Cumhurbaşkanı Erdoğan: Unutmayın, hepimiz bulunduğumuz koltuklara milletin takdiriyle geldi

Aybala MELEK/ANKARA, (DHA)-CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, "Görevi, imanı, makamı ne olursa olsun hiçbir arkadaşım şunu unutmasın; hepimiz bulunduğumuz koltuklara milletin takdiriyle geldik

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Görevi, imanı, makamı ne olursa olsun hiçbir arkadaşım şunu unutmasın; hepimiz bulunduğumuz koltuklara milletin takdiriyle geldik. Milletimiz, emaneti bizlere kendisine hizmet etmemiz, eser üretmemiz, refahını artırmamız için tevdi etti. Millete hizmet yerleri gösteri alanı değil, sorumluluk makamlarıdır dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde düzenlenen 'Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, Venezuela'da meydana gelen depremlerden etkilenen Venezuela halkına ve hükümetine geçmiş olsun dileklerini ileterek, bu zor günlerinde Türkiye'nin yanlarında olduğunu ifade etti. Erdoğan, AK Parti olarak dünyada eşi benzeri olmayan bir teşkilat gücüne sahip olduklarını belirterek, 11 milyon 500 bini aşkın üyemizle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en büyük, en yaygın siyasi hareketlerinden biriyiz. Bizim tasavvurumuzda üyelik sadece bir kayıt işleminden ibaret değildir. Bizde üye demek, millete hizmet mücadelesine nefer yazılmak demektir. Her türlü fedakarlığı göze almak demektir. Bu milletin, bu ümmetin sorumluluğunu yüreğinde taşımak demektir. İdeallerimize gönül vermek, davamıza ömür vermek demektir diye konuştu.

'MAHALLELERDEKİ VARLIĞIMIZI GÜÇLENDİRMEK AMACIYLA YOĞUN BİR ÇALIŞMA İÇİNDEYİZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece siyasi bir parti olmadıklarını, aynı zamanda bir dava hareketi olduklarını vurgulayarak, Biz aynı ideallere inanan, aynı istikbale yürüyen bir gönül hareketiyiz. Özellikle bilinmesini isterim ki teşkilatçılık anlayışımızda üye kaydının yapıldığı an millete hizmet mücadelesi başlamıştır. Bu anlayışla üyelerimizle irtibatımızı güçlendirirken bir yandan da esnaf, çarşı, pazar ziyaretleriyle milletimizle gönül bağımızı sağlam tutuyoruz. Evlerinde, iş yerlerinde Türkiye'nin dört bir yanındaki üyelerimizin misafiri oluyoruz. Verdiğimiz mücadeleyi ülkemiz için kurduğumuz hayalleri Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi kendileriyle istişare ediyoruz. Üye sayısında kırdığımız rekorun ardından 2026 senesini 'Mahalle Çalışmaları Yılı' ilan ettik. Daha fazla sayıda insanımıza ulaşmak, mahallelerdeki varlığımızı daha da güçlendirmek amacıyla yoğun bir çalışmanın içindeyiz. Tüm teşkilatımızın gayretiyle 2026 yılını AK Parti ailesini hem üye sayısı hem de derinlik itibarıyla büyütmek için bir fırsata çeviriyoruz. Muhalefetin bırakın yolunu, adını sanını dahi bilmediği mahallelerde davamıza aşkla hizmet eden, mücadelemize omuz veren kardeşlerimize teşekkür ediyor, mahalle başkanlarımızı yürekten tebrik ediyorum dedi.

'MİLLETİ İÇİN HAYIRLI BİR İŞ YAPMAK İSTEYENLERİ BÜNYEMİZE KATMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Erdoğan, Eser, hizmet ve kardeşlik siyasetinin temsilcisi olan AK Parti'mize yönelik teveccüh her seviyede katlanarak artıyor. Huzur arayan, kardeşlik ve dayanışma arayan, şehrine, ilçesine, beldesine hizmet etmek isteyen hemen herkes bu ailenin bir ferdi olarak bu çatı altında siyaset yapmayı arzu ediyor. Pazartesi bir ilçe belediye başkanımızı, dünse bir milletvekilimizi saflarımıza dahil ettik. Bugün de yeni belediye başkanlarımızı bağrımıza basacağız. Birazdan AK Parti ailesine intisap edecek tüm arkadaşlarımıza aramıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Millete ve memlekete hizmet yolculuğunda inşallah bundan sonra tam bir dayanışma içinde olacak, halkımızın güvenini boşa çıkarmayacağız. İlkelerimizi benimseyen, huzurlu ve saygılı bir atmosferde ülkesi ve milleti için hayırlı bir iş yapmak isteyenleri bünyemize katmaya devam edeceğiz diye konuştu.

