<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:image="http://purl.org/rss/1.0/modules/image/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Haber16 - Bursa Haberleri, Bursa Haber, Son Dakika Haberler, Haberler - Haberler</title>
    <description>Bursa haberleri, son dakika bursa güncel haberler, Bursa haber ve Türkiye gündemine ait en son haberler, haber, son dakika, gündem haberleri haber16.com da.</description>
    <link>https://www.haber16.com</link>
    <atom:link href="https://www.haber16.com/xml/rss_google.php?KatId=7" rel="self" type="application/rss+xml" />    
<item>
		   <title>Kılıçdaroğlu&#39;na hapis cezası</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/kilicdaroglu-na-hapis-cezasi/1766108/</guid>
		   <description>CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a 2013 yılındaki başbakanlığı döneminde hakaret ettiği gerekçesiyle Mersin’de yargılandığı davada 11 ay 20 gün hapis verildi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/kilicdaroglu-na-hapis-cezasi-8022.jpg" />
Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Kemal Kılıçdaroğlu katılmadı, avukatı ise Ankara’dan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Cumhuriyet savcısı, esasa ilişkin mütalaasında Kılıçdaroğlu’nun “kamu görevlisine karşı hakaret&quot; suçundan cezalandırılması yönünde görüş sundu.

Duruşmada, Kılıçdaroğlu’nun avukatı aracılığıyla mahkemeye sunduğu yazılı savunması okundu.

Beyanları dinleyen hakim, Kılıçdaroğlu’na Erdoğan’a yönelik 2013’teki sözleri nedeniyle “kamu görevlisine karşı hakaret&quot; suçundan 11 ay 20 gün hapis verilmesi yönünde hüküm kurdu. Hakim, söz konusu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kararlaştırdı.

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında Mersin’de çeşitli mitinglerde yaptığı konuşmalarda Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle “kamu görevlisine karşı hakaret&quot; suçundan dava açılmış, Kılıçdaroğlu’nun 2013 yılında Ankara mitingindeki benzer ifadelerine yönelik suçlamaları içeren dosyanın da Mersin’deki davayla birleştirilmesine karar verilmişti.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 17:23:49 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Mezarlıkta gizemli kıble farkı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/mezarlikta-gizemli-kible-farki/1766107/</guid>
		   <description>Sivas’ın Şarkışla ilçesindeki mezarlıklarda, Garnizon Şehitliği’ndeki kabirlerin sivil mezarlardan farklı kıble yönlerinde yer aldığı gözlemlendi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/mezarlikta-gizemli-kible-farki-4883.jpg" />
Sivas’ın Şarkışla ilçesindeki Yıldırım Mezarlığı’nda bazı mezarların kıble yönünün birbirinden farklı oluşu dikkat çekiyor. Mezarlık içerisinde bulunan Garnizon Şehitliği’ndeki kabirler ile sivil mezarlıkların kıble yönleri farklılık gösteriyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Demir, “Bu mezarlıklarda profesyonel mezar kazıcı bulunamıyor. Onlar da kendi şartlarında belki bir önceki mezara denk getiriyorlar. Birbirine benzeterek kazınca bazen farklı bir açı ortaya çıkabiliyor&quot; dedi.



İlçe merkezindeki Yıldırım Mezarlığı’nda bazı mezarların kıble yönünün birbirinden farklı oluşu dikkat çekiyor. Mezarlık içerisinde bulunan Garnizon Şehitliği’ndeki kabirler ile sivil mezarlıkların kıble yönleri farklılık arz ediyor. Pusula ile yapılan kontrollerde Garnizon Şehitliği’ndeki mezar yerlerinin kıbleye uygun düzenlendiği dikkat çekerken, hemen yanındaki sivil mezarların yönlerinin değişiklik gösterdiği görüldü. Kıble yönlerinin özellikle şehitlikten farklı olduğu gözlenen mezarlar, dronla havadan görüntülendi.



&apos;FARKLI YÖNLERDE OLDUKLARINI GÖRDÜK’

İlçede yaşayan Zümre Sevim, “Mezarlıkların birbirinden farklı yönlerde olduklarını gördük. Bunu fark edince arkadaşımla bir araştırma yaptık ve bunu doğrulamak için de dron uçurduk. Dron ile de baktık. Buradaki mezarların yönünün aksine diğer taraftaki mezarlıklar daha farklı bir açıda duruyor&quot; dedi.



&apos;HASSAS DAVRANACAKLARDIR’

SCÜ İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Demir de konuyla ilgili müftülük yetkilileri ile görüşmeler yaptığını belirterek, “Konu benim de dikkatimi çekmişti. Müftülük personeli arkadaşlarımız ile görüştüğümüzde, bu durumu şöyle izah ettiler, bana da makul geldi. Özellikle şehitlerimizin mezarları çok özenli, sistemli ve bilimsel, teknolojik şekilde yapıldığı için ona oldukça özen gösteriliyor. Onların kıble ile ilgili isabete yüzde 100 derece şekilde duruyor. Diğer mezarlıklara gelince bugün için söylemeyelim. Öteden beri gelen uygulamalara dikkat ettiğimizde, bu mezarlıklarda profesyonel mezar kazıcı bulunamıyor. Onlar da kendi şartlarında belki bir önceki mezara denk getiriyorlar. Birbirine benzeterek kazınca bazen farklı bir açı ortaya çıkabiliyor. Hatta bir orandan da bahsedildi. ’45 derecelik bir açıyı müsamaha ile karşılıyoruz. Bunun dışında bir uygulama olursa, buna dikkat ediyoruz’ dediler. Defnedilmiş olan insanlarla ilgili bu tür tartışmalar yapılmasını doğru bulmuyorum. Cenaze ile ilgili hasletleri yerine getirmek bir vefa borcudur. Kıbleye göğsü gelecek olduktan sonra bir sorun olmaz. Artık teknoloji, bilim geliştiğine göre inanıyorum ki yetkililer, bu haberden sonra bu konuda daha hassas davranacaklardır. İnsanların kafalarını karıştıracak, &apos;Pusulaya uygun mu değil mi’ sorusuna mahal vermeden mezar kazan arkadaşlarımız buna dikkat ederler. Daha önceden mezarlar kazılıp hazır ediliyor. İlgili birimler kontrol ederler ve vatandaşlar böyle bir tedirginlik yaşamaz&quot; diye konuştu. (DHA)












</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 17:22:46 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Kan donduran olay!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/kan-donduran-olay/1766099/</guid>
		   <description>Kastamonu’da 8 aylık hamile eşini öldürdükten sonra yaklaşık 10 gün 1,5 yaşındaki çocuğuyla birlikte cesetle aynı evde yaşayan şahıs, içtiği sigara sebebiyle olay anını hatırlamadığını iddia ederek, “Tek hatırladığım 8 gün boyunca eşimin cesediyle uyumuşum&quot; dedi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/kan-donduran-olay-3309.jpg" />
Olay, 21 Nisan 2025’te İnönü Mahallesi Arnavut Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerindeki apartmandan kötü kokuların gelmesi üzerine binada yaşayan vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezini aradı. İhbar üzerine Civil ailesinin yaşadığı eve giren ekipler, 34 haftalık hamile Elif Civil’in cesediyle karşılaştı. Elif Civil’in, vücuduna aldığı 12 bıçak darbeleriyle öldürüldüğü, cesedin 10 günden fazla süredir evde olduğu belirlendi. Yaşanan olayın ardından harekete geçen Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ölen kadının kocası Berkan Civil’i (29) 1,5 yaşındaki çocuğu İ.C. ile birlikte Nasrullah Meydanı’nda yakaladı. Gözaltına alınan Berkan Civil tutuklandı.

Olayın ardından Berkan Civil hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “Eşe karşı kasten öldürme kasten öldürme&quot; suçundan dava açıldı. Davanın ilk duruşmasında, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulunurken, sanık SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı.

“Tek hatırladığım 8 gün boyunca eşimin cesediyle uyumuşum&quot;

Duruşmada savunma yapan Berkan Civil, “Olaydan önce ben, kapı komşum M.Ç.’yi telefonla aradım. Çarşıya inemeyeceğimi eve gelirken ekmek ve sigara almasını söyledim. Kapıyı tıkladı, açtım ekmek ve sigarayı aldım. Parasını da verdim. Sigarayı içtikten sonrasını da hatırlamıyorum. Tahlillerimde uyuşturucu çıktı mı, bilmiyorum. 4 gün kendimde değildim. Uyandığımda boğazımda kesik vardı, karnımda da kesikler vardı. Tek hatırladığım 8 gün boyunca eşimin cesediyle uyumuşum. Telefonum da olmadığı için arayamadım. Ben yaralıydım, eşim de öldürülmüş haldeydi. Telefonum yoktu, bulamadım. O yüzden de kimseyi arayamadım. Sigarayı içtikten sonra uyandığımda boğazım kesikti. Gömleğimde kan içerisindeydi. Korktuğum için kimseyi arayamadım, haber veremedim. 4 gün boyunca uyuya kalmışım. Korktum, çocuğumu kaybederim diye, o yüzden aramadım. Eşimle ara sıra anlaşmazlıklarımız olurdu. Her ailede olduğu gibi sorunlarımız olurdu. Fiziki olarak eşime bir şiddet uygulamadım. Ciğerim yanıyor, evladımı, eşimi kaybettim. Tek hazırladığım T.Ş.’nin kapıya gelip ekmek ve sigarayı bıraktığı, ardından bir süre sonra görüşünce, &apos;ben, sana demiştim’ diye cevap verdi. 10 gün sonra olay ortaya çıktı. Kan değerlerimde uyuşturucu çıktı mı bilmiyorum&quot; dedi.



“Ben babayım sonuçta, bilincimi kaybetsem de çocuğuma bakabilirim&quot;

Evde bulunan bıçaktaki DNA’sının daha önce ev işlerinde kullandığı için çıkmış olabileceğini iddia eden sanık, “Herhangi bir yere borcum yoktu. Herhangi birisiyle husumetim de yok. Ben işimde gücümde birisiyim, eşimin de kimseyle husumeti yoktu garibimin. Boya ve fayans işlerine gidiyorum, akşamları da kahvehanede çalışıyordum. Ben, 8 gün boyunca evde eşimin cesedini gördüm. Nasıl yaralandığımı hatırlamıyorum. Uyandığımda boğazım kesik, gömleğim de kan içerisindeydi. Yakalandığım güne kadar 8 gün boyunca dışarıya hiç çıkmadım. Herhangi bir madde kullanmadım. Olaydan 15 gün önce eşimle kavga ettiğimi söylüyorlar. Bunu kabul etmiyorum. Madem komşularımız kavga ettiğimizi duymuşlar, neden polisi aramamışlar&quot; diye konuştu.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına duruşmaya katılan avukatın, “4 gün boyunca kendine gelemediğini söylüyorsun. 1,5 yaşındaki çocuğun bakımını kim sağlamış, bunu açıklayabilir misiniz&quot; şeklindeki sorusuna cevap veren sanık, “Çocuğuma ben baktım. Ben, babayım, bilincimi kaybetsem de çocuğuma bakabilirim. Kendimde olmasam da hatırlamasam da çocuğuma bakabilecek durumdaydım&quot; şeklinde konuştu.

“Arada bir sigara alıp Berkan’a verirdim&quot;

Tanık olarak dinlenen komşu T.Ş. de, “Sanık ile 3 ay arkadaşlığımız oldu. Karşı kapı komşumdu. Olayı bilmiyordum. Yakalandığı gün ben Ankara’daydım. Ben evine bir bardak çay dahi içmeye gitmedim. Eşinin ismini bilmem. Bir kere evime geldi ve 5 dakika oturup gitti. Eşiyle ilgili bir sorunundan bahsetmedi. Eşini de 2 kere gördüm. Bir gece eşi ile sesleri geldi, kavgalarını duymuştum. Arada bir sigara alıp Berkan’a verirdim. İçimden gelirdi. En son olaydan 10 gün önce sigara alıp vermiştim. Paket sigaraydı. Kapının önünde ayakkabılık vardı, oraya bıraktım. Ben iki paket sigara almıştım, birisini Berkan’a verdim, diğerini kendime aldım. Benden sigara istememişti. Arayıp söylemedim, o bıraktığım yerden alıyordu&quot; ifadelerini kullandı.

