<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:image="http://purl.org/rss/1.0/modules/image/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Haber16 - Bursa Haberleri, Bursa Haber, Son Dakika Haberler, Haberler - Haberler</title>
    <description>Bursa haberleri, son dakika bursa güncel haberler, Bursa haber ve Türkiye gündemine ait en son haberler, haber, son dakika, gündem haberleri haber16.com da.</description>
    <link>https://www.haber16.com</link>
    <atom:link href="https://www.haber16.com/xml/rss_google.php?KatId=7" rel="self" type="application/rss+xml" />    
<item>
		   <title>Enerjide yeni bir dönem başlıyor</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/enerjide-yeni-bir-donem-basliyor/1766009/</guid>
		   <description>Somali açıklarında Curad-1 kuyusunda gerçekleştirilecek dünyanın en derin ikinci deniz sondajı, Türkiye’nin petrol ve doğalgaz aramacılığında yeni bir dönemi başlatıyor.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/enerjide-yeni-bir-donem-basliyor-1206.jpg" />
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Türkiye ve Somali arasındaki enerji iş birliğinde tarihi bir adım olan Çağrı Bey Derin Deniz Sondaj Gemisi için düzenlenen karşılama törenine katıldı.

Mogadişu Limanı’nda coşkuyla karşılanan geminin varışıyla ilgili konuşan Bayraktar, iki ülke arasındaki ortak iradenin somut bir neticeye dönüştüğü müstesna bir anın yaşandığını ifade etti.

Konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek başlayan Bayraktar, “Cumhurbaşkanımız, &apos;Somali’nin birlik ve bütünlüğünün her şart altında muhafazası, bizim için öncelikli meseledir’ mesajını özellikle vurgulamaktadır. Biz de bugün bu anlayışla buradayız.&quot; ifadelerini kullandı.

“Oruç Reis 7 ayda devasa veri topladı&quot;

Bölgedeki enerji yolculuğunun safhalarını anlatan Bayraktar, 2024 yılı Ekim ayında Mogadişu’ya gelen Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi’nin faaliyetlerine değindi. Oruç Reis’in Somali açıklarında 7 ay boyunca aralıksız çalıştığını belirten Bayraktar, şu bilgileri paylaştı;

Oruç Reis gemimiz, 3 farklı blokta toplamda 4 bin 464 kilometrekarelik 3 boyutlu sismik veri topladı. Uzmanlarımızın bu verileri titizlikle değerlendirmesi sonucunda, bölgede oldukça umut vadeden bir jeolojik yapı gözlemlendi. Bugün bu verilerin ışığında sondaj aşamasına geçmenin gururunu yaşıyoruz.

İlk kuyunun ismi “Curad-1&quot; oldu

Bakan Bayraktar, Somali’deki ilk sondaj kuyusuna verilen ismin özel bir anlam taşıdığını ifade ederek, “Kuyu adını, Somali’de yeni doğan ilk bebek anlamına gelen &apos;Curad’ olarak koyduk. Mogadişu’ya 372 kilometre uzaklıkta açacağımız ilk kuyumuz Curad-1 ile Somali’nin enerji tarihinde yeni bir sayfa açılacak.&quot; diye konuştu.

Çağrı Bey gemisinin gerçekleştireceği operasyonun, bölge ekonomisi ve enerji arz güvenliği açısından kritik önemde olduğunu vurgulayan Bayraktar, Türkiye’nin derin deniz sondajcılığındaki tecrübesini Somali’nin kaynaklarını gün yüzüne çıkarmak için seferber edeceklerini kaydetti.

Bakan Bayraktar, şöyle devam etti;

Türkiye olarak 2016 yılında petrol ve doğal gaz aramacılığında önemli bir paradigma değişikliğine gittik. Sismik arama ve sondaj faaliyetlerini kendi gemilerimizle, kendi mühendislerimizle, kendi ekipmanlarımızla yapmaya karar verdik. Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamit Han, Yıldırım ve bugün burada olan Çağrı Bey ile birlikte dünyanın en büyük 4’üncü derin deniz arama filosuna sahip ülkesi haline geldik. Aradan geçen 10 yılda geliştirdiğimiz bu kabiliyet ve tecrübeli insan kaynağımızla, Karadeniz’de doğal gaz bulduk ve şimdi ülkemizdeki 4 milyon evin doğal gazını burada üretiyoruz. Türkiye Petrollerindeki jeologlarımız, petrol mühendislerimiz, doğal gaz mühendislerimiz ve jeofizikçilerimiz ile bugün Afrika’dayız. Her biri alanında uzman çalışanlarımız ve milli enerji filomuz sayesinde kıtanın en doğusunda yer alan Afrika Boynuzu’nda göreve hazırız.

Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajı

Bugün attığımız bu tarihi adımla Türk petrol doğal gaz aramacılığında yeni bir dönem başlıyor. Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajını Somali’de gerçekleştirecek. Çağrı Bey gemimizi 15 Şubat’ta Mersin Taşucu Limanı’ndan Somalili bakan arkadaşlarımla birlikte uğurladık. Çağrı Bey, 114 metrelik kule yüksekliği sebebiyle önce Akdeniz’i bir ucundan bir ucuna geçti. Sonra da Afrika kıtasını baştan sona dolaştı. Ve 53 günlük seyrüseferin ardından Mogadişu açıklarına demirledi.

Çağrı Bey’in görev yapacağı Curad-1 kuyusunun bulunduğu bölge, açıkdenizde buraya 370 km uzaklıkta ve yaklaşık 3 bin 500 metrelik bir su derinliğine sahip. Deniz tabanından itibaren de yaklaşık 4 bin metrelik bir sondaj planlıyoruz. Böylece toplamda 7 bin 500 metrelik bir derinliğe ulaşacağız. Curad-1, bu derinlikle ile dünyanın en derin ikinci deniz sondajı olacak. Çağrı Bey’e bu kritik görevde Altan, Korkut ve Sancar isimli gemilerimiz refakat edecek. Destek gemilerimiz; malzeme ve yakıt temininde, personel sevkiyatında, demirleme ve konumlandırma gibi operasyonlarda görev üstlenecek. Somali misyonunda; gemilerde ve karada olmak üzere toplamda 500 personelimiz 6 haftalık vardiyalarda dönüşümlü olarak çalışacak.

“Donanmamıza ait gemiler enerji filomuzu koruyacak&quot;

Filomuzu zorlu bir görev bekliyor. Özellikle Muson mevsiminde deniz hareketliliği ve yağışlarla mücadele etmek zorunda kalacaklar. Ancak hem milletimizin hem somali halkının duaları onların yanında. İklim ve hava şartlarının uygun seyretmesi durumunda sondaj operasyonumuz 6 ila 9 ay arasında sürecek. Donanmamıza ait TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan deniz unsurlarımız da Somali açık denizlerinde enerji filomuzu koruyacak. Ben bu vesileyle destekleri için Millî Savunma Bakanlığımıza, Genelkurmay Başkanlığımıza ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza şükranlarımı sunuyorum.

2005 yılında başlattığımız Afrika Açılımı, kıta ile aramızdaki diplomatik, ticari ve insani ilişkileri köklü biçimde değiştirdi. Cumhurbaşkanımızın 2011 yılında Mogadişu’ya gerçekleştirdiği kapsamlı ziyaret ise, Somali özelinde bir dönüm noktası oldu. Kriz döneminde Somali halkıyla olan dayanışmamız, küresel kamuoyunun dikkatini buraya çekti. Karşılıklı saygı, güven ve kazan-kazan anlayışına dayalı ilişkilerimiz, 2011 yılından bu yana yoğun bir ivme kazandı. Yatırımdan ticarete, savunmadan enerjiye birçok alanda iş birlikleri geliştirdik. Oruç Reis ile başlayan Çağrı Bey ile devam eden bu süreç hem Türkiye Somali ilişkileri hem de Türk petrol ve doğal gaz aramacılığında yeni bir aşamadır.

“Türkiye’nin kabiliyetini farklı bir seviyeye yükseltecek&quot;

Türkiye, bugün itibarıyla sınırları dışında da derin deniz sondajı yapan ülkeler ligine yükselmiştir. Türk enerji tarihinde ve petrol aramacılığında yeni bir sayfa açılmıştır. Somali görevi, Türkiye’nin denizaşırı arama ve üretim faaliyetlerindeki teknik kapasitesini a ve operasyonel kabiliyetini farklı bir seviyeye yükseltecek ve güçlendirecektir. Bizi, uluslararası alanda daha görünür kılarak yeni fırsatlara kapı aralayacaktır. Bu zor ve meşakkatli yolda bizlere istikamet ve hedef gösteren, her zaman destek verip, güvenen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve ülkesinin adeta kaderini değiştirecek stratejik adımları kararlılıkla atan Somali Devlet Başkanı Sayın Hasan Şeyh Mahmud’a şükranlarımı arz ediyorum.

Bu önemli projenin sadece Somali’ye değil aynı zamanda bölgesel istikrar ve güvenliğe de katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Somali görevinde yer alan tüm personelimize başarılar diliyorum. Buradan inşallah bir kaç ay sonra hayırlı bir haberi, güzel bir keşif müjdesini hem Somali halkına hem de milletimize vermek inancıyla sizleri saygıyla hürmetle selamlıyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun, bizleri muvaffak eylesin ve Türkiye Somali dostluğu daim olsun.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 18:36:42 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Bakan Bolat duyurdu! O konu çözüldü</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/bakan-bolat-duyurdu-o-konu-cozuldu/1766002/</guid>
		   <description>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, görüşmeleri 10 yıldır süren ve Türk tır şoförlerinin Suudi Arabistan’a ve Körfez ülkelerine ulaşmalarına imkan sağlayan transit vize konusunun çözüldüğünü söyledi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/bakan-bolat-duyurdu-o-konu-cozuldu-7832.jpg" />
E-ticaretin gelişiminde kritik rol oynayan lojistik süreçler ile dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarının çok boyutlu perspektifle ele alındığı “Yapay Zeka Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi&quot; başladı.

İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği (İEAD) tarafından Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Lojistik İş Konseyi, DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi ve Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin (UND) destekleriyle düzenlenen zirve, İstanbul’da bir otelde gerçekleştiriliyor.

Zirvenin açılışında konuşan Bakan Bolat, Türkiye’de e-ticaretin toplam ticaret içindeki payının yüzde 20’ye yükseldiğini belirterek, lojistik sektörünün e-ticaretin büyümesine etkisini anlattı.

Kovid-19 ile e-ticaretin ve lojistiğin öneminin daha iyi anlaşıldığını dile getiren Bolat, “E-ticaret 2019’da toplam ticaret içerisinde yüzde 4,5-5 paya sahipken 3-4 senede yüzde 20’lik paya ulaştı. Bir miktar doyuma ulaştı ama dijitalleşen çağda geleneksel ticaret ağırlığını korurken e-ticaretin de hızla yükseldiğini görüyoruz.&quot; dedi.

Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklerin ve ticaret savaşlarının zirve yaptığına işaret eden Bolat, bu süreçte güven vermenin, istikrarı korumanın, üretim ve ticaret çarklarının döndürülmesinin büyük başarı olduğunu vurguladı.

Bolat, Türkiye’nin mal ve hizmet ihracatının rekor kırdığını, milli gelirin 1,6 trilyon dolara yükseldiğini, üretimin ve ticaretin yanı sıra turizmden taşımacılık ve lojistiğe, fuarcılıktan bankacılık ve sigortacılığa, danışmanlıktan yazılıma kadar hizmetler sektöründe de emin adımlarla ilerlediklerini aktardı.

“Bu kadar küresel belirsizliğin olduğu bir dönemde istikrar adasıyız&quot;

Bakan Bolat, son 3 günde Suriye, Portekiz, Avrupa Birliği ve Belçikalı yetkililer ve iş insanlarıyla toplantılar yaptıklarını, Türkiye ekonomisi ve iş dünyası için yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını kaydetti.

