Bursa Büyükşehir'deki başkan vekili seçiminde yaşananlar yargıya taşındı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbirle görevden uzaklaştırılması sonrası, 9 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen Başkan Vekili seçimi öncesinde belediye binası önünde yaşanan olaylarla ilgili adli soruşturma başlatıldı. Aralarında belediye meclis üyeleri, ilçe belediye başkanları, CHP Bursa İl Başkanlığı yöneticileri ve partililerin de bulunduğu çok sayıda kişinin emniyet tarafından ifadeye çağrıldığı öğrenildi.

Soruşturmaya ilişkin açıklama yapan CHP Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Sözcüsü ve Meclis Üyesi Yücel Akbulut, belediye önünde bulunmalarının nedeninin protesto değil, Bursa Valiliği'nin resmi çağrısıyla gerçekleştirilecek başkan vekili seçimine katılmak olduğunu belirterek, "Meclis üyelerinin belediyeye alınmaması demokrasiye vurulan büyük bir darbedir." dedi.

9 Nisan'da yaşananlar soruşturma konusu oldu

Mustafa Bozbey'in görevden uzaklaştırılmasının ardından Bursa Valiliği, Büyükşehir Belediye Meclisi'ni başkan vekilini belirlemek üzere 9 Nisan'da olağanüstü toplantıya çağırmıştı. Başkan vekili seçiminin yapılacağı gün belediye binası önünde ve çevresinde yaşanan gelişmeler ise aylar sonra adli soruşturmanın konusu oldu.

Edinilen bilgilere göre emniyet birimleri, olay günü belediye binasında ve çevresinde bulunan çok sayıda kişiyi ifadeye çağırmaya başladı. Soruşturmanın yalnızca belediye meclis üyeleriyle sınırlı olmadığı; belediye başkanları, CHP yöneticileri ve olay günü bölgede bulunan partilileri de kapsadığı öğrenildi.

Akbulut: "Valiliğin çağrısıyla meclise gittik"

Soruşturmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Grup Sözcüsü Yücel Akbulut, belediyeye gitme amaçlarının hiçbir zaman protesto olmadığını söyledi.

Akbulut, "31 Mart 2026 tarihinde Bursa'nın seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Bozbey gözaltına alındı. Ardından geçici görevden uzaklaştırıldı. Bunun üzerine Bursa Valiliği tarafından 9 Nisan'da yapılacak başkan vekili seçimi için meclis üyelerine resmi çağrı yapıldı. Biz de bu çağrı doğrultusunda meclise giderek seçim sürecine katılmak, görüşlerimizi ifade etmek ve görevimizi yerine getirmek istedik." ifadelerini kullandı.

"Yasal süreç işletilmedi" iddiası

Akbulut, süreçte hukuki açıdan tartışmalı uygulamalar yaşandığını da öne sürdü.

Normal şartlarda belediye başkanının geçici olarak görevden uzaklaştırılması halinde meclis birinci başkan vekilinin süreci yürütmesi gerektiğini savunan Akbulut, valilik tarafından yapılan görevlendirmenin hukuki tartışmalara neden olduğunu ileri sürdü.

"Kimliklerimizi göstermemize rağmen içeri alınmadık"

Seçim günü belediye çevresinde olağanüstü güvenlik önlemleri bulunduğunu belirten Akbulut, meclis saatinin yaklaşmasının ardından milletvekilleri, il başkanı, belediye başkanları ve meclis üyeleriyle birlikte belediye binasına yöneldiklerini söyledi.

Kimliklerini göstermelerine ve meclis üyesi olduklarını belirtmelerine rağmen polis ekiplerinin kendilerini belediyeye almadığını iddia eden Akbulut, şunları söyledi:

"Bir öğretmenin okuluna, bir hâkimin adliyeye, bir doktorun hastaneye alınmaması neyse, seçim günü bir belediye meclis üyesinin belediyeye alınmaması da aynı şeydir. Biz sadece görevimizi yapmak istiyorduk."

"Oraya protesto için gitmedik"

Soruşturma kapsamında ifadeye çağrılan belediye meclis üyeleri de emniyette benzer yönde ifade verdi.

İfadelerde, belediyeye gitme amaçlarının başkan vekili seçimini protesto etmek değil, Bursa Valiliği'nin çağrısı doğrultusunda seçim toplantısına katılmak olduğu vurgulandı.

