Beykoz Cam ve Billur Müzesi'nde Kompost Üretim Merkezi'nin tanıtımı yapıldı
Canan İLARSLAN -Ataberk KURT / İSTANBUL, (DHA)-MİLLİ Saraylar Başkanlığı'na bağlı Beykoz Cam ve Billur Müzesi bünyesinde kurulan Kompost Üretim Merkezi ile bitkisel atıkların yeniden toprağa kazandırıldığını belirten Saray Bahçeleri Şube Müdürü Dr
MİLLİ Saraylar Başkanlığı'na bağlı Beykoz Cam ve Billur Müzesi bünyesinde kurulan Kompost Üretim Merkezi ile bitkisel atıkların yeniden toprağa kazandırıldığını belirten Saray Bahçeleri Şube Müdürü Dr. Emine Atalay Seçen, Sadece Beykoz Cam ve Billur Müzesi'nde biz yaklaşık yılda en az 3 ton kadar bir kompost üretimi gerçekleştiriyoruz. Milli Saraylar olarak burada uygulamaya başlamamızın nedenlerinden bir tanesi de burada çok fazla doğadan gelen kuru ağaç dalları, işte çim parçaları, yabani otlara ait çok fazla biçimlerimizin olması ve bu malzemeleri dışarıya atmak yerine aslında tekrar uygun şekilde bir kompost sürecinden geçirerek tekrar toprak sağlığını, mikroorganizma çeşitliliğini topraktaki artırmak amacıyla bir proje başlattık dedi.
Milli Saraylar Başkanlığı, Beykoz Cam ve Billur Müzesi bünyesinde kurduğu Kompost Üretim Merkezi ile bitkisel atıkları yeniden toprağa kazandırıyor. İstanbul Valiliği ve Sıfır Atık Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirilen İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamında tanıtılan proje, doğadan alınan kaynakların yeniden doğaya kazandırılabileceğini gösteren sürdürülebilir bir model sunuyor. Müze ölçeğinde Türkiye'de ilk ve örnek uygulamalar arasında gösterilen proje kapsamında saray, kasır, köşk ve müze bahçelerinden çıkan organik atıklar, doğal gübreye dönüştürülerek yeşil alanlarda kullanılıyor. 2026 yılı İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamında Millî Saraylar Başkanlığı, kültürel miras alanlarında sürdürülebilir çevre yönetimine yönelik örnek bir uygulama olan Beykoz Cam ve Billur Müzesi yerleşkesinde kurulan Kompost Üretim Merkezi, bitkisel atıkları yeniden üretim sürecine kazandırarak çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor.
'KENDİ ATIĞINI DÖNÜŞTÜREN SİSTEM'
Milli Saraylar bünyesinde ilk kez hayata geçirilen uygulama saray, kasır, köşk ve müze bahçelerinde oluşan bitkisel atıkların kontrollü kompost süreçlerinden geçirilerek doğal gübreye dönüştürülmesine dayanıyor. Bu yöntemle ortaya çıkan kompost, yeniden Millî Saraylar'a bağlı tarihi bahçelerde kullanılıyor. Üretim sürecinde doğal kaynakların verimli kullanılması hedeflendiği projede atıkların bertaraf edilmesi yerine üretim döngüsüne dahil edildiği sürdürülebilir bir model oluşturuluyor. Sıcak kompost, soğuk kompost ve solucan kompostu olmak üzere farklı yöntemlerin uygulandığı projenin çalışmalarında yaprak, çim, dal parçaları, yabani otlar ve çeşitli bitkisel materyaller değerlendiriliyor. Kompost üretiminde kullanılan su ise sahada toplanan yağmur sularından sağlanıyor.
'TEMEL HEDEFİMİZ DOĞADAN ALDIĞIMIZI TEKRAR DOĞAYA VERMEK'
Saray Bahçeleri Şube Müdürü Dr. Emine Atalay Seçen, Bu projeyi başlatmamızdaki temel hedefimiz aslında tarihi bahçelerimizin sürdürülebilirliği, toprak ve bitki sağlığının geliştirilmesi ve bunu yaparken de mümkün olduğunca kendi öz kaynaklarımızı kullanarak, topraktan, doğadan aldığımızı tekrar doğaya vermek oldu. Bu projenin gerçekleşmesinde kurumumuzun yöneticileri olmak üzere çok büyük bir destek aldık. Gerçekten Milli Saraylar aslında milli servetimizi koruma adına çok büyük bir görev ve misyon üstlenmekte. Tüm sahalarımızda, her yerde uygulanabilir bir proje bu. Ama Milli Saraylar olarak burada uygulamaya başlamamızın nedenlerinden bir tanesi de burada çok fazla doğadan gelen kuru ağaç dalları, çim parçaları, yabani otlara ait çok fazla biçimlerimizin olması ve bu malzemeleri dışarıya atmak yerine aslında tekrar uygun şekilde bir kompost sürecinden geçirerek tekrar toprak sağlığını, mikroorganizma çeşitliliğini topraktaki artırmak amacıyla bir proje başlattık. Biz ilk olarak aslında daha çok tek yıllık bitkilerle, sebze ve tek yıllık bitkiler, mevsimlik çiçeklerle başladık bu üretimimize ve özellikle yapmış olduğumuz, hazırlamış olduğumuz kompostları mikroskop altında da inceliyoruz. Üretimin bu kadar iyi ve iyi sonuç almamızın nedenlerinden bir tanesi de yararlı mikroorganizmaları oldukça zenginleştiren bir kompost uygulaması yapmış olmamız dedi.