Türkiye’nin yurt dışındaki algısının ve gücünün çok iyi olduğunu dile getiren Bolat, “Muhataplarımızla her iki tarafın da yararına olacak şekilde müzakereler yürütüyoruz, anlaşmalar yapmaya gayret ediyoruz, ekonomimize ve iş dünyamıza fayda sağlamaya çalışıyoruz. Bu anlamda gerçekten Türkiye için olumlu bir dönemdeyiz. Bu kadar küresel belirsizliğin, karışıklığın, yangının, alevin ve kaynamanın olduğu bir dönemde bir istikrar adasıyız, güvenli bir limanız. Türkiye’nin yakın coğrafyasında son 6-7 yılda çok sayıda karışıklık, savaş ve salgın yaşandı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu süreç istikrar içinde yönetildi. Türkiye barış sağlayan bir ülke oldu ve birçok kriz bölgesinde ağırlığını hissettirdi.&quot; değerlendirmesinde bulundu.

ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın küresel ekonomiye ve enerji fiyatlarına yönelik olumsuz etkilerinden ve bazı ülkelerin doğal gaz ile akaryakıt sıkıntısı çekmesinden bahseden Bolat, “Bizim depolarımız doluydu ve vatandaşımızın, sanayimizin ve ekonomimizin bunlardan etkilenmemesini sağladık. Körfez savaşı, lojistiğin ne kadar önemli olduğunu Kovid-19’dan sonra bir kez daha bize hatırlattı. Allah’ın bize bahşettiği bu güzel coğrafya, Avrasya’nın merkez ülkesi, adeta bir kavşak ve geçiş noktası olan Türkiye’nin önemini bir kez daha ortaya koydu.&quot; şeklinde konuştu.

“Ümit ederiz ki 15 günlük ateşkesin şartları yerine getirilir&quot;

Bolat, bu süreçte Suudi Arabistan ile ilişkilerin mükemmel düzeyde olduğunu belirterek, “10 yıldır bir transit vize konusu vardı. O da dün itibarıyla işlerlik kazanarak Türk tır şoförlerinin Körfez’de Suud transit vizesi alarak seyahat etmeleri de mümkün hale geldi.&quot; bilgilerini verdi.

Savaşın yol açtığı fiyat artışları ve arz eksikliği gibi olumsuzlukların etkilerinin bir süre daha devam edeceğine dikkati çeken Bolat, “Ümit ederiz ki 15 günlük ateşkesin kalıcı şartları yerine getirilir. Dünyanın daha fazla kavgaya değil barışa, huzura, ekonomik kalkınmaya ve refah artışına ihtiyacı var.&quot; ifadelerini kullandı.

“Türk e-ticaret firmaları bölge ülkelerinde ciddi başarıya sahip&quot;

Bolat, e-ticaretin Türkiye’nin parlayan bir sektörü olduğunu vurgulayarak, “Batıda ABD tarafındaki büyük grupların, doğuda Çin merkezli büyük grupların olduğu bir ortamda tam merkezde, Türkiye’de hızla gelişen ve dünyadaki büyük grupların, yatırımcıların dikkatini çeken başarılı e-ticaret firmalarımız var.&quot; dedi.

E-ticarette lojistiğin önemine işaret eden Bolat, bu alanda verilen siparişlerin müşteriye hızlı ulaştırılması sürecinde yapay zekanın da etkili olduğunu anlattı.

Bolat, özellikle e-ihracatta sektör ile yakın diyalog ve koordinasyon içinde çalıştıklarını ve düzenlemeler hazırladıklarını, bu anlamda Türk e-ticaret firmalarının bölge ülkelerinde ciddi başarılı ve güçlü firmalar olarak konumlandığını vurguladı.

“AB, savunma sanayisinde Türkiye ile ittifak içinde olmak istiyor&quot;

Bolat, Portekiz ve Brüksel’e yaptıkları temaslara değinerek, şu ifadeleri kullandı:

“Bu temaslarda şunu gördük: Herkes Türkiye ile çalışmak, Türkiye ile iş yapmak istiyor. Türkiye’nin sanayi ürünlerindeki ve hizmet sektörlerindeki kalitesine ve marka değerine güveniyor. Portekiz, 60 milyar avroluk inşaat, altyapı ve toplu konut yatırımları için Türk müteahhitlerine davet çıkarıyor. Brüksel’de de Avrupa Birliği nezdinde, dünyanın askeri, ekonomik ve ticari anlamdaki bu karışık ortamında Türkiye gibi güçlü, güvenilir ve istikrarlı bir ülkenin kendileriyle ittifak içinde olmasını arzuluyorlar. Savunmada, savunma sanayisinde Türkiye ile ittifak içinde olmak istiyorlar.&quot;

Bolat, söz konusu temaslarda Türkiye’ye doğrudan ilave yatırımlar geleceğini gördüklerini sözlerine ekledi.

Ticaret Bakanı Bolat, konuşmasının ardından sponsor firmaların temsilcilerine plaket takdim etti.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:15:49 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>7 farklı ülkeden 61 suçlu Türkiye&#39;ye getirildi!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/7-farkli-ulkeden-61-suclu-turkiye-ye-getirildi/1766001/</guid>
		   <description>İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle aranan 16 kişi ile ulusal seviyede aranan 45 suçlunun yakalandığını açıkladı. Yakalanan isimler arasında B.K. rumuzu dikkat çekti. Hakkında yasadışı bahis soruşturması yürütülen Batuhan Karadeniz’in Birleşik Arap Emirlikleri’nde ele geçirildiği belirtiliyordu.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/7-farkli-ulkeden-61-suclu-turkiye-ye-getirildi-2757.jpg" />
İçişleri Bakanlığı, yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şüphelilere yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Bakanlık çok sayıda kişinin Türkiye’ye getirildiğini duyurdu.

ŞÜPHELİLERDEN BİRİSİNİN RUMUZU B.K.

Batuhan Karadeniz’in Birleşik Arap Emirlikleri’nde yakalandığı ve Türkiye’ye getirildiği belirtiliyordu. Eski futbolcu Karadeniz, yasadışı bahis soruşturmasında kritik isimlerden birisiydi.

Bakanlık, operasyon hakkında ayrıntılı bilgi verdi. EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca; şüphelilerin izni sürdürülürken ilgili ülkelerin kolluk birimleriyle ortak işbirliği yürütüldü.

Bakanlık, 61 suçlunun Türkiye’ye iadesinin gerçekleştirildiğini duyurarak “Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz.&quot; açıklamasını yaptı.

Kırmızı bültenle uluslararası seviyede arananlar “F.A., T.A., T.Ç., H.M., Ç.İ., O.M., H.Ç., G.Ç., A.Y., Ş.K., H.A., R.C., D.N.N.Ç., V.S., A.D. ve S.Ç.) ile Ulusal Seviyede Arananlar (B.G., O.O.D., T.U., S.Y., A.L., M.K., F.A., Ş.A., E.İ., M.B., Y.D., İ.Y., E.A., U.U., H.A., V.K., C.B., O.K., E.D., F.G., A.R.U., A.B., R.G., Ö.M., M.K., İ.K., A.Y., K.K., K.A., H.İ., M.T., S.A., H.K., M.A.Ç., H.İ., Z.Y., U.Ö., A.Ç., Y.Ç., A.A., B.K., H.Y., M.A., A.K. ve İ.A.) isimli şahıslar yakalandı.

7 ÜLKE VAR

En fazla iadenin Gürcistan’dan yapıldığı görüldü.

Buna göre Gürcistan’dan 8’i kırmızı bültenle, 42’si ulusal seviyede aranan toplam 50 kişi, Almanya’dan Kırmızı bültenle aranan 4 kişi, Yunanistan’dan 2’si kırmızı bültenle, biri ulusal seviyede aranan toplam 3 kişi, Polonya ve Portekiz’den Kırmızı bültenle aranan birer kişi, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bulgaristan’dan Ulusal seviyede aranan birer kişi yakalanarak Türk adaletine teslim edildi.

ÇOK SAYIDA SUÇ KAYDI MEVCUT

Yakalanan suçluların; tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti, göçmen kaçakçılığı, dolandırıcılık, bilişim suçları, silahlı tehdit, yağma, insan ticareti, fuhşa aracılık, resmi belgede sahtecilik, hırsızlık ve terör örgütü üyeliği gibi çok sayıda suçtan arama kayıtlarının bulunduğu tespit edildi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:14:50 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Leyla Aydemir davasında yeni gelişme</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/leyla-aydemir-davasinda-yeni-gelisme/1765997/</guid>
		   <description>Ağrı’da Leyla Aydemir davasında, amca Yusuf Aydemir’in tutukluluğunun devamına karar verildi. Anne Şükran Aydemir ise bir sonraki duruşmaya zorla getirilecek.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/leyla-aydemir-davasinda-yeni-gelisme-4865.jpg" />
Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin yeniden görülen davada biri tutuklu 7 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar A.A., Y.A., B.D., H.D. ve M.A.A, Leyla Aydemir’in babası Nihat Aydemir, taraf avukatları ve tanıklar katıldı.

Geçen celse tutuklanan amca Yusuf Aydemir’in bağlı bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldığı duruşmaya, tutuksuz sanık M.A. ise katılmadı.

AFAD çalışanı tanık A.E., beyanında, olayın olduğu dönem Ardahan’da görevli olduğunu, olayla alakasının bulunmadığını söyledi.

“VİCDANEN SES KAYDI ALDIM&quot;

Mahkeme Başkanı’nın önceki duruşmada tanık olarak dinlenen M.E.’nin beyanları ve dosyaya giren WhatsApp ses kayıtlarının bilirkişi tarafından yapılan çözümlemeleri okuması üzerine A.E., “Sohbet ederken gerçekler ortaya çıkar diye ses kaydı aldım, bildiğim bir şey yok, aileyi tanımıyorum. Böyle bir çocuğun aniden ortadan kaybolması üzerine vicdanen ses kaydı aldım.&quot; dedi.

10 yaşındaki tanık Ü.A., beyanında, olayın yaşandığı döneme ilişkin bir şey hatırlamadığını dile getirdi.

TUTUKLANAN AMCA SAVUNMASINDA NELER SÖYLEDİ?

Sanık Yusuf Aydemir, savunmasında, Leyla Aydemir’in bulunduğunu duyduktan sonra traktörle bölgeye gittiğini ve giderken köyün içerisinde bir çocuğu da yanına aldığını ileri sürdü.

Köydekilerin de bölgeye doğru gittiğini belirten Aydemir, “Jandarmaya &apos;Leyla sağ mı?’ diye sordum. Bana &apos;Öldü.’ dediler. Ben ise o sırada sağ olduğunu sanıyordum. Telefon meselesine gelince o dönem Ağrı’ya gelmiştim, telefonum bozulmuştu ve tamire vermiştim. Bu süreçte tuşlu telefon kullandım. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum.&quot; diye konuştu.

Diğer sanıklar A.A., Y.A., B.D., H.D. ve M.A.A. ise mağdur olduklarını öne sürerek beraatlerini talep etti.

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, Yusuf Aydemir’in tutukluğunun devamına ve anne Şükran Aydemir’in dinlenmesine karar verilmesini talep etti.

Mahkeme heyeti, kuvvetli suç şüphesi, suçu karartma ve kaçma şüphesinden dolayı sanık Yusuf Aydemir’in tutukluluğunun devamına ve tutuksuz sanıklar hakkında süren adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi.

ANNE İÇİN ZORLA GETİRME KARARI

Anne Şükran Aydemir’in bir sonraki celsede dinlenmesi için hazır bulunmasına yönelik karar çıkaran heyet, eksikliklerin tamamlanması amacıyla duruşmayı erteledi.

NE OLMUŞTU?

Ağrı’da 15 Haziran 2018’de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle dedesini ziyarete gittiği Bezirhane köyünde kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in bulunması için çalışma başlatılmış ve cansız bedeni kaybolduktan 18 gün sonra yerleşim yerine 2 kilometre mesafede, kent merkezine giden yolun yakınında akarsu kenarındaki ağaçların arasında bulunmuş, vücudunda darp ya da yara izine rastlanmayan çocuğun cenazesi Bezirhane köyünde defnedilmişti.

Olayın ardından minik Leyla’nın ölümüne ilişkin 7 sanık hakkında Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Davanın 2 Ekim 2020’de bu mahkemede görülen karar duruşmasında tutuklu sanık amca Yusuf Aydemir “kasten öldürme&quot; suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve “cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma&quot; suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırılmış, diğer sanıklar Y.A., B.D., H.D., M.A., M.A.A. ve A.A. ise delil yetersizliğinden beraat etmişti.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ, YEREL MAHKEMENİN KARARINI BOZMUŞTU

Dosyayı inceleyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, sanığa ceza verilebilmesi için her türlü şüpheden uzak delil olması gerektiğine ve çeşitli usul eksikliklerine işaret ederek, yerel mahkemenin kararını tüm sanıklar yönünden bozmuştu. Yerel mahkemenin kararını hem esas hem usul yönünden bozan mahkeme, Yusuf Aydemir’in de tahliyesine karar vermişti.

