☰
✕

Çocukken taşındıkları İsviçre'den Midyat'a 4 bin 500 kilometre pedal çevirdi

Mehmet Halis NAYIFOĞLU/MİDYAT (Mardin), (DHA)- MARDİN'in Midyat ilçesinden çocuk yaşta ailesiyle birlikte ayrılarak İsviçre'ye yerleşen Murat Yarbuğ (50), 37 günde 4 bin 500 kilometre pedal çevirerek ata topraklarına geldi

MARDİN'in Midyat ilçesinden çocuk yaşta ailesiyle birlikte ayrılarak İsviçre'ye yerleşen Murat Yarbuğ (50), 37 günde 4 bin 500 kilometre pedal çevirerek ata topraklarına geldi. Yarbuğ, yolculuğunu Süryani çocukların eğitimine destek amacıyla sosyal sorumluluk projesine dönüştürdü.

Çocuk yaşta ailesiyle birlikte Midyat'tan ayrılarak İsviçre'ye yerleşen ve bir bankada üst düzey yönetici olarak çalışan 2 çocuk babası Murat Yarbuğ, 8 haftalık iznini bisiklet yolculuğuna ayırdı. Hollanda'da özel olarak hazırlattığı bisikletiyle İsviçre'den yola çıkan Yarbuğ, Almanya, Avusturya, Slovakya, Sırbistan, Bulgaristan ve Yunanistan'ı geçerek Türkiye'ye geldi. 4 bin 500 kilometrelik yolculuğun ardından Midyat'a ulaşan Yarbuğ, ailesi, akrabaları ve Süryani cemaati tarafından karşılandı. Karşılama törenine Süryani Dernekler Federasyonu Başkanı Evgil Türker ile Midyat Süryani Kadim Kiliseleri Vakfı Başkanı Yusuf Türker de katıldı. Bisikletiyle konvoyun önünde ilerleyen Yarbuğ, Midyat sokaklarında şehir turu attı.

'TÜRK HALKININ O SICAK MİSAFİRPERVERLİĞİNİ HİSSETTİM'

Eşinin önce yolculuğa onay vermediğini belirten Yarbuğ, İsviçre'de 8 haftalık bir izin aldım. Bisiklet sürmeyi çok sevdiğim için bu sürede bir bisiklet turu yapmaya karar verdim. Zaten bir yıldır bisikletimle tura çıkmayı planlıyordum. Birçok seçenek vardı ancak kendi köklerimin geldiği yere gitmeye karar verdim. Köklerimiz bu bölgeden geliyor. Eşimle uzun bir sohbetin ardından bu kararı aldım. Kendisi onaylamadı ama ben çok inatçıyım. Bütün planı hazırladım ve 26 Ağustos'ta yola çıktım. Yolculuk toplamda yaklaşık 4 bin 500 kilometre sürdü. İsviçre'den başlayarak 8 ülke geçtim. En uzun ülke tabii ki Türkiye'ydi. İstanbul'a kadar Avrupa'da günde ortalama 150 kilometre yol yaptım. İstanbul'dan itibaren ise tempomu düşürmeye karar verdim. Çünkü Türkiye'de çok daha fazla dağ var ve manzaraların tadını çıkarmak istiyordum. Ben bir Süryani'yim, Türkçe konuşamıyorum. Fakat Edirne'den Türkiye'ye girdiğim andan itibaren Türk halkının o sıcak misafirperverliğini hissettim. Bana akşam yemekleri, içecekler ikram edildi, evlerinde konaklatmak istediler. Hiçbir olay veya sorun yaşamadan Midyat'a ulaştım. Bu yüzden onur duyuyorum. Sonrasında eşimin amcasından, anne ve babasından ve eşimden gördüğüm o sıcak karşılamayla onur duydum ve duygulandım. Kesinlikle yorgun değilim. Bacaklarım tamamen iyi durumda. Bana İran'a doğru bir 1000 kilometre daha sürmemi söyleseler yine yaparım. Maalesef çalışmam gerekiyor ama benim için hiç sorun değil. Enerji doluyum dedi.

'TOPLUM İÇİN YÜREKTEN BİR ŞEY YAPTIM'

Yolculuğunu sosyal sorumluluk projesine de dönüştürdüğünü belirten Yarbuğ, Süryani çocuklar için bağış topladıklarını ifade ederek, Bir bağış kampanyası da yürüttüm ve buradaki amaç, konunun benimle ilgili olmamasıydı. Evet, ben bundan keyif aldım ama 'Save the Children' aracılığıyla profesyonelce yürüttüğümüz bu süreçte sponsor firma ile birlikte bağış topladık. Bu bölgedeki, Suriye, Irak, Türkiye'deki Süryani çocuklar için bu adımı attık. Sponsor firma da kendi tarafından uygun bir bağış yapacak. En azından kendi adıma, toplum için yürekten bir şey yaptığımı söyleyebilirim. Ben keyif aldım ve çevremdeki insanların, çocukların da bundan faydalanmasını istiyorum diye konuştu.

Süryani Dernekleri Federasyonu Başkanı Evgil Türker de Yarbuğ'u tebrik ederek, Avrupa'da doğup büyümüş bir genç olarak, İsviçre'den buraya kadar gelmesi gerçekten büyük bir cesaret ister. Midyat'a kadar varması bu büyük bir başarıdır kendisi için dedi.
DHA