T.Ş.’nin verdiği ifadenin ardından konuşan Berkan Civil, “Sen bana bunu nasıl yaptın, eşime nasıl kıydın?&quot; şeklinde tepki göstererek, “Adaletin tecelli etmesini diliyorum. Ailesinin şikayetçi olması umurumda değil. Ben onlardan daha düşkündüm eşime. Gereken araştırılsın. Adalete güveniyorum. İki elim T.Ş.’nin yakasında olacak. Eşimi kaybettim, evladım yetim kaldı. Her şey araştırılsın. Düne kadar ailesi de hayatımızda yoktu. Yazıklar olsun. Bir de tanıklık yapıyorlar&quot; dedi.

Kirayı ve aidatlarını ödemeyince eşini öldürdüğü ortaya çıktı

Berkan Civil’in ev sahibi S.G. de, “Elif’i hiç görmedim. Sanığın kira borcu vardı, ödeyemediler. Nisan ayında çıkacağını söyledi. Nisan ayı gelince 2 hafta boyunca aradım ama ulaşamadım. Ben de yöneticiyi aradım. Durumu anlattım. Yönetici ile birlikte daireye çıktık. Koku geliyordu, biz de polisi aradık&quot; diye konuştu.

“Ailesi bizi arayıp, &apos;kızınızı alın, yoksa öldürür denize atarız’ dediler&quot;

Elif Civil’in babası İ.Ç. de, “En son yüz yüze bir yıl önce İstanbul’da görüşmüştük. Yaşananları biz bilmiyoruz. Olaydan 3 ay önce sanığın annesi ve babası bizleri aradı, &apos;kızınızı alıp götürün, keser atarız, öldürürüz, geçinemiyorlar’ dediler. Biz de kızımızı arayıp durumunu sorduk, ’sorun yok, iyiyiz’ dediler. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum&quot; dedi.

Sanığın ailesini ve taraf avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:45:13 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Araç sahipleri dikkat! Yarın sona erecek</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/arac-sahipleri-dikkat-yarin-sona-erecek/1766096/</guid>
		   <description>Şehirlerarası yük ve yolcu taşıyan ticari araçlarda zorunlu olan, özel araçlarda ise can ve mal güvenliğiyle sorunsuz seyahat için hayati görülen kış lastiği uygulaması 15 Nisan itibarıyla sona erecek.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/arac-sahipleri-dikkat-yarin-sona-erecek-7918.jpg" />
AA muhabirinin derlediği bilgiye göre Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca, Karayolları Trafik Kanunu gereği yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan araçların kış lastiği takmaları, illerin hava ve iklim şartları dikkate alınarak yılın belirli dönemi için zorunlu tutuluyor. Söz konusu yetki, Bakanlıkça valiliklere de devredilebiliyor.

Araçların denetimi, Bakanlığın yetkilendirdiği personelin yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ticaret Bakanlığının sınır kapılarındaki birimleri ve belediyelerin denetim ekipleri tarafından yapılıyor. Kurala uymayan araç sürücülerine idari para cezası kesiliyor.

Türkiye genelinde 15 Kasım 2025’te başlayan kış lastiği takma zorunluluğu uygulaması, 15 Nisan Çarşamba günü sona erecek.

Kış lastiklerinin yazın kullanılmaması önem taşıyor

Kış lastikleri, 7 derecenin altındaki sıcaklıklar için üretildiğinden yazın kullanıldığında performansını kaybediyor.

Sıcak havalarda lastikler daha çok aşınacağı için erken aşınma, performans kaybı gibi sorunlara yol açıyor. Soğuk hava kullanımına göre tasarlanan kış lastikleri, yazın kullanıldığında yol tutuşunda ciddi azalmaya sebep oluyor, araç üzerindeki kontrolü olumsuz etkilerken yakıt tüketimini de artırıyor.

Mevsimine uygun olmayan lastik kullanımı, çevreye daha fazla karbon salımına yol açıyor. Mevsiminde doğru lastik kullanarak çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağlanmış oluyor.

Lastik değiştirme ücreti 1000 liradan başlıyor

Lastik sökme-takma işlemi 13 ve 14 inç jantlar için 1000 lira, 15, 16 ve 17 inç olanlar için 1250 lira, 18 ve üzeri inçler için 1500 lira olarak uygulanıyor.

Lastik oteli hizmeti ise 4 lastik için değiştirme ücreti düzeyinde sunuluyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:40:40 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Lisede silahlı saldırı Çok sayıda yaralı var</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/lisede-silahli-saldiri-cok-sayida-yarali-var/1766094/</guid>
		   <description>Şanlıurfa’da bir öğrenci, girdiği lisede etrafa rastgele ateş açtı. Çoğu öğrenci 16 kişi yaralandı. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, okulun eski bir öğrencisi olan saldırganın intihar ettiğini açıkladı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/lisede-silahli-saldiri-cok-sayida-yarali-var-3548.jpg" />
Hasan Çelebi Mahallesi’nde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrenci, av tüfeğiyle silahlı saldırı gerçekleştirdi.

Çevreye rastgele ateş açan saldırgan, olayda aralarında öğrencilerin de olduğu 16 kişiyi yaraladı.

ÖĞRENCİLERİ REHİN ALDI

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve özel harekat ekipleri sevk edildi. Saldırgan, rastgele ateş açtıktan sonra okul içerisinde girerek öğrencileri rehin aldı.

VALİ AÇIKLADI: SALDIRGAN İNTİHAR ETTİ

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, saldırganın okulun eski öğrencisi olduğunu söyledi ve 2007 doğumlu olduğu bilgisini verdi. Şıldak, yaralıların hastane sevk edildiğini bilgisini verirken, çoğunun öğrenci olduğunu söyledi.

Saldırganın okulun eski öğrencisi olduğunu, 9. sınıfta açık öğretime kaydolduğunu belirten Şıldak, saldırganın kendi silahıyla intihar ettiğini açıkladı.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA

İçişleri Bakanlığı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 2007 doğumlu ve okulun eski öğrencisi olduğu belirlenen Ö.K. tarafından silahlı saldırının gerçekleştirildiğini duyurdu.

Saldırıda ilk belirlemelere göre 10 öğrenci, 4 öğretmen, bir polis, bir kantin işletmecisinin yaralandığını dile getiren Bakanlık, “Yaralılarımız Siverek Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınmıştır.&quot; dedi.

Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:

“Saldırıyı pompalı tüfekle gerçekleştiren şahıs, olayın ardından aynı silahla intihar etmiştir. Olayla ilgili olarak güvenlik birimlerimiz tarafından geniş çaplı inceleme başlatılmış olup, gelişmeler kamuoyu ile paylaşılacaktır.&quot;

GÖRGÜ TANIĞI OLAY ANINI ANLATTI

Bir görgü tanığı, saldırganın silahla lise bahçesine girdiğini ifade edip “Önce bahçede sonra ise okula rastgele ateş açtı.&quot; dedi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:37:14 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Suç örgütüne dev operasyon</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/suc-orgutune-dev-operasyon/1766093/</guid>
		   <description>Bursa merkezli olmak üzere İstanbul ve Çorum’da suç örgütüne yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. İki ayrı soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden 11’i tutuklandı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/suc-orgutune-dev-operasyon-230.jpg" />
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince &apos;Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’, &apos;Nitelikli yağma’, &apos;Tehdit’, &apos;Mala zarar verme’ ve &apos;Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarına yönelik yürütülen 2 ayrı soruşturma kapsamında operasyon düzenlendi.



9 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI

5 Nisan’da Nilüfer ilçesinde bir iş yerinin kurşunlanması sonrası yurt dışındaki firari örgüt yöneticisinin talimatıyla hareket ettikleri belirlenen K.B., P.T., A.H.G., M.Ş., M.D.Ç., M.K., H.R.Y., Z.Ç. ve V.Ü. isimli 9 şüpheli tespit edildi. Şüphelilere yönelik Bursa merkezli İstanbul ve Çorum’da Özel Harekat destekli eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerin İstanbul’da saklandıkları adreste yapılan aramada, eylemde kullanıldıkları değerlendirilen 3 ruhsatsız tabanca ile 36 fişek ele geçirilirken; 9 kişi gözaltına alındı.



KURYE KIYAFETİ VE KASKLA YAĞMA YAPTILAR

Diğer soruşturmada B.Ü. isimli kişiye yönelik gerçekleştirilen olayda, şüphelilerin kurye kıyafeti ve motosiklet kaskı takarak ofise girdikleri, silah zoruyla alıkoyarak yağma yaptıkları belirlendi. Bu olayda da yurt dışındaki firari örgüt yöneticisinin talimatıyla karıştıkları tespit edilen M.Y., A.D., S.G. ve Y.S. isimli 4 şüpheli, düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Toplam 13 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edildi. Şüphelilerden 11’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. (DHA)










</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:35:50 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/mansur-yavas-hakkinda-sorusturma-izni/1766097/</guid>
		   <description>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş hakkında seçim mitingi kapsamında belediyenin imkanlarını kullandığı iddiasıyla soruşturma izni verildi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/mansur-yavas-hakkinda-sorusturma-izni-1504.jpg" />
İçişleri Bakanlığı, 2023 yılında Karabük’te düzenlenen bir seçim mitingi kapsamında, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait bazı araçların kullanıldığı iddiasıyla Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verdi.

Bakanlık, ilk soruşturmayı eski Fen İşleri Daire Başkanı Aziz Murat Seyrek hakkında verdiği öğrenildi. Ancak, bu araçları seçim çalışması kapsamında belediye başkanından habersiz kullanılamayacağı düşünülerek Yavaş hakkında yeni soruşturma izni verilmiş oldu.

Yavaş’ın Danıştay 1. Dairesi’ne 10 gün içinde itiraz etme hakkı bulunuyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:41:21 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Bakan Gürlek&#39;ten &apos;Gülistan Doku&#39; açıklaması: Ucu nereye giderse gitsin araştırılmaktadır</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/bakan-gurlek-ten-gulistan-doku-aciklamasi-ucu-nereye-giderse-gitsin-arastirilmaktadir/1766087/</guid>
		   <description>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmaya ilişkin, “Kamu vicdanında derin iz bırakan bu soruşturma, tüm yönleriyle yeniden ele alınmakta; hiçbir şüphe ve iddia göz ardı edilmeden, ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılmaktadır&quot; dedi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/bakan-gurlek-ten-gulistan-doku-aciklamasi-ucu-nereye-giderse-gitsin-arastirilmaktadir-9320.jpg" />
Bakan Gürlek, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığımızca önemli bir adım atılmış; çok yönlü yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltı işlemleri gerçekleştirilmiştir. Kamu vicdanında derin iz bırakan bu soruşturma, tüm yönleriyle yeniden ele alınmakta; hiçbir şüphe ve iddia göz ardı edilmeden, ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılmaktadır. Bu zorlu ve kapsamlı süreci büyük bir sabırla takip eden Doku ailesinin acısını paylaşıyor; adaletin tecellisi için özveriyle görev yapan Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve hassasiyetle çalışan kolluk güçlerimize teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın &apos;Türkiye Yüzyılı, adaletin yüzyılı olacaktır’ vizyonu doğrultusunda; faili meçhul hiçbir olay kalmayana kadar, hukukun tüm imkanlarını seferber etmeye devam edeceğiz&quot; dedi. (DHA)
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:29:10 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Ünlülere yönelik soruşturmada 8 kişi tutuklandı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/unlulere-yonelik-sorusturmada-8-kisi-tutuklandi/1766076/</guid>
		   <description>İstanbulda ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 19 kişiden 11i tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 11 kişiden 8i tutuklandı, 3ü hakkında ise adli kontrol kararı verildi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/unlulere-yonelik-sorusturmada-8-kisi-tutuklandi-391.jpg" />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak", "fuhşa teşvik veya aracılık etmek" ve "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak" suçlamalarına ilişkin olarak yürütülen soruşturma kapsamında 8 kişi daha tutuklandı.

