Büyükşehir Meclisi'nde 'Kayapa' gerilimi
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde Kayapa ve Kuruçeşme mahallelerindeki bazı parselleri kapsayan katı atık tesisi planı tartışma yarattı.
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, Haziran ayı ikinci birleşimini İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban başkanlığında gerçekleştirdi.
Toplantının en hararetli gündem maddesi, İmar ve Bayındırlık Komisyonu tarafından sunulan Nilüfer ilçesi Kayapa ve Kuruçeşme mahallelerindeki bazı parselleri kapsayan “Katı Atık Tesisleri Alanı” amaçlı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı raporu oldu.
Söz konusu raporun oylamaya sunulmasının ardından söz alan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Sözcüsü Yücel Akbulut, projeye ve meclise sunulan komisyon raporuna tepki gösterdi.
”Mevcut alanın 4 yıllık ömrü kaldı”
Bursa’nın yeni bir katı atık tesisine ihtiyacı olduğunu kabul ettiklerini ancak yöntemin ve yer seçiminin yanlış olduğunu vurgulayan Akbulut, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un soru önergesine verdiği yanıtı hatırlatarak şunları söyledi:
”Yenikent-Hamitler düzenli depolama alanının saha kapasitesinin yaklaşık yüzde 80’inin kullanıldığını, mevcut sahanın artık şehir içinde kaldığını ve yaklaşık 4 yıllık depolama ömrünün kaldığını Bakanlık da belirtti. Ama aynı cevapta bir başka gerçek daha vardı; Kayapa’daki mahallelerde ikamet eden halkın yoğun şikayetleri üzerine alternatif alanlar, yer seçimi ve farklı atık bertaraf teknolojileri üzerinde çalışmaların devam ettiği de belirtildi. Demek ki Kayapa konusu kapalı, bitmiş, tartışmasız ve alternatifsiz değildir.”
”Bilim insanlarını dinlemediniz”
CHP Grup Sözcüsü Yücel Akbulut, “Hamitler’deki tesis ömrünün tamamlama aşamasına yaklaşınca apar apar harekete geçtiniz. Bursa’da Uludağ Üniversitesi hocaları varken, bu kentin havasını, suyunu, toprağını bilen bilim insanları varken, Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne apar apar bir çalışma yaptırdınız. Sadece altı alternatif arasında en uygun alanın Kayapa olduğunu bu hocalarla belirlediniz. Plan yaptınız, iptal edildi. Neden iptal edildi? Çünkü hukuka uygun değil. Ve defalarca iptal edildi.
Sonra, 2020 yılında bu kez Uludağ Üniversitesi’ndeki hocaların da içinde olduğu bir ekibe Yer Belirleme Raporu yaptırmak istediniz. Ancak o raporun uygunluk açısından Kayapa ilk sırada çıkmadı, başka yerler çıktı. 2020 yılında başka yerler görebilmenize rağmen, bu yerlerle ilgili çalışma yapmadınız. Eğer yapsaydınız, bugün belki yol alınmış olabilirdiniz.
Bilim insanları defalarca itiraz etti; ‘Üst kota atık taşınmaz, akaryakıt sarfiyatı artar, karbon salınımı büyür, enerji maliyeti yükselir, bunların tamamı çevreyi kirletir’ dediler ama dinlemediniz. ‘Şehir doğu-batı aksında büyüyor, batıya yapmayın’ dediler, siz getirip en batıya yaptınız. 800 metre yüksekliğe çöp olmaz diye itiraz edildi, dinlemediniz. Tabiri caizse çöpü alıp başımızın üzerine koydunuz” dedi.
”Komisyon raporunda risk analizlerinin hiçbiri yok”
2024 yılında Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde yapılan kapsamlı değişikliklere dikkat çeken Akbulut,
”Bugün 2026 yılındayız. Plan yaparken sadece tesis alanı nerede, yol nereden geçiyor, maliyet ne kadar diye bakamayız. Orman yangını riski, taşkın riski, deprem riski nedir; pay sakınım zorluğu var mıdır, yer altı suyu nasıl etkilenir, bunların tamamı bilimsel olarak ortaya konulmak zorundadır. Bursa, son yıllarda orman yangınlarını acı şekilde yaşadı. Gürsu’dan Kestel’e, Harmancık’tan Orhaneli’ye, Nilüfer’e kadar yangınların ne kadar hızlı yayılabildiğini geçen sene tecrübe ettik. Böyle bir coğrafyada yaklaşık 185 hektarlık bir katı atık tesisinde yangın riskini bir plan notuyla bırakıp geçemezsiniz.