Bu karara Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığının 4 Ocak 2021’de yaptığı itiraz da Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince reddedilmişti. Dosyayı inceleyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu, 1. Ceza Dairesi’nin bozma kararını hukuka uygun bulmuştu.

Bozma kararı üzerine 8 Ekim 2021’de Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesince yeniden yargılanan tüm sanıkların delil yetersizliğinden beraatine karar verilmişti.

İtiraz üzerine incelenen dosya Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince hukuka uygun bulunmuştu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yeniden yargılanan 7 sanık hakkında verilen beraat kararını hukuka aykırı bularak hükmün bozulmasını talep etmiş, Yargıtay 1. Ceza Dairesi de sanıklar hakkında verilen kararı bozmuştu.

Öte yandan Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin yürütülen yeni soruşturmada çocuğun amcası, yengesi, babaannesi ve halası, “suç delillerini yok etmek, gizlemek ve değiştirmek&quot; suçundan gözaltına alınmıştı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:27:22 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Komşusuna güvendi, hayatının şokunu yaşadı!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/komsusuna-guvendi-hayatinin-sokunu-yasadi/1765996/</guid>
		   <description>Muğla’nın Dalaman ilçesinde altın bileziklerinin sahteleriyle değiştirildiğini iddia eden kadın, evinin anahtarını emanet ettiği komşusu ve iki iş arkadaşı hakkında şikayette bulundu.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/komsusuna-guvendi-hayatinin-sokunu-yasadi-8565.jpg" />
İlçede yaşayan Gülay Tekeli, evde olmadığı zamanlarda kullanmaları için anahtarını teslim ettiği komşusu ve iki iş arkadaşına yaklaşık 600 bin lira değerindeki ziynet eşyalarının yerini söyledi.

Bir süre sonra sağlık giderleri için birikimi olan iki bileziği satmak üzere kuyumcuya giden Tekeli, takıların sahte olduğunu öğrendi.

Bunun üzerine Dalaman İlçe Emniyet Müdürlüğüne giden Tekeli, evine girmelerine izin verdiği komşusu ve arkadaşlarından şikayetçi oldu.

Polis ekipleri, güvenlik kamerası kayıtlarından eve giriş çıkış yaptıkları belirlenen 3 şüphelinin “güveni kötüye kullanma&quot; iddiasıyla ifadesine başvurdu.

Yaşadığı süreci anlatan Tekeli, arkadaşlarının evde temizlik ve yemek yaparak kendisine yardımcı olduğunu ancak bu süreçte birikimlerinin hedef alındığını savundu.

Olayla ilgili adli sürecin devam ettiği bildirildi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:26:17 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Başsavcı Fatih Dönmez: &apos;169 ünlüde uyuşturucu madde çıktı&#39;</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/bassavci-fatih-donmez-169-unlude-uyusturucu-madde-cikti/1765993/</guid>
		   <description>İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, uyuşturucu soruşturmasında 255 ünlü hakkında işlem yapıldığını, 169’unda uyuşturucu madde çıktığını açıkladı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/bassavci-fatih-donmez-169-unlude-uyusturucu-madde-cikti-2079.jpg" />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Dönmez; uyuşturucu soruşturmaları, suç örgütlerine, yasa dışı bahse ve haksız fiyat artışlarına ilişkin değerlendirmeler yapıp son duruma ilişkin bilgi verdi.

ÜNLÜLERE UYUŞTURUCU SORUŞTURMASI

Kamuoyunda ünlülere uyuşturucu soruşturması olarak bilinen “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak&quot;, “uyuşturucu veya uyarıcı madde temin etmek&quot; suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında bugüne kadar 255 ünlü hakkında işlem yapıldığını bildiren Dönmez, “Şüphelilerin 219’u hakkında Adli Tıp Kurumu’nda işlemi yapıldı.&quot; dedi.

169 şüphelide uyuşturucu madde rastlanıldığını sözlerine ekleyen Dönmez, “Son 2 ayda 400 torbacı tutuklandı. Uyuşturucu dosyasında 32 şüpheli tutuklandı.&quot; dedi.

Dosyada yeni operasyonların olacağına işaret eden Dönmez, “İşin içerisinde ünlülerin ve iş adamlarının olduğu yeni veriler elde ettikçe savcılığımıza davet edilecekler.&quot; açıklamasında bulundu.

Amacın ifşa olmadığına işaret eden Başsavcı, “Asıl amacımız daha üstlere ulaşmak. Bizim asıl ciddiyet ile yaklaştığımız konu bu.&quot; ifadelerini kullanıp narkotik konusunda uyuşturucu baronu olarak adlandırılan kişilerle ilgili Interpol ile bağlantılar kurulduğunu dile getirdi.

“Bu bizim ülkemiz adına çok büyük bir artı. Karşılıklı uluslararası soruşturma yöntemi geliştirdik.&quot; diye konuşan Dönmez, “Ünlüler örnek alınan özenilen insanlar. Toplumda ve ailelerde farkındalığın arttığını düşünüyoruz.&quot; dedi.

YASADIŞI BAHİS

Yasadışı bahisten elde edilen gelirlere yönelik başlatılan soruşturmalar kapsamında özellikle ödeme kuruluşlarına yönelik şüphelerin ele geçirildiğine işaret eden Dönmez, “Ödeme kuruluşlarına yapılan soruşturmalarımız var. Perde arkasında da örneğin yazılım hizmeti veren kuruluşlara da operasyon yaptık. Son bir buçuk yılda 8 ödeme kuruluşuna operasyon düzenlendik.&quot; diye konuştu.

255 şüpheli hakkında işlem yapıldığını 108’inin tutuklandığını sözlerine ekleyen Dönmez, “Pos tefeciliği suçuna iştirak eden ödeme kuruluşlarına yönelik işlemler sürüyor.&quot; dedi.

SPORDA BAHİS SORUŞTURMASI

Dönmez, sporda bahis soruşturmasında 129 şüpheli hakkında çalışma yapıldığını 56 şüpheli hakkında da dava açıldığını dile getirdi.

TFF’nin verilerine dikkat çeken Dönmez, “Spor Toto’dan gelen veriler de bizim için çok önemli. Bu konu sadece futbol değil diğer alanlara da sıçrayabilir. İncelemeler sürüyor.&quot; açıklamasında bulundu.

Bahis konusunda çok kapsamlı hazırlıklarının bulunduğunu dile getirip “Bahis konusunda büyük yeni soruşturmalarımız yakın zamanda meyvesini verecek.&quot; diye konuşan Başsavcı Dönmez, “Biz elde ettiğimiz verilerden çok mutlu olduk. Bahis sisteminin tamamen çökertilmesine gidecek. Kapsamı çok geniş olacak, şimdiden söyleyeyim.&quot; ifadelerini kullandı.

HAKSIZ FİYAT ARTIŞI

Ticaret Bakanlığı’nın haksız fiyat artışına yönelik çalışmaları sürerken Dönmez bu konuya da değindi.

“Hepimizin cebini ilgilendiren temel gıda ürünlerinin fiyatıyla ilgili çalışmalar tarafımızca yürütülmektedir.&quot; diye konuşan Dönmez, şöyle devam etti:

“Ticari hayatı da olumsuz etkilemeden hukuka uygun şekilde olağan dışı fiyat hareketlerini incelemeye aldık. Kırmızı, beyaz et ve sebzelerde oluşan fiyat hareketliliğini incelemeye aldık. Ticaret Bakanlığı ve diğer kamu kuruluşları ile koordinasyonlu çalışmalarımızı sürdürüyoruz.&quot;

BEŞİKTAŞ’TAKİ TERÖR SALDIRISI

İsrail Konsolosluğu bölgesinde gerçekleştirilen terör saldırısına ilişkin de bilgi veren Dönmez, “Terör suçlarında o an o şüpheliye temas eden kim varsa incelemeye alınır. Şüpheli sayısı 16 ama 17-18 diye devam edebilir.&quot; diyerek şu an adliyeye getirilen başka şüpheli olmadığını söyledi.

BELEDİYEYE YÖNELİK SORUŞTURMALAR

CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalara ilişkin incelemelerin sürdüğünü dile getiren Dönmez, “Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa ve Bayrampaşa soruşturmalarının sonuna geldik.&quot; dedi.

Dönmez, iki hafta içinde iddianamenin yazılmasının beklediğini açıkladı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:16:57 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Sigara yasağı genişliyor</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/sigara-yasagi-genisliyor/1765992/</guid>
		   <description>Sigara yasakları genişletiliyor. Avrupa’da pek çok ülkede tütün ürünleri için uygulanan yasaklar Türkiye’de de devreye girecek. Tütün ürünleriyle mücadelede yasakları ihlal edenlere ilişkin cezalar da ağırlaştırılıyor.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/sigara-yasagi-genisliyor-9104.jpg" />
AK Parti; sigara, nargile gibi tütün ürünleriyle ilgili yasakları genişletmeye hazırlanıyor. Yakın zamanda Meclis Başkanlığı’na sunulması beklenen yasa taslağında sona gelindi.

Teklife göre; yeme-içme hizmeti veren işletmelerin açık alanlarında sigara içilmeyecek, sigara içenler için ayrılan bölümlere yiyecek-içecek servisi yapılmayacak.

İbadethane, eğitim kurumları, üniversiteler, sağlık kurum ve kuruluşları gibi alanlarda, çocuk parkları, spor alanları, plajlar gibi açık alanlarda sigara içilmeyecek.

Kamuya açık olmayan açık alanlarda da sigara kullanımı sınırlanacak.

ELEKTRONİK SİGARA DA TÜTÜN ÜRÜNÜ OLARAK KABUL EDİLECEK

Teklife göre “tütün ürünü&quot; yeniden tanımlanıyor.

Her türlü nargile, sigara, elektronik sigara sıvı ve kimyasal içerenler de dahil olmak üzere, ısıtılmış tütün gibi ürünlerin tamamı tütün ürünü olarak kabul edilecek.

TÜTÜN ÜRÜNLERİ NAKİT PARAYLA SATILMAYACAK

Çocukların tütün ürünlerine ulaşmasını engellemek için nakit parayla tütün ürünü satılamayacak.

ÇOCUKLARA TÜTÜN ÜRÜNÜ SATANLARA HAPİS CEZASI VERİLECEK

Çocuklara tütün ürünü satanlar, 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Ayrıca bu eylemi yapan işletmelerin tütün ürünü satış belgeleri iptal edilecek.

Teklifle, sigara yasaklarına ilişkin denetimleri valilik ve kaymakamlıklar yapacak, tütün denetim ekipleri kurulacak.

İHLALLERE MİLYONLUK CEZA

Yasakları ihlal edenlere ilişkin cezalar da ağırlaştırılıyor.

Kişiler ve işletmeler açısından 5 bin liradan 10 milyon liraya kadar para cezaları ile ruhsat iptaline kadar varan yaptırımlar uygulanacak.

Yasak alanlarda sigara içenlere şu an uygulanan bin 764 TL para cezası, 5 bin liraya yükselecek.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:16:15 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Schengen vizesinde yeni dönem başladı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/schengen-vizesinde-yeni-donem-basladi/1765990/</guid>
		   <description>Avrupa Birliği, Schengen bölgesinde pasaportlara damga basma uygulamasını kaldırarak dijital Giriş-Çıkış Sistemi’ni (EES) bugün itibarıyla devreye aldı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/schengen-vizesinde-yeni-donem-basladi-53.jpg" />
Avrupa Birliği’nin yeni dijital sınır sistemi Giriş-Çıkış Sistemi (EES), 10 Nisan 2026 itibarıyla Schengen bölgesindeki 29 ülkede tam kapasiteyle devreye girdi.

Yeni uygulama, Avrupa Birliği üyesi olmayan ülke vatandaşlarının giriş ve çıkışlarının elektronik ortamda kayıt altına alınmasını sağlıyor.

Sistemle birlikte pasaportlara manuel damga basılması uygulaması büyük ölçüde sona ererken, sınır geçişleri dijital kayıt sistemi üzerinden takip edilecek.

