Alzaymır riskini azaltmak mümkün mü? Uzmanı 3 önemli alışkanlığı açıkladı

Unutkanlık denildiğinde akla ilk gelen hastalıklardan biri olan Alzaymır, ilerleyen yaşla birlikte daha sık görülüyor. Ancak her unutkanlığın Alzaymır anlamına gelmediğini belirten uzmanlar, hastalığın yalnızca hafıza sorunlarıyla sınırlı olmadığını vurguluyor.

Alzaymır Farkındalık Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel, bu rahatsızlığın dünya genelinde demansın en sık görülen nedeni olduğunu ifade etti. Özellikle 65 yaş üstü grupta görülme sıklığının yüzde 5 civarında olduğu bilgisini veren Doç. Dr. Pekel, 'Ülkemizde yaklaşık 500 bin civarında alzaymır hastası olduğu tahmin edilmektedir. Beklenen yaşam süresinin yıllar içinde kademeli olarak artmasıyla beraber, dünya genelindeki alzheimer hasta sayısının da ilerleyen yıllarda daha da artacağı öngörülmektedir' dedi. Hastalığın en belirgin semptomunun unutkanlık olduğunu vurgulayan Pekel, her unutkanlığın azaymır anlamına gelmediğinin altını çizdi. Hastaların başlangıçta basit şeyleri bile unutabildiğini dile getiren Pekel, 'Hastalarımız ilk aşamalarda anahtarların yeri veya gün içinde yapacakları işler gibi basit detayları unuturken ilerleyen dönemlerde çocuklarının, torunlarının isimlerini; hatta kendi adlarını ve yaşlarını dahi unutacak duruma gelebiliyor. Alzaymır sadece unutkanlıktan ibaret bir hastalık değildir; uyku ve yeme bozuklukları, hırçınlık, inatlaşma, ajitasyon ve halüsinasyon gibi davranışsal semptomlar da karşımıza çıkabilmektedir' şeklinde konuştu.

ERKEN TEŞHİS HASTALIĞI YAVAŞLATIYOR

Nöroloji uzmanının hasta ve hasta yakınıyla yaptığı görüşmeye istinaden alzaymır tanısı koyabildiğini belirten Pekel, 'Tanı aşamasında beyin görüntüleme yöntemlerine ve unutkanlık testleri dediğimiz çeşitli kognitif testlere başvurabiliyoruz. Bu testlerin de yardımıyla nöroloji hekimi, gerçekleştirdiği değerlendirmelere dayanarak alzaymır hastalığı tanısını koyabiliyor. Alzaymır hastalığını ne yazık ki tamamen durduran veya geri döndüren etkin bir tedavi günümüzde henüz mevcut değil. Ancak özellikle erken dönemde başlanan ilaçlar, hastalığın ilerleme hızını yavaşlatabiliyor. Ayrıca hastalarda görülen inatlaşma, hırçınlık, halüsinasyon ve uyku bozuklukları için de semptomatik tedavi dediğimiz, bu belirtileri kontrol altına almaya yönelik yöntemleri uygulayabiliyoruz' diye konuştu.

BESLENME VE EGZERSİZ ÖNEMLİ

Alzaymır hastalığına yakalanmamak için genç yaşlardan itibaren yaşam tarzına dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Pekel, 'Alzaymır hastalığının önüne geçmenin en etkili yolu, genç yaşlardan itibaren yaşam tarzını düzenlemektir. Akdeniz tipi diyetin, düzenli fiziksel ve zihinsel egzersizlerin ileride alzaymır hastalığının ortaya çıkma ihtimalini düşürdüğünü tıbbi olarak biliyoruz' ifadelerini kullandı. Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Sağlıklı Hayat Merkezlerinde hastalıkla ilgili farkındalığı artırıcı çeşitli faaliyetler yürütüldüğünü belirten Pekel, hastalığı erken fark etmenin ve hastayı yalnız bırakmamanın alzaymır ile mücadelede atılabilecek en önemli adımlar olduğunu sözlerine ekledi.