<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:image="http://purl.org/rss/1.0/modules/image/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Haber16 - Bursa Haberleri, Bursa Haber, Son Dakika Haberler, Haberler - Haberler</title>
    <description>Bursa haberleri, son dakika bursa güncel haberler, Bursa haber ve Türkiye gündemine ait en son haberler, haber, son dakika, gündem haberleri haber16.com da.</description>
    <link>https://www.haber16.com</link>
    <atom:link href="https://www.haber16.com/xml/rss_google.php?KatId=7" rel="self" type="application/rss+xml" />    
<item>
		   <title>Feci kaza: 4&#39;ü futbolcu 6 kişi yaralandı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/feci-kaza-4-u-futbolcu-6-kisi-yaralandi/1766068/</guid>
		   <description>Sivas’ta taksi ile otomobilin çarpıştığı kazada 4’ü Sivasspor Kulübünün altyapı futbolcusu olmak üzere 6 kişi yaralandı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/feci-kaza-4-u-futbolcu-6-kisi-yaralandi-3898.jpg" />
H.Ö. yönetimindeki 58 T 0646 plakalı taksi ile İ.Ü. idaresindeki 58 ABY 275 plakalı otomobil, Gültepe Mahallesi Ankara-Erzincan kara yolu Sivasspor Tesisleri önünde çarpıştı.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık, AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada sürücüler ile takside bulunan Özbelsan Sivasspor’un altyapı futbolcuları Ayaz Şentürk, Burak Şahin, Ebubekir Atıcı ve Ahmet Talha Yılmaz yaralandı.

Kentteki hastanelerde tedavi altına alınan yaralılardan Burak Şahin’in hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Kazada yaralanan altyapı futbolcularının kulübe gittikleri öğrenildi.

Sivasspor Kulübü de yayımladığı mesajda futbolcuları için “geçmiş olsun&quot; dileğinde bulundu.

Mesajda, şunlar kaydedildi:

“Kulüp tesislerimiz önünde meydana gelen trafik kazasında, altyapımızda forma giyen U-13 takımımıza mensup 4 sporcumuzun içinde bulunduğu araç kazaya karışmıştır. İstanbulspor karşılaşması öncesinde top toplayıcı görevleri kapsamında tesislerimize doğru hareket halinde olan sporcularımızın sağlık durumları, olayın hemen ardından sağlık ekiplerimiz tarafından yakından takip altına alınmıştır. İlk müdahaleleri yapılan oyuncularımızın genel sağlık durumlarıyla ilgili detaylı kontroller sürmekte olup, kulübümüz süreci titizlikle takip etmektedir. Sporcularımızın ve ailelerinin yanında olduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunarız. Yaşanan bu üzücü olay nedeniyle başta sporcularımız olmak üzere ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, en kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz. Gelişmelere ilişkin kamuoyu bilgilendirmeleri tarafımızca yapılmaya devam edecektir.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 15:17:55 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>&apos;İmamoğlu&#39; davasının 20&#39;nci duruşması başladı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/imamoglu-davasinin-20-nci-durusmasi-basladi/1766067/</guid>
		   <description>“İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü&quot;ne ilişkin 92’si tutuklu 5’i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 20’nci duruşması başladı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/imamoglu-davasinin-20-nci-durusmasi-basladi-4785.jpg" />
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu’nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP’li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşmada söz alan sanık Ekrem İmamoğlu, tutuklanmasının ardından Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney ve bir kısım arkadaşının bu dosyaya eklendiğini söyledi.

Bu sanıklarla aynı cezaevinde kaldıklarını belirten İmamoğlu, “Duruşmaya ne zaman katılacağı konusunda bir bilgi sahibi olmadığını dün gece bana ifade etti. Aynı şekilde bir eylem eklenecek mi ya da olan bir eyleme mi dahil olacak? Bu hususlarda da bilgi sahibi değil. Bunların hepsi doğal olarak beni ilgilendirdiği için de bunu burada ifade ediyorum.&quot; şeklinde beyanda bulundu.

İmamoğlu, bazı sanıkların 11 aydır tutuklu olduğunu, bugün 2 sanığın savunmasının bitebileceğini, dinlenen sanıklar hakkında karar çıkmasında bir engel olmadığını düşündüğünü belirtti.

Geçen hafta savcının kendisine “Haddinizi aşarsanız, haddinizi bildiririz.&quot; dediğini anımsatan ve mahkemenin savcının söylemi karşısında nasıl hareket edeceğini soran sanık İmamoğlu, “Çünkü tavrınız ve alacağınız kararlar benim kişisel hak ve hürriyetim açısından önemlidir. &apos;Hayır, biz bir tedbir almıyoruz, kişisel tedbirini al.’ derseniz ben kişisel tedbirimi de almak için elimden gelen gayreti göstereceğim.&quot; dedi.

Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan’ın, bu konuya ilişkin bir tedbirlerinin olmadığını söylemesi üzerine İmamoğlu, “O tehdide karşılık da gerekeni yapacağımdan hiç kuşkunuz olmasın.&quot; diye cevap verdi.

Duruşma, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanlığını yapan tutuklu sanık Necati Özkan’ın savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı “ihbar eden&quot; sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı “suçtan zarar gören&quot; sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi “müşteki&quot;, 89’u tutuklu, 7’si firari, 5’i “müşteki sanık&quot; olmak üzere toplam 407 kişi “sanık&quot; olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014’ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, “İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu&quot;na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu’nun “örgüt elebaşı&quot;, tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu’nun da “örgüt yöneticisi&quot; olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu’na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77’sinin Fatih Keleş’e, 35’inin Murat Ongun’a, 8’inin Ertan Yıldız’a, 7’sinin Hüseyin Gün’e, 6’sının Murat Gülibrahimoğlu’na ve 6’sının da Adem Soytekin’e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “suç işleme amacıyla örgüt kurmak&quot;, “kişisel verilerin kaydedilmesi&quot;, “kişisel verileri ele geçirme ve yayma&quot;, “suç delillerini gizleme&quot;, “haberleşmenin engellenmesi&quot;, “kamu malına zarar verme&quot;, “rüşvet&quot;, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma&quot;, “irtikap&quot;, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık&quot;, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama&quot;, “ihaleye fesat karıştırma&quot;, “çevrenin kasten kirletilmesi&quot;, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet&quot;, “Orman Kanunu’na muhalefet&quot; ve “Maden Kanunu’na muhalefet&quot; suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş’in 48 kez “rüşvet&quot;, “rüşvet alma&quot;, “rüşvet verme&quot;, 55 kez “ihaleye fesat karıştırma&quot;, 39 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık&quot;, 8 kez “suç gelirlerini aklama&quot;, “Maden Kanunu’na muhalefet&quot;, “Orman Kanunu’na muhalefet&quot;, “çevre kirliliğine neden olma&quot;, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet&quot;, “irtikap&quot;, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme&quot; ile “haberleşmenin engellenmesi&quot; suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun’un “rüşvet&quot;, 53 kez “ihaleye fesat karıştırma&quot;, 33 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık&quot;, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme&quot;, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma&quot; ile “suç gelirlerini aklama&quot; suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız’ın “rüşvet&quot;, “ihaleye fesat karıştırma&quot;, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık&quot; suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin’in “rüşvet&quot;, “zincirleme şekilde rüşvet&quot;, “irtikap&quot; ve “suç gelirlerini aklama&quot; suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu’nun “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık&quot;, “suç gelirlerini aklama&quot;, “evrakta sahtecilik&quot;, “Maden Kanunu’na muhalefet&quot;, “Orman Kanunu’na muhalefet&quot;, “çevre kirliliğine neden olma&quot; ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet&quot; suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün’ün “suç işlemek amacıyla örgüt kurma&quot;, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme&quot; suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında “etkin pişmanlık&quot; hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez “rüşvet alma&quot;, 2 kez “irtikap&quot;, “kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi&quot;, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme&quot; ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma&quot; suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın ise 7 kez “rüşvet alma&quot; ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma&quot; suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 15:03:09 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Adreslere tebligat gelmeye başladı!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/adreslere-tebligat-gelmeye-basladi/1766066/</guid>
		   <description>Koronavirüs pandemisiyle birlikte sayıları hızla artan esnaf kuryelere yönelik olarak Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği harekete geçti.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/adreslere-tebligat-gelmeye-basladi-8313.jpg" />
Yüz binlerce kişiyi ilgilendiren üyeliğe ilişkin detaylar belli oldu. İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, esnaf kurye olarak bilinen motokuryeleri sicil tesciline davete çağıran mektup gönderdi.

Her ay 150 bin lira civarında fatura kesen motokuryelerden kimlik fotokopisi, vergi levhası, 2 adet resimle başvuru yapılıyor.

NE KADAR AİDAT TALEP EDİLİYOR?

2026 yılında 3 bin 550 lira kayıt ücreti, yıllık 3 bin 310 lira aidat, 331 lira da hizmet karşılıkları ve belge ücreti tahsil edilecek.

ODALARIN AİDAT GELİRLERİ ARTACAK

Yüz binlerce motokurye olduğu düşünüldüğünde yasal şartlar dahilinde çalışmak isteyenlerin bu ücretleri ödemesi gerekiyor.



 

AVANTAJLARI NELER?

Esnaf odasına genelde düşük faizli kredi, hibe ve teşviklerden yararlanmak için kayıt olunuyor. Halkbank’ın verdiği sıfır faizli ya da düşük faizli, uzun vadeli kredilerle araç değişimlerinde avantaj sağlanıyor. İşletme sermayesi ihtiyaçlarınızın karşılanmasına yönelik 1 milyon liraya kadar, işyeri ve taşıt alımına yönelik olarak 2 milyon 500 bin liraya kadar yatırım kredisi veriliyor.



 

MOTOKURYELER İSYAN EDİYOR

Uzun yıllardır sektöre emek harcayan motokuryeler, SRC belgesi, P1 belgesi, çanta işleme, koruma ekipmanları, BAĞ-KUR primi, muhasebe ücreti, benzin, yeme-içme, motor bakımı, motor arızası, trafik cezası, motorun trafik sigortası gibi giderlerinin bulunduğunu ve kaza anında güvencelerinin olmaması gibi sorunlarla boğuştuklarını, kaza sonrası sakat kalma gibi durumlarda işsiz kalma ihtimalinin bulunduğunu belirtirlerken şimdi de esnaf odalarının sicil tesciline para vereceklerini öne sürerek mesleğin bitirildiğini iddia ediyorlar.



 

SİCİLE TESCİLE DAVET MEKTUBUNDA NELER YAZIYOR?

İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğü’nün esnaf kuryelere gönderdiği davette, “5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 68’inci maddesi gereğince esnaf ve sanatkarlar çalışmaya başladıkları tarihten itibaren durumlarını otuz gün içinde bağlı bulundukları sicile tescil ve sicil gazetesinde ilan ettirmekle yükümlüdür.&quot; ibaresi yer alıyor.



 

“FAALİYETE SON VERİLİR&quot; HÜKMÜ VAR

Ayrıca “Esnaf Sanatkarlar Genel Müdürlüğü veritabanında yapılan çalışmalar sonucu, sicile kayıt işleminizi yaptırmadığınız anlaşılmıştır. Kanunun aynı maddesine göre bu yükümlülüğü yerine getirmediği tespit edilenlerin, sicilin bağlı olduğu Birlik tarafından ilgili makamlara bildirilmesi halinde, sicil kaydı yapılana kadar faaliyetlerinin durdurulacağı, yani işyerlerinin kapatılacağına amirdir.&quot; açıklaması bulunuyor.

PARA CEZASI KESİLEBİLİR

Bununla birlikte “5362 sayılı kanunun 67’nci maddesinin atıfta bulunduğu, “Türk Ticaret Kanunu’nun 33’üncü maddesinde &apos;bildirilen müddet içinde tescil talebinde bulunmayan ve imtina sebeplerini bildirmeyen kimse, sicil müdürünün teklifi üzerine, sicilin bağlı olduğu mahkeme kararıyla para cezasına mahkum edilir’ denilmektedir.&quot; uyarısında bulunuldu.

30 GÜN SÜRE VERİLDİ

İSTESOB’un davet mektubunun devamında “İşbu yazımızın tebliğinden itibaren 30 gün içinde sicil müdürlüğümüze müracaatla sicile tescil ve sicil gazetesinde ilan ettirme işleminizi tamamlamanızı, şayet bu yasal zorunluluğu yerine getirmemenizi gerekli kılan sebepler varsa, bunu da aynı süre içinde bildirmenizi, aksi takdirde yukarıda belirttiğimiz yasal yolları başvurmak zorunda kalacağımızı ayrıca mahkeme masraflarının da tarafınızdan talep edileceğini bildirmek isteriz&quot; ibaresi yer aldı.

