8 yaşında tezgahın başına geçti, 61'inde mirasını geleceğe taşıyor
İrem BAŞDAŞ/ANTALYA, (DHA)- ANTALYA'da, 8 yaşındayken annesinden öğrendiği halı dokumacılığıyla ailesinin geçimine katkı sağlayan ve 13 yaşındayken kazandığı parayla ev yaptıran Ayşe Taç (61), şimdi Döşemealtı halı dokuma geleneğini gelecek nesillere aktarıyor
ANTALYA'da, 8 yaşındayken annesinden öğrendiği halı dokumacılığıyla ailesinin geçimine katkı sağlayan ve 13 yaşındayken kazandığı parayla ev yaptıran Ayşe Taç (61), şimdi Döşemealtı halı dokuma geleneğini gelecek nesillere aktarıyor. Mesleğin son temsilcilerinden olan Taç, Ben halıdan çok ekmek yedim, bendeki bilgi bitmeden bu mesleği öğretmek istiyorum dedi.
Döşemealtı ilçesinde annesini izleyerek 8 yaşında halı dokumayı öğrenen Ayşe Taç, çocukluğundan bu yana sürdürdüğü mesleğini gelecek nesillere aktarmak için çalışıyor. Taç, henüz 13 yaşındayken gece gündüz dokuduğu halılardan kazandığı parayla kendisine ev yaptırdı. Hayallerinden vazgeçmeyen Taç, 50'li yaşlarında ehliyetini alırken, 'Devlet Sanatkarı' ünvanına da sahip oldu. Kalfalık, ustalık ve usta öğreticilik belgelerini alan Taç, 4 yıldır Antalya Olgunlaşma Enstitüsü'nde geleneksel halı dokumacılığını öğretiyor. Yıllar boyunca binlerce halı dokuyan, Japonya ve Kore'den gelen ziyaretçilere de Döşemealtı halıcılığını öğreten Taç, mesleğin son temsilcilerinden biri olarak çalışmalarını sürdürüyor. Ayşe Taç'ın tek hayali ise gençlere halı dokumacılığını sevdirmek.
'ANNEM HALI DOKURKEN ONA GAZ LAMBASI TUTARDIM'
Halı dokumayı annesinden öğrendiğini söyleyen Ayşe Taç, Annem halı dokurken ona gaz lambası tutardım. Küçük yaştan itibaren gece gündüz halı dokumak zorunda kaldım. 13 yaşında okuldan çıktım ve o yaşta kendime ev yaptırdım. Ben halıdan çok ekmek yedim. O yüzden bu mesleğin bitmesini istemiyorum. Japonlar, Koreliler halı dokumayı öğrenmeye geldi. Onlar bu yaşlarında öğrenmeye çalışırken ben küçük yaştan beri ezbere biliyordum. Herkes bıraktı, son dokuyuculardan ben kaldım dedi.
BOYASINI DA İPİNİ DE KENDİ HAZIRLIYOR
Döşemealtı halısı ile diğer halıların farklarından bahseden Taç, Hem boyama hem de dokuma yönünden farklar var. Dokuyacağımız modele göre çözgüsünü, atkısını ve ipliğini ayarlıyoruz. Hangi modeli dokuyacaksak hazırlığımızı ona göre yapıyoruz. Halılarımız için bazen 'Sağlıklı değil' diyorlar. Kimyasal boya kullanmıyoruz. Sabah kalkıp bu ürünleri kazana koyuyorum. Öğleden sonraya kadar kaynatıyorum. Ertesi sabah içinden çıkarıp kurutuyorum. Sonra tekrar yeşil ve mavi gibi renklerde küllü su ile kaynatıyorum. Boyasını da ipini de kendim hazırlıyorum ifadelerini kullandı.
'HEPSİNİ YAN YANA KOYSAK İSTANBUL'A KADAR YOL OLUR'
Ömrünü halı dokuyarak geçirdiğini söyleyen zanaatkar Taç, Bugüne kadar kaç halı dokuduğumu hiç saymadım. Hepsini yan yana koysak herhalde İstanbul'a kadar yol olur. Gece gündüz dokudum. Bazen 1-2 saatlik uykuyla çalıştım. Binlerce halı dokumuşumdur. Benim düğün, bayram gibi sosyal yaşantım olmadı. Bütün zamanım halının başında geçti. Misafirim geldiyse gece dokudum diye konuştu.
OTOMOBİL İÇİN BİRİKTİRDİĞİ PARAYI ANNESİNİN AMELİYATINA HARCADI
Yıllarca hayallerinin peşinden koştuğunu ve hala gerçekleştirmeye devam ettiğini belirten Taç, Evimi yaptım, şimdi ise ehliyet alacağım, bir de araba alacağım diyordum. Annem kalp ameliyatı oldu. Araba için biriktirdiğim para oraya gitti. Dışardan liseyi bitirdim. Araba ve ehliyet hayalim kaldı. 50'li yaşlarımda ehliyetimi de aldım, arabamız da oldu. Bir de 'Devlet Zanaatkarı' oldum. Şimdi de Antalya Olgunlaşma Enstitüsü'nde çalışıyorum. İlk olarak 2010 yılında Halk Eğitime başladım. Kalfalık, usta öğreticilik ve uluslararası usta öğreticilik belgesi aldım. 4 yıldır burada çalışıyorum. İlk kez sigortam oldu. Halıdan başka hiçbir iş yapmadım. Eşim emekli oldu, ben Olgunlaşma Enstitüsünde işe başladım. Ona, 'Ben sana 25 sene baktım, şimdi sen bana yemek pişireceksin' diyorum diye konuştu.
'ÇOCUKLARA ÜRETMEYİ ÖĞRETMEMİZ GEREKİYOR'
Halı dokuma geleneğinin sürdürülmesini istediğini belirten Taç, Şimdi halı dokumaya yeniden ilgi gösterenler yavaş yavaş çıkmaya başladı. Öğretmenler bu işi okullarda çocuklara önerirse yeniden canlandırabiliriz. Ben ilik açmayı, düğme dikmeyi ilkokulda öğrendim. Çocuklara üretmeyi öğretmemiz gerekiyor. El dokuması halının değeri yüksek. Biz bu işi birçok yabancıya öğrettik. Benden sonra devam ettirenler olsun istiyorum. Bana, 'Modellerin nerede' diye soruyorlar. Ben de, 'Kafamdaki bilgisayarda' diyorum. Dokuduğum modeller arşivde kalacak. Ben kağıda çizemem, sadece halıya çizerim. Bendeki bilgi bitmeden halı dokumayı öğretmek istiyorum. Ana sınıfından çocuklar geliyor, 'Ben de yapabilir miyim' diye soruyor. O heves çocuğun içinde varsa yapacaktır dedi.
DHA