KİMLERİ KAPSIYOR, HANGİ KURALLAR GEÇERLİ?

EES, Schengen bölgesine kısa süreli seyahat eden, yani 180 gün içinde en fazla 90 gün kalacak AB dışı tüm yolcuları kapsıyor. Yeni sistem, mevcut kalış süresi kurallarını değiştirmiyor. Süreyi aşan yolcular anında tespit edilebilecek.

Schengen bölgesi 29 Avrupa ülkesini kapsıyor ve bu ülkeler arasında sınır kontrolü olmadan seyahat edilebiliyor.

 

SINIRDA HANGİ VERİLER ALINACAK?

10 Nisan sonrası Schengen’e ilk girişte yolculardan şu bilgiler alınacak:

Pasaport bilgileri
Fotoğrafı
Parmak izi

Bu veriler sınır geçişi sırasında sisteme kaydedilecek.

Yetkililer, biyometrik veri vermeyi reddeden kişilerin Schengen bölgesine girişine izin verilmeyeceğini açıkladı. 12 yaş altındaki çocuklardan parmak izi alınmayacak.

HAVALİMANLARINDA YENİ SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

Yeni sistemle birlikte yolcular, özellikle havalimanlarında özel kiosklar üzerinden işlem yapacak. Bu kiosklarda pasaportlar taranacak, ardından parmak izi ve yüz fotoğrafı alınacak.

Ekranlarda ayrıca yolculara konaklama bilgisi ve maddi yeterlilik gibi konulara ilişkin sorular yöneltilebilecek.

Bu sorular bazı durumlarda sınır görevlileri tarafından da sorulabilecek. EES kaydı üç yıl boyunca geçerli olacak ve bu süre içinde yapılan seyahatlerde bilgiler sistem üzerinden doğrulanacak.



 

KADEMELİ GEÇİŞ SÜRECİ

EES’in Ekim 2025’ten bu yana kademeli olarak devreye alındığı ancak bazı teknik aksaklıklar nedeniyle tüm sınır noktalarında eş zamanlı uygulamaya geçilemediği ifade ediliyor.

Avrupa Komisyonu, yoğunluk yaşanan dönemlerde sistem kontrollerinin geçici olarak esnetilebileceğini ve bu uygulamanın Eylül ayına kadar sürebileceğini duyurdu.

Ayrıca Milano ve Lizbon gibi bazı büyük havalimanlarında sistemin henüz tam olarak devreye alınmadığı belirtiliyor.

Avrupa Birliği, EES ile sınır güvenliğini artırmayı ve düzensiz göçle mücadeleyi güçlendirmeyi hedefliyor. Aynı zamanda uzun vadede sınır geçişlerinin daha hızlı ve sistematik hale getirilmesi amaçlanıyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:14:28 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan talimat verdi: Bungalovlar için yeni yönetmelik</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/cumhurbaskani-erdogan-talimat-verdi-bungalovlar-icin-yeni-yonetmelik/1765986/</guid>
		   <description>Tarım arazilerindeki kaçak yapılar için yeni bir yönetmelik çalışması gündemde. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konunun yeniden ele alınmasını istedi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-talimat-verdi-bungalovlar-icin-yeni-yonetmelik-6499.jpg" />
Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik Resmi Gazete’de yayınlandı. 4 Nisan 2026 tarihli yönetmelik sonrası yıkılmasına kesin gözüyle bakılan tarım arazilerindeki kaçak yapılar için yeni yönetmelik çalışması yapılacak.

 

BAKANLAR KONUYU YENİDEN ELE ALACAK

NTV Muhabiri Ahmet Örs, son AK Parti MKYK toplantısında konunun gündeme geldiğini anlatırken, “Mevcut yapıların yıkılması gibi amaç olmadığı açıklanmıştı. AK Parti MKYK üyeleri, sorunu ve eleştirileri gündeme getirdi. &apos;Yeni yönetmelik nedeniyle binlerce kişi mağdur olabilir’ denildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan talimat verdi, &apos;yeni yönetmeliği çalışın gerekli düzenlemeleri yapın&quot; dedi.&quot; bilgisini paylaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı konuyu yeniden ele alacak. Mevcut yapılara para cezası kesilmesi, yapım halinde olanların yıkımı, bu yapıların tümünün sisteme kayıt edilmesi ve yeni yapılara artık izin verilmemesi gibi düzenlemeler gündeme gelebilir.

 

Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik Resmi Gazete’de yayınlanması sonrasında, sayıları sürekli artan bağ evi, hobi bahçesi, konteyner evler ve bungalov gibi yapılar için yıkım başladı. Bu yapılar hemen yıkılacak, verilen sürede yıkılmazsa suç duyurusunda bulunulacak, devlet yıkımı yaparsa masrafını tahsil edecek. Zeytinliklere bina veya başka tesis yapımı da yeniden düzenlendi. Üzerinde dönüm başına 28 ile 55 adet zeytin olan arazi dikili tarım arazisi olarak kabul edildi. Yönetmelikte, tarım arazilerine yapılacak her türlü yapı için izin vermek üzere yeni bir kurul oluşturulması, mevcut yasalara aykırı yapıların valilikler tarafından yıkılması ve bu yıkım ücretinin belediyelerin bütçesinden kesilmesine yönelik maddeler dikkat çekiyor.

 

EN AZ 5 DÖNÜM ARAZİ GEREKLİ

Bağ evi için en az 5 dönüm arazi gerekecek ve 30 metrekareden büyük yapıya izin verilmeyecek. 30 metrekare tabanlı iki katlı bina inşa etmek mümkün olacak. Bir parselde sadece 1 ev yapılabilecek. Bir aile aynı bölgede sadece bir adet bağ evi yapabilecek. Dikili arazide 30 metrekare bina için ise 1 dönüm yeterli olacak.

 

YIKIM 1 AY İÇİNDE BAŞLIYORDU

Yönetmeliği göre, yıkım kararı olan yapıların yıkımına bir ay içinde başlanacak, belediyeler yıkmazsa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yıktıracak, yıkım masrafları belediyelerin bütçelerinden doğrudan kesilecek.

Ayrıca, tarım arazilerinde izin verilecek yapılar için öncelikle alternatif yer bakılacak, yani bir tarla sahibi tarlasında bağ evine izin almak isterse bu binayı öncelikle başka bir yere yapıp yapamayacağına bakılacak.

Yönetmelik, tarla gibi, tarım arazileriyle, üzerinde ağaç bulunan arazilerin kullanım koşullarını yeniden tanımladı. Tarım arazilerine yapılacak her türlü yapılar için, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan izin alınması gerekecek.

 

KURUL İZNİ GEREKECEK

Yönetmeliğe göre, “toprak koruma kurulu&quot; adı altında yeni bir yapı oluşturulacak. Bağ evi, “Tarımsal faaliyetin yapılması için ihtiyaç duyulan ve tarımsal üretimi artırıcı etkisi olan, doğal yapıyı bozmayacak şekilde inşa edilen yapı&quot; olarak tanımlandı. Yönetmelikte, tarım arazilerine yapılabilecek tarımsal amaçlı yapılar şöyle tarif edildi;

-Toprak koruma ve sulamaya yönelik altyapı tesisleri, entegre nitelikte olmayan hayvancılık ve su ürünleri üretim ve muhafaza tesisleri ile zorunlu olarak tesis edilmesi gerekli olan müştemilatı,

-Mandıra, üreticinin bitkisel üretime bağlı olarak elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyacağı yeterli boyut ve hacimde depolar, un değirmeni, tarım alet ve makinelerinin muhafazasında kullanılan sundurma ve çiftlik atölyeleri, seralar, tarımsal işletmede üretilen ürünün özelliği itibarıyla hasattan sonra iki saat içinde işlenmediği takdirde ürünün kalite ve besin değeri kaybolması söz konusu ise bu ürünlerin işlenmesi için kurulan tesisler ile Bakanlık tarafından tarımsal amaçlı olduğu kabul edilen entegre nitelikte olmayan diğer tesisler

Bu tür bina ve tesislerin yapımı için, belediye veya il özel idaresine başvuru yapılacak.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:09:57 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>"Sıkıntı yok baba, koyar geçeriz"</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/istanbul-da-haini-yere-yigan-kahraman-polisten-mesaj-var-sikinti-yok-baba-koyar-geceriz/1765995/</guid>
		   <description>İstanbulda İsrail Başkonsolosluğu önünde teröristleri etkisiz hale getiren kahraman polislerden ikisi yaralanmıştı. Tedavisi süren polislerden biri, 10 Nisan Polis Bayramı için hastaneden dikkat çeken bir mesaj verdi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/istanbul-da-haini-yere-yigan-kahraman-polisten-mesaj-var-sikinti-yok-baba-koyar-geceriz-7705.jpg" />
Çarşamba günü İstanbul Leventteki Yapı Kredi Plaza önünde polis noktasına silahlı saldırı düzenleyen 3 terörist etkisiz hale getirilmiş, çıkan çatışmada 2 polis yaralanmıştı.

TERÖRİSTLERİ BÖYLE ETKİSİZ HALE GETİRDİLER

Polislerin teröristleri etkisiz hale getirdiği anlar gündem olmuştu.

KAHRAMAN POLİS: "İYİYİM BABA, KOÇ GİBİYİZ"

Tedavisi hastanede süren yaralı polisten 10 Nisan Polis Bayramı mesajı geldi. Sağlık durumuyla ilgili bilgi veren polis, "İyiyim baba, sıkıntı yok. Koç gibiyiz. Her zaman koyar geçeriz" ifadelerini kullandı.

GÖZALTI SAYISI 16YA YÜKSELDİ

Bu arada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, terör saldırısına ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, soruşturma kapsamında bir şüpheliyi daha Kocaelinde gözaltına aldı.

Böylece hastanede tedavileri devam eden teröristler Onur Çelik ve Enes Çelik ile gözaltına alınanların sayısı 16 oldu.

Zanlılardan 14ünün İstanbul Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri sürerken, 2 teröristin tedavilerinin ardından emniyete götürüleceği öğrenildi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:22:53 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Uçağın neden düştüğü belli oldu</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/ucagin-neden-dustugu-belli-oldu/1765972/</guid>
		   <description>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Gürcistan’da düşen kargo uçağına yönelik inceleme sırasında, “malzemelerin gevrek yorgunluk davranışı sergilediğinin&quot; belirlendiğini açıkladı. Bakanlık, karbondioksit gazı ile dolu bir tüpün yerinden çıktığını, sol kuyruk kısmına vurarak yarattığı nasarla uçağın düşmesine neden olduğunun değerlendirildiğini de ifade etti.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/ucagin-neden-dustugu-belli-oldu-1618.jpg" />
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Gürcistan’da düşen kargo uçağına yönelik inceleme sırasında, “malzemelerin gevrek yorgunluk davranışı sergilediğinin&quot; belirlendiğini açıkladı. Bakanlık, karbondioksit gazı ile dolu bir tüpün yerinden çıktığını, sol kuyruk kısmına vurarak yarattığı nasarla uçağın düşmesine neden olduğunun değerlendirildiğini de ifade etti.
Milli Savunma Bakanlığı’nda (MSB) bugün haftalık basın bilgilendirme toplantısı yapıldı. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Mavi Vatan-2026 Tatbikatı dolayısıyla TCG Anadolu’da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu. Basın bilgilendirme toplantısının ardından Bakanlık, basın mensuplarının soruları üzerine açıklamalarda bulundu.

Toplantıda, 1 Kasım 2025 tarihinde Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen C-130 tipi askeri kargo uçağına ilişkin Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonuçları da paylaşıldı.

“KAZA ANINA KADAR SORUNSUZ ÇALIŞTI&quot;

Uçağın motorları ve pervaneleri üzerinde yapılan detaylı incelemeler sonucunda, motor ve pervanelerin kaza anına kadar sorunsuz bir şekilde çalıştığı tespit edilmiştir. Pervane kopmasından kaynaklı uçak gövdesinin hasarlandığına dair bir durum tespit edilmemiştir.

“PATLAYICI MADDE ARTIĞINA RASTLANMADI&quot;

Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından uçak enkazından alınan numunelerin incelenmesi sonucunda, içerden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanılmamıştır.

