<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:image="http://purl.org/rss/1.0/modules/image/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Haber16 - Bursa Haberleri, Bursa Haber, Son Dakika Haberler, Haberler - Haberler</title>
    <description>Bursa haberleri, son dakika bursa güncel haberler, Bursa haber ve Türkiye gündemine ait en son haberler, haber, son dakika, gündem haberleri haber16.com da.</description>
    <link>https://www.haber16.com</link>
    <atom:link href="https://www.haber16.com/xml/rss_google.php?KatId=7" rel="self" type="application/rss+xml" />    
<item>
		   <title>Bu kurallara uymayanlara ağır ceza!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/bu-kurallara-uymayanlara-agir-ceza/1766413/</guid>
		   <description>Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 2026 Yılı Kurban Hizmetlerinin Uygulanmasına Dair Tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlandı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/bu-kurallara-uymayanlara-agir-ceza-838.jpg" />
Buna göre, illerde vali veya görevlendireceği bir vali yardımcısının, ilçelerde ise kaymakamın başkanlığında müftülük, il/ilçe sağlık müdürlüğü, il/ilçe tarım ve orman müdürlüğü, çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğü, belediye ve Türkiye Diyanet Vakfı temsilcilerinden oluşan Kurban Hizmetleri Komisyonu kurulacak.

Komisyon, 27 Mayıs’ta başlayacak Kurban Bayramı dolayısıyla şehirlerde ihtiyacı karşılayacak sayıda ve kapasitede kurban satış ve kesim yerleri ile adaklık kesim yerleri tesis edecek, kurbanların kesim yerlerinde kesilmesi için gerekli tedbirleri alacak.

Kurban satış ve kesim yerlerini birbirine yakın yerlerde planlayacak komisyon, planlama yapılırken çevre ve insan sağlığına zarar vermemek için olası çevresel riskleri dikkate alacak.

Kurban satış ve kesim yerlerine ulaşımın kolay sağlanması için yerel yönetimlerce gerekli tedbirler alınacak.

Kurban satış yerleri etrafı brandayla çevrili, üstü kapalı ve insanların sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlanacak.

Komisyon tarafından kesim yerleri genel sağlık şartlarına uygun, dezenfekte edilebilir, zemininde su biriktirmeyen, yeteri derecede aydınlatma ve havalandırması bulunan mekanlardan seçilecek, insanların sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlanacak.

Halk eğitim merkezlerinde 20 saatlik kurban kesim elemanı yetiştirme ve geliştirme kursu düzenlenecek.

Kesim yerlerinde kesimlerin daha düzenli yapılması, zaman kaybının ve karmaşanın önlenmesi, solunum yolu enfeksiyonları bulaşma riskini en aza indirmek için randevu sistemi uygulanacak. Kesim işlemlerinin bayramın ilk gününde yoğunlaşmaması için tedbirler alınacak.

Kesim yerlerinde, “Kasaplık Belgesi&quot; veya “Kurban Kesim Elemanı&quot; kurslarından alınmış “Kurs Bitirme Belgesi&quot; ve “Hijyen Eğitimi Belgesi&quot; olanlar görevlendirilecek.

Kurban kesim yerleri İstanbul’da 15 gün, diğer illerde 1 ay önce hazırlanacak

Kurban satış yerleri, İstanbul’da Kurban Bayramı’ndan 15 gün önce, diğer illerde ise Kurban Bayramı’ndan 1 ay önce hazır hale getirilecek, bu tarihten önce kurbanlık hayvan girişine izin verilmeyecek.

İstanbul’a kurbanlık hayvan girişleri 11 Mayıs’tan itibaren başlayacak.

Kurban satış ve kesim yerlerinde solunum yolu enfeksiyonları sebebiyle komisyonlar, il umumi hıfzıssıhha kurulu ile işbirliği içerisinde gerekli tedbirleri alacak. Solunum yolu enfeksiyonlarıyla mücadele çalışmaları çerçevesinde salgının seyrine göre Sağlık Bakanlığınca belirlenecek güncel önlemlere uyulacak.

Kurbanla ilgili hususlarda Din İşleri Yüksek Kurulunun fetvaları esas alınacak

Kurban ibadetinin dini ve toplumsal boyutları hususunda bilgilendirme yapılacak.

Kurban olması dinen sakıncalı hayvanlar satış yerlerine getirilemeyecek. Koyun, keçi, sığır, manda ve devenin dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemeyecek.

Kurbanlık hayvanın yaşı konusunda kameri yıl esas alınacak. Kurban olabilmesi için kurbanlık hayvanın, deve için 5, sığır ve manda için 2, koyun ve keçi için 1 yaşını doldurması gerekecek. Ancak koyun, semizlik ve gösteriş olarak 1 yaşındakilerle aynı olursa 6 ayını tamamladıktan sonra kurban edilebilecek.

Kurbanın dini hükümleriyle ilgili hususlarda Din İşleri Yüksek Kurulunun fetvaları esas alınacak.