'KENDİ ARKADAŞLARIMIZIN DA TERS AKINTIYA KAPILDIKLARINA ŞAHİT OLUYORUZ'

Siyasetin millete tepeden bakan bir faaliyet alanı değil, aksine toplumun siyasetin asli unsuru, sahibi ve kurucu öznesi olduğunu dile getiren Erdoğan, İster yerel düzeyde ister tüm ülke sathında olsun siyaset felsefemizin temelinde insan vardır. İnsana saygı vardır. 86 milyonun her bir ferdi bizim nazarımızda eşittir, aynı değerdedir. Oy versin ya da vermesin, bizi desteklesin veya desteklemesin hiçbir ayrım yapmadan aynı derecede hizmete ve hürmete layıktır. Biz siyaset yaparken de hizmet ederken de daima bu anlayışla hareket ettik. Karşımızdaki kim olursa olsun saygıyı elden bırakmadık. Muhatabımızı rencide edecek, incitecek, gönlünü kıracak hiçbir davranışın içinde olmadık. Hazreti Mevlana'nın asırları aşan şu öğütlerini kendimize rehber eyledik, 'Sevgide güneş gibi ol. Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol. Hataları örtmede gece gibi ol. Tevazuda toprak gibi ol. Öfkede ölü gibi ol. Her ne olursan ol ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol'. İşte bu anlayışla, işte bu ilkeler çerçevesinde sadece bize oy verenlerin değil, 86 milyonunun hizmetkarı olduk. Maruz kaldığı tüm saldırılara rağmen AK Parti'yi milletin gönlünde yıkılmaz kılan işte bu vasıflarımızdır. Bunları korumak ve gözetmek, hepimizin asli vazifesidir. Seçmenden oy isterken mütevazı ve saygılı ama milletten yetkiyi aldıktan sonra kibirli, üstenci, incitici bir tavır bizim tavrımız değildir. Sosyal medyanın da tesiriyle etkileşim avcılığı denilen bir hastalığın hem toplumda hem kamuda hem de yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz. Mahremiyet yok sayılırken özel alan kavramı anlamını yitirmekte, görünür olmak, gündeme gelmek, tartışılmak insan onuru dahil her türlü değerin, her türlü hassasiyetin önüne geçmektedir. Ne pahasına olursa olsun gündem olma ve gündemde kalma kaygısı bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse, bu kapana siyasetçiler de düşmektedir. Maalesef kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldıklarına şahit oluyoruz. Ne siyaseten ne de iletişim boyutuyla bize herhangi bir faydası olmayan, tam tersine partimize zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum. Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir dedi.

'SOSYAL MEDYADAKİ YANKI ODALARINA HAPSOLMAYACAĞIZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Görevi, imanı, makamı ne olursa olsun hiçbir arkadaşım şunu unutmasın; hepimiz bulunduğumuz koltuklara milletin takdiriyle geldik. Milletimiz, emaneti bizlere kendisine hizmet etmemiz, eser üretmemiz, refahını artırmamız için tevdi etti. Millete hizmet yerleri gösteri alanı değil, sorumluluk makamlarıdır. Vatandaşımızın karşısına çıktığımızda, esnafımızın kapısını çaldığımızda da görevimiz gereği kamu gücünü kullandığımızda da taşıdığımız emanetin ağırlığıyla mütenasip hareket etmek zorundayız. Her zaman söylediğim gibi mesele kalp kazanmak, gönülleri fethetmektir. Ruberu iletişimin, yüz yüze etkileşimin sıcak ve seviyeli bir hasbihalin yerini hiçbir dijital platform, hiçbir uygulama alamaz. Eğer öyle olsaydı bugün siyasette durum çok farklı olurdu. Eğer öyle olsaydı bu millet her seçim öncesinde bize siyasi ömür biçen o çok bilmişleri ters köşe yapmazdı. Eğer öyle olsaydı siyaset ve toplum mühendisleri amaçlarına ulaşmış olurdu. Eğer sosyal medya rüzgarıyla seçim kazanılsaydı bugün iktidarda da Cumhurbaşkanlığı'nda da başkaları olurdu. Elbette yeni medya araçlarını teknolojinin sağladığı asimetrik imkanları göz ardı etmeyeceğiz. Yaptıklarımızı, hizmetlerimizi, icraatlarımızı en güzel şekilde bu mecraları da kullanarak halkımızla bilhassa da yeni kuşaklarla paylaşacağız ama sosyal medyadaki yankı odalarına da hapsolmayacağız. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan bu yana yaptığımız gibi vakar içinde nezaket içinde demokratik bir kültür içinde halkımıza hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Teşkilat yöneticilerimizden milletvekillerimize, bakanlarımızdan belediye başkanlarımıza kadar tüm yol ve dava arkadaşlarımla bu prensip ve ilkelerle hareket etmelerini beklediğimizi özellikle vurgulamak isterim. Teşkilatımızdaki hiçbir kardeşim şunu aklından çıkarmasın; biz efendilik taslamaya değil, millete hizmet etmeye, hizmetkarlık yapmaya geldik. Bu minvalde bu istikamette yürümeye de devam edeceğiz diye konuştu.