Malzemelerde tespit edilen kırık-kesit analizlerinin raporlanması beklenmekte olup, gelinen aşamada kırılmaların yorulma kaynaklı başlamadığı, ancak çekme testlerinde malzemelerin gevrek yorgunluk davranışı sergilediği tespit edilmiştir. Her iki kanadın üst kısmında bulunan dingilerden birinin yuvasından çıkmış, uçağın sol kuyruk-gövde kısmına temas etmiş, oradan da dinginin dikey stabilizeyi kavramış olabileceği, gövdeye yapısal hasar vermiş olabileceği, bunun da uçağın düşmesine yol açmış olabileceği değerlendirildi.&quot;

Basında çıkan “azot tüpüyle ilgili haberlerin&quot; gerçeği yansıtmadığı belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

“Aslında uçakta yangın söndürme mayisi bulunan ve uçak içinde sabitlenmiş 19 kilogramlık iki adet yangın tüpü olduğu, bunların uçak enkazında sağlam biçimde ve herhangi bir yere çarpma izi olmaksızın bulunduğu belirlenmiştir. Her iki kanadın üst kısmında bulunan dingilerden birinin yanıcı/patlayıcı olmayan karbondioksit gazı ile dolu tüpüyle beraber yuvasından çıkmıştır.&quot;

“KARBONDİOKSİT DOLU TÜP YUVASINDAN ÇIKMIŞ, SOL KUYRUĞA VURMUŞ&quot;

“Uçağın sol kuyruk-gövde kısmına temas etmiş, oradan da dinginin dikey stabilizeyi kavramış olabileceği, tüpün vurmasıyla gövdeye, dikey ve yatay stabilizeye yapısal hasar vermiş olabileceği, bunun da uçağın düşmesine yol açmış olabileceği değerlendirilmiş olup, bulgulara yönelik metalurjik ve teknik incelemeler laboratuvarlarda devam etmektedir. Halkımızın ve kamuoyunun resmi açıklamalar dışındaki provokatif söylemlere itibar etmemesi önemlidir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından hazırlanacak nihai rapor, kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır.&quot;

ORTA DOĞU’DA 15 GÜNLÜK ATEŞKES

Toplantıda, İran Savaşı’n ateşkes kararı içinde, “Bölgemizde bir ayı aşkın süredir devam eden savaşta geçici ateşkes tesis edilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz ateşkes şartlarının harfiyen uygulanması. İsrail’in, Lübnan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden ve bölgedeki istikrarsızlığı derinleştiren saldırılarının da derhal durdurulmasını bekliyoruz.&quot; bilgisi verildi.

“MESCİD-İ AKSA BASKINLARINI KINIYORUZ&quot;

Ayrıca Milli Savunma Bakanlığı, İsrail’in yöneticileri tarafından Mescid-i Aksa’ya yapılan baskınları kınadıklarını, Mescid-i Aksa’nın ibadete açılması ve Kudüs’te ibadet özgürlüğünü engelleyen tüm kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini vurguladı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>&apos;Suça sürüklenen çocuk kavramı değişecek&#39;</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/suca-suruklenen-cocuk-kavrami-degisecek/1765962/</guid>
		   <description>Adalet Bakanı Akın Gürlek, suça sürüklenen çocuklar konusuna ilişkin, “Cezasızlık algısı maalesef toplumu rahatsız ediyor.&quot; diyerek bu konuda çalışma aşamasında olduklarını belirtti.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/suca-suruklenen-cocuk-kavrami-degisecek-3639.jpg" />
Adalet Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Gürlek, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu üyeleri ile Ankara Hakimevi’nde bir araya geldi.

İstanbul’da, 5 Nisan’da Komisyon üyeleri ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut ile bir araya geldiklerini anımsatan Gürlek, bunun toplumda önemli bir farkındalık oluşturduğunu, burada mağdur ailelerin sorunlarını da dinlediklerini anlattı.

“SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK KAVRAMINI EN BAŞTAN DEĞİŞTİRMEMİZ GEREK&quot;

Gürlek, “&apos;Suça sürüklenen çocuk’ diyoruz, aslında bu kavramı da en baştan değiştirmemiz gerekecek. Toplumun yüzde 81’inin çocuklara verilen cezaların yetersiz olduğu konusunda bir algısı var. Bu toplumun genel kanaati. Ben de aynı kanaatteyim.&quot; görüşünü paylaştı.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nun da çok kıymetli çalışmalar ve sahada araştırmalar yaptıklarını dile getiren Bakan Gürlek, “Burada da biz üzerimize düşen ne varsa bunu yapmak istiyoruz. Eğer yasal anlamda düzenlemeler yapılması gerekiyorsa elbette bu yasal düzenlemeleri yapacağız birlikte. Sizin tutacağınız rapor bizim için çok önemli, yol belirleyici.&quot; değerlendirmesinde bulundu.

“CEZALARIN YETERSİZ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ&quot;

12. Yargı Paketi üzerinde çalıştıklarını belirten Gürlek, şöyle devam etti:

“Burada da sizden gelecek öneriler, teklifler, sizin çok değerli saha araştırmalarınız bunlarla ilgili düşündüğümüz maddeler var. Bizler de Adalet Bakanlığı olarak teknik ekibimizle birlikte bu cezaların özellikle biraz yetersiz olduğunu, toplumda cezasızlık algısı olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda birlikte çalışmanın çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Sizin sahadaki çalışmalarınız, sonuç raporunuzun bize çok katkı sağlayacağını düşünüyorum.&quot;

“ÖNLEME MEKANİZMALARININ DEVREYE GEÇMESİ GEREKİYOR&quot;

Adalet Bakanı Gürlek, suç işlenmeden önce çocuğun bu ortama nasıl sokulduğu konusuna dikkati çekerek, “Önleme mekanizmalarının da devreye geçmesi gerekiyor. Tabii bu önleme mekanizmalarının devreye geçmesi sadece Adalet Bakanlığının görevi değil, burada aile faktörü elbette belirleyici, çocuğun eğitim hayatı belirleyici, yetişmiş olduğu sosyal çevre belirleyici.&quot; dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile ortak bir çalışmaları olduğunu aktaran Gürlek, “Adalet Bakanlığı suç işlendikten sonra göreve başlıyor. Burada çocuğu bu suç ortamına iten faktörlerin masaya yatırılması gerekiyor. Çocuklarımız bizim için çok kıymetli ama bir taraftan da mağdur ailelerimiz var.&quot; ifadelerini kullandı.

“CAYDIRICI TEDBİRLER KONUSU DA ÇOK ÖNEMLİ&quot;

Adalet Bakanı Gürlek, İstanbul’daki toplantıya katılan mağdur ailelerin anlattıklarından çok etkilendiğini belirterek, suç politikasının dengelenmesi gerektiğine işaret etti. Gürlek, “Yani cezasızlık algısı maalesef toplumu rahatsız ediyor. Bu konuda elbette yasal düzenlemeler yapacağız. Şu an çalışma aşamasındayız. Sizin çalışmalarınızla birlikte bu süreci birlikte yürüteceğiz. Bu çalışmanın özellikle sizin Komisyonunuzun raporlarını biz dört gözle bekliyoruz. Çünkü oradan çıkacak rapor çok önemli.&quot; ifadelerini kullandı.

Konuyla ilgili bir an önce yasal düzenleme yapılması gerektiğinin altını çizen Gürlek, şunları kaydetti:

“Hakim savcılara verilen takdir hakları biraz geniş. Gerekirse hakim, savcı arkadaşlarla sık sık bir araya gelerek, istişare toplantıları yapılarak bu konuda hassasiyeti dile getirmek gerekiyorsa bunu da söyleyelim. Kanun değişikliği yapılması gerekiyorsa kanun değişikliği. Önleyici ve caydırıcı tedbirler konusu da çok önemli. Burada üç bakanlığımızın birlikte çalışmasını çok kıymetli buluyorum.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 20:42:56 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Katliam gibi kaza: Çok sayıda ölü ve yaralı var</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/katliam-gibi-kaza-cok-sayida-olu-ve-yarali-var/1765957/</guid>
		   <description>Burdur’un Bucak ilçesinde minibüs ile beton mikserinin çarpışması sonucu ilk belirlemelere göre 6 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/katliam-gibi-kaza-cok-sayida-olu-ve-yarali-var-3278.jpg" />
Isparta-Antalya kara yolu Kargı köyü Taşdibi mevkisinde plakaları ve sürücülerinin kimlikleri henüz öğrenilemeyen minibüs ile beton mikseri çarpıştı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada ilk belirlemelere göre 6 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 20:29:15 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>MİT&#39;ten &apos;ateşkes&#39; mesaisi</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/mit-ten-ateskes-mesaisi/1765956/</guid>
		   <description>Milliİstihbarat Teşkilatı (MİT), ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta ateşkesi kolaylaştırmak ve çatışmaların tırmanmasını önlemek için arka planda aktif ve etkin bir çaba gösterdi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/mit-ten-ateskes-mesaisi-8927.jpg" />
MİT, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı doğrultusunda, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta ateşkesi kolaylaştırmak ve çatışmaların tırmanmasını önlemek için arka planda kurumlarla eşgüdüm halinde aktif ve etkin bir çaba gösterdi.

Bu bağlamda, MİT Başkanlığı başlangıçta çatışmaların önlenmesi için tüm taraflarla temaslarda bulundu. Hem ABD-İsrail bloğu hem de İran ile konuşabilen bir istihbarat teşkilatı olarak; çatışmanın yayılmasının ve tırmanmasının önlenmesi, taraflar arasında iletişim kanallarının açık tutulması ve yanlış anlaşılmaların önlenmesi, krizin tırmanmasını önleyecek mesajların iletilmesi, çatışmanın durdurulmasına yönelik çıkış yollarının belirlenmesinde önemli roller üstlendi.

Bu süreçte, MİT Başkanlığı ABD, İran, Irak, Pakistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kuveyt, Mısır, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya başta olmak üzere çok sayıda ülkeyle temas yürüttü. MİT Başkanlığı, Devrim Muhafızları Ordusu dahil İranlı muhataplarıyla süregelen irtibat kanallarını da bu dönemde kullanarak, çatışmanın durdurulmasına dair öneri ve mesajlarını sürekli bir şekilde iletti. Ayrıca çatışma bölgelerinden diğer ülkelerin tahliye ve insani amaçlı isteklerine de yardımcı oldu.

MİT Başkanlığı, çatışmaların durdurulmasına yönelik girişimlerin yanı sıra İran’daki kriz durumunun Terörsüz Türkiye sürecini olumsuz yönde etkilememesi ve İran içerisinde etnik bir çatışmanın engellenmesi amacıyla aktif çalışmalar yürüttü. Son olarak, bölgede yaşanan karışıklıklardan istifadeyle Türkiye’de gerçekleştirilebilecek casusluk faaliyetlerine karşı da sıkı önlemler alındı. (DHA)
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 20:28:00 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Milli Takım için yeni şarkıyı öğrenciler mi yazacak?</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/milli-takim-icin-yeni-sarkiyi-ogrenciler-mi-yazacak/1765953/</guid>
		   <description>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda milli takım için marş yazılmasına yönelik bir yarışma başlatılacağına ilişkin, “Türkiye Futbol Federasyonu Başkanımıza da şunu sordum, &apos;Biz yazalım, yarışma yapalım, beraber değerlendirelim. Siz eğer kullanmayı uygun bulursanız kullanın.’ Federasyon Başkanımız hemen anında döndü ve &apos;Biz de varız bu işin içerisinde.’ dedi.&quot; ifadelerini kullandı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/milli-takim-icin-yeni-sarkiyi-ogrenciler-mi-yazacak-9301.jpg" />
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 24 TV’de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

“Eğitimle alakalı bir sendikanın &apos;Atatürk’e mektup’ diye bir kampanya başlatmak istiyoruz diyor. Yusuf Tekin bunu engelliyor? deniliyor. Nedir bu işin aslı?&quot; sorusuna ilişkin Tekin, sendikalarla siyasi partiler arasında formel bir bağ olmadığını, ancak informel bağ bulunduğunu söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığının belli standartlarının olduğunu ve denetim yapmakla mükellef olduklarını dile getiren Tekin, bakanlığa başvuran hiç kimsenin ideolojisine bakmadıklarını belirtti.

Bakanlığın prensiplerinin ve mevzuatının olduğunu ve bu mevzuat çerçevesinde izin verildiğini belirten Tekin, “O sendika bize protokol talebinde bulunmuş mu, bulunmamış. &apos;Biz bir yarışma yapmak istiyoruz.’ demiş. Bizim arkadaşlarımız, &apos;Eksiklikler var sizin bize sunduğunuz şeyde. Bunları tamamlarsanız, izin verebiliriz, sağlamazsanız izin veremeyiz.’ diye cevap vermiş.&quot; diye konuştu.

