Dünyaca ünlü ürünümüz tehlike altında…
Gürsu'da tarım ve madencilik aynı bölgede karşı karşıya geldi. Dışkaya Mahallesi'nde planlanan mermer ocağının Gürsu Ovası'nın üst kesiminde bulunduğunu belirten DOĞADER Başkanı Murat Demir, o bölgede üretilen Santa Maria armudunun önemli bölümünün yetiştirildiği ovaya dikkat çekti. Demir, maden faaliyetlerinden kaynaklanabilecek tozun armutların çiçeklenmesini etkileyebileceğini belirtirken, patlatma, ağır tonajlı araçlar ve insan sağlığı konusunda da uyarılarda bulundu.
Kestel’in Ağlaşan Mahallesi’nde başlayarak Gürsu’nun Karahıdır, İğdir, Avdancık ve Dışkaya mahallelerine kadar yayılan orman yangınının ardından Dışkaya Mahallesi’nde planlanan maden projesiyle ilgili tartışmalar yalnızca orman alanlarıyla sınırlı kalmadı. Projenin Gürsu Ovası’nın üst kesiminde yer alması, bölgedeki tarımsal üretimin geleceği açısından da soru işaretlerini beraberinde getirdi. 26 Temmuz 2025’te meydana gelen yangının üzerinden yalnızca 9 gün geçmesinin ardından Fero Madencilik Danışmanlık ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından maden projesi için başvuru yapıldı. Başvuru tarihi 4 Ağustos 2025 olarak kayıtlara geçti.
100 BİN TONU BURSA’DA ÜRETİLİYOR
DOĞADER Başkanı Murat Demir, olay.com.tr’ye yaptığı açıklamada konumun Gürsu Ovası’nın tepesinde yer aldığını söyledi. Gürsu Ovası’nın Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu belirten Demir, özellikle coğrafi işaretli Santa Maria armuduna dikkat çekti. Türkiye’de yaklaşık 130 bin ton Santa Maria armudu üretildiğini belirten Demir, bunun 100 bin tonunun Gürsu Ovası’nda yetiştirildiğini belirterek, “Bizim için yani Bursa için, Gürsu için çok önemli, çok önemli bir katma değer olan bir ürün. Maden sahasında gerçekleştirilecek kırma-eleme faaliyetlerinin oluşturabileceği toz tarımsal üretime etkileyecektir. Şimdi burada oluşacak toz ile o armudun çiçeklenmesine zarar verecek. Bu aynı şekilde de başta armut olmak üzere tabii şeftali vesaire falan hepsini etkileyecek” şeklinde konuştu.
“O TOZUMAYI İNSANLAR DA YUTACAK”
Projenin insan sağlığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Murat Demir, “Artı insan sağlığı. Yani o tozumayı insanlar da yutacak, soluyacak. Çevrede yaşayan insanlar açısından da büyük risk. Maden faaliyetlerinde patlatma yapılması durumunda köylerdeki yapılara zarar verebilir. Tozumadan kirlilik olacak, trafik yoğun olacak, tonajlı arabalar girip çıkacak. Proje bölgedeki yaşamı birden fazla yönden etkileyebilecek. Köyün ormanlık alanı yok edilecek. Yani bu doğaya ve insana zararlı bir proje” dedi.