☰
✕

Bursa'daki İznik Gölü alarm veriyor! İşte felaketin boyutu

Türkiye'nin beşinci büyük doğal gölü olan İznik Gölü'nde su seviyesindeki düşüş ve kıyı şeridindeki çekilme her geçen gün artıyor.

Ülkenin önemli tatlı su kaynaklarından İznik Gölü’ndeki çekilme özellikle son yıllarda giderek hızlandı. Bir zamanlar büyük teknelerin yanaştığı iskeleler sudan metrelerce uzaklaşırken, bu yıl barajları dolduran kış ve ilkbahar dönemindeki yağışlara rağmen göl sığlaştı.

Bölgedeki sanayileşme, tarımsal sulama ve iklim değişikliğine bağlı kuraklık ve buharlaşma nedeniyle gölün su seviyesindeki düşüş her geçen yıl artıyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesince Orhangazi ve İznik ilçe merkezleri arasında 2015-2018 yıllarında işletilen “Akşemseddin” adlı yolcu gemisinin yanaştığı Orhangazi İskelesi’nin sudan metrelerce uzakta kalması, çekilmenin boyutunu gözler önüne seriyor.

Kasım 2024’te kıyıdan 150 metre uzaklaşan göldeki çekilmenin bugünlerde 200 metreye yaklaştığı görülürken, su seviyesinin düşmesi balıkçılıkla geçimini sağlayanları da olumsuz etkiliyor.

“Yağışların bu su bütçesini tamamlama konusunda yeterli olmadığını görüyoruz”

Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Efsun Dindar, AA muhabirine, İznik Gölü’nün hem Marmara Bölgesi hem de Türkiye için kıymetli bir tatlı su kaynağı olduğunu söyledi.

İznik Gölü’nün tarih, turizm ve biyoçeşitlilik açısından da önemli bir yere sahip olduğunu belirten Dindar, göldeki çekilmeye bağlı olarak su kalitesinin de bozulduğunu dile getirdi.

Dindar, uydu görüntüleri ve geçmiş dönemlerdeki kaynaklara bakıldığında çekilmenin ciddi boyuta geldiğini anlatarak, şöyle devam etti:

“İznik Gölü civarında hem sanayileşme hem de ciddi bir tarımsal faaliyet söz konusu. Dolayısıyla İznik Gölü de bu amaçla uzun yıllardır kullanıma maruz kalıyor. Diğer taraftan iklim değişikliğinin etkisiyle yıllar içerisinde yağışlarımızın miktarları azaldı. Havzaları besleyen su kaynakları, derelerin taşıma kapasitesi düştü. Bir taraftan da yer altı suyunu çok ciddi miktarda kullandığımız için yer altı su rezervlerimizde ciddi bir düşüş söz konusu oldu. İznik Gölü’nün su bütçesine baktığımızda sadece yağışların bu su bütçesini tamamlama konusunda yeterli olmadığını görüyoruz. Bu da su seviyesinin maalesef yükselmemesine sebebiyet veriyor. Bugün baktığımız zaman aslında sular altında kalan pek çok arkeolojik yapının bile çekilmeyle ortaya çıktığını görüyoruz.”

“Hem tarımsal faaliyetler hem de yer altı sularının kullanımı devam ediyor”

İznik Gölü’nün yağışlar, dereler ve yer altı sularıyla beslendiğine değinen Dindar, son 5-10 yıllık döneme bakıldığında yağış miktarlarının yetersiz olduğunu ifade etti.

Dindar, göllerdeki su seviyesinin sadece yağışla yükselemeyeceğini belirterek, şunları kaydetti:

“Yağışların toprakla buluştuğunu, yer altı suyuna sızdığını düşündüğümüzde dolayısıyla yağmurun tamamı su kütlesine dönüşmüyor. Bir sene çok kurak geçiyor, ikinci sene onun üzerine çok kurak geçiyor. Bu aşamada hem tarımsal faaliyetler hem de yer altı sularının kullanımı devam ediyor. Su belli bir seviyenin altına düştüğünde gölün toparlanması yalnızca bir yıl ya da mevsimdeki yoğun yağışla mümkün değil. İznik Gölü adım adım çekilmeye devam ediyor.”

Prof. Dr. Efsun Dindar, 2027 itibarıyla uygulanacak yeni 5 yıllık eylem planı kapsamında tarımda ve sanayide su kullanımına yönelik tedbirlerin daha da artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

“Sazlık alanın içerisinde zehir birikiyor”

Orhangazi Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Zelkif Bektaş da kıyıdan yaklaşık 200 metre çekilen göldeki balık popülasyonunda düşüş olduğunu söyledi. Bektaş, şunları kaydetti:

“Tarımsal faaliyetlere bağlı gübre ve ilaçlardan kaynaklı sazlık alanın içerisinde zehir birikiyor. Göle atılan yavru balıklar orada yaşayamıyor, girince ölüyorlar. Balıklar, yumurta bıraktığı zaman yavru alamıyoruz. Önceden günlük 2 ton balık tutardım. 6 yıl boyunca Irak’a balık ihracatı yaptım. Her 4 günde bir tır doldururduk.”