Bakanlığın söz konusu sendikaya 7 eksiklik bildirdiğini aktaran Tekin, hukuk devleti ilkelerine uyulmadığı takdirde böyle etkinliklere izin verilmeyeceğini ifade etti.

“Daha önce benzeri şeyler oldu. &apos;LGBT dersi anlatacağız dediler’, yaptırmam&quot; diye konuşan Tekin, eğitim-öğretim hakkının sendikal özgürlüklerin üzerinde yer alan bir hak olduğunu, bu hakkı sınırlandıracak eylemin “sendikal özgürlük&quot; şeklinde uygulanamayacağını söyledi.

Atatürk ve laikliğe yönelik rahatsızlık duyduğu yönündeki yorumlara ilişkin soru üzerine Tekin, “Atatürk ve laiklikle ilgili herhangi bir yerde söylediğim herhangi bir olumsuz cümleyi, yaptığım herhangi olumsuz bir şeyi getirin onu tartışalım.&quot; dedi.

“Mülakat bitti&quot;

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın Dünya Kupası’ndaki Türkiye-Avustralya maçı sebebiyle bir gün öne çekilerek 13 Haziran’a alındığını hatırlatan Tekin, sınav sonuçlarının takviminde ise herhangi bir değişiklik olmadığını belirtti.

Okullarda milli takım için marş yazılmasına yönelik bir yarışma başlatılacağını aktaran Yusuf Tekin, şunları kaydetti:

“Türkiye Futbol Federasyonu Başkanının da rızasını aldım. Bizim şu anda Türkiye genelinde 105 güzel sanatlar lisemiz var ve burada da yaklaşık 20 bin öğrencimiz eğitim alıyor. Aynı şekilde buralarda toplam 3 bin 228 öğretmenimiz var, bunların 1062’si müzik öğretmeni. Müzik öğretmenlerimiz de çok farklı alanlarda kemandan, Türk Halk Müziği, koro eğitiminden, vurmalı çalgılardan, kanun, çello, klasik kemençe gibi. Şimdi dedik ki şöyle bir şey başlatabilir miyiz acaba? Milli takımımızın maçlarını seyrederken kullanılabilecek bir marşı okullarımızda yazabilir miyiz, yapabilir miyiz? Bir yarışma başlattık. Biz yazacağız. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanımıza da şunu sordum, &apos;Biz yazalım, yarışma yapalım, beraber değerlendirelim. Siz eğer kullanmayı uygun bulursanız kullanın.’ Federasyon Başkanımız hemen anında döndü ve &apos;Biz de varız bu işin içerisinde’. dedi. Destek olmak isteyen sanatçılar varsa onlar da 105 güzel sanatlar lisemizin herhangi birine gidebilirler, buna da çok mutlu oluruz.&quot;

Milli Eğitim Bakanı Tekin, Milli Eğitim Akademisinin 13 Nisan’da başlayacağını söyledi.

Mülakat konusunda eleştiriler olduğunu, farklı branşlarda uygulama alanları oluşturduklarını, Milli Eğitim Akademisinde teorik ve uygulamalı eğitimin yaklaşık bir yıllık bir periyoda yayıldığını belirten Tekin, “Mülakat bitti.&quot; ifadesini kullandı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 20:24:48 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Bahçeli: Ateşkes kararını memnuniyetle karşılıyoruz</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/bahceli-ateskes-kararini-memnuniyetle-karsiliyoruz/1765952/</guid>
		   <description>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Bölgesel ve küresel barış adına kritik bir eşikte, ABD ile İran arasında sağlanan 2 haftalık geçici ateşkes kararını memnuniyetle karşılıyoruz&quot; dedi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/bahceli-ateskes-kararini-memnuniyetle-karsiliyoruz-8118.jpg" />
MHP Genel Başkanı Bahçeli, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bölgesel ve küresel barış adına kritik bir eşikte, ABD ile İran arasında sağlanan 2 haftalık geçici ateşkes kararını memnuniyetle karşılıyoruz. Savaşın genişlemesini önlemeye dönük her diplomatik adım, insanlığın ortak vicdanında karşılık bulmaktadır. Başta Türkiye olmak üzere bölgedeki sağduyulu devletlerin yapıcı ve uyarıcı girişimleri, aklıselim diplomasinin hala canlı olduğunu göstermiştir. Taraflar arasındaki karşılıklı irade beyanları, kontrolsüz çatışma riskini şimdilik geri çekmiştir. Ancak Lübnan sahasına ilişkin istisnalar, meselenin henüz tam anlamıyla çözülmediğini de ortaya koymaktadır. Türkiye; barıştan, istikrardan ve adil bir uluslararası düzenden yanadır. Kalıcı çözümün yolu silahtan değil, diyalogdan geçmektedir&quot; ifadelerini kullandı.

&apos;SALDIRININ YERİ TESADÜF DEĞİLDİR’

Ateşkesin kalıcı barışa evrilmesi temennisinde bulunan Bahçeli, “Aziz milletimizin ve bölge halklarının huzuru için, ateşkesin kalıcı bir barışa evrilmesi en samimi temennimizdir. Bir yanda barış arayışları ve diplomatik temaslar devam ederken, diğer yanda İstanbul’da karanlık yüzünü gösteren birtakım malum çevrelerin vekalet unsurları eliyle gerçekleştirilen terör saldırısı, Türkiye’yi hedef almıştır. İstanbul Beşiktaş Levent’te meydana gelen menfur terör saldırısı, ilk etapta &apos;İsrail Başkonsolosluğu hedef alındı’ şeklinde servis edilmiş olsa da konsolosluğun boş olduğu gerçeği olayın mahiyetinin daha farklı olduğuna dair emareler göstermiştir. Saldırının, jeopolitik konumu ve güçlü finans altyapısıyla öne çıkan alternatif merkezlerden biri olan İstanbul’da Levent gibi kritik bir bölgede, uluslararası şirketlerin yoğunlaştığı bir alanda ve doğrudan güvenlik güçlerimizi hedef alacak şekilde gerçekleştirilmiş olması tesadüf değildir. Ayrıca; İran-ABD gerilimi ve bölgesel belirsizlikler nedeniyle Orta Doğu ve Asya merkezli bazı şirketlerin faaliyetlerini daha güvenli finans merkezlerine taşıma arayışlarının arttığı ve Türkiye’nin de bu konuda çeşitli çalışmalar yürüttüğünün en yüksek düzeyde kamuoyuyla paylaşıldığı bir dönemde gerçekleştiği bilinmektedir. Aziz milletimizin huzur ve güvenliği asla bu tarz tehdit ve tehdidin gölgesi altında bırakılmayacaktır. Bu kararlılığımızın en somut tezahürü kahraman polislerimizi canı gönülden kutluyor, fedakarca müdahaleleriyle büyük bir felaketin önüne geçen güvenlik güçlerimize ve süreci büyük bir dikkat ve titizlikle takip eden tüm güvenlik bürokrasisini tebrik ediyor, yaralı kardeşlerimize Allah’tan acil şifalar diliyorum. Türkiye; terörün, provokasyonların ve kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya, bölgede ise umudun ve istikrarın adı olmaya kararlılıkla devam edecektir&quot; değerlendirmesinde bulundu. (DHA)


</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 20:23:24 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump&#39;la görüştü</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/cumhurbaskani-erdogan-trump-la-gorustu/1765951/</guid>
		   <description>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-trump-la-gorustu-1256.jpg" />
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede liderler, dün gece itibarıyla İran bağlamında ilan edilen ateşkes başta olmak üzere, bölgedeki güncel gelişmeleri ele aldı.

Ateşkesten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm dünya için oldukça zorlu ve sıkıntılı geçen 40 günün ardından aralanan iki haftalık fırsat penceresinin kalıcı bir barış anlaşması için çok iyi değerlendirilmesi ve sürecin kundaklanmasına fırsat verilmemesi gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan başta olmak üzere dost ve kardeş ülkelerle birlikte yürütülen çözüm çabalarına, Türkiye’nin desteğinin artarak süreceğini vurguladı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 20:22:04 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Anne, baba ve kızları aynı ilçede polis!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/anne-baba-ve-kizlari-ayni-ilcede-polis/1765961/</guid>
		   <description>Çanakkale’de, Eceabat İlçe Emniyet Amirliğinde görev yapan trafik polisleri Ali ve eşi Satı Ece, mesleğe 7 ay önce başlayan kızları Ecem Ezgi Ercan ile aynı ilçede çalışıyor.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/anne-baba-ve-kizlari-ayni-ilcede-polis-3410.jpg" />
Ali Ece (52) ve Satı Ece (52), çifti, ilk görev yaptıkları Ankara’da 1997 yılında evlendi.

Uzun yıllar Türkiye’nin farklı illerinde görev yapan Ece çifti, 6 Şubat depremlerini de yaşadıkları Şanlıurfa’dan 2023’te Çanakkale’nin Eceabat ilçesine tayin oldu.

Astsubay eşinin görevi dolayısıyla aynı ilçede yaşamını sürdüren Selçuk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi mezunu kızları Ecem Ezgi Ercan da (27) anne ve babasının yolunda ilerlemeye karar verdi.

Yozgat Polis Meslek Eğitim Merkezi’ndeki eğitimini geçen yıl tamamlayan Ercan, eş durumundan 7 ay önce anne ve babasının görev yaptığı Çanakkale Emniyet Müdürlüğü Eceabat İlçe Emniyet Amirliğine polis memuru olarak atandı.

Ece çifti farklı mesai saatlerinde görev yapsalar da mesleki dayanışmayı sürdürüyor. Birbirlerine görev sırasında zaman zaman teknik konularda destek olan eşler, trafikte düzenin sağlanması için çalışıyor.

Ali Ece, gece mesaisini tamamladıktan sonra geldiği Eceabat İlçe Amirliği’nde görevi eşi Satı Ece’ye devrediyor. Satı Ece, aynı zamanda ilçedeki tek kadın trafik polisi olarak görevini sürdürüyor.

Polis çiftin kızları Ecem Ezgi Ercan da kimi zaman aynı mesai saatinde anne veya babası ile çalışıyor. İlçenin belirli noktalarında Ece çifti araçları denetlerken, kızları Ercan da kimlik kontrolünü gerçekleştiriyor.

“Çocukluk yaşlarından itibaren emniyet teşkilatı içinde büyüdü&quot;

Emniyet teşkilatında 32 yıldır görev yapan Ali Ece, AA muhabirine, polislik mesleğinin çocukluk hayali olduğunu söyledi.

Ankara’da görev yaptığı sırada eşiyle tanıştığını anlatan Ece, “Aynı mesleği yıllarca sürdürdük. Ben mesleğe 1994 girişliyim. 30 küsur yıldır bu şerefli ve onurlu mesleği eşimle birlikte sürdürmekteyiz.&quot; dedi.

Ece, günlük görevleri aile ortamına mümkün olduğunca yansıtmamaya çalıştıklarını ama kızlarının, çocukluk yaşlarından itibaren emniyet teşkilatı içinde büyüdüğünü ifade ederek, “Göreve gidip gelirken muhakkak ki benimsemiştir, bu mesleği arzu etmiştir, anne ve babasını örnek almıştır. Zorlukları bizim için yıllarca olmuştur. Bu zorlukları bilerek, göğüsleyerek, onurlu ve gururlu bir mesleği yapmanın mutluluğu içindeyiz.&quot; ifadesini kullandı.

Gençlere bu mesleği önerdiğini belirten Ece, “Şerefli ve onurlu bir mesleğimiz var. Bir mesleği severek ve isteyerek yapmak bence her Türk gencinin idealidir. Biz nasıl heves ettiysek gençken, bizden sonraki nesillerin de bu mesleği onurlu ve gururlu şekilde sürdüreceklerine, onlara örnek ağabey ve abla olacağımıza inanıyorum.&quot; diye konuştu.

“Bu şekilde gençlere de örnek olmayı önemsiyoruz&quot;

Polis memuru Satı Ece de çocukken, polis olan karşı komşusundan etkilenerek bu mesleği tercih ettiğini anlattı.