MOTOSİKLETLER 50-200 BİN LİRA ARALIĞINDA

Motokuryelerin ilk işe başladıkları Çin malı motosikletler 50 bin lira seviyelerinden başlıyor. Arıza ve sorunları nedeniyle kısa sürede daha dayanıklı motora geçmek isteyen kuryeler 200 bin liraya yakın ödeme yaparak sorunsuz motorlara geçiş yapıyorlar.

VERGİ ÖDEMELERİNİ DÜŞÜK TUTUYORLAR

Motokuryelerin bazıları yüksek ciroları nedeniyle kestikleri faturalara karşılık fatura temin ederek düşük vergi ödüyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın vergi denetimleri sonucunda naylon faturaları tespit etmesi halinde esnaf kuryeler izaha davet ediliyor ve yeni vergi beyanında bulunmaları gerekiyor. Bu da ek vergi yükü ortaya çıkarıyor. Bu nedenle sosyal medyadaki ucuza fatura temin edenlerin ilanlarına itibar edilmemesi, verginin adil şekilde ödenmesi gerekiyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 15:01:59 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>67 ilde uyuşturucu operasyonları: 349 tutuklama</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/67-ilde-uyusturucu-operasyonlari-349-tutuklama/1766065/</guid>
		   <description>Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nca 67 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan operasyonlarda 580 kilogram uyuşturucu madde ile 1 milyon 108 bin 107 uyuşturucu hap ele geçirildi. Yakalanan 839 şüpheliden 349’u tutuklandı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/67-ilde-uyusturucu-operasyonlari-349-tutuklama-7308.jpg" />
İçişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgilere göre; Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nca 7-12 Nisan’da 67 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik kapsamlı çalışma yürütüldü. Bu kapsamda düzenlenen operasyonlara, 1329 ekip, 3 bin 322 personel, 16 hava aracı ve 39 narkotik dedektör köpeği katıldı. Operasyonlarda gözaltına alınan 839 şüpheliden 349’u hakimliklerce tutuklandı, 115’i hakkında adli kontrol kararı uygulandı, diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Güvenlik güçlerince yapılan aramalarda, 580 kilo 348 gram uyuşturucu madde ile 1 milyon 108 bin 107 uyuşturucu hap ele geçirildi.

Ekipler, İstanbul’da 174 kilo 750 gram skunk 13 kilo 70 gram metamfetamin ve 72 bin 300 ecstasy hapa el koydu. Van’da 68 kilo 200 gram skunk ve 14 kilo 120 gram metamfetamin ele geçirildi. Osmaniye’de 48 kilo 750 gram metamfetamin, Sivas’ta 27 kilogram metamfetamin ve 28 bin 56 sentetik hap, İzmir’de 24 kilo 626 gram esrar ve 16 kilo 500 gram skunk ile 259 bin 196 sentetik hap ve 101 bin 520 ecstasy hapa el konuldu. Polis, Batman’da 24 kilo 600 gram metamfetamin, Diyarbakır’da 17 kilo 400 gram skunk, Antalya’da 17 kilo 20 gram skunk, Bursa’da 15 kilo esrar ve 14 kilo 630 gram skunk, Düzce’de 11 kilo 830 gram skunk, Çorum’da 249 bin 473 sentetik hap, Ankara’da 169 bin 664 sentetik hap, Uşak’ta 73 bin 740 sentetik hap ve Konya’da 60 bin 536 sentetik hap ele geçirdi.

&apos;MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ’

Operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca bir asayiş meselesi olarak ele alınamayacağına dikkati çekti. Uyuşturucunun birçok suçu besleyen ana damarlardan biri olduğunu belirten Çiftçi, “Terör örgütlerinin finansmanı, organize suç ağlarının büyümesi, sokak şiddeti ve aile yapısındaki zedelenme doğrudan bu alandan beslenmektedir. Uyuşturucu tacirlerinin en büyük hedefi gençlerimizdir. İçişleri Bakanlığı olarak gençlerimizin zihinlerini, umutlarını ve geleceklerini karartmaya çalışan bu karanlık şebekelerle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bundan asla taviz vermeyeceğiz&quot; ifadelerini kullandı. (DHA)
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 15:01:03 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Binlerce kişiye polisliğe dönüş yolu açıldı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/binlerce-kisiye-polislige-donus-yolu-acildi/1766062/</guid>
		   <description>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sağlık şartları nedeniyle ilişiği kesilenlerin Emniyet teştkilatına geri döneceğini açıkladı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/binlerce-kisiye-polislige-donus-yolu-acildi-6281.jpg" />
Memurlar.net’e yer alan habere göre, İçişleri Bakanı Çiftçi, polis eğitim kurumlarından ilişiği kesilenlere yönelik yeni bir düzenleme yapıldığını söyledi.

Çiftçi, bir soruya yanıt verirken, “Evet, bu konuda da önemli bir adım atıyoruz. Polis eğitim kurumlarında sağlık şartları gerekçesiyle ilişiği kesilen, daha sonra yargı kararıyla geri dönüp mezun olan ancak yeniden memuriyetten çıkarılan vatandaşlarımıza yeni bir imkan tanıyoruz : Başvurmaları ve gerekli şartları taşımaları halinde bu kişiler Genel İdare Hizmetleri Sınıfında uygun kadrolara atanabilecek. Bu düzenlemeyle geçmişte yaşanan mağduriyetleri gidermeyi hedefliyoruz.&quot; dedi.

Ciftçi’nin yaptığı açıklamalar özetle şöyle:

“Emniyet teşkilatımızın rütbe ve kadro yapısında önemli bir düzenlemeye gidiyoruz. Emniyet müdürü ve emniyet amiri kadrolarının oranlarını artırırken, komiser ve komiser yardımcısı kadrolarında da dengeli bir yeniden yapılandırma yapıyoruz. Bu sayede polis okullarında daha tecrübeli rütbeli personelin görev almasını sağlayacağız. Aynı zamanda terfi sisteminde yaşanan tıkanıklıkları azaltacak ve üst rütbelere geçişte daha geniş bir personel havuzu oluşturacağız.&quot;

KADRO ŞARTLARI ŞEFAF HALE GELİYOR

“Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, polis eğitimine giriş şartlarını daha açık ve şeffaf hale getiriyoruz. İç Güvenlik Fakültesine öğrenci alımında aranan tüm kriterleri artık doğrudan kanun metnine yazıyoruz. Yaş, sağlık, güvenlik soruşturması, adli sicil, YKS puanı, fiziki yeterlilik ve mülakat gibi tüm şartlar açık bir şekilde belirlenecek. Ayrıca polis meslek yüksekokullarından fakültelere geçiş şartlarını da netleştiriyoruz.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Yemek siparişlerinde yeni dönem</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/yemek-siparislerinde-yeni-donem/1766060/</guid>
		   <description>Ticaret Bakanlığı, devreye aldığı düzenlemeyle yemek sipariş platformlarının restoranlardan tahsil ettiği tüm hizmet bedellerinin şeffaf hale getirildiğini, zorunlu ek ücret uygulamalarına son verildiğini ve kampanya süreçlerinde gönüllülüğün esas alındığını bildirdi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/yemek-siparislerinde-yeni-donem-9439.jpg" />
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, son dönemde sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımlarla kamuoyuna sıklıkla yansıyan şikayetlerde, yemek sipariş hizmeti sunan elektronik ticaret pazar yerlerinin restoranlarla kurduğu ticari ilişkilere yönelik eleştirilerin yoğunlaştığının görüldüğü belirtildi.

Bakanlığın, söz konusu gelişmeleri yakından takip ederek kapsamlı değerlendirmeler neticesinde düzenleme yapılmasını gerekli gördüğü kaydedilen açıklamada, bu kapsamda, elektronik ticarette şeffaflığın en üst düzeye çıkarılması, hizmet bedellerinin açık, anlaşılır ve tam anlamıyla öngörülebilir hale getirilmesi, tüketicilerin eksiksiz ve doğru bilgilendirilmesi ile piyasa genelinde güven ortamının güçlü şekilde tesis edilmesi amacıyla bazı kararlar alındığı aktarıldı.

Açıklamada, alınan yeni kararlar şöyle sıralandı:

“Elektronik ticaret pazar yerleri tarafından restoranlardan tahsil edilen tüm bedellerin, hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde, hizmet kalemleri bazında ayrıntılı olarak her bir restoranın kendi satıcı paneli üzerinden gösterilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Bu düzenleme sayesinde işletmeler ilk kez tüm maliyet bileşenlerini açık, net ve karşılaştırılabilir biçimde görebilecek, böylece ticari kararlarını daha sağlıklı ve bilinçli şekilde verebilecektir. Diğer taraftan, siparişin onaylanması aşamasında tüketiciye, siparişin restorandan kendisine ulaştırılması sürecinde tahsil edilen giderlerin komisyon, taşıma, görünürlük ve benzeri hizmet bedellerinden oluşabileceğine dair genel nitelikte ve bilgilendirici bir çerçeve sunularak şeffaflığın tüm ekosisteme yayılması amaçlanmaktadır.&quot;

Kampanyalara ve benzeri uygulamalara katılım gönüllülük esasına bağlı

Yapılan düzenlemeyle, aracılık hizmetinin doğası gereği sunulması gereken pazar yeri tarafından siparişin alınması, restorana iletilmesi, ödeme işlemleri ve temel altyapı gibi temel hizmetler karşılığında ek bedel talep edilmesinin önüne geçildiği belirtilen açıklamada, kampanyalara katılımın tek başına bir ücretlendirme unsuru haline getirilmesi uygulamasına son verilerek, işletmeler üzerindeki mali yüklerin azaltılmasının hedeflediği bildirildi.

Açıklamada, sunulacak ek hizmetlerin ve bunlara ilişkin ücretlerin, kampanya öncesinde restoranlara açık ve şeffaf şekilde bildirilmesi zorunlu kılınarak ticari ilişkilerde güven tesis edildiği de kaydedildi.

İndirimli ve kampanyalı satışlarda komisyon hesaplamalarına ilişkin yaşanan karmaşıklıkların giderildiği sade, anlaşılır ve hakkaniyete dayalı bir sistem oluşturulduğuna işaret edilen açıklamada, böylece hem restoranlar hem de pazar yerleri açısından öngörülebilir ve dengeli bir mali yapı tesis edildiği ifade edildi.

Açıklamada, uygulamanın detaylarına ilişkin şu bilgiler verildi:

“İndirimin yalnızca restoran tarafından yapılması durumunda komisyon bedeli tüketici tarafından ödenen toplam tutar üzerinden hesaplanacak, indirimin restoran ve pazar yeri tarafından birlikte karşılanması halinde ise komisyon, tüketicinin ödediği tutara yalnızca pazar yeri tarafından sağlanan indirim tutarının eklenmesi suretiyle belirlenen tutar üzerinden hesaplanacaktır. Genelgeyle getirilen en önemli kazanımlardan biri de restoranların kampanya, indirim, reklam ve benzeri uygulamalara katılımı tamamen gönüllülük esasına bağlanmış, bu uygulamalara katılmaya zorlanmalarının önüne açık ve net şekilde geçilmiştir. Katılım sağlamayan restoranlara herhangi bir yaptırım uygulanması mümkün olmayacaktır.&quot;

Ticaret alanında güveni ve öngörülebilirliği artıracak ilave adımlar atılacak

Sunulan ek hizmetlerin tamamen işletmenin onayına bağlı olmasının ve bu onayın istenildiği anda geri alınabilmesinin sağlandığı belirtilen açıklamada, piyasa aktörleri arasındaki güç dengesinin daha adil bir zemine oturtulduğuna dikkat çekildi.

Açıklamada, Bakanlığın hayata geçirdiği bu düzenlemelerle yalnızca mevcut sorunları çözmekle kalmadığı, aynı zamanda elektronik ticaret ekosisteminde uzun vadeli güven, istikrar ve sürdürülebilir büyümenin temellerini sağlamlaştırdığı vurgulanarak, şunlar kaydedildi:

“Şeffaflığın arttığı, ticari ilişkilerin netleştiği ve tüm tarafların haklarının dengeli biçimde korunduğu bu yeni dönemde, elektronik ticaretin daha sağlıklı bir zeminde gelişmeye devam edeceği değerlendirilmektedir. Bakanlığımız, sektörde ortaya çıkabilecek yeni ihtiyaçları yakından takip etmeye devam edecek, ihtiyaç duyulması halinde elektronik ticaret alanında güveni ve öngörülebilirliği artıracak ilave adımları aynı kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdürecektir.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:56:18 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Bu cep telefonları kapatılacak!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/bu-cep-telefonlari-kapatilacak/1766057/</guid>
		   <description>Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), çift IMEI’ye sahip telefonlar için harekete geçti. Abonelere uyarı mesajarı gitti. Usulsüz IMEI ile kullanılan telefonlar iletişime kapatılacak.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/bu-cep-telefonlari-kapatilacak-7372.jpg" />
Türkiye’ye yurt dışından kaçak olarak getirilen telefon sayısında patlama yaşanırken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu harekete geçti.

