Türkiye'nin Bilişim ve Teknoloji İle Sınavı…
Zekeriya TAŞTAN

Zekeriya TAŞTAN

Türkiye'nin Bilişim ve Teknoloji İle Sınavı…

05 Mart 2017 - 03:43 - Güncelleme: 05 Mart 2017 - 03:50

Devlet görevlilerimizin sürekli teknoloji ve bilişim alanında marka çıkarmamız lazım çağrısına rağmen, Ülkemizde özel sektörün bilişim ve teknoloji alanında markalaşmaya gidemediği acı bir gerçektir. Bu çağrı maalesef sadece sözden öteye gidememekte, bu tür marka projeleri sadece belli bir kesimin hayata geçirebileceği düşüncesini taşımamaktadır.

Yıllardır sektöründe için de olan birisi olarak, yazılım alanında bir çok küçük veya orta çaplı işletmelerin ihtiyaç duyulduğu ve finansmanının karşılandığı sürece çok başarılı işlere imza attığı görülmekle beraber, desteklendiği sürece çok daha iyi projelere imza atacaklarına inancım tamdır.

ABD başta olmak üzere ileri teknoloji ve yazılımlara sahip ülkelerin bir çoğu, bu alanda faaliyet gösteren özel sektör firmalarını geride bırakmadıkları gibi ileri seviye de destekler sunmaktadır. Maalesef ülkemiz de bürokratların sürekli dile getirdikleri özellikle yazılım alanında markalaşma süreci, uygulanan yanlış politikalar nedeniyle "dünya markası" olma sözlerinin karşılığını boşa çıkartmaktadır.

Ülkemiz yazılım anlamında ciddi bilgi ve birikime sahip olmasına rağmen markalaşma başarısını yakalayamamasının başlıca nedenleri arasında bu sektörün yeterince desteklenmiyor olmasıdır.  Bu alanda çok başarılı yazılımcıların freelance durumunda sadece geçimini sağlayacak ufak çaplı işlerle uğraşıp proje bazlı çalışmalara yönelememesi, firmalarda ise yeterince iş potansiyelinin oluşmaması, freelance olarak tabir ettiğimiz bu başarılı yazılımcıları istihdam edilememesi gibi onlarca neden bulunmaktadır.

Özel sektörde hizmet veren orta ölçekli veya büyük firmaların bir çoğu bu tür yazılımsal ihtiyaçlarının bir kısmını devlet destekli fonlardan karşıladıkları için yabancı şirketlerden satın almayı tercih ediyorlar.

Özellikle marka haline gelmiş yazılımlar tercih edilerek ülkemiz içerisinde örneğin 250.000 TL gibi bir ücrete satın alabileceği yazılımı, yabancı şirketlerden 250.000-500.000 $ (USD) gibi rakamlara satın almayı tercih ediyorlar. Ülkemizin milli sermayesinden karşılanan bu desteklerdeki paralar yurt dışına çıktığı gibi, ülke içerisinde bu sektörde iş yapan firmaların iş potansiyelinin oluşmaması, nitelikli personel istihdamının karşılanmaması ve finansal şartların el verişsiz olması gibi nedenler markalaşma sürecinin en önündeki en büyük engeldir.

Mevcut sistemde bu alanda faaliyet gösteren firmaların yaptıkları iş hacminin %85’i hizmet olarak gözükmektedir. Hizmet kapsamında yapılan bu çalışmalarda kazançlar maalesef vergi kurbanı olmaktadır. Yazılım projeleri bir hayli uzun süren çalışmalara dayandığı için, proje veya işlerini geliştirmek isteyen firmalar faaliyetlerini devam ettirecek finans açığını kapatmakta güçlük çekmektedir.

Bürokraside iş bilen insanların uzman oldukları işlerde değerlendirilmemesi, bu sektörde yanlış planlamalara neden olduğu gibi, sektörün gelişmesine ve marka yazılımların oluşturulmasına engel olan kronik bir sorundur.

Umarım, bu alanda ki eksiklerin bir anca önce giderilerek, sektörde tecrübe edinmiş kişilerin fikirleri ve yönetimi doğrultusunda, küçük veya orta ölçekli işletmelere daha fazla destek sağlanılarak, ülkemizin bu alanda dünya markalarıyla yarışacak projelerin çıkması konusunda gerekli desteği ve gayreti gösterirler…

YORUMLAR

  • 0 Yorum