduğu resme sarılıp, hayata tutundu. Sağlığına kavuştuktan sonra devlet memuru olan ve yağlı boya eserleriyle sergiler açan Atıcı, Durumum ağırlaştığında, tüm umudun tükendiğini düşündü ailem, bulunduğumuz yerden mezar bakılmaya başlanmıştı. Benim içimde iki seçenek vardı, ya kendi varoluşumu yeniden yaratıp bir doğum gerçekleştirecektim ya da bir ölüm olacaktı. Ben de var olmayı seçtim ve bunu da sanat yoluyla başardığımı düşünüyorum diye konuştu.

Kentte yaşayan Rukiye Atıcı, 2014 Mayıs'ta, halk arasında kalın bağırsak kanaması olarak bilinen ciddi bir rahatsızlık geçirdi. Hastalığın hızla ilerlemesi üzerine Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedaviye alınan Atıcı, yaklaşık 3 yıl boyunca yaşam mücadelesi verdi. Bu süreçte beslenme yetisini kaybedip damardan beslenen, yürüme yetisini de kaybetme noktasına gelen Atıcı'nın sağlık durumunun ağırlaşması üzerine, ailesinin umutlarını büyük ölçüde yitirdiği, yakınlarının ise mezar yeri bakmaya başladığı belirtildi.

Bu süreçte, çocukluk yıllarından beri ilgi duyduğu resme hastane odasında yeniden başlayan Rukiye Atıcı, ağır tedavi durumuna rağmen resim yaparak hayata tutundu. Sanatın verdiği motivasyonla sağlık durumunda ilerleme kaydeden Atıcı, yaklaşık 10 yıla yayılan tedavi sürecinde yeniden beslenmeye ve yürümeye başladı. Daha sonra girdiği sınavı kazanarak devlet memuru olan Atıcı, iş hayatını sürdürürken yağlı boya çalışmalarına da devam etti. İstanbul ve Ankara'daki sanat fuarlarında eserlerini sanatseverlerle buluşturan Atıcı, 2022 yılında Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi'nde ilk kişisel resim sergisini açtı. İstanbul Üniversitesi'nden Sanat Terapistliği eğitimi de alan Atıcı, bugün, sosyal sorumluluk projeleri kapsamında yetişkinler ile anne ve çocuklara yönelik sanat atölyeleri düzenliyor, Samsun Kitap Kulübü ve Samsun Okurlar Topluluğu bünyesinde çalışmalarını sürdürüyor.

'VAR OLMAYI SEÇTİM'

Rukiye Atıcı, geçirdiği hastalığın ardından yaşamının tamamen değiştiğini anlatarak, 2014 yılının Mayıs ayında bir kalın bağırsak tutulumu geçirdim. Halk dilinde de kalın bağırsak kanaması olarak bilinir. 20'li yaşlarımda çok hızlı ilerleyen bir süreç olduğu için Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi'nde yaklaşık 3 yıl kadar yatılı bir tedavi gördüm. Durumum fazla ağırlaştığından dolayı hekimler, ailemiz ve çevremiz artık tüm umudun tükendiğini düşündü. Beslenme yetisi kaybettim, yürüme yetimi neredeyse kaybetme aşamasına geldim. Artık ailem mezar bakmaya falan başlamıştı. Benim içimde 2 seçenek vardı. Ya kendi varoluşumu yeniden oluşturup bir doğum gerçekleştirecektim ya da bir ölüm gerçekleşecekti. Ben de var olmayı seçtim ve bunu da sanat yoluyla başardığımı düşünüyorum. Bunun yolu pes etmemek ve mücadele etmekti. Ben bunu sanatla gerçekleştirdim. Burada da sanatın, resim yapmanın, müzik yapmanın ötesinde, bu çalışmaların insanın hayatta kalma becerisini öğrettiğini düşünüyorum. Kendi yolculuğumdan da bunu çıkardım. Bazen insan, en karanlık yerden filiz verir. Yeter ki vazgeçmesin, pes etmesin. Direnmek bazen hayatın en güzel sanatıdır diye konuştu.

'TEDAVİ SÜRERKEN MEMUR OLDUM'

Tedavi sürecinden bahseden Atıcı, Mücadele ve pes etmemenin gösterdiği yoldan ilerleyerek memuriyete başladım. Sınavlara hazırlandım. Tabii bu esnada tedavi sürecim de devam ediyordu. Yaklaşık 10 yıl kadar hayatımın bir alanını kapladı diyebilirim bu süreç. Bu yolda en önemli şey, mücadeleci bir ruh taşımak, direnmek ve doğumunuzu gerçekleştirmektir. Ben de önce sanatımla sonra memuriyete başlayıp ekonomik özgürlüğümü kazandıktan sonra doğumumu sanatımla gerçekleştirdim. Önce İstanbul ve Ankara gibi sanat fuarlarında sergilemelerim oldu. Yağlı boya çalışıyorum. Sonrasında Samsun'a döndüğümde birikimlerimle bunların solo sergimi 2022 yılında Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi'nde gerçekleştirdim. Sonra seyahat etmeye başladım. İnsanlarla iç içe olmak, insanların hayatlarına dokunmak, yeni şehirler görmek, yeni coğrafyalar, topraklar keşfetmeyi seviyorum ve döndüğümde de workshoplar yapmaya karar verdim. İstanbul Üniversitesi'nden 'Sanat Terapistliği' eğitimi aldım ve workshoplara başladım. Hem yetişkinlere özel hem de anne çocuklarla birlikte workshoplar yapmaya başladık dedi.

'KÖY OKULLARINA KİTAP ULAŞTIRACAĞIZ'

Samsun Kitap Kulübü ve Samsun Okurlar Topluluğu bünyesinde yürüttükleri çalışmaları zamanla sosyal sorumluluk projelerine dönüştürdüklerini belirten Atıcı, Workshoplardan sonra Samsun Kitap Kulübü ve Samsun Okurlar Topluluğu'nda devam ettim. Samsun Kitap Kulübü'ne başladığımızda 10 kişilik ekiptik ve sonrasında gittikçe büyüyen bir ordu olduk. Sonra bunu sosyal yardım projelerine dönüştürmeye başladık. Sosyal yardım projeleriyle birlikte bağış kumbaralarımız oldu. Kumbaralarımızı dolduruyoruz ve bağışlarımızı yapıyoruz. Son olarak da vakıflarla görüştük ve vakıflarla görüşmemiz neticesinde de 'Askıda Kitap' projemizi gerçekleştireceğiz ve köy okullarına kitap bağışları yapacağız. 'Askıda Kitap' projesiyle birlikte ve bir kütüphane hayalimiz var. Umarım bunu da gerçekleştiririz diye konuştu.
DHA