Bir meclis üyesi ifadesinde, "Biz oraya herhangi bir eylem yapmak ya da başkan vekili seçimini protesto etmek amacıyla gitmedik. Bizi oraya çağıran Bursa Valiliği'ydi. Biz de seçilmiş meclis üyeleri olarak görevimizi yerine getirmek için belediyeye gittik." dedi.

"Temsiliyeti engellemek demokrasiye zarar verir"

Akbulut, yaşanan kısa süreli arbedenin belediye meclis üyelerinin binaya alınmaması nedeniyle çıktığını savunarak, seçilmiş temsilcilerin görevlerini yerine getirmesinin engellendiğini söyledi.

"Demokrasinin temeli temsiliyettir. Biz orada kendi adımıza değil, bizi seçen yüz binlerce Bursalı adına bulunuyorduk. Belediye meclis üyelerinin görevlerini yerine getirmesinin engellenmesi temsiliyet hakkının engellenmesidir. Temsiliyeti engellemek demokrasiye vurulan büyük bir darbedir."

"İçeride karşı görüş olmadan seçim yapılması istendi"

Akbulut ve ifadeye çağrılan meclis üyeleri, belediyeye alınmamalarının bilinçli bir tercih olduğunu ileri sürdü.

Akbulut, "İçeride kimse karşı görüş bildirmeden seçim yapılsın istendi. Daha sonra da 'Bursa'nın iradesi tecelli etti' denildi. Oysa Bursa'nın iradesi 31 Mart seçimlerinde yaklaşık 860 bin vatandaşın oyuyla ortaya çıktı. 61 meclis üyesinin oyuyla oluşan sonucu halk iradesi olarak değerlendirmek demokratik teamüllerle bağdaşmaz." diye konuştu.

"Kent Meydanı'na barışçıl yürüdük"

Belediyeye alınmamalarının ardından milletvekilleri, belediye başkanları, il yöneticileri, meclis üyeleri ve partililerle birlikte Kent Meydanı'na yürüdüklerini anlatan Akbulut, yürüyüşün tamamen anayasal hak çerçevesinde gerçekleştirildiğini söyledi.

"Kimseye zarar vermedik. Yolu kapatmadık. Silahsız ve saldırısız şekilde anayasal hakkımızı kullandık. Bu tamamen demokratik bir protestoydu." ifadelerini kullandı.

İfadede hangi sorular soruldu?

Akbulut, emniyette kendisine ve diğer meclis üyelerine ağırlıklı olarak belediye önünde bulunma gerekçelerinin sorulduğunu belirtti.

Kendilerine;

"Başkan vekili seçimini protesto etmek için mi oradaydınız?"

"Sizi oraya kim çağırdı?"

"Kimden talimat aldınız?"

şeklinde sorular yöneltildiğini aktaran Akbulut, tüm sorulara aynı doğrultuda cevap verdiklerini söyledi.

"Ben bir belediye meclis üyesiyim. Oraya protesto amacıyla değil, seçim için gittim. Bizi oraya çağıran Bursa Valiliği'dir. Eğer ortada protesto edilen bir durum varsa, o da seçilmiş meclis üyelerinin belediyeye alınmaması ve demokratik temsil hakkının engellenmesidir." dedi.

Soruşturmanın kapsamı genişliyor

Edinilen bilgilere göre soruşturmanın yalnızca belediye meclis üyeleriyle sınırlı kalmayacağı değerlendiriliyor.

Emniyetin, olay günü belediye binası çevresinde bulunduğu tespit edilen çok sayıda kişi hakkında da ifade işlemi başlatacağı öğrenildi.

Akbulut da polis yetkililerinin kendilerine "Tespit edebildiğimiz herkes hakkında soruşturma yürütülecek." bilgisini verdiğini aktararak, soruşturmanın belediye başkanları, CHP yöneticileri ve olay günü bölgede bulunan partilileri de kapsadığını söyledi.

Böylece 9 Nisan 2026 tarihinde Bursa Büyükşehir Belediyesi önünde yaşanan ve başkan vekili seçimi sürecine damga vuran gelişmeler, aylar sonra adli soruşturmanın konusu olurken, ifade sürecinin önümüzdeki günlerde yeni isimlerle genişleyerek devam etmesi bekleniyor.

 

kaynak:Bursasaati.com- BaşkaGazete