Tutuklananlar:

• Ali Yaşar Koz

• Cansel Ayanoğlu

• Mustafa Eyüp Çelik

• Mehmet Can Çelik

• Büşranur Çakır

• Elif Karaarslan

• Deniz Metin Yüksel

• Leha Ahsen Alkan

Serbest bırakılanlar:

• Özlem Parlu

• Gizem Melissa Alagöz

• Oğuz Sarpınar
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 20:54:02 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Gökçek&#39;in iddiasına ABB&#39;den yanıt gecikmedi</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/ankara-da-su-zammi-tartismasi-gokcek-in-iddiasina-abb-den-yanit-gecikmedi/1766074/</guid>
		   <description>"Ankarada su zammını iptal ettirdim" diyen AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçeke ABBden açıklama geldi. Belediye, "Bu kararın uygulanmasıyla birlikte maalesef 1 milyon 128 bin abonemiz suyu daha yüksek tarifeden kullanmak zorunda kalacaktır" dedi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/ankara-da-su-zammi-tartismasi-gokcek-in-iddiasina-abb-den-yanit-gecikmedi-3976.jpg" />
Ankarada su zammı tartışması alevlendi. AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğünün su tarifelerinde yaptığı zammın mahkeme kararıyla iptal edildiğini söyledi. Ankara Büyükşehir Belediyesi ise karar ile dar gelirlinin kullandığı indirimli tarifenin ortadan kalkacağını belirtti.

GÖKÇEK: "VATANDAŞIMIZIN HAKKINI SAVUNMAK İÇİN KONUYU YARGIYA TAŞIDIK"

AK Partili Gökçek, TBMMde basın toplantısı düzenledi. Gökçek, Ankara 5inci İdare Mahkemesinin, ASKİ Genel Müdürlüğünün su tarifelerinde yaptığı zam oranlarını iptal ettiğini söyledi. Gökçek, seçim öncesinde Mansur Yavaşın Ben suyu ucuzlatacağım dediğini söyleyerek, "Peki, gerçek ne oldu? Bırakın ucuzlatmayı, Ankaralı vatandaşlarımızın sırtına göreve geldiği günden bu yana yüzde 3 bini aşan zamlar yaptı. Yetmedi, son yaptığı zamları savunurken ne dedi? Biz zam yapmadık, çok su kullananlara yansıtıyoruz. Biz bu zamların ne enflasyonla ne maliyette açıklanamayacağını söyledik ve vatandaşımızın hakkını savunmak için konuyu yargıya taşıdık. Bugün geldiğimiz noktada mahkeme ne dedi, 2 ayrı bilirkişi raporu neyi ortaya koydu? Birinci bilirkişi raporunda konut ve iş yerlerinde suyu yüzde 93 zamlı sattığı ortaya çıktı. Sonra Büyükşehir itiraz etti ve ikinci bir rapor daha hazırlandı. Burada da 11 tane ayrı abone grubuna yüzde 31 zam yaptığı ortaya çıktı. Yani vatandaşa söylenen ile yapılan tamamen farklı. Su gibi temel bir insani hak, vatandaşın sırtından gelir kapısına çevrildi. Ankara Büyükşehir Belediyesi mahkemeye, Biz bu suyu yüzde 6,5 karla satıyoruz dedi. Peki, mahkeme ne dedi? Konut ve iş yerlerinde yüzde 93. 11 ayrı abone grubunda yüzde 31 zam yaptığını ispatladı. Vatandaşın cebinden haksız bir kazanç sağlanmıştır" dedi.

"ANKARALININ SOYULMASINA ENGEL OLDUK"

Gökçek, Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisinde çoğunluğun CHP grubunun elinde olduğunu belirterek, "CHP Meclis grubu vatandaşımıza adeta zulmetmiştir. Ankarada su kesintileriyle karşı karşıya kaldık. Vatandaşımız bidonlarla evlerine su taşıdı; ancak iş zam yapmaya gelince hiç tereddüt etmediler. Biz pazarlara gittik, esnafla konuştuk, vatandaşın elindeki faturaları gördük. İnsanlar bize, Buna sessiz kalmayın vekilim dedi. Çünkü faturalar inanılmaz bir boyuta ulaşmıştı. Biz de sessiz kalmayarak bu mücadeleyi verdik ve bugün Ankaralı hemşehrilerimizin bütçesinin soyulmasına engel olduk. Bugün mahkeme bu kararı iptal etti. Eğer aynı anlayışla aynı zihniyetle bu işi tekrarlamaya kalkarsa Sayın Mansur Yavaş biz yine buradayız. Yine yargıya gideriz. Yine bu hukuksuzluğu durdururuz. Bugün vatandaşın cebine uzanan o kirli elleri hukuk yoluyla durdurmuş olmanın gururunu ve sorumluluğunu taşımaktayım" diye konuştu.

BELEDİYE: İNDİRİMLİ TARİFE ORTADAN KALKTI

Öte yandan Ankara Büyükşehir Belediyesi, konuyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

"Kamuoyuna duyuru" başlığıyla yayınlanan açıklama şu şekilde:

“Suya zammı iptal ettirdim&quot; diyen AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçekin sözleri gerçeği yansıtmamaktadır.

İşin aslı; dar gelirlinin kullandığı indirimli tarifeyi ortadan kaldırarak suyun daha pahalıya kullanılmasına neden olacaktır.

Bu kararın uygulanmasıyla birlikte maalesef 1 milyon 128 bin abonemiz suyu daha yüksek tarifeden kullanmak zorunda kalacaktır.

Bugün indirimli tarifeden yararlanan aboneler suyun metreküpünü yaklaşık 46 liradan öderken, bu karar sonrası 51 liradan ödemeye başlayacaktır. Yani Ankaradaki abonelerin yüzde 66’sı bu karardan doğrudan etkilenecektir. Ve hiç istemesek de mahkeme kararı sonrası yüzde 10 zam faturaya yansıtılmış olacaktır.

Altını özellikle çizelim:
Mahkeme bu kararı “ASKİ suyu pahalı satıyor&quot; diyerek vermemiştir. Karar tamamen usule ilişkindir. Yani mahkeme “su fiyatı yüksektir&quot; dememekte; bu düzenlemenin meclis kararıyla değil, ilgili mevzuatta öngörülen yöntemle yapılması gerektiğini belirtmektedir.

Ancak sonuç değişmemektedir.
Bu karar; suyu tasarruflu kullanan vatandaşı değil, villasının havuzunu doldururken suyu sınırsız bir kaynak gibi tüketenleri sevindirmiştir.

Gerçek tabloyu bir kez daha hatırlatalım:
2014–2017 yılları arasında babası Ankara’da suyun metreküp fiyatını 1,7–1,8 dolardan satıyordu.
2019–2022 döneminde bu rakam 1 doların altına düşürülmüştür.
Bugün ise yaklaşık 1,02 dolar seviyesindedir.
Yani tüm maliyet artışlarına rağmen Ankara’da su, geçmiş döneme göre hâlâ daha düşük bir seviyede sunulmaktadır.

Üstelik kademeli tarifenin uygulandığı elektrik ve doğalgaz başta olmak üzere, malzeme ve işçilik maliyetlerinde son yıllarda çok ciddi artışlar yaşanmıştır. Suda kademeli tarife uygulaması ise vatandaşımızı korumak ve tasarrufu teşvik etmek amacıyla hayata geçirilmiştir.

Nitekim bu uygulama amacına ulaşmıştır:
• 0–15 m³ su kullanan abonelerin oranı %85’tir ve bu kesim zamlı tarifeden etkilenmemektedir.
• 10 m³ altında tüketim yapanların oranı %55’ten %66’ya yükselmiştir.
• Aylık 30 m³ ve üzeri tüketim yapan %3’lük kesimin toplam tüketimdeki payı %20’den %11’e düşmüştür.

Ve şimdi açık açık soruyoruz:

10 metreküpün altında su kullanan, yani korunması gereken vatandaşın indirimini iptal ettiren siz değil misiniz?

Bugün çıkıp “Ankaralının hakkını savunuyoruz&quot; demekle gerçekler değişmez.
Bu kararın sorumluluğu da, faturası da ortadadır. Bu yapılan, Ankaralının değil; kendisi gibi villasının havuz dolduranların hakkını savunmaktır."

KAMUOYUNA DUYURU pic.twitter.com/gNHFxUxhTN

— Ankara Büyükşehir Basın (@abbbasin) April 13, 2026

Kaynak: DHA
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 20:48:12 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>11 yıl sonra aynı evde aynı acı!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/11-yil-sonra-ayni-evde-ayni-aci/1766073/</guid>
		   <description>Amasya’da sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen Mehmet Ali Zeren ile oğlu Alper Zeren hayatını kaybetti.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/11-yil-sonra-ayni-evde-ayni-aci-2088.jpg" />
Amasya’da Kurşunlu Mahallesi’ndeki evde birlikte yaşayan Mehmet Ali Zeren (64) ile oğlu Alper Zeren’e (39) telefonla ulaşmaya çalışan yakınları, cevap alamayınca eve gitti. Baba-oğulun yakınları, içeride telefonun çaldığını duyunca durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.

İhbar üzerine adrese sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, baba ve oğlunu hareketsiz buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Mehmet Ali Zeren ile oğlu Alper Zeren’in sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybettiği belirlendi.

Gözyaşlarına boğulan yakınlarını polisler sakinleştirdi. Mehmet Ali Zeren ile oğlunun cenazeleri, savcılık incelemesinin ardından morga kaldırıldı.

Öte yandan aynı evde 2015 yılında da aynı evde Mehmet Ali Zeren’in eşi Yasemin Zeren (50) ile oğlu Anıl Ali Zeren’in (14) karbonmonoksit gazından zehirlenip yaşamını yitirdikleri belirtildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

KARBONMONOKSİT ZEHİRLENMESİ NEDİR, NEDEN OLUR? TOPLUCA ÖLÜMLERE YOL AÇABİLİYOR

Karbonmonoksit renksiz, tatsız, kokusuz, yanıcı zehirli bir gazdır. Vücuda solunum yolu ile girer ve doğrudan kana geçerek oksijen alımını engeller, zehirlenme ve ölüme neden olur.

Karbonmonoksit zehirlenmeleri sıklıkla; kapalı ortamlarda açık ocaklar, bacası çekmeyen soba, şofben, bacasız gaz sobalarında yakıtın iyi yanmaması nedeniyle meydana gelir. Karbon monoksitle meydana gelen zehirlenmelerde kısa süre içerisinde tıbbi müdahale yapılmaz ise ölümle sonuçlanabilmektedir.

Özellikle soba dumanına bağlı karbonmonoksit zehirlenmeleri topluca ölümlere yol açmaktadır. Bir aileden çok sayıda kişi aynı anda kaybedilmektedir. Alınacak tedbirlerle karbonmonoksit zehirlenmesine bağlı ölümler önlenebilir ölümlerdir.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 20:36:21 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Feci kaza: 4&#39;ü futbolcu 6 kişi yaralandı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/feci-kaza-4-u-futbolcu-6-kisi-yaralandi/1766068/</guid>
		   <description>Sivas’ta taksi ile otomobilin çarpıştığı kazada 4’ü Sivasspor Kulübünün altyapı futbolcusu olmak üzere 6 kişi yaralandı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/feci-kaza-4-u-futbolcu-6-kisi-yaralandi-3898.jpg" />
H.Ö. yönetimindeki 58 T 0646 plakalı taksi ile İ.Ü. idaresindeki 58 ABY 275 plakalı otomobil, Gültepe Mahallesi Ankara-Erzincan kara yolu Sivasspor Tesisleri önünde çarpıştı.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık, AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada sürücüler ile takside bulunan Özbelsan Sivasspor’un altyapı futbolcuları Ayaz Şentürk, Burak Şahin, Ebubekir Atıcı ve Ahmet Talha Yılmaz yaralandı.

Kentteki hastanelerde tedavi altına alınan yaralılardan Burak Şahin’in hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Kazada yaralanan altyapı futbolcularının kulübe gittikleri öğrenildi.

Sivasspor Kulübü de yayımladığı mesajda futbolcuları için “geçmiş olsun&quot; dileğinde bulundu.