'BEYKOZ'DA YAKLAŞIK YILDA EN AZ 3 TON KADAR KOMPOST ÜRETİMİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ '
Şube Müdürü Seçen, Şu an sadece Beykoz Cam ve Billur Müzesi'nde biz yaklaşık yılda en az 3 ton kadar bir kompost üretimi gerçekleştiriyoruz. Bu üretmiş olduğumuz kompostla hem mevsimlik çiçeklerimizin dikiminde, hem çalı ve ağaç türlerinin, çim alanlarının sağlığında kullanıyoruz. Sadece kompostu katı bir madde olarak değil, aynı zamanda bundan elde etmiş olduğumuz öz suyu da biz bitki sağlığında, yaprak ve kök bölgesinde uygulayarak bunları da değerlendiriyoruz. Tarihi bahçelerin korunmasında kompost kullanımının en önemli faktörlerinden bir tanesi kesinlikle bitki sağlığı. Kompost merkezini yaygınlaştırıyoruz. Şu anda Edirne Sarayı yerleşkesinde de bir kompost merkezi kuruyoruz. Arkadaşlarımızdan burada eğitimlerini tamamlayanlar oldu. Onlar da aynı şekilde yeni yerleşkede kompost üretimine devam edecekler. Aynı şekilde diğer saray, köşk ve kasırlarımızda da bu sistem devam ediyor. Topkapı Sarayı da bunlardan bir tanesi ifadelerini kullandı.
'BU PROJEYLE MİLLİ SARAYLAR DOĞAL VARLIKLARINI DA KORUMAYA YÖNELİK BÜYÜK BİR ADIM ATMIŞ BULUNMAKTA'
Dr. Emine Atalay Seçen, 19. yüzyıla kadar aslında bu denge hep bu şekilde korunuyordu. Bizler kimyasal gübreler ve ilaçlar kullanana kadar bu, bu şekilde devam etti. Bugünden sonra da aslında tamamen tarihi yöntemlerdeki gibi, Osmanlı dönemindeki yöntemleri kullanarak buna devam ettirmeyi planlıyoruz. Daha az su isteyen bitki türleriyle aynı şekilde onunla uyum sağlayan bitki türlerinin kullanımı, yağmur suyu hasadı, kompostun kullanımının bu şekilde yaygınlaştırılmasıyla sağlıklı bir toprakta yetişen bir bitkinin de sağlıklı olacağını da göz önünde bulundurursak aslında gelecek nesillere sağlıkla ulaşmış bir ağaç ve doğa bırakmayı hedefliyoruz. Gezegenimizin, ülkemizin, doğa kaynaklarının korunması adına herkes sıfır atık yöntemini kullanabilir. Küçük adımlarla başlayalım. Büyük adımlar, küçük adımlarla aslında başlıyor. O yüzden çok gayet basit yöntem, en azından kompost kullanımıyla, küçücük de olsa bir yağmur suyu hasadı yaparak herkesin bu sürece dahil olabileceğini düşünüyoruz ve bu projeyle aslında Milli Saraylar hem tarihi varlıklarını, tarihi eserlerini korumaya hem de aslında doğal varlıklarını da korumaya yönelik bir büyük bir adım atmış bulunmakta. Bu tarihi misyonunu da sürdürerek gelecek nesillere aktarma yolunda devam etmektedir diye konuştu.
'KOMPOST MERKEZİ EN BÜYÜK ÖLÇEK ŞUAN BEYKOZ'DA'
Seçen, Bazı köşk ve kasırlarımızda mevsimlik çiçeklerimizi üretiyoruz. Hem bunların üretiminde, fidelerinin üretiminde hem de bir taraftan aslında bu üretmiş olduğumuz kompostları değerlendirmek adına biz hem de nasıl bir sonuç elde edebiliyoruz, gerçekten verime ve bitki sağlığına katkısı ne durumda diye düşünerek bir araştırma kapsamında sebze üretimi de yaptık. İnanın, çok küçük bir alanda yaklaşık 1 ton kadar domates, bir o kadar salatalık, biber, inanılmaz çeşitte bitki üretimi sağladık ve lezzetleri, tatları, üretmiş oldukları, fotosentezle üretmiş oldukları şeker miktarı, özellikle bitkilerin besleyicilik miktarlarında oldukça yüksek olduğunu gördük. İlk senede yaklaşık 450 metrekarelik bir alanla başlamıştık. O alanda yaklaşık 1 tona yakın domates elde ettik. Bunun yanı sıra salatalık, biber ve diğer sebze çeşitlerini de ürettik. Gerçekten çok verimli bir süreç olduğunu düşünüyoruz. Herkesin kompostu ve dönüşümü desteklemesini ümit ediyorum. Tamamen 2.5 yıl önce başlayan bir serüvenin şu anda gerçekten iyi bir sonuç aldığımızı gösteren bir sonuca doğru ulaştığını görmek bizi de çok mutlu ediyor. Kompost merkezi olarak İstanbul'da aslında bir çok yerde devam ettiriyoruz ama en büyük ölçek şuan Beykoz'da dedi.
DHA