'MÜCADELEMİZİ, DEMOKRASİ ZEMİNİNDE SÜRDÜRÜYORUZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi rakipleriyle gereksiz polemiklerden uzak durduklarını ifade ederek, Muhatabını karalamak, kötülemek, muhatabının acziyetinden rant devşirmeye çalışmak bizim siyaset tarzımız değildir. Bizden kayıkçı kavgalarının parçası olmamızı bekleyen beyhude yere bekler. Biz iş yapmanın, taş üstüne taş koymanın derdindeyiz. Biz eser ve hizmet siyasetimizle yeni gönüller kazanmanın peşindeyiz. Gerilimden, kamplaşmadan kaçınmamız insanımızın hak ve hukukunun çiğnenmesine kayıtsız kalacağımız anlamına asla gelmez. Biz milletten icazeti sadece hizmet için almadık. Aynı zamanda yıllardır ötelenen, örselenen kendi öz yurdunda oraya buraya itilen kardeşlerimizin haysiyetini, izzetini, özgürlüklerini savunmak için de aldık. 28 Şubat döneminde darbecilerin gadrine uğrayan insanlarımızın bir daha aynı zorbalığa maruz kalmaması için de milletimizden yetki aldık. 23 yıldır bu konuda çok büyük hassasiyet gösterdik. Ne bir başkasının hayat tarzına müdahale ettik ne de kendini bu ülkenin sahibi gören küstah azınlığın hayat tarzı dayatmasına müsaade ettik. Ne bir başkasının inancına karıştık ne de jakoben zihniyetin günümüzdeki temsilcilerinin insanımızın inancına karışmasına eyvallah ettik. Buna rağmen artık eskisi kadar olmasa da zaman zaman sesi çok çıkan kibir abidelerinin sessiz çoğunluğu susturma, yıldırma, tehdit etme girişimlerine şahit oluyoruz. Bunlarla mücadelemizi hukuk ve demokrasi zemininde sürdürüyoruz diye konuştu.

'KARANLIK DÖNEMLER BİR DAHA ASLA GERİ DÖNMEYECEK'

Erdoğan, Hükümet olarak; 2026 Türkiye'sinde halen 28 Şubat döneminin özlemiyle hareket eden, bu ülkeyi tapulu mülkü gibi gören baskıcı zihniyetin tekrar canlandırılmasına izin vermeyeceğimizin bilinmesini istiyorum. İlkemiz bellidir; inanç özgürlüğü. Anayasamız tarafından güvence altına alınmıştır. Dahası 86 milyonun yaşam tarzı bizim teminatımız altındadır. Kimse bir başkasına dayatmada bulunamaz, üzerinde baskı kuramaz. Küçük, dar bir zümre laiklik kavramını istismar ederek bu millete yaşam tarzı dikte edemez. Eskiden olduğu gibi bir avuç müstekbirin topluma parmak sallayarak azarladığı, kadınları kılık kıyafetine göre ayrıştırdığı, Anadolu insanını irticacı, gerici, yobaz diyerek tahkir ettiği günler artık geride kalmıştır. Eski imtiyazlarını, eski nobranlıklarını özleyenler boş durmasa da biz bu görevlerde olduğumuz müddetçe o karanlık dönemler inşallah bir daha asla geri dönmeyecektir. Bu ülkede hiç kimsenin saçından, sakalından, çarşafından cübbesinden, başörtüsünden dolayı aşağılanmasına, hakarete uğramasına, kendini dışlanmış, kendini ötelenmiş hissetmesine kesinlikle göz yummayacağız. Türkiye'yi büyütmeye, Cumhuriyetimizi büyütmeye, hak ve özgürlükleri her bir vatandaşımız için genişletmeye, 86 milyonun tamamını bir, beraber ve eşit görmeye devam edeceğiz dedi.

PARTİYE KATILAN BELEDİYE BAŞKANLARINA ROZET TAKTI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hitaplarının ardından AK Parti'ye katılan Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı'ya, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan'a ve Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'a parti rozetlerini taktı.
DHA