Mesajda, şunlar kaydedildi:

“Kulüp tesislerimiz önünde meydana gelen trafik kazasında, altyapımızda forma giyen U-13 takımımıza mensup 4 sporcumuzun içinde bulunduğu araç kazaya karışmıştır. İstanbulspor karşılaşması öncesinde top toplayıcı görevleri kapsamında tesislerimize doğru hareket halinde olan sporcularımızın sağlık durumları, olayın hemen ardından sağlık ekiplerimiz tarafından yakından takip altına alınmıştır. İlk müdahaleleri yapılan oyuncularımızın genel sağlık durumlarıyla ilgili detaylı kontroller sürmekte olup, kulübümüz süreci titizlikle takip etmektedir. Sporcularımızın ve ailelerinin yanında olduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunarız. Yaşanan bu üzücü olay nedeniyle başta sporcularımız olmak üzere ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, en kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz. Gelişmelere ilişkin kamuoyu bilgilendirmeleri tarafımızca yapılmaya devam edecektir.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 15:17:55 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>&apos;İmamoğlu&#39; davasının 20&#39;nci duruşması başladı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/imamoglu-davasinin-20-nci-durusmasi-basladi/1766067/</guid>
		   <description>“İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü&quot;ne ilişkin 92’si tutuklu 5’i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 20’nci duruşması başladı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/imamoglu-davasinin-20-nci-durusmasi-basladi-4785.jpg" />
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu’nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP’li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşmada söz alan sanık Ekrem İmamoğlu, tutuklanmasının ardından Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney ve bir kısım arkadaşının bu dosyaya eklendiğini söyledi.

Bu sanıklarla aynı cezaevinde kaldıklarını belirten İmamoğlu, “Duruşmaya ne zaman katılacağı konusunda bir bilgi sahibi olmadığını dün gece bana ifade etti. Aynı şekilde bir eylem eklenecek mi ya da olan bir eyleme mi dahil olacak? Bu hususlarda da bilgi sahibi değil. Bunların hepsi doğal olarak beni ilgilendirdiği için de bunu burada ifade ediyorum.&quot; şeklinde beyanda bulundu.

İmamoğlu, bazı sanıkların 11 aydır tutuklu olduğunu, bugün 2 sanığın savunmasının bitebileceğini, dinlenen sanıklar hakkında karar çıkmasında bir engel olmadığını düşündüğünü belirtti.

Geçen hafta savcının kendisine “Haddinizi aşarsanız, haddinizi bildiririz.&quot; dediğini anımsatan ve mahkemenin savcının söylemi karşısında nasıl hareket edeceğini soran sanık İmamoğlu, “Çünkü tavrınız ve alacağınız kararlar benim kişisel hak ve hürriyetim açısından önemlidir. &apos;Hayır, biz bir tedbir almıyoruz, kişisel tedbirini al.’ derseniz ben kişisel tedbirimi de almak için elimden gelen gayreti göstereceğim.&quot; dedi.

Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan’ın, bu konuya ilişkin bir tedbirlerinin olmadığını söylemesi üzerine İmamoğlu, “O tehdide karşılık da gerekeni yapacağımdan hiç kuşkunuz olmasın.&quot; diye cevap verdi.

Duruşma, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanlığını yapan tutuklu sanık Necati Özkan’ın savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı “ihbar eden&quot; sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı “suçtan zarar gören&quot; sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi “müşteki&quot;, 89’u tutuklu, 7’si firari, 5’i “müşteki sanık&quot; olmak üzere toplam 407 kişi “sanık&quot; olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014’ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, “İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu&quot;na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu’nun “örgüt elebaşı&quot;, tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu’nun da “örgüt yöneticisi&quot; olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu’na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77’sinin Fatih Keleş’e, 35’inin Murat Ongun’a, 8’inin Ertan Yıldız’a, 7’sinin Hüseyin Gün’e, 6’sının Murat Gülibrahimoğlu’na ve 6’sının da Adem Soytekin’e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “suç işleme amacıyla örgüt kurmak&quot;, “kişisel verilerin kaydedilmesi&quot;, “kişisel verileri ele geçirme ve yayma&quot;, “suç delillerini gizleme&quot;, “haberleşmenin engellenmesi&quot;, “kamu malına zarar verme&quot;, “rüşvet&quot;, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma&quot;, “irtikap&quot;, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık&quot;, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama&quot;, “ihaleye fesat karıştırma&quot;, “çevrenin kasten kirletilmesi&quot;, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet&quot;, “Orman Kanunu’na muhalefet&quot; ve “Maden Kanunu’na muhalefet&quot; suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş’in 48 kez “rüşvet&quot;, “rüşvet alma&quot;, “rüşvet verme&quot;, 55 kez “ihaleye fesat karıştırma&quot;, 39 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık&quot;, 8 kez “suç gelirlerini aklama&quot;, “Maden Kanunu’na muhalefet&quot;, “Orman Kanunu’na muhalefet&quot;, “çevre kirliliğine neden olma&quot;, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet&quot;, “irtikap&quot;, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme&quot; ile “haberleşmenin engellenmesi&quot; suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun’un “rüşvet&quot;, 53 kez “ihaleye fesat karıştırma&quot;, 33 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık&quot;, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme&quot;, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma&quot; ile “suç gelirlerini aklama&quot; suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız’ın “rüşvet&quot;, “ihaleye fesat karıştırma&quot;, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık&quot; suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin’in “rüşvet&quot;, “zincirleme şekilde rüşvet&quot;, “irtikap&quot; ve “suç gelirlerini aklama&quot; suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu’nun “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık&quot;, “suç gelirlerini aklama&quot;, “evrakta sahtecilik&quot;, “Maden Kanunu’na muhalefet&quot;, “Orman Kanunu’na muhalefet&quot;, “çevre kirliliğine neden olma&quot; ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet&quot; suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün’ün “suç işlemek amacıyla örgüt kurma&quot;, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme&quot; suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında “etkin pişmanlık&quot; hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez “rüşvet alma&quot;, 2 kez “irtikap&quot;, “kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi&quot;, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme&quot; ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma&quot; suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın ise 7 kez “rüşvet alma&quot; ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma&quot; suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 15:03:09 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Adreslere tebligat gelmeye başladı!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/adreslere-tebligat-gelmeye-basladi/1766066/</guid>
		   <description>Koronavirüs pandemisiyle birlikte sayıları hızla artan esnaf kuryelere yönelik olarak Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği harekete geçti.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/adreslere-tebligat-gelmeye-basladi-8313.jpg" />
Yüz binlerce kişiyi ilgilendiren üyeliğe ilişkin detaylar belli oldu. İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, esnaf kurye olarak bilinen motokuryeleri sicil tesciline davete çağıran mektup gönderdi.

Her ay 150 bin lira civarında fatura kesen motokuryelerden kimlik fotokopisi, vergi levhası, 2 adet resimle başvuru yapılıyor.

NE KADAR AİDAT TALEP EDİLİYOR?

2026 yılında 3 bin 550 lira kayıt ücreti, yıllık 3 bin 310 lira aidat, 331 lira da hizmet karşılıkları ve belge ücreti tahsil edilecek.

ODALARIN AİDAT GELİRLERİ ARTACAK

Yüz binlerce motokurye olduğu düşünüldüğünde yasal şartlar dahilinde çalışmak isteyenlerin bu ücretleri ödemesi gerekiyor.



 

AVANTAJLARI NELER?

Esnaf odasına genelde düşük faizli kredi, hibe ve teşviklerden yararlanmak için kayıt olunuyor. Halkbank’ın verdiği sıfır faizli ya da düşük faizli, uzun vadeli kredilerle araç değişimlerinde avantaj sağlanıyor. İşletme sermayesi ihtiyaçlarınızın karşılanmasına yönelik 1 milyon liraya kadar, işyeri ve taşıt alımına yönelik olarak 2 milyon 500 bin liraya kadar yatırım kredisi veriliyor.



 

MOTOKURYELER İSYAN EDİYOR

Uzun yıllardır sektöre emek harcayan motokuryeler, SRC belgesi, P1 belgesi, çanta işleme, koruma ekipmanları, BAĞ-KUR primi, muhasebe ücreti, benzin, yeme-içme, motor bakımı, motor arızası, trafik cezası, motorun trafik sigortası gibi giderlerinin bulunduğunu ve kaza anında güvencelerinin olmaması gibi sorunlarla boğuştuklarını, kaza sonrası sakat kalma gibi durumlarda işsiz kalma ihtimalinin bulunduğunu belirtirlerken şimdi de esnaf odalarının sicil tesciline para vereceklerini öne sürerek mesleğin bitirildiğini iddia ediyorlar.



 

SİCİLE TESCİLE DAVET MEKTUBUNDA NELER YAZIYOR?

İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğü’nün esnaf kuryelere gönderdiği davette, “5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 68’inci maddesi gereğince esnaf ve sanatkarlar çalışmaya başladıkları tarihten itibaren durumlarını otuz gün içinde bağlı bulundukları sicile tescil ve sicil gazetesinde ilan ettirmekle yükümlüdür.&quot; ibaresi yer alıyor.



 

“FAALİYETE SON VERİLİR&quot; HÜKMÜ VAR

Ayrıca “Esnaf Sanatkarlar Genel Müdürlüğü veritabanında yapılan çalışmalar sonucu, sicile kayıt işleminizi yaptırmadığınız anlaşılmıştır. Kanunun aynı maddesine göre bu yükümlülüğü yerine getirmediği tespit edilenlerin, sicilin bağlı olduğu Birlik tarafından ilgili makamlara bildirilmesi halinde, sicil kaydı yapılana kadar faaliyetlerinin durdurulacağı, yani işyerlerinin kapatılacağına amirdir.&quot; açıklaması bulunuyor.

PARA CEZASI KESİLEBİLİR

Bununla birlikte “5362 sayılı kanunun 67’nci maddesinin atıfta bulunduğu, “Türk Ticaret Kanunu’nun 33’üncü maddesinde &apos;bildirilen müddet içinde tescil talebinde bulunmayan ve imtina sebeplerini bildirmeyen kimse, sicil müdürünün teklifi üzerine, sicilin bağlı olduğu mahkeme kararıyla para cezasına mahkum edilir’ denilmektedir.&quot; uyarısında bulunuldu.

30 GÜN SÜRE VERİLDİ

İSTESOB’un davet mektubunun devamında “İşbu yazımızın tebliğinden itibaren 30 gün içinde sicil müdürlüğümüze müracaatla sicile tescil ve sicil gazetesinde ilan ettirme işleminizi tamamlamanızı, şayet bu yasal zorunluluğu yerine getirmemenizi gerekli kılan sebepler varsa, bunu da aynı süre içinde bildirmenizi, aksi takdirde yukarıda belirttiğimiz yasal yolları başvurmak zorunda kalacağımızı ayrıca mahkeme masraflarının da tarafınızdan talep edileceğini bildirmek isteriz&quot; ibaresi yer aldı.

MOTOSİKLETLER 50-200 BİN LİRA ARALIĞINDA

Motokuryelerin ilk işe başladıkları Çin malı motosikletler 50 bin lira seviyelerinden başlıyor. Arıza ve sorunları nedeniyle kısa sürede daha dayanıklı motora geçmek isteyen kuryeler 200 bin liraya yakın ödeme yaparak sorunsuz motorlara geçiş yapıyorlar.