Yurt dışından telefon getiren kişiler, çift SIM kartlı cihazlarının ikinci IMEI numarasını farklı bir telefon için sisteme kaydettiriyordu. Bu sayede tek bir kayıt hakkından iki farklı cihaz için yararlanıyordu.

Mevzuata göre her pasaport sahibi üç yılda yalnızca bir kez yurt dışından telefon getirebilme hakkına sahip. Bu hak da tek bir cihaz için kullanılabiliyor.

BTK usulsüz kullanıldığını tespit ettiği telefon sahiplerini SMS ile uyardı. 120 günlük süre 1 Mayıs 2026 tarihinde sona erecek ve bu telefonlar eğer kayıt ettirilmezlerse şebekeye kapatılacak ve kullanılamayacak. Kayıt ücreti 54 bin 258 lira oldu.

YURT DIŞI TELEFONLAR NASIL KULLANILIR?

Türkiye’deki fiyatlardan telefon almak istemeyenler yurt dışından aldıkları cihazları bir takvim yılı içinde (1 Ocak 2026-31 Aralık 2026 tarihleri arası bir takvim yılını ifade ediyor.) 4 ay boyunca kullanabiliyor. Eğer telefonda çift SIM kart yuvası ya da bir SIM kart yuvası ve e-SIM varsa bu süre 8 aya çıkıyor. 4 ay fiziki SIM kart kullanılıyor, diğer 4 ay ise e-SIM ya da diğer fiziki SIM kart yuvası kullanılarak iletişim sağlanabiliyor.

YURT DIŞINDA TELEFONLAR DAHA UCUZ

Yurt dışındaki telefonlar Türkiye’ye göre daha ucuza satılıyor. Bazı vergi kalemlerinin yurt dışında olmaması, Tax Free avantajıyla telefona ödenen KDV’nin ülkeden ayrılırken nakit ya da kredi kartına iade edilmesi gibi konular yurt dışı kayıtsız telefon almayı cazip hale getirebiliyor.

4 AYLIK SÜRE NE ZAMAN BAŞLIYOR?

Yurt dışından alınan telefon Türkiye’deki GSM şirketlerine ait SIM kartlar takılıp kullanılmaya başlandığında 4 aylık süreç başlıyor. Ancak buradaki püf nokta telefona gelen SMS tarihi oluyor. Yurt dışından alınan ve kayıt yaptırılmasına dair gelen uyarı SMS’inin geldiği tarihten itibaren 4 ay sonrasına kadar mevcut IMEI kaydından kullanım yapılıyor. SMS geldikten sonra 4’üncü ayın bittiği gün telefon iletişime kapatılıyor ve bu noktada e-SIM ya da diğer SIM kart yuvasına geçiş yapılarak 4 ay daha kullanılıyor. İkinci 4 aylık aşamada da yine kayıt ettirmeye ilişkin SMS’in gelmesinden sonra 4 aylık süreç başlıyor.

MAYIS AYINDA ALAN UZUN KULLANIYOR

Telefonu 1 Mayıs’ta aldığınız varsayılırsa ilk 4 aylık süreç 31 Ağustos 2026 tarihinde bitiyor. e-SIM ya da diğer SIM kart yuvasına geçiş yaptığınız da 1 Eylül-31 Aralık tarihleri arasında ikinci 4 ayı bitirmiş oluyorsunuz. Fakat bu noktadan sonra bir takvim yılı dolmuş olacağı için 1 Ocak- 31 Ağustos tarihleri arasında arasında diğer yılın bir takvim yılı süresini dolduracağınızdan dolayı telefonu yine kullanabiliyorsunuz ve bu sayede 16 ay boyunca aralıksız olarak telefondan yararlanıyorsunuz.

YEDEK PARÇA OLARAK SATABİLİYORSUNUZ

Telefonu 16 ay kullandıktan sonra ister yurt dışında ikinci el olarak isterseniz de yurt içinde yedek parça olarak değerinin altında fiyatlarla yine satışa sunabilir ya da kayıt parasını ödeyerek kullanıma devam edebiliyorsunuz.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:51:58 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>“Herkesin sözü biz konuşana kadardır&quot;</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/herkesin-sozu-biz-konusana-kadardir/1766036/</guid>
		   <description>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), bordo bereli bir askerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a selam durduğu fotoğrafı, “Buralarda herkesin sözü biz konuşana kadardır.&quot; notuyla paylaştı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/herkesin-sozu-biz-konusana-kadardir-8940.jpg" />
Dışişleri Bakanlığı, kabine üyeleri ve siyasilerden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan sözlerine tepki göstermesinin ardından Milli Savunma Bakanlığı’ndan (MSB) dikkat çekici bir açıklama geldi.

Bakanlığın sosyal medya hesabında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 4 Mart 2026 tarihinde Özel Kuvvetler Komutanlığı’na gerçekleştirdiği ziyaretten bir fotoğraf, “günün fotoğrafı&quot; etiketiyle paylaşıldı.

Bordo bereli askerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a selam durduğu fotoğraf, kısa sürede çok sayıda beğeni aldı. Paylaşımda ayrıca, “Buralarda herkesin sözü biz konuşana kadardır. Tarih iyi bilir.&quot; notuna yer verildi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 15:48:43 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macron ile görüştü</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/cumhurbaskani-erdogan-macron-ile-gorustu/1766022/</guid>
		   <description>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Fransa ikili ilişkilerinin yanı sıra bölgesel ve küresel konuları ele aldı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-macron-ile-gorustu-9556.jpg" />
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı görüşmede iki ülke ilişkilerinin savunma sanayii başta olmak üzere her alanda iş birliği fırsatlarını değerlendirerek daha ileriye taşınmasının faydalı olacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’a yönelik saldırılarla başlayan sürecin tüm dünyayı olumsuz etkilediğini, Türkiye’nin ilgili ülkelerle birlikte desteklediği diplomatik çabaların ateşkes sürecinde önemli rol oynadığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Lübnan’a yönelik saldırılara işaretle, ateşkes sürecini sabote edebilecek girişimlere fırsat verilmemesi gerektiğini, Türkiye’nin bu sürece elinden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’deki barış planının ikinci aşamasının başlatılmasının önemli olduğunu, bu konuda yakalanan ivmeyi kaybetmemek gerektiğini ifade etti.

Liderler görüşmede ayrıca, Hürmüz’de uluslararası hukuk temelinde seyrüsefer serbestisinin sağlanması, Suriye’deki gelişmeler, Kafkaslardaki barış sürecinin desteklenmesi, Ukrayna-Rusya arasında kalıcı barış arayışları ve müzakerelerin canlandırılması konularını da etraflıca ele aldı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 13:59:16 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>13 yıl önce başladı! Türkiye&#39;ye yayıldı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/13-yil-once-basladi-turkiye-ye-yayildi/1766021/</guid>
		   <description>İstanbul’da bir şirkette denetmen olarak çalışan Nafiz Deniz Seçer (42), 13 yıldır Türkiye’nin dört bir yanındaki arazilere on binlerce fidan dikti. Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) gönüllü programında yer alan ve sertifikalı bir yangın söndürme gönüllüsü de olan Seçer’in doğa serüveni, geçtiğimiz yıl uluslararası festivallerden ödülle dönen &apos;Ağaç Adam’ belgeseline de konu oldu. Seçer, şimdilerde uluslararası bir platform üzerinden &apos;1 Milyon Zeytin Ağacı’ projesini başlattı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/13-yil-once-basladi-turkiye-ye-yayildi-6910.jpg" />
İstanbul’da bir şirkette mali denetmen olarak çalışan 1 çocuk babası Deniz Seçer, doğa gönüllülüğünü bir yaşam biçimi haline getirdi. &apos;Doğaya borcumuz’ var diyen seçer 13 yıl içinde Türkiye’nin dört bir yanındaki atıl arazilere on binlerce fidan dikti, yüz binlerce tohumu toprakla buluşturdu. Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) gönüllü programında yer alan ve aynı zamanda sertifikalı bir yangın söndürme gönüllüsü olan Seçer’in doğa serüveni, geçtiğimiz yıl uluslararası festivallerden ödülle dönen &apos;Ağaç Adam’ belgeseline de konu oldu. Seçer bugünlerde başlattığı bir projeyle 1 milyon zeytin ağacı dikmeyi hedefliyor.

’12-13 YILDIR GÖNÜLLÜ OLARAK AĞAÇ DİKİYORUM’

Deniz Seçer ağaç dikmeye nasıl başladığını anlatırken, “Sanırım doğaya olan borcumuzu ödeme isteğiyle ağaç dikmeye başladım diyebilirim. 12-13 yıldır ağaç dikiyorum, gönüllü olarak ağaç dikiyorum. Kurak arazilere, çorak topraklara, ağaçsız dağlara çok uzun yıllardır on binlerce ağaç diktim, yüz binlerce tohum topu attım. Tamamen bu faaliyetleri gönüllü olarak gerçekleştirdim. Sanırım doğamızın, doğa ananın buna ihtiyacı var ve birilerinin bunu yapması gerekiyor gönüllü olarak&quot; diye konuştu.



&apos;HER KAFAMIZIN ESTİĞİ YERE FİDAN DİKEMİYORUZ’

Fidan dikimi yapılacak arazilerin belirlenme sürecindeki hassasiyeti anlatan Seçer, “Çok uzun yıllardır fidanlarımı Orman Genel Müdürlüğü’nden alırım, OGM’nin fidanlıklarından. Çünkü çok güzel fidan üretiyorlar. Sıklıkla çam ağaçları, türevleri, yani iğne yapraklılar ve meşe ağaçlarını satın alırım orada ve gönüllü olarak ağaçsız dağlara dikerim. Tabii ki bu dikim aşamasında perde arkasında birçok işlem var. Her kafamızın estiği yere fidan dikemiyoruz, uygun araziler olması gerekiyor. Kişilerin arazilerine fidan dikmek, sit alanlarına ya da OGM’nin çalışma alanlarına fidan dikmek çok uygun olmuyor. Ama kamuya açık alanlarda ağaçsız, çorak alanlarda gönüllü olarak, bireysel olarak fidan dikebiliyoruz ve ben de sıklıkla bu alanları tercih ediyorum&quot; ifadelerini kullandı.



&apos;AĞAÇ DİKMEK İÇİN YÜZLERCE KİLOMETRE GİDİP GELMEMİZ GEREKİYOR’

İstanbul’da uygun alan bulmanın zorluğuna değinen Seçer, 10 yıllık süreçte geçtiğimiz senelerde bir belgesele konu olduğundan da bahsetti. Seçer, “İstanbulluyum ama İstanbul’da malum ağaç dikmek için çok fazla uygun yer yok. En yakın ağaç diktiğimiz lokasyonlar da sıklıkla Sakarya, Bilecik, Bursa ve Balıkesir coğrafyası diyebilirim. Yani ağaç dikmek için yüzlerce kilometre gidip gelmemiz gerekiyor bazen, konaklamamız gerekiyor. Bu yaklaşık 10 yıllık serüvenin sonucunda geçtiğimiz sene &apos;Ağaç Adam’ isminde bir belgeselimiz yayınlandı. Tamamen ağaç dikme ve tohum topları üzerine tasarlanmış bir belgesel. Bu belgesel yaklaşık bir buçuk sene içerisinde 30’dan fazla festivalde gösterim aldı, onlarca kez &apos;En İyi Belgesel’ ödülüne layık görüldü. Bu belgesel paralelinde doğasever kitlemiz ve çevremdeki doğasever arkadaşlarımız sayısı otomatikman artmış oldu&quot; dedi.



&apos;SAHİPLENİLEN HER AĞAÇ PROTOKOLLE KAYIT ALTINA ALINIYOR’

Zeytin ağaçlarının korunmasına yönelik başlattıkları &apos;1 Milyon Zeytin Ağacı’ projesine değinen Seçer, şöyle devam etti:

“Son yıllarda çok fazla zeytin ağacının kesildiğine, yandığına şahit olduk ve buna kayıtsız kalamadım açıkçası. Yakın zamanda &apos;1 Milyon Zeytin Ağacı Dikiyoruz’ ismiyle bir proje başlattık. Bu proje tamamen doğaseverlerin internet üzerinden sahiplendiği zeytin fidanlarının, ben ve etrafımdaki profesyonel doğasever arkadaşlar tarafından ihtiyaç sahibi çiftçilerimizin arazilerine dikilmesiyle gerçekleşiyor. Diktiğimiz tüm zeytin ağaçları çiftçilerimizle birlikte bir protokol karşılığında dikiliyor. Yani bugün sahiplenilen her zeytin ağacının hangi il, hangi ilçe, hangi köy, hangi parsele dikildiği bir protokolle kayıt altına alınıyor.&quot;



&apos;KADINLARIMIZIN VE ÇOCUKLARIMIZIN ÜRETİME KATILMASINI İSTİYORUZ’

Seçer, “Aslında baktığınızda sadece bir zeytin ağacı dikme projesi değil, bir tarımsal destek projesi de diyebiliriz. Çünkü kırsal kesimde çok fazla ağaçsız araziler var ve orada kadınlarımız, çocuklarımız, dezavantajlı grupların üretime katılmasını istiyoruz. Çiftçiliğin artmasını, zeytin ağacının yok olmamasını istiyoruz. Çünkü hepimizin bildiği gibi çok kutsal bir ağaç. 1 milyon zeytin ağacı projesiyle ilk başta Kuzey Ege pilot bölge olmak üzere, ardından Manisa ve ardından Hatay olmak üzere umarım milyonlarca zeytin ağacını toprakla buluşturacağız&quot; diye konuştu.



