Estetikte yeni tehlike
Özel Doruk Estetik Merkezi Medikal Estetik Hekimi Uzman Dr. Seda Cansabuncu, medikal estetik uygulamalarına dair merak edilenleri, sosyal medyanın cilt sağlığı üzerindeki etkilerini, gençlerin estetik taleplerini ve mevsim geçişlerinde yapılması gerekenleri anlattı.
Sosyal medyanın güncel estetik talepleri üzerinde oldukça etkili olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Cansabuncu, “Görselliğin bu kadar ön planda olduğu bir çağda, bize en çok gelen taleplerden biri ellerinde bir sosyal medya videosu ya da filtreli bir fotoğrafla ‘Bana bunu yapın’ denmesi oluyor. Ancak ben hekim olarak doğallıktan uzak, yapay ve aşırıya kaçan hiçbir uygulamayı desteklemiyorum. Unutmamak gerekir ki; herkesin yüz anatomisi, kemik yapısı ve cilt kalitesi kendine özeldir. Sosyal medyadaki o pürüzsüz filtreler veya dijital illüzyonlar gerçek hayatın anatomisiyle uyuşmaz. Bir başkasının görseli üzerinden, hele ki filtresine bakarak estetik planlaması yapmak tıbben doğru değildir. Bizim amacımız bir başkasına benzemek değil; kendi yüzümüzün en taze, en sağlıklı ve en doğal halini ortaya çıkarmak olmalıdır” dedi.
“18 YAŞINDA BAŞLIYORLAR”
Kliniğe başvuran yaş grubunun genellikle 18-22 yaş aralığında olduğunu belirten Dr. Cansabuncu, reşit olmayan grupta tıbbi zorunluluk bulunmadıkça işlem yapılmadığını vurguladı. Uzm. Dr. Cansabuncu, “Özellikle dijital medyanın, filtre kullanımının ve yüksek çözünürlüklü kameraların hayatımıza girmesiyle birlikte, genç yaş grubunun özalgısında ve estetik farkındalığında ciddi bir değişim gözlemliyoruz. Kliniğimize başvuran en genç yaş grubu genellikle 18-22 yaş aralığındaki genç erişkinlerimiz. Tabii ki 18 yaş altındaki reşit olmayan grupta, tıbbi bir gereklilik veya belirgin bir deformite (örneğin şiddetli akne izleri, ciddi asimetriler) yoksa medikal estetik müdahaleleri etik ve fizyolojik gerekçelerle uygun bulmuyor ve uygulamıyoruz. Bu durumu bir hekim gözüyle değerlendirecek olursam; sürecin hem olumlu hem de dikkat edilmesi gereken yönleri var. Olumlu tarafı, gençler artık cilt sağlıklarına daha erken yaşta sahip çıkmayı, koruyucu hekimliği ve güneşin zararlı etkilerinden korunmayı öğreniyorlar. Dikkat edilmesi gereken tarafı ise, ‘sosyal medya algısı’ ile oluşan beden algısı bozukluklarıdır” dedi.
EN KRİTİK KAVRAM: KORUYUCU YAKLAŞIM
Uzm. Dr. Cansabuncu, “Tıbbi literatürde bizim için en kritik kavram ‘Koruyucu Yaklaşım’dır. Genç bir dokuya ihtiyacı yokken aşırı hacim kazandırmak, gereksiz dolgular yapmak o dokunun doğal anatomisini bozar ve erken yaşlanmaya zemin hazırlar. Bu yüzden Doruk Estetik’te genç danışanlarımıza yaklaşımımız; onların yüzünü değiştirmek veya trendlere uydurmak değil; ‘cilt kalitesini korumak’, akne/gözenek gibi problemleri bilimsel olarak çözmek ve onları doğru medikal bakıma yönlendirmektir. Özetle; gençlikte estetik ‘değiştirmek’ değil, var olan sağlığı ve doğallığı ‘korumak’ demektir” ifadelerini kullandı.
CİLDİ KORUMANIN ÜÇ ALTIN KURALI
Tıbbi ve biyolojik açıdan, bu dönemde cildimizi korumak ve restore etmek için yapmamız gereken ilk 3 temel adımı şöyle sıralayabiliriz:
Epidermal bariyeri onarmak ve nem dengesi kaybını önlemek: Mevsim değişiminde cildin en dış katmanı stratum corneum nemini kaybeder, incelir ve hassaslaşır. Evde seramid ve hyaluronik asit içerikli bariyer onarıcı ürünler kullanılmalıdır. Klinikte ise saf hyaluronik asit ve peptid takviyeleri sağlayan Mezoterapi ve Nem Aşıları ile cildin nem tutma kapasitesi hücresel düzeyde yeniden inşa edilmelidir.
Hücresel hasarı temizlemek ve antioksidan zırhı oluşturmak: Yaz veya kış şartlarından çıkan ciltte serbest radikal hasarı birikir. Bu geçiş döneminde cilde mutlaka C Vitamini, Glutatyon ve Polinükleotid (Somon DNA) gibi güçlü antioksidan ve hücresel onarıcı ajanlar entegre edilmelidir.