Peki, önümüzdeki komisyon raporunda bunlar var mı? Maalesef yok. Yangın riski analizi yok. Deprem ve fay sakınım zonları analizi yok. Devlet Su İşleri’nin güncel değerlendirmesi yok. Hidrojeolojik yapı ve yer altı suyuna etki analizi yok. İklim değişikliği etkileri yok. Rüzgar, koku ve gaz yayılımı güncel değerlendirmesi yok” ifadelerini kullandı.
”Dereyi yeşile boyamak değildir”
Daha önceki planların mahkeme tarafından iptal edilme gerekçelerinin de sümen altı edildiğini savunan Akbulut, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
”Mahkeme iptal gerekçelerinde, alana erişim sağlayan 20 metrelik yol için Bursa Orman Bölge Müdürlüğü’nden gerekli yol izninin alınmadığı ve DSİ görüşündeki koruma kuşaklarının plana işlenmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bugün meclis gündemine gelen planla iptal edilen plan karşılaştırıldığında esaslı ve kapsamlı bir değişiklik yapıldığı görünmemektedir. Dere hattı yeşil alan olarak işlenmiş, yol aksı yeşil alanın diğer yanına bir dönüşle uzatılmıştır. Ancak bu tek başına mahkeme kararının gereğini yerine getirmez. Mahkeme kararının gereği yalnızca dereyi yeşile boyamak değildir. Koruma bandını tüm güzergah boyunca açıkça göstermek, mahreç sorununu çözmek ve orman kanunu kapsamındaki yol izinlerini tamamlamaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak Hamitler’de bulunan tesisin ömrünü tamamlama noktasına geldiğini ve Bursa’nın yeni bir katı atık tesisine ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Bizim itirazımız tesis ihtiyacına değildir. Bizim itirazımız; yıllarca hiçbir şey yapılmayıp sorun büyüdükten sonra, Bursa’nın batı gelişme aksında bulunan Kayapa-Kuruçeşme bölgesine eski raporlarla, eski kurum görüşleriyle, defalarca iptal edilmiş planlarla, güncel afet ve iklim değişikliği analizleri yapılmadan ve bölge halkının itirazına rağmen tesislerin dayatılmasınadır.
“TAMAMEN BİLİMSEL YÜRÜTTÜK”
CHP’li Akbulut’un eleştirilerinin ardından AK Parti Grubu adına söz alan Meclis Üyesi Ecehan Mertoğlu, projenin tamamen bilimsel kriterlere ve hukuka uygun olarak yürütüldüğünü savundu. Yer seçiminin tesadüfi olmadığını ve tüm risklerin önceden analiz edildiğini belirten Mertoğlu, şu ifadeleri kullandı:
”Jeolojik yapı, toprak özellikleri, su kaynaklarına mesafe, erozyon, deprem riski ve hakim rüzgar yönü gibi parametreler ile atık taşıma maliyetleri, organize sanayi bölgeleri ve sanayi tesisleriyle olan ilişkiler analiz edilmiştir. Bu bağlamda bir yer seçimi değerlendirmesi yapılmıştır. Bahsettiğim bu kriterlere göre, alternatifler içerisinden en yüksek puanı alan yer burası olmuştur; nitekim sizlerin de ellerindeki raporlarda bu durum mevcuttur. Çevresel risklerin düşük olması, ulaşım ve lojistik gibi avantajlar doğrultusunda burada bir plan çalışması gerçekleştirilmiştir. Günümüze geldiğimizde ise buranın mahkeme kararı gerekçesi, sizin de söylediğiniz gibi mahreç ve dere koruma bandının plana işlenmemesiyle alakalıdır. Komisyon raporundaki mahkeme kararlarını buradaki herkes biliyor, o yüzden burada boşuna siyaset yapmayalım. Biz esaslı bir değişiklik yapmıyoruz; eğer esaslı bir değişiklik yapsaydık kurum görüşlerinin yenilenmesi gerektiğinin biz de bilincindeyiz. Farklı bir değişikliğe konu olan bir plan olmadığı için kurum görüşlerinin yenilenmesine gerek yoktur, mahkeme kararlarının gereği yerine getirilmiştir. Ayrıca hiçbir şeyden haberiniz yokmuş gibi davranıyorsunuz ama bu kadar detaylı yıllara ve bilgilere sahipsiniz; bunu da 10 dakikada izah ederseniz memnun olurum. Söz konusu yer seçimi, yalnızca mevcut ihtiyaçları karşılayan bir karar değildir. Bursa’nın uzun vadeli atık yönetimi politikaları doğrultusunda; çevresel sürdürülebilirlik, ekonomik verimlilik ve operasyonel etkinliği birlikte gözeten bütüncül bir adımdır. Teşekkür ediyorum.”