&apos;ORADA MİLYARLARCA CAN BİR GÜNDE YOK OLABİLİYOR’

Aynı zamanda yangın söndürme gönüllüsü olduğunu belirten Seçer, “Ben aynı zamanda bir orman gönüllüsüyüm. Orman Bakanlığı’na bağlı eğitimini almış bir yangın gönüllüsüyüm. Bugüne kadar onlarca yangına katılmışımdır. Hepimiz uzaktan &apos;Bir yerler yanıyor’ diyoruz ama orman yangının içerisine girdiğinizde aslında oradaki resim bizim söylemlerimizden, sosyal medyada paylaştıklarımızdan çok çok daha farklı. Çünkü orada milyonlarca ağaç var, milyarlarca canlı var ve yüzyıllar boyunca orada yaşamışlar ve hepsi bir günde yok olabiliyor. İşte herhalde biz doğaseverler hem o yangında hem de o yangından sonra devreye girip elimizden geldiğince doğaya destek olmaya çalışıyoruz&quot; ifadelerini kullandı.



&apos;HAYATIMIZ KISA, DİKECEK ÇOK FAZLA FİDANIMIZ VAR’

Seçer sözlerini şöyle tamamladı: Geleceğe bir miras bırakıyoruz. Binlerce ağacı diktikten sonra asırlar boyunca yaşayacak, gelecek nesillere bereket olacak, nesillerimize nefes olacak, ekmek olacak, aş olacak, ailelere geçim sağlayacak. Hem bende hem bu sürece dahil olan tüm doğaseverlerde uyandırdığı hisler çok çok daha büyük. Her ne kadar doğada bu kadar vakit geçiriyor olsam da aslında kurumsal bir şirkette denetçi olarak çalışıyorum. Özellikle kış sezonunda, eylül ayından mart ayına kadar boş zamanlarımın neredeyse tamamını doğada geçiririm. Çünkü mümkün mertebe daha fazla fidan dikmek istiyorum. Hayatımız kısa, dikecek çok fazla fidanımız var ve doğa ananın da buna çok fazla ihtiyacı var. O yüzden fırsat buldukça doğada nefes alırım, doğada soluk alırım.



 
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 13:53:15 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Meclis&#39;te yoğun gündem: Doğum izni, sosyal medya kısıtlaması…</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/meclis-te-yogun-gundem-dogum-izni-sosyal-medya-kisitlamasi/1766016/</guid>
		   <description>Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemi, yeni haftada yoğun olacak. Meclis Genel Kurulunda, doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek. Öte yandan, dünya parlamentolarının çatı kuruluşu olan Parlamentolararası Birlik’in 152’nci Genel Kurul’u yeni haftada İstanbul’da toplanacak.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/meclis-te-yogun-gundem-dogum-izni-sosyal-medya-kisitlamasi-9825.jpg" />
Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni haftada yoğun gündemle çalışmalarını sürdürecek.

Meclis Genel Kurulu’nda annelerin 16 hafta olan doğum izninin 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek. Halihazırda izinde olan anneler, bu düzenlemeden yararlanabilecek. Doğumun üzerinden 24 hafta geçmemek şartıyla 16 haftalık iznini tamamlayıp tekrar çalışma hayatına dönen anneler de iznini 24 haftaya tamamlayabilecek. Düzenleme kapsamında işçile için 5 gün olan babalık izni de memurlarla eşitlenerek 10 güne çıkarılacak.

Çocuklara sosyal medya kısıtlaması geliyor

Teklif yasalaşırsa, 15 yaşını doldurmayanların sosyal medya hesabı açmaları da engellenecek. Platformlar bunun için yaş belirleme algoritmalarını kullanacak. Eğer kullanıcının 15 yaşın altında olduğu tespit edilirse hesap kapatılacak.

Parlamenterler İstanbul’da bir araya gelecek

Öte yandan Türkiye, 30 yıl aradan sonra, Parlamentolararası Birlik’in genel kurul toplantısına ev sahipliği yapacak. 15-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek birliğin 152’nci genel kurulu, 157 ülkeden katılımcıyı İstanbul’da buluşturacak. Yabancı meclis başkanları, Türk ve yabancı parlamenterler, üst düzey bürokratlar ile yabancı misyon şefleri bir araya gelecek. Toplantılara Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlık yapacak. Görüşmelerde, Gazze ve İran başta olmak üzere, küresel ve bölgesel gelişmeler masaya yatırılacak.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 13:45:44 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Araç sahipleri dikkat! Son gün 15 Nisan…</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/arac-sahipleri-dikkat-son-gun-15-nisan/1766020/</guid>
		   <description>Şehirler arası yük ve yolcu taşıyan ticari araçlarda zorunlu olan, özel araçlarda ise can ve mal güvenliğiyle sorunsuz seyahat için hayati görülen kış lastiği uygulaması 15 Nisan itibarıyla sona erecek.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/arac-sahipleri-dikkat-son-gun-15-nisan-4163.jpg" />
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca, Karayolları Trafik Kanunu gereği yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan araçların kış lastiği takmaları, illerin hava ve iklim şartları dikkate alınarak yılın belirli dönemi için zorunlu tutuluyor. Söz konusu yetki, Bakanlıkça valiliklere de devredilebiliyor.

Araçların denetimi, Bakanlığın yetkilendirdiği personelin yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ticaret Bakanlığının sınır kapılarındaki birimleri ve belediyelerin denetim ekipleri tarafından yapılıyor. Kurala uymayan araç sürücülerine idari para cezası kesiliyor.

Türkiye genelinde 15 Kasım 2025’te başlayan kış lastiği takma zorunluluğu uygulaması, 15 Nisan Çarşamba günü sona erecek.

Kış lastiklerinin yazın kullanılmaması önem taşıyor

Kış lastikleri, 7 derecenin altındaki sıcaklıklar için üretildiğinden yazın kullanıldığında performansını kaybediyor.

Sıcak havalarda lastikler daha çok aşınacağı için erken aşınma, performans kaybı gibi sorunlara yol açıyor. Soğuk hava kullanımına göre tasarlanan kış lastikleri, yazın kullanıldığında yol tutuşunda ciddi azalmaya sebep oluyor, araç üzerindeki kontrolü olumsuz etkilerken yakıt tüketimini de artırıyor.

Mevsimine uygun olmayan lastik kullanımı, çevreye daha fazla karbon salımına yol açıyor. Mevsiminde doğru lastik kullanarak çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağlanmış oluyor.

Lastik değiştirme ücreti 1000 liradan başlıyor

Lastik sökme-takma işlemi 13 ve 14 inç jantlar için 1000 lira, 15, 16 ve 17 inç olanlar için 1250 lira, 18 ve üzeri inçler için 1500 lira olarak uygulanıyor.

Lastik oteli hizmeti ise 4 lastik için değiştirme ücreti düzeyinde sunuluyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 12:52:20 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Enerjide yeni bir dönem başlıyor</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/enerjide-yeni-bir-donem-basliyor/1766009/</guid>
		   <description>Somali açıklarında Curad-1 kuyusunda gerçekleştirilecek dünyanın en derin ikinci deniz sondajı, Türkiye’nin petrol ve doğalgaz aramacılığında yeni bir dönemi başlatıyor.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/enerjide-yeni-bir-donem-basliyor-1206.jpg" />
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Türkiye ve Somali arasındaki enerji iş birliğinde tarihi bir adım olan Çağrı Bey Derin Deniz Sondaj Gemisi için düzenlenen karşılama törenine katıldı.

Mogadişu Limanı’nda coşkuyla karşılanan geminin varışıyla ilgili konuşan Bayraktar, iki ülke arasındaki ortak iradenin somut bir neticeye dönüştüğü müstesna bir anın yaşandığını ifade etti.

Konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek başlayan Bayraktar, “Cumhurbaşkanımız, &apos;Somali’nin birlik ve bütünlüğünün her şart altında muhafazası, bizim için öncelikli meseledir’ mesajını özellikle vurgulamaktadır. Biz de bugün bu anlayışla buradayız.&quot; ifadelerini kullandı.

“Oruç Reis 7 ayda devasa veri topladı&quot;

Bölgedeki enerji yolculuğunun safhalarını anlatan Bayraktar, 2024 yılı Ekim ayında Mogadişu’ya gelen Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi’nin faaliyetlerine değindi. Oruç Reis’in Somali açıklarında 7 ay boyunca aralıksız çalıştığını belirten Bayraktar, şu bilgileri paylaştı;

Oruç Reis gemimiz, 3 farklı blokta toplamda 4 bin 464 kilometrekarelik 3 boyutlu sismik veri topladı. Uzmanlarımızın bu verileri titizlikle değerlendirmesi sonucunda, bölgede oldukça umut vadeden bir jeolojik yapı gözlemlendi. Bugün bu verilerin ışığında sondaj aşamasına geçmenin gururunu yaşıyoruz.

İlk kuyunun ismi “Curad-1&quot; oldu

Bakan Bayraktar, Somali’deki ilk sondaj kuyusuna verilen ismin özel bir anlam taşıdığını ifade ederek, “Kuyu adını, Somali’de yeni doğan ilk bebek anlamına gelen &apos;Curad’ olarak koyduk. Mogadişu’ya 372 kilometre uzaklıkta açacağımız ilk kuyumuz Curad-1 ile Somali’nin enerji tarihinde yeni bir sayfa açılacak.&quot; diye konuştu.

Çağrı Bey gemisinin gerçekleştireceği operasyonun, bölge ekonomisi ve enerji arz güvenliği açısından kritik önemde olduğunu vurgulayan Bayraktar, Türkiye’nin derin deniz sondajcılığındaki tecrübesini Somali’nin kaynaklarını gün yüzüne çıkarmak için seferber edeceklerini kaydetti.

Bakan Bayraktar, şöyle devam etti;

Türkiye olarak 2016 yılında petrol ve doğal gaz aramacılığında önemli bir paradigma değişikliğine gittik. Sismik arama ve sondaj faaliyetlerini kendi gemilerimizle, kendi mühendislerimizle, kendi ekipmanlarımızla yapmaya karar verdik. Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamit Han, Yıldırım ve bugün burada olan Çağrı Bey ile birlikte dünyanın en büyük 4’üncü derin deniz arama filosuna sahip ülkesi haline geldik. Aradan geçen 10 yılda geliştirdiğimiz bu kabiliyet ve tecrübeli insan kaynağımızla, Karadeniz’de doğal gaz bulduk ve şimdi ülkemizdeki 4 milyon evin doğal gazını burada üretiyoruz. Türkiye Petrollerindeki jeologlarımız, petrol mühendislerimiz, doğal gaz mühendislerimiz ve jeofizikçilerimiz ile bugün Afrika’dayız. Her biri alanında uzman çalışanlarımız ve milli enerji filomuz sayesinde kıtanın en doğusunda yer alan Afrika Boynuzu’nda göreve hazırız.

Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajı

Bugün attığımız bu tarihi adımla Türk petrol doğal gaz aramacılığında yeni bir dönem başlıyor. Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajını Somali’de gerçekleştirecek. Çağrı Bey gemimizi 15 Şubat’ta Mersin Taşucu Limanı’ndan Somalili bakan arkadaşlarımla birlikte uğurladık. Çağrı Bey, 114 metrelik kule yüksekliği sebebiyle önce Akdeniz’i bir ucundan bir ucuna geçti. Sonra da Afrika kıtasını baştan sona dolaştı. Ve 53 günlük seyrüseferin ardından Mogadişu açıklarına demirledi.

Çağrı Bey’in görev yapacağı Curad-1 kuyusunun bulunduğu bölge, açıkdenizde buraya 370 km uzaklıkta ve yaklaşık 3 bin 500 metrelik bir su derinliğine sahip. Deniz tabanından itibaren de yaklaşık 4 bin metrelik bir sondaj planlıyoruz. Böylece toplamda 7 bin 500 metrelik bir derinliğe ulaşacağız. Curad-1, bu derinlikle ile dünyanın en derin ikinci deniz sondajı olacak. Çağrı Bey’e bu kritik görevde Altan, Korkut ve Sancar isimli gemilerimiz refakat edecek. Destek gemilerimiz; malzeme ve yakıt temininde, personel sevkiyatında, demirleme ve konumlandırma gibi operasyonlarda görev üstlenecek. Somali misyonunda; gemilerde ve karada olmak üzere toplamda 500 personelimiz 6 haftalık vardiyalarda dönüşümlü olarak çalışacak.

