Halepçe'nin yaraları hâlâ kanıyor... Saddam mezaliminin 33'üncü yılı

Saddam yönetiminin Irak'ın Halepçe kentine düzenlediği kimyasal saldırının üzerinden 33 yıl geçse de yaralar halen taze. 5 bin kişinin öldüğü saldırıdan kurtulanlar, sağlık sorunları ve acı hatıralarla baş etmeye çalışıyor. Katliam mağduru 486 ağır hastanın olduğu belirtiliyor.

Baas rejimine ait jetler, 16 Mart 1988 sabahı Irak-İran sınırına 10 kilometre mesafedeki Halepçe kenti ve çevresini saat 10.55’te hardal ve sinir gazları taşıyan silahlarla bombaladı. Saldırı sonucu çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere yaklaşık 5 bin kişi hayatını kaybetti. Kimyasal gazlar nedeniyle çok sayıda kişi görme yetisini kaybetti ya da sakat kaldı. 1974’teki bir başka saldırıda anne ve kardeşlerini kaybettikten sonra Halepçe saldırısından kurtulduğu için kendine Ümit adını veren Halepçe sakini yaşadıklarını anlattı.

ELMA KOKULU SALDIRI
“Uçaklar üzerimize yürüyordu. Çok korkunçtu. Şehre atılan her bombayla evler sarsıldı ve yoğun bir duman şehri kuşattı” diyen Ümit, o anları şöyle anlattı: “Saat 11.35’te elma ve sarımsağın kokusunun bodrumun tamamına geldiğini iyi hatırlıyorum. Gırtlağımda bir şeyler olduğunu fark ettim. Sanki çok acı bir şey yemiş gibi gözlerim acıyordu. Ellerim gözlerimdeydi. O zamanlar elmanın kokusunun kimyasal gaz olduğunu bilmezdik. Nefes almakta zorlandığımız için bir an önce o bodrumdan kendimizi kurtarmak istedik.”

AĞLAMA VE ÇIĞLIKLAR
Arabayla 500 metre kadar ilerledikten sonra havanın kararmasıyla geceyi sığındıkları bir bölgede geçirdiklerini belirten Ümit, o gece yaşadıklarını şöyle anlattı: “Çok korkunç bir geceydi. Ağlama, inleme ve çığlıkların dışında şehirde başka bir ses duyulmuyordu. Zaman geçtikçe çocukların sesleri daha az geliyordu. Ağlaması kesilen çocuğun öldüğünü anlıyorduk. Ben o zaman 14 yaşındaydım ve o yaşta böyle bir görüntü görmek o kadar korkunçtu ki; size anlatamam. Eğer insan korkuyla ölseydi, eminim o gece ölürdüm. Ama belli ki; hiç kimse korkuyla ölmez. Bu nedenle böyle korkunç bir katliama dayandım.” Arabada 25 kişi olduklarını belirten Ümit, kendisi dahil sadece 4 kişinin hayatta kalabildiğini, geri kalanların ise kimyasal gazla boğulduklarını dile getirdi.

Kaldırıldığı ikinci hastanede uzun bir süre kendine gelemediğini dile getiren Ümit, daha sonra kefene sarıldığını ve hayatını kaybedenlerle birlikte mezarlığa götürüldüğünü anlattı. Ümit, toprağa verilmek üzereyken ölmediğinin fark edildiğini ve tekrar hastaneye gönderilmeden önce bu anın etraftakilerce fotoğrafının çekildiğini aktardı.
HABERİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