Bursa'da Fatma Elif'in otomobilde öldürüldüğü olayın sanığına ağırlaştırılmış müebbet

Mehmet İNAN/ BURSA, (DHA)- BURSA'da, otomobilinde başından vurulan Fatma Elif Kutlu'nun (25) ölümüyle ilgili tutuklu yargılanan arkadaşı Kadir Kurt (36), 'Kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldı

BURSA'da, otomobilinde başından vurulan Fatma Elif Kutlu'nun (25) ölümüyle ilgili tutuklu yargılanan arkadaşı Kadir Kurt (36), 'Kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldı.

Olay, 2 Ocak 2025 tarihinde saat 23.00 sıralarında, Yıldırım ilçesi Şirinevler Mahallesi'nde meydana geldi. 2'nci Buluş Sokak'ta park halinde bulunan 16 BBJ 025 plakalı otomobilin sürücü koltuğunda kanlar içinde hareketsiz duran kadını görenler, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber verdi. Üzerinden çıkan ehliyetten isminin Fatma Elif Kutlu olduğu öğrenilen kadın, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından yakındaki Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırdı. Fatma Elif Kutlu, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.

Soruşturma başlatan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, cinayet şüphelisinin, kadının arkadaşı Harun Kurt olduğunu belirledi. Ekipler, şüpheliyi olaydan 1 saat sonra saklandığı Yıldırım ilçesindeki evinde yakaladı. Gözaltına alınan Harun Kurt'un, cinayeti itiraf edek, Akşam, Elif ile birlikte gezdik. Daha sonra kıskançlık yüzünden tartıştık. Sinirlenince silahımı çıkartıp kendisine ateş ettim dediği öğrenildi.

3 KURŞUNDAN 2'Sİ ÖLÜMCÜL

Öte yandan Gürsu ilçesinde mobilya mağazası olan Fatma Elif Kutlu'nun cenazesi, ölüm nedeninin belirlenmesi için Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı. Burada yapılan otopside Kutlu'nun başına isabet eden 3 mermi girişi tespit edildi. 2 merminin tek başına öldürücü nitelikte olduğu, diğer girişin öldürücü nitelikte olmadığı belirlendi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Harun Kurt, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İDDİANAME HAZIRLANDI

Fatma Elif Kutlu'nun öldürülmesiyle ilgili Bursa Cumhuriyet Savcısı iddianamesini tamamladı. İddianamede 'Şüphelinin bu şekilde 'Kadına Karşı Kasten Öldürme' ve 'Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma' suçlarını işlediğine dair hakkında kamu davası açılmasını gerektirir yeterli ve kuvvetli şüphenin oluştuğu anlaşıldığı ifadelerine yer verildi. İddianame Bursa 9'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi.

'KEŞKE OLMASAYDI'

Harun Kurt'un yargılanmasına Bursa 9'uncu Mahkeme tarafından devam edildi. Duruşmaya, tutuklu sanık Harun Kurt, Fatma Elif Kutlu'nun yakınları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet Savcısının 'Kadına Karşı Kasten öldürme' suçundan müebbet hapisle yargılanmasını, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma' suçundan 3 yıl hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

Duruşmada son sözü sorulan Harun Kurt, 'Pişmanım, keşke böyle olmasaydı' diye kendini savundu.

'TELEVİZYONLARI İZLEYEMİYORUM'

Fatma Elif Kutlu'nun babası Recep Kutlu, sanığın cezalandırılmasını talep ederken, annesi Emine Kutlu da artık televizyonları izleyemediğini sanığın en ağır cezayla yargılanmasını talep etti. Taraf avukatlarını da dinleyen mahkeme başkanı kararı açıkladı. Heyet, Harun Kurt'u 'Kadına karşı kasten öldürme' suçundan Ağırlaştırılmış müebbet, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma' suçundan 3 yıl hapis ile 30 bin lira adli para cezası verdi.

'SANIĞA İNDİRİM UYGULANMAMASI, ÜST HADDEN CEZALANDIRILMASI ÖNEMLİ'

Kararın ardından Fatma Elif Kutlu'nun ailesinin avukatı Ekin Gürdal ve kadın hakları savunucuları adliye önünde toplandı. Grup adına konuşan Avukat Ekin Gürdal, Bugün Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada mahkeme, Fatma Elif Kutlu'ya yönelik gerçekleştirilen kadın cinayetinde haksız tahrik indirimi uygulanmaması ve sanığı üst hadden cezalandırılması yönünde son derece önemli ve yerinde bir değerlendirme yapmıştır. Kadın cinayetlerinde fail lehine otomatikleşmiş bir yaklaşım haline getirilmeye çalışılan ve savunmaya konu edilen haksız tahrik indirimine bu dosyada itibar edilmemesi, yalnızca müvekkil aile açısından değil, toplum vicdanı ve kadınların yaşam hakkı açısından da son derece kıymetlidir. Bir kadının yaşamı üzerinde hiçbir kişi tasarruf sahibi değildir. Kıskançlık, takıntı ya da kişisel ilişkiler; şiddeti ve cinayeti meşrulaştıran gerekçeler olarak kabul edilemez ifadelerini kullandı.

Kadın cinayetlerinin son bulmasını isteyen Gürdal, Adaletin tam anlamıyla sağlanması ve kadın cinayetlerine karşı caydırıcı bir hukuk anlayışının güçlenmesi adına derdest dosyalarda da aynı neticelerin alınmasını ve en önemlisi kadın cinayetlerinin son bulmasını diliyoruz diye konuştu.
DHA