“Donanmamıza ait gemiler enerji filomuzu koruyacak&quot;

Filomuzu zorlu bir görev bekliyor. Özellikle Muson mevsiminde deniz hareketliliği ve yağışlarla mücadele etmek zorunda kalacaklar. Ancak hem milletimizin hem somali halkının duaları onların yanında. İklim ve hava şartlarının uygun seyretmesi durumunda sondaj operasyonumuz 6 ila 9 ay arasında sürecek. Donanmamıza ait TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan deniz unsurlarımız da Somali açık denizlerinde enerji filomuzu koruyacak. Ben bu vesileyle destekleri için Millî Savunma Bakanlığımıza, Genelkurmay Başkanlığımıza ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza şükranlarımı sunuyorum.

2005 yılında başlattığımız Afrika Açılımı, kıta ile aramızdaki diplomatik, ticari ve insani ilişkileri köklü biçimde değiştirdi. Cumhurbaşkanımızın 2011 yılında Mogadişu’ya gerçekleştirdiği kapsamlı ziyaret ise, Somali özelinde bir dönüm noktası oldu. Kriz döneminde Somali halkıyla olan dayanışmamız, küresel kamuoyunun dikkatini buraya çekti. Karşılıklı saygı, güven ve kazan-kazan anlayışına dayalı ilişkilerimiz, 2011 yılından bu yana yoğun bir ivme kazandı. Yatırımdan ticarete, savunmadan enerjiye birçok alanda iş birlikleri geliştirdik. Oruç Reis ile başlayan Çağrı Bey ile devam eden bu süreç hem Türkiye Somali ilişkileri hem de Türk petrol ve doğal gaz aramacılığında yeni bir aşamadır.

“Türkiye’nin kabiliyetini farklı bir seviyeye yükseltecek&quot;

Türkiye, bugün itibarıyla sınırları dışında da derin deniz sondajı yapan ülkeler ligine yükselmiştir. Türk enerji tarihinde ve petrol aramacılığında yeni bir sayfa açılmıştır. Somali görevi, Türkiye’nin denizaşırı arama ve üretim faaliyetlerindeki teknik kapasitesini a ve operasyonel kabiliyetini farklı bir seviyeye yükseltecek ve güçlendirecektir. Bizi, uluslararası alanda daha görünür kılarak yeni fırsatlara kapı aralayacaktır. Bu zor ve meşakkatli yolda bizlere istikamet ve hedef gösteren, her zaman destek verip, güvenen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve ülkesinin adeta kaderini değiştirecek stratejik adımları kararlılıkla atan Somali Devlet Başkanı Sayın Hasan Şeyh Mahmud’a şükranlarımı arz ediyorum.

Bu önemli projenin sadece Somali’ye değil aynı zamanda bölgesel istikrar ve güvenliğe de katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Somali görevinde yer alan tüm personelimize başarılar diliyorum. Buradan inşallah bir kaç ay sonra hayırlı bir haberi, güzel bir keşif müjdesini hem Somali halkına hem de milletimize vermek inancıyla sizleri saygıyla hürmetle selamlıyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun, bizleri muvaffak eylesin ve Türkiye Somali dostluğu daim olsun.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 18:36:42 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Bakan Bolat duyurdu! O konu çözüldü</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/bakan-bolat-duyurdu-o-konu-cozuldu/1766002/</guid>
		   <description>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, görüşmeleri 10 yıldır süren ve Türk tır şoförlerinin Suudi Arabistan’a ve Körfez ülkelerine ulaşmalarına imkan sağlayan transit vize konusunun çözüldüğünü söyledi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/bakan-bolat-duyurdu-o-konu-cozuldu-7832.jpg" />
E-ticaretin gelişiminde kritik rol oynayan lojistik süreçler ile dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarının çok boyutlu perspektifle ele alındığı “Yapay Zeka Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi&quot; başladı.

İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği (İEAD) tarafından Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Lojistik İş Konseyi, DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi ve Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin (UND) destekleriyle düzenlenen zirve, İstanbul’da bir otelde gerçekleştiriliyor.

Zirvenin açılışında konuşan Bakan Bolat, Türkiye’de e-ticaretin toplam ticaret içindeki payının yüzde 20’ye yükseldiğini belirterek, lojistik sektörünün e-ticaretin büyümesine etkisini anlattı.

Kovid-19 ile e-ticaretin ve lojistiğin öneminin daha iyi anlaşıldığını dile getiren Bolat, “E-ticaret 2019’da toplam ticaret içerisinde yüzde 4,5-5 paya sahipken 3-4 senede yüzde 20’lik paya ulaştı. Bir miktar doyuma ulaştı ama dijitalleşen çağda geleneksel ticaret ağırlığını korurken e-ticaretin de hızla yükseldiğini görüyoruz.&quot; dedi.

Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklerin ve ticaret savaşlarının zirve yaptığına işaret eden Bolat, bu süreçte güven vermenin, istikrarı korumanın, üretim ve ticaret çarklarının döndürülmesinin büyük başarı olduğunu vurguladı.

Bolat, Türkiye’nin mal ve hizmet ihracatının rekor kırdığını, milli gelirin 1,6 trilyon dolara yükseldiğini, üretimin ve ticaretin yanı sıra turizmden taşımacılık ve lojistiğe, fuarcılıktan bankacılık ve sigortacılığa, danışmanlıktan yazılıma kadar hizmetler sektöründe de emin adımlarla ilerlediklerini aktardı.

“Bu kadar küresel belirsizliğin olduğu bir dönemde istikrar adasıyız&quot;

Bakan Bolat, son 3 günde Suriye, Portekiz, Avrupa Birliği ve Belçikalı yetkililer ve iş insanlarıyla toplantılar yaptıklarını, Türkiye ekonomisi ve iş dünyası için yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını kaydetti.

Türkiye’nin yurt dışındaki algısının ve gücünün çok iyi olduğunu dile getiren Bolat, “Muhataplarımızla her iki tarafın da yararına olacak şekilde müzakereler yürütüyoruz, anlaşmalar yapmaya gayret ediyoruz, ekonomimize ve iş dünyamıza fayda sağlamaya çalışıyoruz. Bu anlamda gerçekten Türkiye için olumlu bir dönemdeyiz. Bu kadar küresel belirsizliğin, karışıklığın, yangının, alevin ve kaynamanın olduğu bir dönemde bir istikrar adasıyız, güvenli bir limanız. Türkiye’nin yakın coğrafyasında son 6-7 yılda çok sayıda karışıklık, savaş ve salgın yaşandı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu süreç istikrar içinde yönetildi. Türkiye barış sağlayan bir ülke oldu ve birçok kriz bölgesinde ağırlığını hissettirdi.&quot; değerlendirmesinde bulundu.

ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın küresel ekonomiye ve enerji fiyatlarına yönelik olumsuz etkilerinden ve bazı ülkelerin doğal gaz ile akaryakıt sıkıntısı çekmesinden bahseden Bolat, “Bizim depolarımız doluydu ve vatandaşımızın, sanayimizin ve ekonomimizin bunlardan etkilenmemesini sağladık. Körfez savaşı, lojistiğin ne kadar önemli olduğunu Kovid-19’dan sonra bir kez daha bize hatırlattı. Allah’ın bize bahşettiği bu güzel coğrafya, Avrasya’nın merkez ülkesi, adeta bir kavşak ve geçiş noktası olan Türkiye’nin önemini bir kez daha ortaya koydu.&quot; şeklinde konuştu.

“Ümit ederiz ki 15 günlük ateşkesin şartları yerine getirilir&quot;

Bolat, bu süreçte Suudi Arabistan ile ilişkilerin mükemmel düzeyde olduğunu belirterek, “10 yıldır bir transit vize konusu vardı. O da dün itibarıyla işlerlik kazanarak Türk tır şoförlerinin Körfez’de Suud transit vizesi alarak seyahat etmeleri de mümkün hale geldi.&quot; bilgilerini verdi.

Savaşın yol açtığı fiyat artışları ve arz eksikliği gibi olumsuzlukların etkilerinin bir süre daha devam edeceğine dikkati çeken Bolat, “Ümit ederiz ki 15 günlük ateşkesin kalıcı şartları yerine getirilir. Dünyanın daha fazla kavgaya değil barışa, huzura, ekonomik kalkınmaya ve refah artışına ihtiyacı var.&quot; ifadelerini kullandı.

“Türk e-ticaret firmaları bölge ülkelerinde ciddi başarıya sahip&quot;

Bolat, e-ticaretin Türkiye’nin parlayan bir sektörü olduğunu vurgulayarak, “Batıda ABD tarafındaki büyük grupların, doğuda Çin merkezli büyük grupların olduğu bir ortamda tam merkezde, Türkiye’de hızla gelişen ve dünyadaki büyük grupların, yatırımcıların dikkatini çeken başarılı e-ticaret firmalarımız var.&quot; dedi.

E-ticarette lojistiğin önemine işaret eden Bolat, bu alanda verilen siparişlerin müşteriye hızlı ulaştırılması sürecinde yapay zekanın da etkili olduğunu anlattı.

Bolat, özellikle e-ihracatta sektör ile yakın diyalog ve koordinasyon içinde çalıştıklarını ve düzenlemeler hazırladıklarını, bu anlamda Türk e-ticaret firmalarının bölge ülkelerinde ciddi başarılı ve güçlü firmalar olarak konumlandığını vurguladı.

“AB, savunma sanayisinde Türkiye ile ittifak içinde olmak istiyor&quot;

Bolat, Portekiz ve Brüksel’e yaptıkları temaslara değinerek, şu ifadeleri kullandı:

“Bu temaslarda şunu gördük: Herkes Türkiye ile çalışmak, Türkiye ile iş yapmak istiyor. Türkiye’nin sanayi ürünlerindeki ve hizmet sektörlerindeki kalitesine ve marka değerine güveniyor. Portekiz, 60 milyar avroluk inşaat, altyapı ve toplu konut yatırımları için Türk müteahhitlerine davet çıkarıyor. Brüksel’de de Avrupa Birliği nezdinde, dünyanın askeri, ekonomik ve ticari anlamdaki bu karışık ortamında Türkiye gibi güçlü, güvenilir ve istikrarlı bir ülkenin kendileriyle ittifak içinde olmasını arzuluyorlar. Savunmada, savunma sanayisinde Türkiye ile ittifak içinde olmak istiyorlar.&quot;

Bolat, söz konusu temaslarda Türkiye’ye doğrudan ilave yatırımlar geleceğini gördüklerini sözlerine ekledi.

Ticaret Bakanı Bolat, konuşmasının ardından sponsor firmaların temsilcilerine plaket takdim etti.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:15:49 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>7 farklı ülkeden 61 suçlu Türkiye&#39;ye getirildi!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/7-farkli-ulkeden-61-suclu-turkiye-ye-getirildi/1766001/</guid>
		   <description>İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle aranan 16 kişi ile ulusal seviyede aranan 45 suçlunun yakalandığını açıkladı. Yakalanan isimler arasında B.K. rumuzu dikkat çekti. Hakkında yasadışı bahis soruşturması yürütülen Batuhan Karadeniz’in Birleşik Arap Emirlikleri’nde ele geçirildiği belirtiliyordu.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/7-farkli-ulkeden-61-suclu-turkiye-ye-getirildi-2757.jpg" />
İçişleri Bakanlığı, yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şüphelilere yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Bakanlık çok sayıda kişinin Türkiye’ye getirildiğini duyurdu.

ŞÜPHELİLERDEN BİRİSİNİN RUMUZU B.K.

Batuhan Karadeniz’in Birleşik Arap Emirlikleri’nde yakalandığı ve Türkiye’ye getirildiği belirtiliyordu. Eski futbolcu Karadeniz, yasadışı bahis soruşturmasında kritik isimlerden birisiydi.

Bakanlık, operasyon hakkında ayrıntılı bilgi verdi. EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca; şüphelilerin izni sürdürülürken ilgili ülkelerin kolluk birimleriyle ortak işbirliği yürütüldü.

Bakanlık, 61 suçlunun Türkiye’ye iadesinin gerçekleştirildiğini duyurarak “Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz.&quot; açıklamasını yaptı.

Kırmızı bültenle uluslararası seviyede arananlar “F.A., T.A., T.Ç., H.M., Ç.İ., O.M., H.Ç., G.Ç., A.Y., Ş.K., H.A., R.C., D.N.N.Ç., V.S., A.D. ve S.Ç.) ile Ulusal Seviyede Arananlar (B.G., O.O.D., T.U., S.Y., A.L., M.K., F.A., Ş.A., E.İ., M.B., Y.D., İ.Y., E.A., U.U., H.A., V.K., C.B., O.K., E.D., F.G., A.R.U., A.B., R.G., Ö.M., M.K., İ.K., A.Y., K.K., K.A., H.İ., M.T., S.A., H.K., M.A.Ç., H.İ., Z.Y., U.Ö., A.Ç., Y.Ç., A.A., B.K., H.Y., M.A., A.K. ve İ.A.) isimli şahıslar yakalandı.