Ece, mesleğe 1996 yılında Ankara’da başladığını, sırasıyla Kahramanmaraş Elbistan, Antalya Kumluca ve Şanlıurfa’da çalıştıklarını, son olarak Çanakkale’nin Eceabat ilçesine geldiklerini söyledi.

Aile olarak polis üniformasını giymekten gurur duyduklarını dile getiren Satı Ece, kızı Ecem Ezgi Ercan’ın da polislik mesleğini tercih ederken kendilerinden etkilendiğini belirtti.

Ece, kızının emniyet teşkilatı içinde büyüdüğünü anlatarak, şöyle devam etti:

“Polis bir aile olarak bizden muhakkak etkilenmiştir. Örneğin yıllar önce çocuklar gece uyurken, eşim de gece görevindeydi. Benim de göreve gitmem gerekti, çocukları kaldırıp götürmüştüm. Onlar zaten emniyette büyüdü. Kızım da bu zorlukları görerek kendisi seçti bu mesleği. Şu anda severek yapıyor. Bu şekilde gençlere de örnek olmayı önemsiyoruz.&quot;

Aynı mesleği yaptıkları için eşiyle dayanışma içinde olduklarını belirten Ece, “Yaralamalı kazaya baktıysak, şemayı ben çiziyorum, açıklama kısmını eşim yazıyor. Bazen bu şekilde de birbirimize yardımcı oluyoruz.&quot; dedi.

“İkisiyle birlikte çalışıyor olmak çok gurur veriyor&quot;

Ecem Ezgi Ercan da çocukluğundan beri polislik mesleğinin içinde olduğunu, böyle bir ailede büyümenin kendisine disiplin ve sorumluluk kazandırdığını söyledi.

Ercan, bir kadın olarak en büyük idolünün annesi olduğunu dile getirerek, “Anne ve babamın mesleğine olan saygısı, fedakarlığı, benim bu mesleği seçmemde büyük rol oynadı. Şimdi meslekteki ilk yılımda, ikisiyle birlikte çalışıyor olmak bana çok gurur veriyor. Aynı şekilde aileme de çok gurur veriyor.&quot; diye konuştu.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 20:09:49 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Ünlülere uyuşturucu soruşturmasında yeni gelişme</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/unlulere-uyusturucu-sorusturmasinda-yeni-gelisme/1765936/</guid>
		   <description>Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu soruşturmasında gözaltına alınan Simge Sağın, Melek Mosso ve İlkay Şencan adliyeye sevk edilirken, altı isim ise serbest bırakıldı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/unlulere-uyusturucu-sorusturmasinda-yeni-gelisme-2849.jpg" />
İstanbul’da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında bu sabah yeni bir operasyon yapıldı.

Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında dokuz ünlü isim hakkında gözaltı kararı verildi.

Soruşturma kapsamında Simge Sağın, İbrahim Çelikkol, Melek Mosso, Deha Bilimler, Mustafa Ceceli, Ersay Üner, Bengü Erden, Aslı Sipahi Hacısüleymanoğlu ve İlkay Şencan gözaltına alındı.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada bu isimlere uyuşturucu kullanmak, satmak ve bulundurma suçlamaları yöneltildi.

Açıklamada, elde edilen deliller, gelen ihbar ve bilgiler çerçevesinde dokuz ünlü isim hakkında gözaltı kararı verildiği kaydedildi.

Bu sabah saatlerinde gözaltına alınan ünlülerin jandarmadaki işlemleri tamamlandı.

Ünlü isimler buradan Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’na getirildi.

Dokuz ünlü isim burada kan ve saç örneği verdi.

ÜÇ İSİM ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

Simge Sağın, Melek Mosso ve İlkay Şencan adliyeye sevk edildi.

Altı isim ise örnek verdikten sonra serbest bırakıldı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 00:03:18 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Savaş sonrası Türkiye&#39;nin etkisi artacak</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/savas-sonrasi-turkiye-nin-etkisi-artacak/1765914/</guid>
		   <description>İsrail’in Haaretz gazetesi, ABD/İsrail-İran Savaşı’nın ardından bölge ülkelerinin ABD’ye olan bağımlılığını azaltma yoluna gideceğini, Türkiye’nin ise bölgesel güvenlik mimarisinde kilit bir aktör olarak öne çıkacağını belirtti.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/savas-sonrasi-turkiye-nin-etkisi-artacak-3152.jpg" />
Haaretz gazetesinde, Hayfa Üniversitesi Orta Doğu ve İslam Araştırmaları Bölümü’nden Elad Giladi’nin “İran Savaşı yeni bir bölgesel düzen yaratabilir, daha az ABD, daha çok Türkiye&quot; başlıklı analizi yayımlandı.

Savaşla birlikte bölge ülkelerinin savunma stratejilerinde köklü bir değişikliğe gittiği belirtilen yazıda, kapalı kapılar ardındaki diplomatik temaslarla ABD’ye olan güvenlik bağımlılığını “en aza indirmenin&quot; yollarının arandığı kaydedildi.

Özellikle Körfez ülkelerinin güvenlik ve ittifak arayışlarını yeniden şekillendirme arayışında olduğunun altını çizen yazıda, “Türkiye bu düşüncenin geliştirilmesinde kilit bir rol oynuyor gibi görünüyor.&quot; ifadelerine yer verildi.

Türkiye’nin son dönemde Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile ilişkilerini stratejik bir boyuta evirdiği vurgulanan yazıda, 19 Mart’ta Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanları arasındaki dörtlü zirvenin bu yeni arayışın en somut örneği olduğu ifade edildi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın daha önce dile getirdiği “Bölge ülkeleri kendi sorunlarını çözmezse dış güçler kendi çıkarlarını dayatır.&quot; yaklaşımının, Riyad ve diğer Körfez başkentlerinde karşılık bulduğuna işaret edilen yazıda, Türkiye’nin gelişmiş savunma sanayisinin Körfez ülkeleri için ABD’ye alternatif bir “güvenlik çeşitlendirmesi&quot; sunduğuna dikkat çekildi.

ABD’ye güvenlik bağımlılığını kademeli sonlandırma çabası

Yazıda, Körfez ülkelerinin ABD ile ilişkilerini tamamen koparmak niyetinde olmadığı ancak Washington’u “tek güvenlik garantörü&quot; olarak değil, bir “partner&quot; olarak konumlandırmak istediği belirtildi.

ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaşın Türkiye’nin etkisini arttıracak bir dönüm noktası olduğu belirtilen yazıda, şu ifadelere de yer verildi:

“Savaşın yalnızca İsrail ile İran arasındaki caydırıcılık dengesiyle değil, aynı zamanda Körfez ülkelerinin ABD’ye olan güvenlik bağımlılıklarını ihtiyatlı ve kademeli bir şekilde sonlandırarak, içeriden inşa edilen bir bölgesel düzenin imkanlarını aramaya başladığı an olarak hatırlanması muhtemeldir.&quot;

İsrail, denklem dışı kalabilir

Körfez ülkelerinin misillemeler nedeniyle İran’a ilişkin İsrail ile benzer kaygılar taşıdığı öne sürülen yazıda, ancak söz konusu ülkelerin Tel Aviv ile siyasi olarak aynı blokta görünmekten kaçındıkları belirtildi.

Yazıda, bu durumun Türkiye’nin merkezinde olduğu yeni bölgesel yapıda İsrail’in “dışarıda kalmasına&quot; neden olabileceği yorumuna da yer verildi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 00:43:14 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>AYM&#39;den köy kararı! Anayasa&#39;ya uygun bulundu</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/aym-den-koy-karari-anayasa-ya-uygun-bulundu/1765912/</guid>
		   <description>Anayasa Mahkemesi (AYM), nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemenin iptal istemini reddetti.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/aym-den-koy-karari-anayasa-ya-uygun-bulundu-2516.jpg" />
Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan karara göre, CHP, 2025 tarihli 7551 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesiyle yeniden değiştirilen 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 11. maddesindeki “Nüfusu 2 binin altına düşen belediyeler köye dönüştürülür.&quot; düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek, iptali için AYM’ye başvurdu.

Başvuruda, düzenlemenin, kamu yararına yönelik olmadığı, yapılacak dönüşümün belde ya da köylerdeki nüfus kaybını artıracağı ve nüfusun büyükşehirler gibi daha kalabalık idari birimlerde yoğunlaşmasına neden olacağı, dinamik bir yapıya sahip olan nüfus sayım sistemi verilerine dayalı idari yapıların ani değişimlere uğramasının hukuki belirlilik ve güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığı ileri sürüldü.

Başvuruyu görüşen Yüksek Mahkeme, düzenlemeyi Anayasa’ya uygun bularak iptal isteminin reddine karar verdi.

Kararın gerekçesinden

AYM’nin kararında, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda ya da kanun düzeyinde farklı bir mevzuatta belediyelerin veya köylerin kurulması ile tüzel kişiliklerinin kaldırılmasına ilişkin hangi makam tarafından hangi usulde karar verileceğine ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı ifade edildi. Belediyelerin kurulması ve tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğu aktarılan kararda, “Bu itibarla kuralda Anayasa’nın 123. maddesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.&quot; değerlendirmesine yer verildi.

Düzenleme kapsamında, belediyelerin tüzel kişilikleri kaldırılırken, yöre halkının beş yıllık seçim dönemi için ortaya çıkan iradesinin dönem sonuna kadar geçerliliğine dokunulmadığı belirtilen kararda, tüzel kişiliğin kaldırılmasının ardından da köy tüzel kişiliğinin organlarını oluşturmak üzere seçme hakkını kullanmalarına imkan tanındığı ifade edildi.

5393 sayılı Kanun’un 11. maddesinde belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin usul ve esasa ayrıntılı olarak yer verildiği vurgulanan kararda, “Kuralın bu yönüyle kapsamının açık, net ve anlaşılır bir şekilde düzenlendiği sonucuna ulaşılmıştır.&quot; denildi.

İptali istenen düzenlemenin “daha etkin ve verimli bir kamusal hizmet sağlamak&quot; amacını taşıdığına işaret edilen kararda, şunlara yer verildi:

“Nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesinin usul ve esaslarının kanunda düzenlendiği ve belediyelerin tüzel kişiliğinin kaldırılmasının ilk mahalli idareler seçimlerinde uygulanmasının öngörüldüğü gözetildiğinde, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında ihdas edildiği anlaşılan kuralın hukuk devleti ilkesi ile kamu tüzel kişiliğinin kanunla kaldırılması ve mahalli idarelerin özerkliği ilkeleriyle çelişen bir yönü bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar vermiştir.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 00:41:20 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Rakamlar ürkütüyor! Her iki kazadan biri…</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/rakamlar-urkutuyor-her-iki-kazadan-biri/1765889/</guid>
		   <description>Türkiye’de trafiğe kayıtlı motosiklet sayısı son 7 yılda iki katından fazla artarak 7,2 milyona ulaşırken, motosikletlerin genel trafik kazaları içindeki payı yüzde 50’yi geçti.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/rakamlar-urkutuyor-her-iki-kazadan-biri-8099.jpg" />
AA muhabirinin İçişleri Bakanlığından aldığı bilgiye göre, motosiklet kullanımındaki artış ivmesi trafik istatistiklerine yansıdı. Verilere göre, 2019’da 3,3 milyon olan trafiğe kayıtlı motosiklet sayısı, 2026’da 7,2 milyona ulaştı. Toplam taşıtlar içindeki motosiklet payı ise yüzde 14,1’den yüzde 20,9’a yükseldi.

Son bir yılda diğer araçlardaki artış yüzde 5,9 seviyesinde kalırken, motosiklet sayısındaki artış yüzde 12,7 olarak hesaplandı. Motosiklet sayısındaki bu hızlı artış, kaza oranlarını da yukarı çekti.

İstatistiklere göre, 2024’te 266 bin 872 olan toplam trafik kazasının yüzde 45,7’sini motosiklet kazaları oluştururken, geçen yıl meydana gelen 288 bin 318 kazanın yüzde 50,2’sine motosikletler karıştı.

Türkiye genelinde 2024’te motosiklet kazalarından kaynaklı can kaybı 1553 iken, bu sayı 2025’te 1675’e çıktı. 2025 yılında motosiklet kazalarındaki günlük ortalama can kaybı 4,6 oldu.

İlk çeyrekte can kayıpları azaldı

Öte yandan, artan kaza oranlarına karşı yürütülen çalışmalar bu yılın ilk çeyrek verilerine olumlu yansıdı.