VERGİ ÖDEMELERİNİ DÜŞÜK TUTUYORLAR

Motokuryelerin bazıları yüksek ciroları nedeniyle kestikleri faturalara karşılık fatura temin ederek düşük vergi ödüyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın vergi denetimleri sonucunda naylon faturaları tespit etmesi halinde esnaf kuryeler izaha davet ediliyor ve yeni vergi beyanında bulunmaları gerekiyor. Bu da ek vergi yükü ortaya çıkarıyor. Bu nedenle sosyal medyadaki ucuza fatura temin edenlerin ilanlarına itibar edilmemesi, verginin adil şekilde ödenmesi gerekiyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 15:01:59 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>67 ilde uyuşturucu operasyonları: 349 tutuklama</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/67-ilde-uyusturucu-operasyonlari-349-tutuklama/1766065/</guid>
		   <description>Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nca 67 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan operasyonlarda 580 kilogram uyuşturucu madde ile 1 milyon 108 bin 107 uyuşturucu hap ele geçirildi. Yakalanan 839 şüpheliden 349’u tutuklandı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/67-ilde-uyusturucu-operasyonlari-349-tutuklama-7308.jpg" />
İçişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgilere göre; Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nca 7-12 Nisan’da 67 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik kapsamlı çalışma yürütüldü. Bu kapsamda düzenlenen operasyonlara, 1329 ekip, 3 bin 322 personel, 16 hava aracı ve 39 narkotik dedektör köpeği katıldı. Operasyonlarda gözaltına alınan 839 şüpheliden 349’u hakimliklerce tutuklandı, 115’i hakkında adli kontrol kararı uygulandı, diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Güvenlik güçlerince yapılan aramalarda, 580 kilo 348 gram uyuşturucu madde ile 1 milyon 108 bin 107 uyuşturucu hap ele geçirildi.

Ekipler, İstanbul’da 174 kilo 750 gram skunk 13 kilo 70 gram metamfetamin ve 72 bin 300 ecstasy hapa el koydu. Van’da 68 kilo 200 gram skunk ve 14 kilo 120 gram metamfetamin ele geçirildi. Osmaniye’de 48 kilo 750 gram metamfetamin, Sivas’ta 27 kilogram metamfetamin ve 28 bin 56 sentetik hap, İzmir’de 24 kilo 626 gram esrar ve 16 kilo 500 gram skunk ile 259 bin 196 sentetik hap ve 101 bin 520 ecstasy hapa el konuldu. Polis, Batman’da 24 kilo 600 gram metamfetamin, Diyarbakır’da 17 kilo 400 gram skunk, Antalya’da 17 kilo 20 gram skunk, Bursa’da 15 kilo esrar ve 14 kilo 630 gram skunk, Düzce’de 11 kilo 830 gram skunk, Çorum’da 249 bin 473 sentetik hap, Ankara’da 169 bin 664 sentetik hap, Uşak’ta 73 bin 740 sentetik hap ve Konya’da 60 bin 536 sentetik hap ele geçirdi.

&apos;MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ’

Operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca bir asayiş meselesi olarak ele alınamayacağına dikkati çekti. Uyuşturucunun birçok suçu besleyen ana damarlardan biri olduğunu belirten Çiftçi, “Terör örgütlerinin finansmanı, organize suç ağlarının büyümesi, sokak şiddeti ve aile yapısındaki zedelenme doğrudan bu alandan beslenmektedir. Uyuşturucu tacirlerinin en büyük hedefi gençlerimizdir. İçişleri Bakanlığı olarak gençlerimizin zihinlerini, umutlarını ve geleceklerini karartmaya çalışan bu karanlık şebekelerle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bundan asla taviz vermeyeceğiz&quot; ifadelerini kullandı. (DHA)
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 15:01:03 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Binlerce kişiye polisliğe dönüş yolu açıldı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/binlerce-kisiye-polislige-donus-yolu-acildi/1766062/</guid>
		   <description>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sağlık şartları nedeniyle ilişiği kesilenlerin Emniyet teştkilatına geri döneceğini açıkladı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/binlerce-kisiye-polislige-donus-yolu-acildi-6281.jpg" />
Memurlar.net’e yer alan habere göre, İçişleri Bakanı Çiftçi, polis eğitim kurumlarından ilişiği kesilenlere yönelik yeni bir düzenleme yapıldığını söyledi.

Çiftçi, bir soruya yanıt verirken, “Evet, bu konuda da önemli bir adım atıyoruz. Polis eğitim kurumlarında sağlık şartları gerekçesiyle ilişiği kesilen, daha sonra yargı kararıyla geri dönüp mezun olan ancak yeniden memuriyetten çıkarılan vatandaşlarımıza yeni bir imkan tanıyoruz : Başvurmaları ve gerekli şartları taşımaları halinde bu kişiler Genel İdare Hizmetleri Sınıfında uygun kadrolara atanabilecek. Bu düzenlemeyle geçmişte yaşanan mağduriyetleri gidermeyi hedefliyoruz.&quot; dedi.

Ciftçi’nin yaptığı açıklamalar özetle şöyle:

“Emniyet teşkilatımızın rütbe ve kadro yapısında önemli bir düzenlemeye gidiyoruz. Emniyet müdürü ve emniyet amiri kadrolarının oranlarını artırırken, komiser ve komiser yardımcısı kadrolarında da dengeli bir yeniden yapılandırma yapıyoruz. Bu sayede polis okullarında daha tecrübeli rütbeli personelin görev almasını sağlayacağız. Aynı zamanda terfi sisteminde yaşanan tıkanıklıkları azaltacak ve üst rütbelere geçişte daha geniş bir personel havuzu oluşturacağız.&quot;

KADRO ŞARTLARI ŞEFAF HALE GELİYOR

“Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, polis eğitimine giriş şartlarını daha açık ve şeffaf hale getiriyoruz. İç Güvenlik Fakültesine öğrenci alımında aranan tüm kriterleri artık doğrudan kanun metnine yazıyoruz. Yaş, sağlık, güvenlik soruşturması, adli sicil, YKS puanı, fiziki yeterlilik ve mülakat gibi tüm şartlar açık bir şekilde belirlenecek. Ayrıca polis meslek yüksekokullarından fakültelere geçiş şartlarını da netleştiriyoruz.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Yemek siparişlerinde yeni dönem</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/yemek-siparislerinde-yeni-donem/1766060/</guid>
		   <description>Ticaret Bakanlığı, devreye aldığı düzenlemeyle yemek sipariş platformlarının restoranlardan tahsil ettiği tüm hizmet bedellerinin şeffaf hale getirildiğini, zorunlu ek ücret uygulamalarına son verildiğini ve kampanya süreçlerinde gönüllülüğün esas alındığını bildirdi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/yemek-siparislerinde-yeni-donem-9439.jpg" />
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, son dönemde sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımlarla kamuoyuna sıklıkla yansıyan şikayetlerde, yemek sipariş hizmeti sunan elektronik ticaret pazar yerlerinin restoranlarla kurduğu ticari ilişkilere yönelik eleştirilerin yoğunlaştığının görüldüğü belirtildi.

Bakanlığın, söz konusu gelişmeleri yakından takip ederek kapsamlı değerlendirmeler neticesinde düzenleme yapılmasını gerekli gördüğü kaydedilen açıklamada, bu kapsamda, elektronik ticarette şeffaflığın en üst düzeye çıkarılması, hizmet bedellerinin açık, anlaşılır ve tam anlamıyla öngörülebilir hale getirilmesi, tüketicilerin eksiksiz ve doğru bilgilendirilmesi ile piyasa genelinde güven ortamının güçlü şekilde tesis edilmesi amacıyla bazı kararlar alındığı aktarıldı.

Açıklamada, alınan yeni kararlar şöyle sıralandı:

“Elektronik ticaret pazar yerleri tarafından restoranlardan tahsil edilen tüm bedellerin, hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde, hizmet kalemleri bazında ayrıntılı olarak her bir restoranın kendi satıcı paneli üzerinden gösterilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Bu düzenleme sayesinde işletmeler ilk kez tüm maliyet bileşenlerini açık, net ve karşılaştırılabilir biçimde görebilecek, böylece ticari kararlarını daha sağlıklı ve bilinçli şekilde verebilecektir. Diğer taraftan, siparişin onaylanması aşamasında tüketiciye, siparişin restorandan kendisine ulaştırılması sürecinde tahsil edilen giderlerin komisyon, taşıma, görünürlük ve benzeri hizmet bedellerinden oluşabileceğine dair genel nitelikte ve bilgilendirici bir çerçeve sunularak şeffaflığın tüm ekosisteme yayılması amaçlanmaktadır.&quot;

Kampanyalara ve benzeri uygulamalara katılım gönüllülük esasına bağlı

Yapılan düzenlemeyle, aracılık hizmetinin doğası gereği sunulması gereken pazar yeri tarafından siparişin alınması, restorana iletilmesi, ödeme işlemleri ve temel altyapı gibi temel hizmetler karşılığında ek bedel talep edilmesinin önüne geçildiği belirtilen açıklamada, kampanyalara katılımın tek başına bir ücretlendirme unsuru haline getirilmesi uygulamasına son verilerek, işletmeler üzerindeki mali yüklerin azaltılmasının hedeflediği bildirildi.

Açıklamada, sunulacak ek hizmetlerin ve bunlara ilişkin ücretlerin, kampanya öncesinde restoranlara açık ve şeffaf şekilde bildirilmesi zorunlu kılınarak ticari ilişkilerde güven tesis edildiği de kaydedildi.

İndirimli ve kampanyalı satışlarda komisyon hesaplamalarına ilişkin yaşanan karmaşıklıkların giderildiği sade, anlaşılır ve hakkaniyete dayalı bir sistem oluşturulduğuna işaret edilen açıklamada, böylece hem restoranlar hem de pazar yerleri açısından öngörülebilir ve dengeli bir mali yapı tesis edildiği ifade edildi.

Açıklamada, uygulamanın detaylarına ilişkin şu bilgiler verildi:

“İndirimin yalnızca restoran tarafından yapılması durumunda komisyon bedeli tüketici tarafından ödenen toplam tutar üzerinden hesaplanacak, indirimin restoran ve pazar yeri tarafından birlikte karşılanması halinde ise komisyon, tüketicinin ödediği tutara yalnızca pazar yeri tarafından sağlanan indirim tutarının eklenmesi suretiyle belirlenen tutar üzerinden hesaplanacaktır. Genelgeyle getirilen en önemli kazanımlardan biri de restoranların kampanya, indirim, reklam ve benzeri uygulamalara katılımı tamamen gönüllülük esasına bağlanmış, bu uygulamalara katılmaya zorlanmalarının önüne açık ve net şekilde geçilmiştir. Katılım sağlamayan restoranlara herhangi bir yaptırım uygulanması mümkün olmayacaktır.&quot;

Ticaret alanında güveni ve öngörülebilirliği artıracak ilave adımlar atılacak

Sunulan ek hizmetlerin tamamen işletmenin onayına bağlı olmasının ve bu onayın istenildiği anda geri alınabilmesinin sağlandığı belirtilen açıklamada, piyasa aktörleri arasındaki güç dengesinin daha adil bir zemine oturtulduğuna dikkat çekildi.

Açıklamada, Bakanlığın hayata geçirdiği bu düzenlemelerle yalnızca mevcut sorunları çözmekle kalmadığı, aynı zamanda elektronik ticaret ekosisteminde uzun vadeli güven, istikrar ve sürdürülebilir büyümenin temellerini sağlamlaştırdığı vurgulanarak, şunlar kaydedildi:

“Şeffaflığın arttığı, ticari ilişkilerin netleştiği ve tüm tarafların haklarının dengeli biçimde korunduğu bu yeni dönemde, elektronik ticaretin daha sağlıklı bir zeminde gelişmeye devam edeceği değerlendirilmektedir. Bakanlığımız, sektörde ortaya çıkabilecek yeni ihtiyaçları yakından takip etmeye devam edecek, ihtiyaç duyulması halinde elektronik ticaret alanında güveni ve öngörülebilirliği artıracak ilave adımları aynı kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdürecektir.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:56:18 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Bu cep telefonları kapatılacak!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/bu-cep-telefonlari-kapatilacak/1766057/</guid>
		   <description>Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), çift IMEI’ye sahip telefonlar için harekete geçti. Abonelere uyarı mesajarı gitti. Usulsüz IMEI ile kullanılan telefonlar iletişime kapatılacak.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/bu-cep-telefonlari-kapatilacak-7372.jpg" />
Türkiye’ye yurt dışından kaçak olarak getirilen telefon sayısında patlama yaşanırken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu harekete geçti.

Yurt dışından telefon getiren kişiler, çift SIM kartlı cihazlarının ikinci IMEI numarasını farklı bir telefon için sisteme kaydettiriyordu. Bu sayede tek bir kayıt hakkından iki farklı cihaz için yararlanıyordu.