7 ÜLKE VAR

En fazla iadenin Gürcistan’dan yapıldığı görüldü.

Buna göre Gürcistan’dan 8’i kırmızı bültenle, 42’si ulusal seviyede aranan toplam 50 kişi, Almanya’dan Kırmızı bültenle aranan 4 kişi, Yunanistan’dan 2’si kırmızı bültenle, biri ulusal seviyede aranan toplam 3 kişi, Polonya ve Portekiz’den Kırmızı bültenle aranan birer kişi, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bulgaristan’dan Ulusal seviyede aranan birer kişi yakalanarak Türk adaletine teslim edildi.

ÇOK SAYIDA SUÇ KAYDI MEVCUT

Yakalanan suçluların; tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti, göçmen kaçakçılığı, dolandırıcılık, bilişim suçları, silahlı tehdit, yağma, insan ticareti, fuhşa aracılık, resmi belgede sahtecilik, hırsızlık ve terör örgütü üyeliği gibi çok sayıda suçtan arama kayıtlarının bulunduğu tespit edildi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:14:50 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Leyla Aydemir davasında yeni gelişme</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/leyla-aydemir-davasinda-yeni-gelisme/1765997/</guid>
		   <description>Ağrı’da Leyla Aydemir davasında, amca Yusuf Aydemir’in tutukluluğunun devamına karar verildi. Anne Şükran Aydemir ise bir sonraki duruşmaya zorla getirilecek.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/leyla-aydemir-davasinda-yeni-gelisme-4865.jpg" />
Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin yeniden görülen davada biri tutuklu 7 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar A.A., Y.A., B.D., H.D. ve M.A.A, Leyla Aydemir’in babası Nihat Aydemir, taraf avukatları ve tanıklar katıldı.

Geçen celse tutuklanan amca Yusuf Aydemir’in bağlı bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldığı duruşmaya, tutuksuz sanık M.A. ise katılmadı.

AFAD çalışanı tanık A.E., beyanında, olayın olduğu dönem Ardahan’da görevli olduğunu, olayla alakasının bulunmadığını söyledi.

“VİCDANEN SES KAYDI ALDIM&quot;

Mahkeme Başkanı’nın önceki duruşmada tanık olarak dinlenen M.E.’nin beyanları ve dosyaya giren WhatsApp ses kayıtlarının bilirkişi tarafından yapılan çözümlemeleri okuması üzerine A.E., “Sohbet ederken gerçekler ortaya çıkar diye ses kaydı aldım, bildiğim bir şey yok, aileyi tanımıyorum. Böyle bir çocuğun aniden ortadan kaybolması üzerine vicdanen ses kaydı aldım.&quot; dedi.

10 yaşındaki tanık Ü.A., beyanında, olayın yaşandığı döneme ilişkin bir şey hatırlamadığını dile getirdi.

TUTUKLANAN AMCA SAVUNMASINDA NELER SÖYLEDİ?

Sanık Yusuf Aydemir, savunmasında, Leyla Aydemir’in bulunduğunu duyduktan sonra traktörle bölgeye gittiğini ve giderken köyün içerisinde bir çocuğu da yanına aldığını ileri sürdü.

Köydekilerin de bölgeye doğru gittiğini belirten Aydemir, “Jandarmaya &apos;Leyla sağ mı?’ diye sordum. Bana &apos;Öldü.’ dediler. Ben ise o sırada sağ olduğunu sanıyordum. Telefon meselesine gelince o dönem Ağrı’ya gelmiştim, telefonum bozulmuştu ve tamire vermiştim. Bu süreçte tuşlu telefon kullandım. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum.&quot; diye konuştu.

Diğer sanıklar A.A., Y.A., B.D., H.D. ve M.A.A. ise mağdur olduklarını öne sürerek beraatlerini talep etti.

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, Yusuf Aydemir’in tutukluğunun devamına ve anne Şükran Aydemir’in dinlenmesine karar verilmesini talep etti.

Mahkeme heyeti, kuvvetli suç şüphesi, suçu karartma ve kaçma şüphesinden dolayı sanık Yusuf Aydemir’in tutukluluğunun devamına ve tutuksuz sanıklar hakkında süren adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi.

ANNE İÇİN ZORLA GETİRME KARARI

Anne Şükran Aydemir’in bir sonraki celsede dinlenmesi için hazır bulunmasına yönelik karar çıkaran heyet, eksikliklerin tamamlanması amacıyla duruşmayı erteledi.

NE OLMUŞTU?

Ağrı’da 15 Haziran 2018’de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle dedesini ziyarete gittiği Bezirhane köyünde kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in bulunması için çalışma başlatılmış ve cansız bedeni kaybolduktan 18 gün sonra yerleşim yerine 2 kilometre mesafede, kent merkezine giden yolun yakınında akarsu kenarındaki ağaçların arasında bulunmuş, vücudunda darp ya da yara izine rastlanmayan çocuğun cenazesi Bezirhane köyünde defnedilmişti.

Olayın ardından minik Leyla’nın ölümüne ilişkin 7 sanık hakkında Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Davanın 2 Ekim 2020’de bu mahkemede görülen karar duruşmasında tutuklu sanık amca Yusuf Aydemir “kasten öldürme&quot; suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve “cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma&quot; suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırılmış, diğer sanıklar Y.A., B.D., H.D., M.A., M.A.A. ve A.A. ise delil yetersizliğinden beraat etmişti.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ, YEREL MAHKEMENİN KARARINI BOZMUŞTU

Dosyayı inceleyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, sanığa ceza verilebilmesi için her türlü şüpheden uzak delil olması gerektiğine ve çeşitli usul eksikliklerine işaret ederek, yerel mahkemenin kararını tüm sanıklar yönünden bozmuştu. Yerel mahkemenin kararını hem esas hem usul yönünden bozan mahkeme, Yusuf Aydemir’in de tahliyesine karar vermişti.

Bu karara Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığının 4 Ocak 2021’de yaptığı itiraz da Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince reddedilmişti. Dosyayı inceleyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu, 1. Ceza Dairesi’nin bozma kararını hukuka uygun bulmuştu.

Bozma kararı üzerine 8 Ekim 2021’de Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesince yeniden yargılanan tüm sanıkların delil yetersizliğinden beraatine karar verilmişti.

İtiraz üzerine incelenen dosya Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince hukuka uygun bulunmuştu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yeniden yargılanan 7 sanık hakkında verilen beraat kararını hukuka aykırı bularak hükmün bozulmasını talep etmiş, Yargıtay 1. Ceza Dairesi de sanıklar hakkında verilen kararı bozmuştu.

Öte yandan Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin yürütülen yeni soruşturmada çocuğun amcası, yengesi, babaannesi ve halası, “suç delillerini yok etmek, gizlemek ve değiştirmek&quot; suçundan gözaltına alınmıştı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:27:22 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Komşusuna güvendi, hayatının şokunu yaşadı!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/komsusuna-guvendi-hayatinin-sokunu-yasadi/1765996/</guid>
		   <description>Muğla’nın Dalaman ilçesinde altın bileziklerinin sahteleriyle değiştirildiğini iddia eden kadın, evinin anahtarını emanet ettiği komşusu ve iki iş arkadaşı hakkında şikayette bulundu.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/komsusuna-guvendi-hayatinin-sokunu-yasadi-8565.jpg" />
İlçede yaşayan Gülay Tekeli, evde olmadığı zamanlarda kullanmaları için anahtarını teslim ettiği komşusu ve iki iş arkadaşına yaklaşık 600 bin lira değerindeki ziynet eşyalarının yerini söyledi.

Bir süre sonra sağlık giderleri için birikimi olan iki bileziği satmak üzere kuyumcuya giden Tekeli, takıların sahte olduğunu öğrendi.

Bunun üzerine Dalaman İlçe Emniyet Müdürlüğüne giden Tekeli, evine girmelerine izin verdiği komşusu ve arkadaşlarından şikayetçi oldu.

Polis ekipleri, güvenlik kamerası kayıtlarından eve giriş çıkış yaptıkları belirlenen 3 şüphelinin “güveni kötüye kullanma&quot; iddiasıyla ifadesine başvurdu.

Yaşadığı süreci anlatan Tekeli, arkadaşlarının evde temizlik ve yemek yaparak kendisine yardımcı olduğunu ancak bu süreçte birikimlerinin hedef alındığını savundu.

Olayla ilgili adli sürecin devam ettiği bildirildi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:26:17 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Başsavcı Fatih Dönmez: &apos;169 ünlüde uyuşturucu madde çıktı&#39;</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/bassavci-fatih-donmez-169-unlude-uyusturucu-madde-cikti/1765993/</guid>
		   <description>İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, uyuşturucu soruşturmasında 255 ünlü hakkında işlem yapıldığını, 169’unda uyuşturucu madde çıktığını açıkladı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/bassavci-fatih-donmez-169-unlude-uyusturucu-madde-cikti-2079.jpg" />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Dönmez; uyuşturucu soruşturmaları, suç örgütlerine, yasa dışı bahse ve haksız fiyat artışlarına ilişkin değerlendirmeler yapıp son duruma ilişkin bilgi verdi.

ÜNLÜLERE UYUŞTURUCU SORUŞTURMASI

Kamuoyunda ünlülere uyuşturucu soruşturması olarak bilinen “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak&quot;, “uyuşturucu veya uyarıcı madde temin etmek&quot; suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında bugüne kadar 255 ünlü hakkında işlem yapıldığını bildiren Dönmez, “Şüphelilerin 219’u hakkında Adli Tıp Kurumu’nda işlemi yapıldı.&quot; dedi.

169 şüphelide uyuşturucu madde rastlanıldığını sözlerine ekleyen Dönmez, “Son 2 ayda 400 torbacı tutuklandı. Uyuşturucu dosyasında 32 şüpheli tutuklandı.&quot; dedi.

Dosyada yeni operasyonların olacağına işaret eden Dönmez, “İşin içerisinde ünlülerin ve iş adamlarının olduğu yeni veriler elde ettikçe savcılığımıza davet edilecekler.&quot; açıklamasında bulundu.

Amacın ifşa olmadığına işaret eden Başsavcı, “Asıl amacımız daha üstlere ulaşmak. Bizim asıl ciddiyet ile yaklaştığımız konu bu.&quot; ifadelerini kullanıp narkotik konusunda uyuşturucu baronu olarak adlandırılan kişilerle ilgili Interpol ile bağlantılar kurulduğunu dile getirdi.

“Bu bizim ülkemiz adına çok büyük bir artı. Karşılıklı uluslararası soruşturma yöntemi geliştirdik.&quot; diye konuşan Dönmez, “Ünlüler örnek alınan özenilen insanlar. Toplumda ve ailelerde farkındalığın arttığını düşünüyoruz.&quot; dedi.

YASADIŞI BAHİS

Yasadışı bahisten elde edilen gelirlere yönelik başlatılan soruşturmalar kapsamında özellikle ödeme kuruluşlarına yönelik şüphelerin ele geçirildiğine işaret eden Dönmez, “Ödeme kuruluşlarına yapılan soruşturmalarımız var. Perde arkasında da örneğin yazılım hizmeti veren kuruluşlara da operasyon yaptık. Son bir buçuk yılda 8 ödeme kuruluşuna operasyon düzenlendik.&quot; diye konuştu.

255 şüpheli hakkında işlem yapıldığını 108’inin tutuklandığını sözlerine ekleyen Dönmez, “Pos tefeciliği suçuna iştirak eden ödeme kuruluşlarına yönelik işlemler sürüyor.&quot; dedi.

SPORDA BAHİS SORUŞTURMASI

Dönmez, sporda bahis soruşturmasında 129 şüpheli hakkında çalışma yapıldığını 56 şüpheli hakkında da dava açıldığını dile getirdi.

TFF’nin verilerine dikkat çeken Dönmez, “Spor Toto’dan gelen veriler de bizim için çok önemli. Bu konu sadece futbol değil diğer alanlara da sıçrayabilir. İncelemeler sürüyor.&quot; açıklamasında bulundu.

Bahis konusunda çok kapsamlı hazırlıklarının bulunduğunu dile getirip “Bahis konusunda büyük yeni soruşturmalarımız yakın zamanda meyvesini verecek.&quot; diye konuşan Başsavcı Dönmez, “Biz elde ettiğimiz verilerden çok mutlu olduk. Bahis sisteminin tamamen çökertilmesine gidecek. Kapsamı çok geniş olacak, şimdiden söyleyeyim.&quot; ifadelerini kullandı.

HAKSIZ FİYAT ARTIŞI

Ticaret Bakanlığı’nın haksız fiyat artışına yönelik çalışmaları sürerken Dönmez bu konuya da değindi.