Güneş korumasını mevsime göre güncellemek ve profesyonel bakım yapmak: ‘Hava bulutlandı’diyerek güneş koruyucu bırakılmamalıdır. Ayrıca gözeneklerde biriken ölü hücre tabakasını cildi tahriş etmeden temizleyen Karbon Peeling veya medikal nem bakımları ile cildin hücresel yenilenme hızı desteklenmelidir.”
MERDİVEN ALTI UYGULAMALARA KARŞI UYARI
Yetkisiz kişilerin yaptığı uygulamaların halk sağlığını tehdit ettiğine dikkat çeken Dr. Cansabuncu, “Ne yazık ki son yıllarda medikal estetik alanında yetkisiz kişilerin yaptığı uygulamalar ve bunlara bağlı gelişen ciddi komplikasyonlar, kamu sağlığını tehdit eden boyuta ulaştı. Medikal estetik, bir güzellik veya kuaför hizmeti değil; doğrudan insan anatomisine yapılan tıbbi bir müdahaledir.
Vatandaşlarımızın sağlığını koruması ve bir merkezin güvenilirliğini anlaması için 3 altın kuralı şöyle özetleyebilirim:
Uygulamayı yapan kişinin bir ‘Hekim’ olması: T.C. Sağlık Bakanlığı mevzuatlarına göre; cilde iğne ile yapılan her türlü enjeksiyon ve tıbbi lazer uygulamaları yalnızca diploma sahibi hekimler tarafından yapılabilir. Bir komplikasyon veya yan etki geliştiğinde, bunu yönetecek tıbbi bilgiye sadece bir hekim sahiptir.
Sağlık bakanlığı onaylı klinikler ve muayenehaneler: Merdiven altı işletmelerde en büyük risk enfeksiyon ve sterilizasyon eksikliğidir. Bir hastane bünyesinde ya da doktor muayenehanesinde hizmet almak, hastanın en büyük sağlık sigortasıdır.
Kullanılan ürünlerin ve cihazların ‘FDA / CE ve ÜTS’ onaylı olması: Güvenilir bir klinik, kutusunu hastanın gözü önünde açtığı, T.C. Sağlık Bakanlığı Ürün Takip Sistemi’ne (ÜTS) kayıtlı, FDA veya CE onaylı orijinal ürünler kullanır.”
“TEK ADIM: GÜNEŞ KORUYUCU”
Kendi günlük rutini hakkında bilgi veren Dr. Cansabuncu, cildin genç kalmasındaki en önemli kuralın güneş koruması olduğunu belirterek, “Bir uzman hekim olarak, klinik ortamında en ileri teknolojileri, en saf içerikli mezoterapileri uyguluyoruz. Ancak tüm bu tıbbi işlemlerin başarısını evde sürdürülebilir kılan ve benim de kişisel hayatımda ‘ne olursa olsun asla atlamam’ dediğim o tek altın adım: Geniş Spektrumlu Güneş Koruyucu kullanımıdır. Tıbbi literatürde ‘Foto-yaşlanma’ dediğimiz bir gerçek var. Cildimizdeki kolajen yıkımının, lekelenmelerin ve elastikiyet kaybının yüzde 80’inden fazlasının sorumlusu güneşten gelen ultraviyole (UV) ışınlarıdır. Bu yüzden benim günlük rutinimin ‘olmazsa olmaz’ kuralı şudur: Sabah cildimi tipine uygun medikal bir temizleyiciyle arındırmak, ardından mevsim ne olursa olsun, cilt tipime uygun SPF 50+ geniş spektrumlu güneş koruyucumu sürmektir. İstediğiniz kadar pahalı kremler kullanın, en ileri klinik işlemleri yaptırın; eğer cildinizi güneşin yıkıcı etkisinden korumuyorsanız, yaptığınız tüm yatırımlar yarım kalır” şeklinde konuştu.
“ESTETİK; YAŞININ EN TAZE VERSİYONUNA ULAŞMA SANATIDIR”
Konuşmasının sonunda estetiğin yaşın en genç versiyonuna ulaşma sanatı olduğunu söyleyen Dr. Seda Cansabuncu sözlerini şöyle tamamladı:
“Estetik, bir başkasına benzemek veya trendleri takip etmek değildir. Estetik; kendi anatominize sadık kalarak, yaşınızın en sağlıklı ve en taze versiyonuna ulaşma sanatıdır. Unutmayalım ki cildimiz ve sağlığımız bize verilmiş en değerli emanet. Bu emaneti kulaktan dolma bilgilerle, ruhsatsız ürünlerle veya yetkisiz ellerde riske atmayın. Medikal estetik bir güzellik bakımı değil, tıbbi bir disiplindir. Doğru bilgi, doğru teşhis ve doğru hekim dokunuşuyla güzelleşmek isteyen herkesi kliniğimize davet ediyoruz.”
KAYNAk:olay.com.tr