148 kişinin zehirlendiği olayın davasında mağdurlar, 4 yıldır adalet bekliyor

Zübeyde ÖZMEN/BOLU, (DHA)-BOLU'nun Yuva köyünde 2022 yılında içme suyundan kaynaklı olarak 1 kişinin hayatını kaybettiği, 148 kişinin zehirlendiği olaya ilişkin açılan davada mahkeme süreci 4 yıldır sürüyor

BOLU'nun Yuva köyünde 2022 yılında içme suyundan kaynaklı olarak 1 kişinin hayatını kaybettiği, 148 kişinin zehirlendiği olaya ilişkin açılan davada mahkeme süreci 4 yıldır sürüyor. Bolu 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde davanın 6'ncı duruşma görülürken, zehirlenen vatandaşlar ve aileleri suçluların bir an önce cezalandırılmasını istedi. Zehirlenme sonrasında iki oğlunun da böbreklerini kaybettiğini ve birinin diyalize mahkum olduğunu belirten anne Nursel Gülen (43), Mahkeme sürecimiz devam ediyor 4 yıldır. Hala bir sonuç alamadık dedi.

Yuva köyünün Çaydurt Mahallesi'nde 2022 yılının Temmuz ayında Kurban Bayramı'nın ardından 148 kişi farklı zamanlarda ishal, kusma ve bulantı şikayetleriyle hastaneye başvurdu. Kurban Bayramı için misafir olarak gittiği köyde suyla yıkadığı meyveleri yediği için fenalaşan Eyüp Ertem (49), tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Ertem'in, E. Coli enfeksiyonuna maruz kaldığı ve ölümünün de E. Coli enfeksiyonuna bağlı olarak gelişen komplikasyonlar sonucu gerçekleştiği ortaya çıktı. Hastanelere sevk edilen bazı hastalara kanlı ishalle ortaya çıkan, anemi ve akut böbrek yetmezliğiyle seyreden 'Hemolitik Üremik Sendrom' tanısı konuldu. Rahatsızlanan 148 kişi, ilerleyen süreçte taburcu oldu.

5 ŞÜPHELİ HAKKINDA İDDİANAME

Olaya ilişkin yürütülen soruşturma sonunda 5 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı. 85 kişinin suç duyurusunda bulunduğu iddianamede; İl Özel İdaresi Su ve Kanal Hizmetleri Müdürü M.A.A., İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Ü.B. ve köy muhtarı M.E. hakkında 'Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 15 yıl hapis istenirken, hemşireler B.K. (41) ve F.İ. (42) hakkında da 'Görevi kötüye kullanma' suçundan dava açıldı. Bolu 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve 4 yıldır süren davanın 6'ıncı duruşması görüldü. Duruşmada zehirlenen kişiler ve aileleri, suçluların bir an önce cezalandırılmasını talep etti.

'5 GÜNDE YAZILAMAZ'

Mağdurların avukatı Tunahan Sarıalan, davanın yaklaşık 20 gün sonra 4'üncü yılına gireceğini belirterek, Davamız yaklaşık 20 gün sonra 4'üncü yılına girecek. Bu 4 yılda Yuva köyü zehirlenme dosyalarıyla alakalı kesin olarak, şuradan gerçekleşmiştir veya bu zehirlenme olayı kesin olarak şu sebeple meydana gelmiştir gibi bir açıklama henüz yapılmadı. Olayın sebebini dahi henüz açıklayamadılar. Olaya ilişkin 'Yayla suyu' deniyor. Ancak bu yayla suyu 4 farklı mahalleye birden gidiyor. Zehirlenme yalnızca Yuva Köyü Çaydurt Mahallesi'nde gerçekleşiyor. Ayrıca bu zehirlenme, yaylacı dediğimiz insanların yaylada bulunduğu dönemde meydana geliyor. Yaylada bulunan insanlar da bu sudan zehirlenmiyor. Kimse bu sudan zehirlenmezken yalnızca Çaydurt Mahallesi'nin zehirlendiği görülüyor. 7 Temmuz 2023 tarihinde bu rapor bize tebliğ edildi. 12 Temmuz'da ise hem iddianame hem de takipsizlik kararları yazıldı. 778 sayfalık bir raporun iddianamesi, 5 günde yazılamaz. 5 günde takipsizlik kararları hazırlanamaz diye konuştu.

'NAKLİYE ŞİRKETİ GÖZ ARDI EDİLİYOR'

Soruşturmanın eksik yürütüldüğünü savunan Avukat Sarıalan, Olaya ilişkin tevsi-i tahkikat talebimiz oldu. Ancak bu talebimiz de mahkeme tarafından değerlendirmeye alınmadı. Burada açıkça göz ardı edilen bir nakliye şirketi var. Bu nakliye şirketinin raporlarla içme suyu hattını 3 defa patlattığı belli. Ayrıca bu nakliye şirketinin atık taşıma belgesi olduğunu da sonradan öğrendik. Bu belgeye ilişkin ne soruşturma aşamasında ne de kovuşturma aşamasında herhangi bir inceleme yapılmadı. Soruşturma aşamasındaki bu raporla dosya bitirilemez. Ancak mahkeme tüm taleplerimizi reddetti ve dosyayı mütalaaya gönderdi. Bilirkişi raporunda bile 'Olay kesinlikle yayla suyundan gerçekleşmiştir' veya 'Bu olay kesinlikle yayla suyu sebebiyle meydana gelmiştir' denilemezken; eksik hükümle ve eksik incelemeyle bu dosyanın bitirilmesi bizim açımızdan mümkün değil. Mütalaayı bekleyeceğiz. Sanık avukatları da bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu söylediler. Herkes bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu söylerken, mahkeme bilirkişi raporunun yeterli olduğu yönünde karar aldı dedi.

'İKİ OĞLUM DİYALİZE BAĞLI YAŞIYOR'

Evde içtikleri sudan zehirlenen ve o dönem yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Yiğit (13)- Cafer Gülen (17) kardeşlerin annesi Nursel Gülen, adalet istediklerini belirterek, Yaklaşık 4 yıl önce evde içtiğimiz sudan oğlum, iki oğlum zehirlendi. İkisi de yoğun bakımlarda kaldılar. Bir tanesi 50 gün yoğun bakım süreci yaşadı. Sonrasında entübe edildi 15 gün. Sonrasında kalıcı hasarlar bıraktı. Her iki böbreğimizi de kaybettik Yiğit'te. Şu an diyalize giriyor, 12 saat evde her gün. Acil böbrek nakli olması gerekiyor. Bu zehirlenmeden ötürü başımıza gelmiş bir şey. Diğer oğlum da 15-20 gün diyalize girdi. O biraz daha iyi Yiğit'e bakarak ama 4 yıldır hala daha neden kaynaklandığı açıklanmamış bir olayla karşı karşıyayız. Mahkeme sürecimiz devam ediyor 4 yıldır. Hala bir sonuç alamadık. Böyle, 4 yıldır mücadelemiz sürüyor halen daha. Hastanelere kontrollerimiz ayda iki kez, bir kez halen devam ediyor. Yapanların yanına kalsın istemiyorum diye konuştu. Sanık ve müşteki avukatlarının taleplerini reddeden mahkeme heyeti, esasa ilişki mütalaanın hazırlanması için duruşmayı 12 Kasım'a erteledi.
DHA