“Hepimizin cebini ilgilendiren temel gıda ürünlerinin fiyatıyla ilgili çalışmalar tarafımızca yürütülmektedir.&quot; diye konuşan Dönmez, şöyle devam etti:

“Ticari hayatı da olumsuz etkilemeden hukuka uygun şekilde olağan dışı fiyat hareketlerini incelemeye aldık. Kırmızı, beyaz et ve sebzelerde oluşan fiyat hareketliliğini incelemeye aldık. Ticaret Bakanlığı ve diğer kamu kuruluşları ile koordinasyonlu çalışmalarımızı sürdürüyoruz.&quot;

BEŞİKTAŞ’TAKİ TERÖR SALDIRISI

İsrail Konsolosluğu bölgesinde gerçekleştirilen terör saldırısına ilişkin de bilgi veren Dönmez, “Terör suçlarında o an o şüpheliye temas eden kim varsa incelemeye alınır. Şüpheli sayısı 16 ama 17-18 diye devam edebilir.&quot; diyerek şu an adliyeye getirilen başka şüpheli olmadığını söyledi.

BELEDİYEYE YÖNELİK SORUŞTURMALAR

CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalara ilişkin incelemelerin sürdüğünü dile getiren Dönmez, “Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa ve Bayrampaşa soruşturmalarının sonuna geldik.&quot; dedi.

Dönmez, iki hafta içinde iddianamenin yazılmasının beklediğini açıkladı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:16:57 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Sigara yasağı genişliyor</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/sigara-yasagi-genisliyor/1765992/</guid>
		   <description>Sigara yasakları genişletiliyor. Avrupa’da pek çok ülkede tütün ürünleri için uygulanan yasaklar Türkiye’de de devreye girecek. Tütün ürünleriyle mücadelede yasakları ihlal edenlere ilişkin cezalar da ağırlaştırılıyor.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/sigara-yasagi-genisliyor-9104.jpg" />
AK Parti; sigara, nargile gibi tütün ürünleriyle ilgili yasakları genişletmeye hazırlanıyor. Yakın zamanda Meclis Başkanlığı’na sunulması beklenen yasa taslağında sona gelindi.

Teklife göre; yeme-içme hizmeti veren işletmelerin açık alanlarında sigara içilmeyecek, sigara içenler için ayrılan bölümlere yiyecek-içecek servisi yapılmayacak.

İbadethane, eğitim kurumları, üniversiteler, sağlık kurum ve kuruluşları gibi alanlarda, çocuk parkları, spor alanları, plajlar gibi açık alanlarda sigara içilmeyecek.

Kamuya açık olmayan açık alanlarda da sigara kullanımı sınırlanacak.

ELEKTRONİK SİGARA DA TÜTÜN ÜRÜNÜ OLARAK KABUL EDİLECEK

Teklife göre “tütün ürünü&quot; yeniden tanımlanıyor.

Her türlü nargile, sigara, elektronik sigara sıvı ve kimyasal içerenler de dahil olmak üzere, ısıtılmış tütün gibi ürünlerin tamamı tütün ürünü olarak kabul edilecek.

TÜTÜN ÜRÜNLERİ NAKİT PARAYLA SATILMAYACAK

Çocukların tütün ürünlerine ulaşmasını engellemek için nakit parayla tütün ürünü satılamayacak.

ÇOCUKLARA TÜTÜN ÜRÜNÜ SATANLARA HAPİS CEZASI VERİLECEK

Çocuklara tütün ürünü satanlar, 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Ayrıca bu eylemi yapan işletmelerin tütün ürünü satış belgeleri iptal edilecek.

Teklifle, sigara yasaklarına ilişkin denetimleri valilik ve kaymakamlıklar yapacak, tütün denetim ekipleri kurulacak.

İHLALLERE MİLYONLUK CEZA

Yasakları ihlal edenlere ilişkin cezalar da ağırlaştırılıyor.

Kişiler ve işletmeler açısından 5 bin liradan 10 milyon liraya kadar para cezaları ile ruhsat iptaline kadar varan yaptırımlar uygulanacak.

Yasak alanlarda sigara içenlere şu an uygulanan bin 764 TL para cezası, 5 bin liraya yükselecek.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:16:15 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Schengen vizesinde yeni dönem başladı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/schengen-vizesinde-yeni-donem-basladi/1765990/</guid>
		   <description>Avrupa Birliği, Schengen bölgesinde pasaportlara damga basma uygulamasını kaldırarak dijital Giriş-Çıkış Sistemi’ni (EES) bugün itibarıyla devreye aldı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/schengen-vizesinde-yeni-donem-basladi-53.jpg" />
Avrupa Birliği’nin yeni dijital sınır sistemi Giriş-Çıkış Sistemi (EES), 10 Nisan 2026 itibarıyla Schengen bölgesindeki 29 ülkede tam kapasiteyle devreye girdi.

Yeni uygulama, Avrupa Birliği üyesi olmayan ülke vatandaşlarının giriş ve çıkışlarının elektronik ortamda kayıt altına alınmasını sağlıyor.

Sistemle birlikte pasaportlara manuel damga basılması uygulaması büyük ölçüde sona ererken, sınır geçişleri dijital kayıt sistemi üzerinden takip edilecek.

KİMLERİ KAPSIYOR, HANGİ KURALLAR GEÇERLİ?

EES, Schengen bölgesine kısa süreli seyahat eden, yani 180 gün içinde en fazla 90 gün kalacak AB dışı tüm yolcuları kapsıyor. Yeni sistem, mevcut kalış süresi kurallarını değiştirmiyor. Süreyi aşan yolcular anında tespit edilebilecek.

Schengen bölgesi 29 Avrupa ülkesini kapsıyor ve bu ülkeler arasında sınır kontrolü olmadan seyahat edilebiliyor.

 

SINIRDA HANGİ VERİLER ALINACAK?

10 Nisan sonrası Schengen’e ilk girişte yolculardan şu bilgiler alınacak:

Pasaport bilgileri
Fotoğrafı
Parmak izi

Bu veriler sınır geçişi sırasında sisteme kaydedilecek.

Yetkililer, biyometrik veri vermeyi reddeden kişilerin Schengen bölgesine girişine izin verilmeyeceğini açıkladı. 12 yaş altındaki çocuklardan parmak izi alınmayacak.

HAVALİMANLARINDA YENİ SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

Yeni sistemle birlikte yolcular, özellikle havalimanlarında özel kiosklar üzerinden işlem yapacak. Bu kiosklarda pasaportlar taranacak, ardından parmak izi ve yüz fotoğrafı alınacak.

Ekranlarda ayrıca yolculara konaklama bilgisi ve maddi yeterlilik gibi konulara ilişkin sorular yöneltilebilecek.

Bu sorular bazı durumlarda sınır görevlileri tarafından da sorulabilecek. EES kaydı üç yıl boyunca geçerli olacak ve bu süre içinde yapılan seyahatlerde bilgiler sistem üzerinden doğrulanacak.



 

KADEMELİ GEÇİŞ SÜRECİ

EES’in Ekim 2025’ten bu yana kademeli olarak devreye alındığı ancak bazı teknik aksaklıklar nedeniyle tüm sınır noktalarında eş zamanlı uygulamaya geçilemediği ifade ediliyor.

Avrupa Komisyonu, yoğunluk yaşanan dönemlerde sistem kontrollerinin geçici olarak esnetilebileceğini ve bu uygulamanın Eylül ayına kadar sürebileceğini duyurdu.

Ayrıca Milano ve Lizbon gibi bazı büyük havalimanlarında sistemin henüz tam olarak devreye alınmadığı belirtiliyor.

Avrupa Birliği, EES ile sınır güvenliğini artırmayı ve düzensiz göçle mücadeleyi güçlendirmeyi hedefliyor. Aynı zamanda uzun vadede sınır geçişlerinin daha hızlı ve sistematik hale getirilmesi amaçlanıyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:14:28 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan talimat verdi: Bungalovlar için yeni yönetmelik</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/cumhurbaskani-erdogan-talimat-verdi-bungalovlar-icin-yeni-yonetmelik/1765986/</guid>
		   <description>Tarım arazilerindeki kaçak yapılar için yeni bir yönetmelik çalışması gündemde. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konunun yeniden ele alınmasını istedi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-talimat-verdi-bungalovlar-icin-yeni-yonetmelik-6499.jpg" />
Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik Resmi Gazete’de yayınlandı. 4 Nisan 2026 tarihli yönetmelik sonrası yıkılmasına kesin gözüyle bakılan tarım arazilerindeki kaçak yapılar için yeni yönetmelik çalışması yapılacak.

 

BAKANLAR KONUYU YENİDEN ELE ALACAK

NTV Muhabiri Ahmet Örs, son AK Parti MKYK toplantısında konunun gündeme geldiğini anlatırken, “Mevcut yapıların yıkılması gibi amaç olmadığı açıklanmıştı. AK Parti MKYK üyeleri, sorunu ve eleştirileri gündeme getirdi. &apos;Yeni yönetmelik nedeniyle binlerce kişi mağdur olabilir’ denildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan talimat verdi, &apos;yeni yönetmeliği çalışın gerekli düzenlemeleri yapın&quot; dedi.&quot; bilgisini paylaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı konuyu yeniden ele alacak. Mevcut yapılara para cezası kesilmesi, yapım halinde olanların yıkımı, bu yapıların tümünün sisteme kayıt edilmesi ve yeni yapılara artık izin verilmemesi gibi düzenlemeler gündeme gelebilir.

 

Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik Resmi Gazete’de yayınlanması sonrasında, sayıları sürekli artan bağ evi, hobi bahçesi, konteyner evler ve bungalov gibi yapılar için yıkım başladı. Bu yapılar hemen yıkılacak, verilen sürede yıkılmazsa suç duyurusunda bulunulacak, devlet yıkımı yaparsa masrafını tahsil edecek. Zeytinliklere bina veya başka tesis yapımı da yeniden düzenlendi. Üzerinde dönüm başına 28 ile 55 adet zeytin olan arazi dikili tarım arazisi olarak kabul edildi. Yönetmelikte, tarım arazilerine yapılacak her türlü yapı için izin vermek üzere yeni bir kurul oluşturulması, mevcut yasalara aykırı yapıların valilikler tarafından yıkılması ve bu yıkım ücretinin belediyelerin bütçesinden kesilmesine yönelik maddeler dikkat çekiyor.

 

EN AZ 5 DÖNÜM ARAZİ GEREKLİ

Bağ evi için en az 5 dönüm arazi gerekecek ve 30 metrekareden büyük yapıya izin verilmeyecek. 30 metrekare tabanlı iki katlı bina inşa etmek mümkün olacak. Bir parselde sadece 1 ev yapılabilecek. Bir aile aynı bölgede sadece bir adet bağ evi yapabilecek. Dikili arazide 30 metrekare bina için ise 1 dönüm yeterli olacak.

 

YIKIM 1 AY İÇİNDE BAŞLIYORDU

Yönetmeliği göre, yıkım kararı olan yapıların yıkımına bir ay içinde başlanacak, belediyeler yıkmazsa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yıktıracak, yıkım masrafları belediyelerin bütçelerinden doğrudan kesilecek.

Ayrıca, tarım arazilerinde izin verilecek yapılar için öncelikle alternatif yer bakılacak, yani bir tarla sahibi tarlasında bağ evine izin almak isterse bu binayı öncelikle başka bir yere yapıp yapamayacağına bakılacak.

Yönetmelik, tarla gibi, tarım arazileriyle, üzerinde ağaç bulunan arazilerin kullanım koşullarını yeniden tanımladı. Tarım arazilerine yapılacak her türlü yapılar için, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan izin alınması gerekecek.

 

KURUL İZNİ GEREKECEK

Yönetmeliğe göre, “toprak koruma kurulu&quot; adı altında yeni bir yapı oluşturulacak. Bağ evi, “Tarımsal faaliyetin yapılması için ihtiyaç duyulan ve tarımsal üretimi artırıcı etkisi olan, doğal yapıyı bozmayacak şekilde inşa edilen yapı&quot; olarak tanımlandı. Yönetmelikte, tarım arazilerine yapılabilecek tarımsal amaçlı yapılar şöyle tarif edildi;

-Toprak koruma ve sulamaya yönelik altyapı tesisleri, entegre nitelikte olmayan hayvancılık ve su ürünleri üretim ve muhafaza tesisleri ile zorunlu olarak tesis edilmesi gerekli olan müştemilatı,

-Mandıra, üreticinin bitkisel üretime bağlı olarak elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyacağı yeterli boyut ve hacimde depolar, un değirmeni, tarım alet ve makinelerinin muhafazasında kullanılan sundurma ve çiftlik atölyeleri, seralar, tarımsal işletmede üretilen ürünün özelliği itibarıyla hasattan sonra iki saat içinde işlenmediği takdirde ürünün kalite ve besin değeri kaybolması söz konusu ise bu ürünlerin işlenmesi için kurulan tesisler ile Bakanlık tarafından tarımsal amaçlı olduğu kabul edilen entegre nitelikte olmayan diğer tesisler

Bu tür bina ve tesislerin yapımı için, belediye veya il özel idaresine başvuru yapılacak.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:09:57 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>"Sıkıntı yok baba, koyar geçeriz"</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/istanbul-da-haini-yere-yigan-kahraman-polisten-mesaj-var-sikinti-yok-baba-koyar-geceriz/1765995/</guid>
		   <description>İstanbulda İsrail Başkonsolosluğu önünde teröristleri etkisiz hale getiren kahraman polislerden ikisi yaralanmıştı. Tedavisi süren polislerden biri, 10 Nisan Polis Bayramı için hastaneden dikkat çeken bir mesaj verdi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/istanbul-da-haini-yere-yigan-kahraman-polisten-mesaj-var-sikinti-yok-baba-koyar-geceriz-7705.jpg" />
Çarşamba günü İstanbul Leventteki Yapı Kredi Plaza önünde polis noktasına silahlı saldırı düzenleyen 3 terörist etkisiz hale getirilmiş, çıkan çatışmada 2 polis yaralanmıştı.