1 Ocak-26 Mart döneminde motosiklet kazalarındaki can kayıplarında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29,8 azalış kaydedildi.

Bu dönemde ölümlü kaza sayısı yüzde 22,1 azalarak 68’den 53’e inerken, olay yerinde ve sonrasında hayatını kaybedenlerin sayısı 124’ten 87’ye düştü. Günlük ortalama can kaybı ise 2,9’dan 1,9’a geriledi.

Aynı dönemde ölümlü ve yaralanmalı toplam kaza sayısı yüzde 3,2 azalışla 23 bin 377 olurken, yaralananların sayısı yüzde 4,6 azalarak 28 bin 464’ten 27 bin 141’e indi.

İçişleri Bakanı Çiftçi’den uyarı

Verilere ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, can kayıplarındaki düşüşün sevindirici olduğunu ancak hedeflerinin trafikte “sıfır can kaybı&quot; olduğunu belirtti.

Son yıllarda trafiğe çıkan motosiklet sayısında gözle görülür, çok ciddi bir artış yaşandığına dikkati çeken Bakan Çiftçi, “Yollarımızdaki motosiklet yoğunluğunun her geçen gün artması, hepimizin trafik bilincini yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılıyor. Yılın ilk çeyreğinde can kayıplarımızda yaşanan yüzde 29,8’lik düşüş, sahada tavizsiz yürüttüğümüz denetimlerimizin ve farkındalık çalışmalarımızın bir sonucudur. Ancak bizim için yitirilen tek bir can bile istatistik değil, sönen bir ocak, telafisi olmayan büyük bir acıdır.&quot; ifadelerini kullandı.

Bakan Çiftçi, motosiklet kazalarının ardındaki temel kural hatalarına değinerek, “Sahadaki tespitlerimiz ve kaza tutanaklarımız açıkça gösteriyor ki kazaların en büyük davetçisi aşırı hız ve hatalı şerit değiştirmektir. Trafiğin akışı içinde araçların arasından zikzak çizerek kontrolsüzce ilerlemek, sinyal vermeden aniden şerit değiştirmek ve hız sınırlarını hiçe saymak, kazayı kaçınılmaz kılmaktadır. Motosiklet kullanımı, yüksek dikkat, defansif sürüş teknikleri ve tam konsantrasyon gerektirir. Güvenli sürüş sadece kask takmakla bitmez, yolu okumak, diğer araçların kör noktalarından kaçınarak görünür olmak ve sınırları bilmekle sağlanır.&quot; değerlendirmesinde bulundu.

Trafik güvenliğinin tek taraflı bir çabayla sağlanamayacağına işaret eden Çiftçi, başta otomobil olmak üzere diğer tüm araç sürücülerine de şu uyarılarda bulundu:

“Yalnızca motosiklet sürücülerine değil, trafikteki diğer tüm araç sürücülerine de büyük sorumluluk düşüyor. Lütfen yolların sadece dört tekerlekli araçlara ait olmadığını, motosikletlerin de trafiğin doğal ve yasal bir parçası olduğunu aklımızdan çıkarmayalım. Şerit değiştirirken, dönüş yaparken veya aracımızın kapısını açarken mutlaka aynalarımızı iki kez kontrol edelim. Motosikletlerin trafikte kapladığı alana saygı gösterelim ve onları tehlikeye atacak sıkıştırmalardan kaçınalım. Unutmayalım ki trafikte karşılıklı dikkat, saygı ve empati hayat kurtaran en büyük kuraldır.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 20:49:13 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Tur şirketi battı, yüzlerce kişi mahsur kaldı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/tur-sirketi-batti-yuzlerce-kisi-mahsur-kaldi/1765886/</guid>
		   <description>İbadet için gittikleri kutsal topraklarda anlaşma yaptıkları tur şirketi tarafından mağdur edilen 177 kişi yurda döndü. Tur şirketinin iflası sonrası kutsal topraklarda mahsur kalan vatandaşlar devlet desteğiyle Türkiye’ye getirildi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/tur-sirketi-batti-yuzlerce-kisi-mahsur-kaldi-5760.jpg" />
Umre vazifesini yerine getirirken anlaştıkları tur şirketinin ödemelerini yapmaması nedeniyle kaldıkları otellerden çıkarılmak istenen ve Türkiye’ye gelmek için uçak biletleri alınmayan vatandaşların yurda dönmesi için yapılan girişimler olumlu sonuçlandı.

AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İnci’nin girişimleri sonucu 177 kişi, Türk Hava Yollarına ait uçakla gece saatlerinde İstanbul’a geldi.

Havalimanında umreden dönen vatandaşları karanfille karşılayan İnci, gazetecilere, yüzlerce kişinin mağdur olduğunu ve durumu çözmek için büyük bir çaba harcadıklarını söyledi.

“Anlaştıkları tur şirketinin iflas ettiği haberiyle mağduriyet yaşadılar&quot;

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleriyle mağdur vatandaşların Türkiye’ye getirildiğini belirten İnci, şöyle devam etti:

“600’e yakın vatandaşımız umre için gittiği kutsal topraklarda mağdur oldu. Anlaştıkları tur şirketinin iflas ettiği haberiyle mağduriyet yaşadılar. Cumhurbaşkanı’mızın vatandaşlarımızı Türkiye dışında bırakması mümkün değildi ve onun destekleriyle hacılarımızı yurda getirdik. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’mıza, Türk Hava Yolları Genel Müdürü’ne de teşekkür ederiz. Bugün ilk kafile geldi. Bütün hacıları getireceğiz. Buradan otobüslere biniyorlar. Sakarya’ya doğru yola çıkacaklar. Fakat bundan sonra başka firmalar adına benzeri durumlar yaşanmaması için gerekli adımlar atılacak.&quot;

Umreden dönenlerden Mehmet Zeyneloğlu ise yaşanan zorluklara rağmen ibadetlerini yerine getirdiklerini söyledi.

İlk 10 günün iyi geçtiğini belirten Zeyneloğlu, “Gittiğimiz firmanın iflas ettiğini ve bizim otelden çıkmamız gerektiği söylendi. Tabii ki biz orada bir panikledik. Sonra yaptığımız görüşmelerde kendi cebimizden ekstra para verip kaldık. Sonra yurda dönemedik. Sağ olsun Cumhurbaşkanı’mız ve milletvekilimiz araya girdi, biletlerimiz alındı, geldik. Firmaları iflas ettiği için ortada kalan bazı vatandaşlar Medine’ye gidemedi. Bazıları sokakta kaldı, bir süre sonra otellere tekrar yerleştirildi&quot; diye konuştu.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 20:46:46 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Doğum izni uzatılıyor</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/dogum-izni-uzatiliyor/1765885/</guid>
		   <description>Doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeyi de içeren kanun teklifi halen doğum izninde olan kadınların da yararlanması amacıyla TBMM Genel Kurulu gündeminin ilk sırasına alınarak bu hafta görüşülecek ve yasalaştırılacak.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/dogum-izni-uzatiliyor-1014.jpg" />
Sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi TBMM Genel Kurulu gündeminin ilk sırasına alınacak.

Genel Kurul, 7 Nisan Salı günkü birleşiminde bu kanun teklifinin görüşmelerine başlayacak. Siyasi parti grupları ortak hareket ederek halen izinde olan kadınların da doğum izni düzenlemesinden yararlandırılması amacıyla teklifin bu hafta yasalaştırılması planlanıyor.

Teklifteki düzenlemeler şöyle:

– Kadınlara verilecek doğum izni 16 haftadan 24 haftaya çıkarılacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, analık izni süresi dolmuş ancak doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süresi henüz tamamlanmamış olan personele talepleri halinde 8 hafta ilave analık izni verilebilecek.

– Bir veya daha fazla çocuğa koruyucu aile olan memura, çocuğun teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.

– İşçiye, eşinin doğum yapması halinde verilecek ücretli izin süresi 5 günden 10 güne yükseltilecek.

– Yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması halinde, ilgili Kanun’da belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek.

– Sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak.

– Oyun platformu usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak.

– Teklife ihdas edilen yeni madde ile analık izni süresi dolmuş ancak doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süresi henüz tamamlanmamış olan personele talepleri halinde 8 hafta ilave analık izni verilebilecek.

– Çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılacak, ihtiyaç halinde bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanacak.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 20:45:51 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Adım adım kentsel dönüşüm kredisinin detayları</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/adim-adim-kentsel-donusum-kredisinin-detaylari/1765883/</guid>
		   <description>İstanbul’da riskli yapıların dönüşümü için Dünya Bankası finansmanıyla sağlanan 3 milyon liralık kredi paketi devreye alındı. 0,69 faiz oranı, 180 ay vade ve ilk yıl ödemesiz dönem gibi avantajlar sunan dev destekten kimlerin, hangi şartlarla yararlanabileceği belli oldu.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/adim-adim-kentsel-donusum-kredisinin-detaylari-8890.jpg" />
Bakan Kurum, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, “İstanbul için sunduğumuz 3 milyon liralık yeni kentsel dönüşüm kredisinde, &apos;Nasıl başvuru yapılır? Kredi koşulları neler?’ Dev destek paketimize dair merak edilenler.&quot; ifadelerine yer verdi.

Bakan Kurum’un paylaşımında yer alan kentsel dönüşüm projesinin detayları şöyle:

Birinci kategori: Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde, kendisi ve hane halkı bireyleri üzerinde riskli yapıdaki bağımsız birim haricinde tapuda kayıtlı başkaca konut bulunmayan malikler.

İkinci kategori: Orta ve düşük gelirli (hane geliri belirli bir eşiğin altında olanlar)

Üçüncü kategori: Şehit aileleri, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimleri, emekliler, en az yüzde 40 oranında engelli vatandaşlar veya hane halkı reisinin bu bireylere bakmakla yükümlü olduğu haneler, hane halkı reisi kadın olan haneler.

Dördüncü kategori: A sınıfı Enerji Kimlik Belgesine sahip binalar için yıllık yüzde 0,50, B sınıfı Enerji Kimlik Belgesine sahip binalar için yıllık yüzde 0,25 oranında faiz indirimi yapılacak. Örneğin 4 kategoriyi birden karşılayan vatandaşlar (0,25 + 0,25 + 0,25 + (A sınıfı) 0,50= yıllık 1,25 oranına varan indirimden faydalanabilecek.&quot;

Başvuru şartları

Bakan Kurum’un paylaşımına göre, krediye başvurmak isteyenlerin, açık devam eden icra, haciz kaydı olmaması gerekiyor. Kredinin aylık taksit ödeme tutarının, belgelendirilmiş hane halkı aylık gelirine oranının yüzde 70’i aşmaması isteniyor.

Murat Kurum, başvuru ve sözleşme detaylarına ilişkin de şu bilgileri paylaştı:

Gerçek kişi riskli yapı malikleri, dönüşüm için Bakanlığın ŞANTİYE-M sistemine kayıtlı lisanslı müteahhitlerle anlaşır. Tüm yetki belgelerinin sisteme yüklenmesi gerekir.

Yapım ruhsatını alan müteahhit, e-Devlet üzerinden ARAAD (AFDİS) sistemine giriş yaparak proje bilgi ve belgelerini sisteme yükler, projeyi kaydeder ve Başkanlık onayına gönderir.

Müteahhit başvurusunun Başkanlık tarafından onaylanmasının ardından hak sahipleri, e-Devlet üzerinden ARAAD (AFDİS) sistemine giriş yaparak ön başvurularını tamamlar. Ardından gerekli evraklarla birlikte protokol imzalanan banka şubesine fiziki başvuruda bulunurlar.

İlk yıl ödemesiz 3 milyon liraya kadar kredi

Öte yandan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, kentsel dönüşümle ev ve iş yerlerini yenilemek isteyen İstanbullular, Bakanlık koordinasyonunda, Dünya Bankası finansmanıyla yürütülen “İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi&quot; İADŞP kapsamında 3 milyon liraya varan kentsel dönüşüm kredisinden faydalanabilecek.

Proje kapsamında İstanbul’da Dünya Bankası aracılığıyla ilk yıl ödemesiz, 180 ay vade, 0,69 faiz oranıyla, 3 milyon liraya kadar kredi finansmanı sunulacak.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 20:44:09 +0300</pubDate>
		   </item>
			</channel>
</rss>