Dolar 10 Lira Olacak, İşte Tarihi!
Kadir Coşkun

Kadir Coşkun

Dolar 10 Lira Olacak, İşte Tarihi!

11 Mart 2019 - 00:59 - Güncelleme: 11 Mart 2019 - 01:38

Ekonomide sular ısındı, piyasalar seçim sonrasını bekliyor. Doların neden ve ne zaman 10 liraları göreceğini açıklamadan önce bazı ekonomik verileri ele alalım. Zira aşağıdaki veriler dahi başlı başına kur tahmini için bir gerekçe oluşturmaya yetebilir düzeyde;  

  1. Son açıklanan sanayi üretimi verisinde geçen yıla göre %9.80’lik bir daralma görülüyor.
  2. İşsizlik verileri %12.30 seviyesine yükselmiş durumda.
  3. Konut satışlarında ise %25’lik bir daralma görülüyor. Ama asıl dikkat edilmesi gereken ipotekli konut satışlarındaki kayıp. Burada rakamlar daha ürkütücü boyutlara ulaşmış ve satışlar bir önceki yıla göre %77,40 azalmış durumda.
  4. Enflasyon ve faizler oldukça yukarı seviyede, beklenen büyüme oranı ise %2.30 ile oldukça düşük durumda.

Yukarıdaki veriler TÜİK tarafından açıklanan resmi veriler ve görünen o ki ciddi anlamda bir müdahale yapılmaz ise zor bir dönem bizi bekliyor.

Ancak önümüzdeki dönem  ekonomimizi zorlayacak ve dolarda hızlı bir tırmanışa neden olacak sebepler maalesef bunlardan ibaret değil. Keşke sadece sorunlarımız bunlardan ibaret olsaydı.

Yukarıdaki veriler bağışıklık sistemimizdeki sorunları gösteriyor. Henüz bizi hasta edecek virüs vücuda sirayet etmiş değil.

O virüs büyük bir ihtimalle Temmuz ayında etkisini gösterecek ve doları 10 lira seviyesine çıkaracak..

Peki nedir o virüs?

Geçtiğimiz ay, tam olarak 14 Şubat'ta Cumhurbaşkanımız Rusya’ya bir ziyarette bulundu. Soçi kentinde gerçekleşen Suriye konulu zirve Erdoğan, zirve dönüşü uçakta dikkat çekici ifadeler kullandı.

Bu ifadelerden en can alıcı olanı ise Cumhurbaşkanımızın S-400 konusundaki sözleri oldu. Erdoğan sürecin bittiğini ve Temmuz ayında bataryaların Türkiye’ye getirileceğini söyledi.

Bunun dolar kuruyla alakası ne diyenler olacaktır. Bunu anlamak için biraz geçmişe bakalım ve yüksek intifada hava savunma sistemi için ihale sürecini hatırlayalım.

Türkiye’nin teknoloji transferi ve birlikte üretim şartı koştuğu ilk ihaleyi 2013 yılında yaptı. Bu ihaleyi Çin, HQ-9 füze sistemi ile kazanmıştı, ancak ABD ve NATO’dan gelen yoğun baskı ve tepki sonucu ihale iptal edilmişti.

Tekrarlanan ihalelerin ardından yönünü S-400’lere çeviren Türkiye’ye tehdit ve şantajlar 6 seneden beri bitmedi. ABD’den ücreti ödenmiş F-35'leri teslim etmeme şantajı dahil tepki ve tehditler gelmeye devam ediyor.

Bunun sebebi ise şundan kaynaklanıyor;

ABD’nin bugüne kadar işgal ettiği tüm ülkelerde uyguladığı strateji, önce hava üstünlüğü ile işgal edilecek devletin hava ve kara güçlerini etkisiz hale getirmek, ardından kara güçlerini işgal için göndermek…

S-400’ler ise ABD’nin büyük gurur duyduğu Tomahawk füzeleri dahil, B-52, F-16 başta olmak üzere ABD Hava Kuvvetleri envanterindeki "tüm" uçakları yok edebiliyor.

Bu sistem ülkemize kurulduğunda, tek bir tanesi 80 ayrı hedefe kilitlenebilen S-400 füze bataryası sistemiyle aynı anda 144 füze atılabilinecek, diğer bir tabirle tehdit unsuru 144 uçak ya da füze aynı anda imha edilebilinecek.

Tüm bunlar, sistemin kendi coğrafyamızda ABD’nin hava üstünlüğünü yerle bir edecek bir sistem olduğunu gösteriyor ki, bu da ABD’nin çıldırması için yeterli bir sebeptir.

Daha önce Brunson olayında kur silahını kullanan ABD’nin, bölgemizdeki hava üstünlüğüne son verildiğinde aynı silahı kullanılması ise kaçınılmazdır.

Ekonomimizdeki verileri de göz önüne aldığımızda geçen defa 7 lirayı gören doların bu defa 10 lirayı test edip oradan da 7 – 7.50 liralara sabitlenmesi şaşırtıcı olmayacaktır.

Kur ne olursa olsun, ülkenin bekası açısından devletimizin yanında olmaktan başka çaremiz bulunmuyor. Dolayısıyla bedeli ne olursa olsun hükümetin bu anlamda atacağı adımların koşulsuz desteklenmesi önemlidir.

Zira bugün ABD ile cebelleşmeyip hayat konforundan taviz vermek istemeyenlerin, ileride hayatını devam ettirebileceği bir vatandan mahrum kalabileceğini de unutmaması gerekir.