TERÖRİSTLERİ BÖYLE ETKİSİZ HALE GETİRDİLER

Polislerin teröristleri etkisiz hale getirdiği anlar gündem olmuştu.

KAHRAMAN POLİS: "İYİYİM BABA, KOÇ GİBİYİZ"

Tedavisi hastanede süren yaralı polisten 10 Nisan Polis Bayramı mesajı geldi. Sağlık durumuyla ilgili bilgi veren polis, "İyiyim baba, sıkıntı yok. Koç gibiyiz. Her zaman koyar geçeriz" ifadelerini kullandı.

GÖZALTI SAYISI 16YA YÜKSELDİ

Bu arada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, terör saldırısına ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, soruşturma kapsamında bir şüpheliyi daha Kocaelinde gözaltına aldı.

Böylece hastanede tedavileri devam eden teröristler Onur Çelik ve Enes Çelik ile gözaltına alınanların sayısı 16 oldu.

Zanlılardan 14ünün İstanbul Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri sürerken, 2 teröristin tedavilerinin ardından emniyete götürüleceği öğrenildi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:22:53 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Uçağın neden düştüğü belli oldu</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/ucagin-neden-dustugu-belli-oldu/1765972/</guid>
		   <description>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Gürcistan’da düşen kargo uçağına yönelik inceleme sırasında, “malzemelerin gevrek yorgunluk davranışı sergilediğinin&quot; belirlendiğini açıkladı. Bakanlık, karbondioksit gazı ile dolu bir tüpün yerinden çıktığını, sol kuyruk kısmına vurarak yarattığı nasarla uçağın düşmesine neden olduğunun değerlendirildiğini de ifade etti.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/ucagin-neden-dustugu-belli-oldu-1618.jpg" />
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Gürcistan’da düşen kargo uçağına yönelik inceleme sırasında, “malzemelerin gevrek yorgunluk davranışı sergilediğinin&quot; belirlendiğini açıkladı. Bakanlık, karbondioksit gazı ile dolu bir tüpün yerinden çıktığını, sol kuyruk kısmına vurarak yarattığı nasarla uçağın düşmesine neden olduğunun değerlendirildiğini de ifade etti.
Milli Savunma Bakanlığı’nda (MSB) bugün haftalık basın bilgilendirme toplantısı yapıldı. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Mavi Vatan-2026 Tatbikatı dolayısıyla TCG Anadolu’da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu. Basın bilgilendirme toplantısının ardından Bakanlık, basın mensuplarının soruları üzerine açıklamalarda bulundu.

Toplantıda, 1 Kasım 2025 tarihinde Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen C-130 tipi askeri kargo uçağına ilişkin Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonuçları da paylaşıldı.

“KAZA ANINA KADAR SORUNSUZ ÇALIŞTI&quot;

Uçağın motorları ve pervaneleri üzerinde yapılan detaylı incelemeler sonucunda, motor ve pervanelerin kaza anına kadar sorunsuz bir şekilde çalıştığı tespit edilmiştir. Pervane kopmasından kaynaklı uçak gövdesinin hasarlandığına dair bir durum tespit edilmemiştir.

“PATLAYICI MADDE ARTIĞINA RASTLANMADI&quot;

Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından uçak enkazından alınan numunelerin incelenmesi sonucunda, içerden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanılmamıştır.

Malzemelerde tespit edilen kırık-kesit analizlerinin raporlanması beklenmekte olup, gelinen aşamada kırılmaların yorulma kaynaklı başlamadığı, ancak çekme testlerinde malzemelerin gevrek yorgunluk davranışı sergilediği tespit edilmiştir. Her iki kanadın üst kısmında bulunan dingilerden birinin yuvasından çıkmış, uçağın sol kuyruk-gövde kısmına temas etmiş, oradan da dinginin dikey stabilizeyi kavramış olabileceği, gövdeye yapısal hasar vermiş olabileceği, bunun da uçağın düşmesine yol açmış olabileceği değerlendirildi.&quot;

Basında çıkan “azot tüpüyle ilgili haberlerin&quot; gerçeği yansıtmadığı belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

“Aslında uçakta yangın söndürme mayisi bulunan ve uçak içinde sabitlenmiş 19 kilogramlık iki adet yangın tüpü olduğu, bunların uçak enkazında sağlam biçimde ve herhangi bir yere çarpma izi olmaksızın bulunduğu belirlenmiştir. Her iki kanadın üst kısmında bulunan dingilerden birinin yanıcı/patlayıcı olmayan karbondioksit gazı ile dolu tüpüyle beraber yuvasından çıkmıştır.&quot;

“KARBONDİOKSİT DOLU TÜP YUVASINDAN ÇIKMIŞ, SOL KUYRUĞA VURMUŞ&quot;

“Uçağın sol kuyruk-gövde kısmına temas etmiş, oradan da dinginin dikey stabilizeyi kavramış olabileceği, tüpün vurmasıyla gövdeye, dikey ve yatay stabilizeye yapısal hasar vermiş olabileceği, bunun da uçağın düşmesine yol açmış olabileceği değerlendirilmiş olup, bulgulara yönelik metalurjik ve teknik incelemeler laboratuvarlarda devam etmektedir. Halkımızın ve kamuoyunun resmi açıklamalar dışındaki provokatif söylemlere itibar etmemesi önemlidir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından hazırlanacak nihai rapor, kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır.&quot;

ORTA DOĞU’DA 15 GÜNLÜK ATEŞKES

Toplantıda, İran Savaşı’n ateşkes kararı içinde, “Bölgemizde bir ayı aşkın süredir devam eden savaşta geçici ateşkes tesis edilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz ateşkes şartlarının harfiyen uygulanması. İsrail’in, Lübnan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden ve bölgedeki istikrarsızlığı derinleştiren saldırılarının da derhal durdurulmasını bekliyoruz.&quot; bilgisi verildi.

“MESCİD-İ AKSA BASKINLARINI KINIYORUZ&quot;

Ayrıca Milli Savunma Bakanlığı, İsrail’in yöneticileri tarafından Mescid-i Aksa’ya yapılan baskınları kınadıklarını, Mescid-i Aksa’nın ibadete açılması ve Kudüs’te ibadet özgürlüğünü engelleyen tüm kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini vurguladı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>&apos;Suça sürüklenen çocuk kavramı değişecek&#39;</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/suca-suruklenen-cocuk-kavrami-degisecek/1765962/</guid>
		   <description>Adalet Bakanı Akın Gürlek, suça sürüklenen çocuklar konusuna ilişkin, “Cezasızlık algısı maalesef toplumu rahatsız ediyor.&quot; diyerek bu konuda çalışma aşamasında olduklarını belirtti.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/suca-suruklenen-cocuk-kavrami-degisecek-3639.jpg" />
Adalet Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Gürlek, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu üyeleri ile Ankara Hakimevi’nde bir araya geldi.

İstanbul’da, 5 Nisan’da Komisyon üyeleri ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut ile bir araya geldiklerini anımsatan Gürlek, bunun toplumda önemli bir farkındalık oluşturduğunu, burada mağdur ailelerin sorunlarını da dinlediklerini anlattı.

“SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK KAVRAMINI EN BAŞTAN DEĞİŞTİRMEMİZ GEREK&quot;

Gürlek, “&apos;Suça sürüklenen çocuk’ diyoruz, aslında bu kavramı da en baştan değiştirmemiz gerekecek. Toplumun yüzde 81’inin çocuklara verilen cezaların yetersiz olduğu konusunda bir algısı var. Bu toplumun genel kanaati. Ben de aynı kanaatteyim.&quot; görüşünü paylaştı.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nun da çok kıymetli çalışmalar ve sahada araştırmalar yaptıklarını dile getiren Bakan Gürlek, “Burada da biz üzerimize düşen ne varsa bunu yapmak istiyoruz. Eğer yasal anlamda düzenlemeler yapılması gerekiyorsa elbette bu yasal düzenlemeleri yapacağız birlikte. Sizin tutacağınız rapor bizim için çok önemli, yol belirleyici.&quot; değerlendirmesinde bulundu.

“CEZALARIN YETERSİZ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ&quot;

12. Yargı Paketi üzerinde çalıştıklarını belirten Gürlek, şöyle devam etti:

“Burada da sizden gelecek öneriler, teklifler, sizin çok değerli saha araştırmalarınız bunlarla ilgili düşündüğümüz maddeler var. Bizler de Adalet Bakanlığı olarak teknik ekibimizle birlikte bu cezaların özellikle biraz yetersiz olduğunu, toplumda cezasızlık algısı olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda birlikte çalışmanın çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Sizin sahadaki çalışmalarınız, sonuç raporunuzun bize çok katkı sağlayacağını düşünüyorum.&quot;

“ÖNLEME MEKANİZMALARININ DEVREYE GEÇMESİ GEREKİYOR&quot;

Adalet Bakanı Gürlek, suç işlenmeden önce çocuğun bu ortama nasıl sokulduğu konusuna dikkati çekerek, “Önleme mekanizmalarının da devreye geçmesi gerekiyor. Tabii bu önleme mekanizmalarının devreye geçmesi sadece Adalet Bakanlığının görevi değil, burada aile faktörü elbette belirleyici, çocuğun eğitim hayatı belirleyici, yetişmiş olduğu sosyal çevre belirleyici.&quot; dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile ortak bir çalışmaları olduğunu aktaran Gürlek, “Adalet Bakanlığı suç işlendikten sonra göreve başlıyor. Burada çocuğu bu suç ortamına iten faktörlerin masaya yatırılması gerekiyor. Çocuklarımız bizim için çok kıymetli ama bir taraftan da mağdur ailelerimiz var.&quot; ifadelerini kullandı.

“CAYDIRICI TEDBİRLER KONUSU DA ÇOK ÖNEMLİ&quot;

Adalet Bakanı Gürlek, İstanbul’daki toplantıya katılan mağdur ailelerin anlattıklarından çok etkilendiğini belirterek, suç politikasının dengelenmesi gerektiğine işaret etti. Gürlek, “Yani cezasızlık algısı maalesef toplumu rahatsız ediyor. Bu konuda elbette yasal düzenlemeler yapacağız. Şu an çalışma aşamasındayız. Sizin çalışmalarınızla birlikte bu süreci birlikte yürüteceğiz. Bu çalışmanın özellikle sizin Komisyonunuzun raporlarını biz dört gözle bekliyoruz. Çünkü oradan çıkacak rapor çok önemli.&quot; ifadelerini kullandı.

Konuyla ilgili bir an önce yasal düzenleme yapılması gerektiğinin altını çizen Gürlek, şunları kaydetti:

“Hakim savcılara verilen takdir hakları biraz geniş. Gerekirse hakim, savcı arkadaşlarla sık sık bir araya gelerek, istişare toplantıları yapılarak bu konuda hassasiyeti dile getirmek gerekiyorsa bunu da söyleyelim. Kanun değişikliği yapılması gerekiyorsa kanun değişikliği. Önleyici ve caydırıcı tedbirler konusu da çok önemli. Burada üç bakanlığımızın birlikte çalışmasını çok kıymetli buluyorum.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 20:42:56 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Katliam gibi kaza: Çok sayıda ölü ve yaralı var</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/katliam-gibi-kaza-cok-sayida-olu-ve-yarali-var/1765957/</guid>
		   <description>Burdur’un Bucak ilçesinde minibüs ile beton mikserinin çarpışması sonucu ilk belirlemelere göre 6 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/katliam-gibi-kaza-cok-sayida-olu-ve-yarali-var-3278.jpg" />
Isparta-Antalya kara yolu Kargı köyü Taşdibi mevkisinde plakaları ve sürücülerinin kimlikleri henüz öğrenilemeyen minibüs ile beton mikseri çarpıştı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada ilk belirlemelere göre 6 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 20:29:15 +0300</pubDate>
		   </item>
			</channel>
</rss>