Mevzuata göre her pasaport sahibi üç yılda yalnızca bir kez yurt dışından telefon getirebilme hakkına sahip. Bu hak da tek bir cihaz için kullanılabiliyor.

BTK usulsüz kullanıldığını tespit ettiği telefon sahiplerini SMS ile uyardı. 120 günlük süre 1 Mayıs 2026 tarihinde sona erecek ve bu telefonlar eğer kayıt ettirilmezlerse şebekeye kapatılacak ve kullanılamayacak. Kayıt ücreti 54 bin 258 lira oldu.

YURT DIŞI TELEFONLAR NASIL KULLANILIR?

Türkiye’deki fiyatlardan telefon almak istemeyenler yurt dışından aldıkları cihazları bir takvim yılı içinde (1 Ocak 2026-31 Aralık 2026 tarihleri arası bir takvim yılını ifade ediyor.) 4 ay boyunca kullanabiliyor. Eğer telefonda çift SIM kart yuvası ya da bir SIM kart yuvası ve e-SIM varsa bu süre 8 aya çıkıyor. 4 ay fiziki SIM kart kullanılıyor, diğer 4 ay ise e-SIM ya da diğer fiziki SIM kart yuvası kullanılarak iletişim sağlanabiliyor.

YURT DIŞINDA TELEFONLAR DAHA UCUZ

Yurt dışındaki telefonlar Türkiye’ye göre daha ucuza satılıyor. Bazı vergi kalemlerinin yurt dışında olmaması, Tax Free avantajıyla telefona ödenen KDV’nin ülkeden ayrılırken nakit ya da kredi kartına iade edilmesi gibi konular yurt dışı kayıtsız telefon almayı cazip hale getirebiliyor.

4 AYLIK SÜRE NE ZAMAN BAŞLIYOR?

Yurt dışından alınan telefon Türkiye’deki GSM şirketlerine ait SIM kartlar takılıp kullanılmaya başlandığında 4 aylık süreç başlıyor. Ancak buradaki püf nokta telefona gelen SMS tarihi oluyor. Yurt dışından alınan ve kayıt yaptırılmasına dair gelen uyarı SMS’inin geldiği tarihten itibaren 4 ay sonrasına kadar mevcut IMEI kaydından kullanım yapılıyor. SMS geldikten sonra 4’üncü ayın bittiği gün telefon iletişime kapatılıyor ve bu noktada e-SIM ya da diğer SIM kart yuvasına geçiş yapılarak 4 ay daha kullanılıyor. İkinci 4 aylık aşamada da yine kayıt ettirmeye ilişkin SMS’in gelmesinden sonra 4 aylık süreç başlıyor.

MAYIS AYINDA ALAN UZUN KULLANIYOR

Telefonu 1 Mayıs’ta aldığınız varsayılırsa ilk 4 aylık süreç 31 Ağustos 2026 tarihinde bitiyor. e-SIM ya da diğer SIM kart yuvasına geçiş yaptığınız da 1 Eylül-31 Aralık tarihleri arasında ikinci 4 ayı bitirmiş oluyorsunuz. Fakat bu noktadan sonra bir takvim yılı dolmuş olacağı için 1 Ocak- 31 Ağustos tarihleri arasında arasında diğer yılın bir takvim yılı süresini dolduracağınızdan dolayı telefonu yine kullanabiliyorsunuz ve bu sayede 16 ay boyunca aralıksız olarak telefondan yararlanıyorsunuz.

YEDEK PARÇA OLARAK SATABİLİYORSUNUZ

Telefonu 16 ay kullandıktan sonra ister yurt dışında ikinci el olarak isterseniz de yurt içinde yedek parça olarak değerinin altında fiyatlarla yine satışa sunabilir ya da kayıt parasını ödeyerek kullanıma devam edebiliyorsunuz.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:51:58 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>“Herkesin sözü biz konuşana kadardır&quot;</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/herkesin-sozu-biz-konusana-kadardir/1766036/</guid>
		   <description>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), bordo bereli bir askerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a selam durduğu fotoğrafı, “Buralarda herkesin sözü biz konuşana kadardır.&quot; notuyla paylaştı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/herkesin-sozu-biz-konusana-kadardir-8940.jpg" />
Dışişleri Bakanlığı, kabine üyeleri ve siyasilerden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan sözlerine tepki göstermesinin ardından Milli Savunma Bakanlığı’ndan (MSB) dikkat çekici bir açıklama geldi.

Bakanlığın sosyal medya hesabında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 4 Mart 2026 tarihinde Özel Kuvvetler Komutanlığı’na gerçekleştirdiği ziyaretten bir fotoğraf, “günün fotoğrafı&quot; etiketiyle paylaşıldı.

Bordo bereli askerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a selam durduğu fotoğraf, kısa sürede çok sayıda beğeni aldı. Paylaşımda ayrıca, “Buralarda herkesin sözü biz konuşana kadardır. Tarih iyi bilir.&quot; notuna yer verildi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 15:48:43 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macron ile görüştü</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/cumhurbaskani-erdogan-macron-ile-gorustu/1766022/</guid>
		   <description>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Fransa ikili ilişkilerinin yanı sıra bölgesel ve küresel konuları ele aldı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-macron-ile-gorustu-9556.jpg" />
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı görüşmede iki ülke ilişkilerinin savunma sanayii başta olmak üzere her alanda iş birliği fırsatlarını değerlendirerek daha ileriye taşınmasının faydalı olacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’a yönelik saldırılarla başlayan sürecin tüm dünyayı olumsuz etkilediğini, Türkiye’nin ilgili ülkelerle birlikte desteklediği diplomatik çabaların ateşkes sürecinde önemli rol oynadığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Lübnan’a yönelik saldırılara işaretle, ateşkes sürecini sabote edebilecek girişimlere fırsat verilmemesi gerektiğini, Türkiye’nin bu sürece elinden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’deki barış planının ikinci aşamasının başlatılmasının önemli olduğunu, bu konuda yakalanan ivmeyi kaybetmemek gerektiğini ifade etti.

Liderler görüşmede ayrıca, Hürmüz’de uluslararası hukuk temelinde seyrüsefer serbestisinin sağlanması, Suriye’deki gelişmeler, Kafkaslardaki barış sürecinin desteklenmesi, Ukrayna-Rusya arasında kalıcı barış arayışları ve müzakerelerin canlandırılması konularını da etraflıca ele aldı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 13:59:16 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>13 yıl önce başladı! Türkiye&#39;ye yayıldı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/13-yil-once-basladi-turkiye-ye-yayildi/1766021/</guid>
		   <description>İstanbul’da bir şirkette denetmen olarak çalışan Nafiz Deniz Seçer (42), 13 yıldır Türkiye’nin dört bir yanındaki arazilere on binlerce fidan dikti. Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) gönüllü programında yer alan ve sertifikalı bir yangın söndürme gönüllüsü de olan Seçer’in doğa serüveni, geçtiğimiz yıl uluslararası festivallerden ödülle dönen &apos;Ağaç Adam’ belgeseline de konu oldu. Seçer, şimdilerde uluslararası bir platform üzerinden &apos;1 Milyon Zeytin Ağacı’ projesini başlattı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/13-yil-once-basladi-turkiye-ye-yayildi-6910.jpg" />
İstanbul’da bir şirkette mali denetmen olarak çalışan 1 çocuk babası Deniz Seçer, doğa gönüllülüğünü bir yaşam biçimi haline getirdi. &apos;Doğaya borcumuz’ var diyen seçer 13 yıl içinde Türkiye’nin dört bir yanındaki atıl arazilere on binlerce fidan dikti, yüz binlerce tohumu toprakla buluşturdu. Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) gönüllü programında yer alan ve aynı zamanda sertifikalı bir yangın söndürme gönüllüsü olan Seçer’in doğa serüveni, geçtiğimiz yıl uluslararası festivallerden ödülle dönen &apos;Ağaç Adam’ belgeseline de konu oldu. Seçer bugünlerde başlattığı bir projeyle 1 milyon zeytin ağacı dikmeyi hedefliyor.

’12-13 YILDIR GÖNÜLLÜ OLARAK AĞAÇ DİKİYORUM’

Deniz Seçer ağaç dikmeye nasıl başladığını anlatırken, “Sanırım doğaya olan borcumuzu ödeme isteğiyle ağaç dikmeye başladım diyebilirim. 12-13 yıldır ağaç dikiyorum, gönüllü olarak ağaç dikiyorum. Kurak arazilere, çorak topraklara, ağaçsız dağlara çok uzun yıllardır on binlerce ağaç diktim, yüz binlerce tohum topu attım. Tamamen bu faaliyetleri gönüllü olarak gerçekleştirdim. Sanırım doğamızın, doğa ananın buna ihtiyacı var ve birilerinin bunu yapması gerekiyor gönüllü olarak&quot; diye konuştu.



&apos;HER KAFAMIZIN ESTİĞİ YERE FİDAN DİKEMİYORUZ’

Fidan dikimi yapılacak arazilerin belirlenme sürecindeki hassasiyeti anlatan Seçer, “Çok uzun yıllardır fidanlarımı Orman Genel Müdürlüğü’nden alırım, OGM’nin fidanlıklarından. Çünkü çok güzel fidan üretiyorlar. Sıklıkla çam ağaçları, türevleri, yani iğne yapraklılar ve meşe ağaçlarını satın alırım orada ve gönüllü olarak ağaçsız dağlara dikerim. Tabii ki bu dikim aşamasında perde arkasında birçok işlem var. Her kafamızın estiği yere fidan dikemiyoruz, uygun araziler olması gerekiyor. Kişilerin arazilerine fidan dikmek, sit alanlarına ya da OGM’nin çalışma alanlarına fidan dikmek çok uygun olmuyor. Ama kamuya açık alanlarda ağaçsız, çorak alanlarda gönüllü olarak, bireysel olarak fidan dikebiliyoruz ve ben de sıklıkla bu alanları tercih ediyorum&quot; ifadelerini kullandı.



&apos;AĞAÇ DİKMEK İÇİN YÜZLERCE KİLOMETRE GİDİP GELMEMİZ GEREKİYOR’

İstanbul’da uygun alan bulmanın zorluğuna değinen Seçer, 10 yıllık süreçte geçtiğimiz senelerde bir belgesele konu olduğundan da bahsetti. Seçer, “İstanbulluyum ama İstanbul’da malum ağaç dikmek için çok fazla uygun yer yok. En yakın ağaç diktiğimiz lokasyonlar da sıklıkla Sakarya, Bilecik, Bursa ve Balıkesir coğrafyası diyebilirim. Yani ağaç dikmek için yüzlerce kilometre gidip gelmemiz gerekiyor bazen, konaklamamız gerekiyor. Bu yaklaşık 10 yıllık serüvenin sonucunda geçtiğimiz sene &apos;Ağaç Adam’ isminde bir belgeselimiz yayınlandı. Tamamen ağaç dikme ve tohum topları üzerine tasarlanmış bir belgesel. Bu belgesel yaklaşık bir buçuk sene içerisinde 30’dan fazla festivalde gösterim aldı, onlarca kez &apos;En İyi Belgesel’ ödülüne layık görüldü. Bu belgesel paralelinde doğasever kitlemiz ve çevremdeki doğasever arkadaşlarımız sayısı otomatikman artmış oldu&quot; dedi.



&apos;SAHİPLENİLEN HER AĞAÇ PROTOKOLLE KAYIT ALTINA ALINIYOR’

Zeytin ağaçlarının korunmasına yönelik başlattıkları &apos;1 Milyon Zeytin Ağacı’ projesine değinen Seçer, şöyle devam etti:

“Son yıllarda çok fazla zeytin ağacının kesildiğine, yandığına şahit olduk ve buna kayıtsız kalamadım açıkçası. Yakın zamanda &apos;1 Milyon Zeytin Ağacı Dikiyoruz’ ismiyle bir proje başlattık. Bu proje tamamen doğaseverlerin internet üzerinden sahiplendiği zeytin fidanlarının, ben ve etrafımdaki profesyonel doğasever arkadaşlar tarafından ihtiyaç sahibi çiftçilerimizin arazilerine dikilmesiyle gerçekleşiyor. Diktiğimiz tüm zeytin ağaçları çiftçilerimizle birlikte bir protokol karşılığında dikiliyor. Yani bugün sahiplenilen her zeytin ağacının hangi il, hangi ilçe, hangi köy, hangi parsele dikildiği bir protokolle kayıt altına alınıyor.&quot;



&apos;KADINLARIMIZIN VE ÇOCUKLARIMIZIN ÜRETİME KATILMASINI İSTİYORUZ’

Seçer, “Aslında baktığınızda sadece bir zeytin ağacı dikme projesi değil, bir tarımsal destek projesi de diyebiliriz. Çünkü kırsal kesimde çok fazla ağaçsız araziler var ve orada kadınlarımız, çocuklarımız, dezavantajlı grupların üretime katılmasını istiyoruz. Çiftçiliğin artmasını, zeytin ağacının yok olmamasını istiyoruz. Çünkü hepimizin bildiği gibi çok kutsal bir ağaç. 1 milyon zeytin ağacı projesiyle ilk başta Kuzey Ege pilot bölge olmak üzere, ardından Manisa ve ardından Hatay olmak üzere umarım milyonlarca zeytin ağacını toprakla buluşturacağız&quot; diye konuştu.



&apos;ORADA MİLYARLARCA CAN BİR GÜNDE YOK OLABİLİYOR’

Aynı zamanda yangın söndürme gönüllüsü olduğunu belirten Seçer, “Ben aynı zamanda bir orman gönüllüsüyüm. Orman Bakanlığı’na bağlı eğitimini almış bir yangın gönüllüsüyüm. Bugüne kadar onlarca yangına katılmışımdır. Hepimiz uzaktan &apos;Bir yerler yanıyor’ diyoruz ama orman yangının içerisine girdiğinizde aslında oradaki resim bizim söylemlerimizden, sosyal medyada paylaştıklarımızdan çok çok daha farklı. Çünkü orada milyonlarca ağaç var, milyarlarca canlı var ve yüzyıllar boyunca orada yaşamışlar ve hepsi bir günde yok olabiliyor. İşte herhalde biz doğaseverler hem o yangında hem de o yangından sonra devreye girip elimizden geldiğince doğaya destek olmaya çalışıyoruz&quot; ifadelerini kullandı.



&apos;HAYATIMIZ KISA, DİKECEK ÇOK FAZLA FİDANIMIZ VAR’

Seçer sözlerini şöyle tamamladı: Geleceğe bir miras bırakıyoruz. Binlerce ağacı diktikten sonra asırlar boyunca yaşayacak, gelecek nesillere bereket olacak, nesillerimize nefes olacak, ekmek olacak, aş olacak, ailelere geçim sağlayacak. Hem bende hem bu sürece dahil olan tüm doğaseverlerde uyandırdığı hisler çok çok daha büyük. Her ne kadar doğada bu kadar vakit geçiriyor olsam da aslında kurumsal bir şirkette denetçi olarak çalışıyorum. Özellikle kış sezonunda, eylül ayından mart ayına kadar boş zamanlarımın neredeyse tamamını doğada geçiririm. Çünkü mümkün mertebe daha fazla fidan dikmek istiyorum. Hayatımız kısa, dikecek çok fazla fidanımız var ve doğa ananın da buna çok fazla ihtiyacı var. O yüzden fırsat buldukça doğada nefes alırım, doğada soluk alırım.



 
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 13:53:15 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Meclis&#39;te yoğun gündem: Doğum izni, sosyal medya kısıtlaması…</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/meclis-te-yogun-gundem-dogum-izni-sosyal-medya-kisitlamasi/1766016/</guid>
		   <description>Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemi, yeni haftada yoğun olacak. Meclis Genel Kurulunda, doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek. Öte yandan, dünya parlamentolarının çatı kuruluşu olan Parlamentolararası Birlik’in 152’nci Genel Kurul’u yeni haftada İstanbul’da toplanacak.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/meclis-te-yogun-gundem-dogum-izni-sosyal-medya-kisitlamasi-9825.jpg" />
Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni haftada yoğun gündemle çalışmalarını sürdürecek.

Meclis Genel Kurulu’nda annelerin 16 hafta olan doğum izninin 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek. Halihazırda izinde olan anneler, bu düzenlemeden yararlanabilecek. Doğumun üzerinden 24 hafta geçmemek şartıyla 16 haftalık iznini tamamlayıp tekrar çalışma hayatına dönen anneler de iznini 24 haftaya tamamlayabilecek. Düzenleme kapsamında işçile için 5 gün olan babalık izni de memurlarla eşitlenerek 10 güne çıkarılacak.

Çocuklara sosyal medya kısıtlaması geliyor

Teklif yasalaşırsa, 15 yaşını doldurmayanların sosyal medya hesabı açmaları da engellenecek. Platformlar bunun için yaş belirleme algoritmalarını kullanacak. Eğer kullanıcının 15 yaşın altında olduğu tespit edilirse hesap kapatılacak.

Parlamenterler İstanbul’da bir araya gelecek

Öte yandan Türkiye, 30 yıl aradan sonra, Parlamentolararası Birlik’in genel kurul toplantısına ev sahipliği yapacak. 15-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek birliğin 152’nci genel kurulu, 157 ülkeden katılımcıyı İstanbul’da buluşturacak. Yabancı meclis başkanları, Türk ve yabancı parlamenterler, üst düzey bürokratlar ile yabancı misyon şefleri bir araya gelecek. Toplantılara Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlık yapacak. Görüşmelerde, Gazze ve İran başta olmak üzere, küresel ve bölgesel gelişmeler masaya yatırılacak.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 13:45:44 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Araç sahipleri dikkat! Son gün 15 Nisan…</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/arac-sahipleri-dikkat-son-gun-15-nisan/1766020/</guid>
		   <description>Şehirler arası yük ve yolcu taşıyan ticari araçlarda zorunlu olan, özel araçlarda ise can ve mal güvenliğiyle sorunsuz seyahat için hayati görülen kış lastiği uygulaması 15 Nisan itibarıyla sona erecek.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/arac-sahipleri-dikkat-son-gun-15-nisan-4163.jpg" />
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca, Karayolları Trafik Kanunu gereği yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan araçların kış lastiği takmaları, illerin hava ve iklim şartları dikkate alınarak yılın belirli dönemi için zorunlu tutuluyor. Söz konusu yetki, Bakanlıkça valiliklere de devredilebiliyor.

Araçların denetimi, Bakanlığın yetkilendirdiği personelin yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ticaret Bakanlığının sınır kapılarındaki birimleri ve belediyelerin denetim ekipleri tarafından yapılıyor. Kurala uymayan araç sürücülerine idari para cezası kesiliyor.

Türkiye genelinde 15 Kasım 2025’te başlayan kış lastiği takma zorunluluğu uygulaması, 15 Nisan Çarşamba günü sona erecek.

Kış lastiklerinin yazın kullanılmaması önem taşıyor

Kış lastikleri, 7 derecenin altındaki sıcaklıklar için üretildiğinden yazın kullanıldığında performansını kaybediyor.

Sıcak havalarda lastikler daha çok aşınacağı için erken aşınma, performans kaybı gibi sorunlara yol açıyor. Soğuk hava kullanımına göre tasarlanan kış lastikleri, yazın kullanıldığında yol tutuşunda ciddi azalmaya sebep oluyor, araç üzerindeki kontrolü olumsuz etkilerken yakıt tüketimini de artırıyor.

Mevsimine uygun olmayan lastik kullanımı, çevreye daha fazla karbon salımına yol açıyor. Mevsiminde doğru lastik kullanarak çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağlanmış oluyor.

Lastik değiştirme ücreti 1000 liradan başlıyor

Lastik sökme-takma işlemi 13 ve 14 inç jantlar için 1000 lira, 15, 16 ve 17 inç olanlar için 1250 lira, 18 ve üzeri inçler için 1500 lira olarak uygulanıyor.

Lastik oteli hizmeti ise 4 lastik için değiştirme ücreti düzeyinde sunuluyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 12:52:20 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Enerjide yeni bir dönem başlıyor</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/enerjide-yeni-bir-donem-basliyor/1766009/</guid>
		   <description>Somali açıklarında Curad-1 kuyusunda gerçekleştirilecek dünyanın en derin ikinci deniz sondajı, Türkiye’nin petrol ve doğalgaz aramacılığında yeni bir dönemi başlatıyor.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/enerjide-yeni-bir-donem-basliyor-1206.jpg" />
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Türkiye ve Somali arasındaki enerji iş birliğinde tarihi bir adım olan Çağrı Bey Derin Deniz Sondaj Gemisi için düzenlenen karşılama törenine katıldı.

Mogadişu Limanı’nda coşkuyla karşılanan geminin varışıyla ilgili konuşan Bayraktar, iki ülke arasındaki ortak iradenin somut bir neticeye dönüştüğü müstesna bir anın yaşandığını ifade etti.

Konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek başlayan Bayraktar, “Cumhurbaşkanımız, &apos;Somali’nin birlik ve bütünlüğünün her şart altında muhafazası, bizim için öncelikli meseledir’ mesajını özellikle vurgulamaktadır. Biz de bugün bu anlayışla buradayız.&quot; ifadelerini kullandı.

“Oruç Reis 7 ayda devasa veri topladı&quot;

Bölgedeki enerji yolculuğunun safhalarını anlatan Bayraktar, 2024 yılı Ekim ayında Mogadişu’ya gelen Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi’nin faaliyetlerine değindi. Oruç Reis’in Somali açıklarında 7 ay boyunca aralıksız çalıştığını belirten Bayraktar, şu bilgileri paylaştı;

Oruç Reis gemimiz, 3 farklı blokta toplamda 4 bin 464 kilometrekarelik 3 boyutlu sismik veri topladı. Uzmanlarımızın bu verileri titizlikle değerlendirmesi sonucunda, bölgede oldukça umut vadeden bir jeolojik yapı gözlemlendi. Bugün bu verilerin ışığında sondaj aşamasına geçmenin gururunu yaşıyoruz.

İlk kuyunun ismi “Curad-1&quot; oldu

Bakan Bayraktar, Somali’deki ilk sondaj kuyusuna verilen ismin özel bir anlam taşıdığını ifade ederek, “Kuyu adını, Somali’de yeni doğan ilk bebek anlamına gelen &apos;Curad’ olarak koyduk. Mogadişu’ya 372 kilometre uzaklıkta açacağımız ilk kuyumuz Curad-1 ile Somali’nin enerji tarihinde yeni bir sayfa açılacak.&quot; diye konuştu.

Çağrı Bey gemisinin gerçekleştireceği operasyonun, bölge ekonomisi ve enerji arz güvenliği açısından kritik önemde olduğunu vurgulayan Bayraktar, Türkiye’nin derin deniz sondajcılığındaki tecrübesini Somali’nin kaynaklarını gün yüzüne çıkarmak için seferber edeceklerini kaydetti.

Bakan Bayraktar, şöyle devam etti;

Türkiye olarak 2016 yılında petrol ve doğal gaz aramacılığında önemli bir paradigma değişikliğine gittik. Sismik arama ve sondaj faaliyetlerini kendi gemilerimizle, kendi mühendislerimizle, kendi ekipmanlarımızla yapmaya karar verdik. Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamit Han, Yıldırım ve bugün burada olan Çağrı Bey ile birlikte dünyanın en büyük 4’üncü derin deniz arama filosuna sahip ülkesi haline geldik. Aradan geçen 10 yılda geliştirdiğimiz bu kabiliyet ve tecrübeli insan kaynağımızla, Karadeniz’de doğal gaz bulduk ve şimdi ülkemizdeki 4 milyon evin doğal gazını burada üretiyoruz. Türkiye Petrollerindeki jeologlarımız, petrol mühendislerimiz, doğal gaz mühendislerimiz ve jeofizikçilerimiz ile bugün Afrika’dayız. Her biri alanında uzman çalışanlarımız ve milli enerji filomuz sayesinde kıtanın en doğusunda yer alan Afrika Boynuzu’nda göreve hazırız.

Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajı

Bugün attığımız bu tarihi adımla Türk petrol doğal gaz aramacılığında yeni bir dönem başlıyor. Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajını Somali’de gerçekleştirecek. Çağrı Bey gemimizi 15 Şubat’ta Mersin Taşucu Limanı’ndan Somalili bakan arkadaşlarımla birlikte uğurladık. Çağrı Bey, 114 metrelik kule yüksekliği sebebiyle önce Akdeniz’i bir ucundan bir ucuna geçti. Sonra da Afrika kıtasını baştan sona dolaştı. Ve 53 günlük seyrüseferin ardından Mogadişu açıklarına demirledi.

Çağrı Bey’in görev yapacağı Curad-1 kuyusunun bulunduğu bölge, açıkdenizde buraya 370 km uzaklıkta ve yaklaşık 3 bin 500 metrelik bir su derinliğine sahip. Deniz tabanından itibaren de yaklaşık 4 bin metrelik bir sondaj planlıyoruz. Böylece toplamda 7 bin 500 metrelik bir derinliğe ulaşacağız. Curad-1, bu derinlikle ile dünyanın en derin ikinci deniz sondajı olacak. Çağrı Bey’e bu kritik görevde Altan, Korkut ve Sancar isimli gemilerimiz refakat edecek. Destek gemilerimiz; malzeme ve yakıt temininde, personel sevkiyatında, demirleme ve konumlandırma gibi operasyonlarda görev üstlenecek. Somali misyonunda; gemilerde ve karada olmak üzere toplamda 500 personelimiz 6 haftalık vardiyalarda dönüşümlü olarak çalışacak.

“Donanmamıza ait gemiler enerji filomuzu koruyacak&quot;

Filomuzu zorlu bir görev bekliyor. Özellikle Muson mevsiminde deniz hareketliliği ve yağışlarla mücadele etmek zorunda kalacaklar. Ancak hem milletimizin hem somali halkının duaları onların yanında. İklim ve hava şartlarının uygun seyretmesi durumunda sondaj operasyonumuz 6 ila 9 ay arasında sürecek. Donanmamıza ait TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan deniz unsurlarımız da Somali açık denizlerinde enerji filomuzu koruyacak. Ben bu vesileyle destekleri için Millî Savunma Bakanlığımıza, Genelkurmay Başkanlığımıza ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza şükranlarımı sunuyorum.

2005 yılında başlattığımız Afrika Açılımı, kıta ile aramızdaki diplomatik, ticari ve insani ilişkileri köklü biçimde değiştirdi. Cumhurbaşkanımızın 2011 yılında Mogadişu’ya gerçekleştirdiği kapsamlı ziyaret ise, Somali özelinde bir dönüm noktası oldu. Kriz döneminde Somali halkıyla olan dayanışmamız, küresel kamuoyunun dikkatini buraya çekti. Karşılıklı saygı, güven ve kazan-kazan anlayışına dayalı ilişkilerimiz, 2011 yılından bu yana yoğun bir ivme kazandı. Yatırımdan ticarete, savunmadan enerjiye birçok alanda iş birlikleri geliştirdik. Oruç Reis ile başlayan Çağrı Bey ile devam eden bu süreç hem Türkiye Somali ilişkileri hem de Türk petrol ve doğal gaz aramacılığında yeni bir aşamadır.

“Türkiye’nin kabiliyetini farklı bir seviyeye yükseltecek&quot;

Türkiye, bugün itibarıyla sınırları dışında da derin deniz sondajı yapan ülkeler ligine yükselmiştir. Türk enerji tarihinde ve petrol aramacılığında yeni bir sayfa açılmıştır. Somali görevi, Türkiye’nin denizaşırı arama ve üretim faaliyetlerindeki teknik kapasitesini a ve operasyonel kabiliyetini farklı bir seviyeye yükseltecek ve güçlendirecektir. Bizi, uluslararası alanda daha görünür kılarak yeni fırsatlara kapı aralayacaktır. Bu zor ve meşakkatli yolda bizlere istikamet ve hedef gösteren, her zaman destek verip, güvenen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve ülkesinin adeta kaderini değiştirecek stratejik adımları kararlılıkla atan Somali Devlet Başkanı Sayın Hasan Şeyh Mahmud’a şükranlarımı arz ediyorum.

Bu önemli projenin sadece Somali’ye değil aynı zamanda bölgesel istikrar ve güvenliğe de katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Somali görevinde yer alan tüm personelimize başarılar diliyorum. Buradan inşallah bir kaç ay sonra hayırlı bir haberi, güzel bir keşif müjdesini hem Somali halkına hem de milletimize vermek inancıyla sizleri saygıyla hürmetle selamlıyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun, bizleri muvaffak eylesin ve Türkiye Somali dostluğu daim olsun.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 18:36:42 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Bakan Bolat duyurdu! O konu çözüldü</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/bakan-bolat-duyurdu-o-konu-cozuldu/1766002/</guid>
		   <description>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, görüşmeleri 10 yıldır süren ve Türk tır şoförlerinin Suudi Arabistan’a ve Körfez ülkelerine ulaşmalarına imkan sağlayan transit vize konusunun çözüldüğünü söyledi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/bakan-bolat-duyurdu-o-konu-cozuldu-7832.jpg" />
E-ticaretin gelişiminde kritik rol oynayan lojistik süreçler ile dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarının çok boyutlu perspektifle ele alındığı “Yapay Zeka Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi&quot; başladı.

İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği (İEAD) tarafından Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Lojistik İş Konseyi, DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi ve Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin (UND) destekleriyle düzenlenen zirve, İstanbul’da bir otelde gerçekleştiriliyor.

Zirvenin açılışında konuşan Bakan Bolat, Türkiye’de e-ticaretin toplam ticaret içindeki payının yüzde 20’ye yükseldiğini belirterek, lojistik sektörünün e-ticaretin büyümesine etkisini anlattı.

Kovid-19 ile e-ticaretin ve lojistiğin öneminin daha iyi anlaşıldığını dile getiren Bolat, “E-ticaret 2019’da toplam ticaret içerisinde yüzde 4,5-5 paya sahipken 3-4 senede yüzde 20’lik paya ulaştı. Bir miktar doyuma ulaştı ama dijitalleşen çağda geleneksel ticaret ağırlığını korurken e-ticaretin de hızla yükseldiğini görüyoruz.&quot; dedi.

Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklerin ve ticaret savaşlarının zirve yaptığına işaret eden Bolat, bu süreçte güven vermenin, istikrarı korumanın, üretim ve ticaret çarklarının döndürülmesinin büyük başarı olduğunu vurguladı.

Bolat, Türkiye’nin mal ve hizmet ihracatının rekor kırdığını, milli gelirin 1,6 trilyon dolara yükseldiğini, üretimin ve ticaretin yanı sıra turizmden taşımacılık ve lojistiğe, fuarcılıktan bankacılık ve sigortacılığa, danışmanlıktan yazılıma kadar hizmetler sektöründe de emin adımlarla ilerlediklerini aktardı.

“Bu kadar küresel belirsizliğin olduğu bir dönemde istikrar adasıyız&quot;

Bakan Bolat, son 3 günde Suriye, Portekiz, Avrupa Birliği ve Belçikalı yetkililer ve iş insanlarıyla toplantılar yaptıklarını, Türkiye ekonomisi ve iş dünyası için yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını kaydetti.

Türkiye’nin yurt dışındaki algısının ve gücünün çok iyi olduğunu dile getiren Bolat, “Muhataplarımızla her iki tarafın da yararına olacak şekilde müzakereler yürütüyoruz, anlaşmalar yapmaya gayret ediyoruz, ekonomimize ve iş dünyamıza fayda sağlamaya çalışıyoruz. Bu anlamda gerçekten Türkiye için olumlu bir dönemdeyiz. Bu kadar küresel belirsizliğin, karışıklığın, yangının, alevin ve kaynamanın olduğu bir dönemde bir istikrar adasıyız, güvenli bir limanız. Türkiye’nin yakın coğrafyasında son 6-7 yılda çok sayıda karışıklık, savaş ve salgın yaşandı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu süreç istikrar içinde yönetildi. Türkiye barış sağlayan bir ülke oldu ve birçok kriz bölgesinde ağırlığını hissettirdi.&quot; değerlendirmesinde bulundu.

ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın küresel ekonomiye ve enerji fiyatlarına yönelik olumsuz etkilerinden ve bazı ülkelerin doğal gaz ile akaryakıt sıkıntısı çekmesinden bahseden Bolat, “Bizim depolarımız doluydu ve vatandaşımızın, sanayimizin ve ekonomimizin bunlardan etkilenmemesini sağladık. Körfez savaşı, lojistiğin ne kadar önemli olduğunu Kovid-19’dan sonra bir kez daha bize hatırlattı. Allah’ın bize bahşettiği bu güzel coğrafya, Avrasya’nın merkez ülkesi, adeta bir kavşak ve geçiş noktası olan Türkiye’nin önemini bir kez daha ortaya koydu.&quot; şeklinde konuştu.

“Ümit ederiz ki 15 günlük ateşkesin şartları yerine getirilir&quot;

Bolat, bu süreçte Suudi Arabistan ile ilişkilerin mükemmel düzeyde olduğunu belirterek, “10 yıldır bir transit vize konusu vardı. O da dün itibarıyla işlerlik kazanarak Türk tır şoförlerinin Körfez’de Suud transit vizesi alarak seyahat etmeleri de mümkün hale geldi.&quot; bilgilerini verdi.

Savaşın yol açtığı fiyat artışları ve arz eksikliği gibi olumsuzlukların etkilerinin bir süre daha devam edeceğine dikkati çeken Bolat, “Ümit ederiz ki 15 günlük ateşkesin kalıcı şartları yerine getirilir. Dünyanın daha fazla kavgaya değil barışa, huzura, ekonomik kalkınmaya ve refah artışına ihtiyacı var.&quot; ifadelerini kullandı.

“Türk e-ticaret firmaları bölge ülkelerinde ciddi başarıya sahip&quot;

Bolat, e-ticaretin Türkiye’nin parlayan bir sektörü olduğunu vurgulayarak, “Batıda ABD tarafındaki büyük grupların, doğuda Çin merkezli büyük grupların olduğu bir ortamda tam merkezde, Türkiye’de hızla gelişen ve dünyadaki büyük grupların, yatırımcıların dikkatini çeken başarılı e-ticaret firmalarımız var.&quot; dedi.

E-ticarette lojistiğin önemine işaret eden Bolat, bu alanda verilen siparişlerin müşteriye hızlı ulaştırılması sürecinde yapay zekanın da etkili olduğunu anlattı.

Bolat, özellikle e-ihracatta sektör ile yakın diyalog ve koordinasyon içinde çalıştıklarını ve düzenlemeler hazırladıklarını, bu anlamda Türk e-ticaret firmalarının bölge ülkelerinde ciddi başarılı ve güçlü firmalar olarak konumlandığını vurguladı.

“AB, savunma sanayisinde Türkiye ile ittifak içinde olmak istiyor&quot;

Bolat, Portekiz ve Brüksel’e yaptıkları temaslara değinerek, şu ifadeleri kullandı:

“Bu temaslarda şunu gördük: Herkes Türkiye ile çalışmak, Türkiye ile iş yapmak istiyor. Türkiye’nin sanayi ürünlerindeki ve hizmet sektörlerindeki kalitesine ve marka değerine güveniyor. Portekiz, 60 milyar avroluk inşaat, altyapı ve toplu konut yatırımları için Türk müteahhitlerine davet çıkarıyor. Brüksel’de de Avrupa Birliği nezdinde, dünyanın askeri, ekonomik ve ticari anlamdaki bu karışık ortamında Türkiye gibi güçlü, güvenilir ve istikrarlı bir ülkenin kendileriyle ittifak içinde olmasını arzuluyorlar. Savunmada, savunma sanayisinde Türkiye ile ittifak içinde olmak istiyorlar.&quot;

Bolat, söz konusu temaslarda Türkiye’ye doğrudan ilave yatırımlar geleceğini gördüklerini sözlerine ekledi.

Ticaret Bakanı Bolat, konuşmasının ardından sponsor firmaların temsilcilerine plaket takdim etti.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:15:49 +0300</pubDate>
		   </item>
			</channel>
</rss>