Şap hastalığı, koyun ve keçi veba hastalığı ile mücadele kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığınca alınan önlemler gereğince Trakya’ya kurbanlık sevki yasaklanacak.

Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan “Tarım Cebimde&quot; isimli mobil uygulama üzerinden küpe numarası girilerek kurbanlık hayvanların ırk, cinsiyet ve yaş bilgilerinin sorgulanabileceği konusunda vatandaşlar bilgilendirilecek.

Kurallara uymayanlara ceza

Kurban kesiminde kurallara uymayanlara ceza uygulanacak.

Kurban satış ve kurban kesim yerlerinde karar, yönetmelik, tebliğ, kurul, komisyon kararları, ilgili kanun hükümleri kapsamında çevre kirliliğinin önlenmesi için dikkat edilmesi gereken hususlar ve denetim esaslarına ilişkin hazırlanan yönetim planı çerçevesinde denetim yapılacak.

Çevre Kanunu’na aykırı hareket edenlerden park, bahçe, cadde, sokak, bina önleri, meydan gibi umuma açık ve kurban satış ile kesimine uygun olmayan yerlerde bu tür faaliyetlerde bulunanlar ve kesime uygun alanlarda gerekli önlemleri almayanlara 8 bin 687 lira idari para cezası uygulanacak.

Kurban kesim yerlerinde gerekli yasaklara uymayan ve önlem almadan kurban atıklarını toprağa gömen tesislere, toplu kesimler için 839 bin 122 lira, bu fiilin konutlarda işlenmesi halinde 20 bin 842 lira idari para cezası verilecek.

Satış yerlerinde, hayvanların sağlıklarının iyi, barındıkları yerin temiz ve sağlık şartlarına uygun olması zorunluluğuna aykırı hareket edenlere 4 bin 344 lira, Hayvanları Koruma Kanunu’ndaki “hayvanların kesimi&quot;ne ilişkin düzenlemeye aykırı hareket edenlere hayvan başına 18 bin 243 lira idari para cezası uygulanacak.

Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranan, döven, aç ve susuz bırakan, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakan, bakımlarını ihmal eden, fiziksel ve psikolojik acı çektiren kişilere hayvan başına 13 bin 33 lira idari para cezası kesilecek.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 03:19:50 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>2 doktora 12 yıla kadar hapis talebi</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/2-doktora-12-yila-kadar-hapis-talebi/1766409/</guid>
		   <description>Üsküdar Devlet Hastanesi’nde görev yaparken “rüşvet&quot; iddiasıyla tutuklanan 2 doktor hakkında 4’er yıldan 12’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/2-doktora-12-yila-kadar-hapis-talebi-321.jpg" />
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sürecin hastalardan gelen şikayetler ile hastane yönetimi ve ilgili kurumlara yapılan ihbarlar üzerine başlatıldığı, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince teknik ve fiziki çalışmalar yürütüldüğü belirtildi.

Doktorlar G.Ö. ve C.G’nin hastalardan 20 bin lira ile 40 bin lira arasında değişen ücretler talep ettiği aktarılan iddianamede, bazı hastaların ödeme yaptıktan sonra ameliyat olduğu, bazılarının ise ödeme yapmayıp, tedaviden vazgeçtikleri ifade edildi.

305 bin 485 lira haksız kazanç

Sanıkların hastalardan toplam 305 bin 485 lira haksız kazanç elde ettikleri kaydedilen iddianamede savunması yer alan G.Ö. suçlamaları kabul etmedi.

Diğer doktor C.G. ise yaptığı şeyin etik ve ahlaklı olmadığını anladığını, talep ettiği parayı maddiyatı yeterli olmadığı için değil hırsından talep ettiğini söyledi.

Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilen iddianamede, sanık iki doktor hakkında “rüşvet&quot; suçundan 4’er yıldan 12’şer yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Soruşturma

Başsavcılıkça, Üsküdar Devlet Hastanesinde görevli doktorlar G.Ö. ve C.G. hakkında, muayeneye gelen hastalardan ameliyat işlemleri için usulsüz şekilde ek ücret talep ettikleri iddiasıyla soruşturma başlatılmış, bu kapsamda gözaltına alınan 2 doktor “rüşvet&quot; iddiasıyla 11 Şubat’ta tutuklanmıştı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 16:42:18 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Atatürk&#39;ün 111 yıl önce yazdığı emir ortaya çıktı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/ataturk-un-111-yil-once-yazdigi-emir-ortaya-cikti/1766408/</guid>
		   <description>Atatürk’ün 1915 yılında Düztepe’den yazdığı emirde, siperdeki askerden gece gündüz uyumamasını istediği görüldü.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/ataturk-un-111-yil-once-yazdigi-emir-ortaya-cikti-7606.jpg" />
Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü yaklaşırken, Mustafa Kemal Atatürk’ün kara muharebeleri sırasında verdiği bir emir kamuoyuyla paylaşıldı.

19’uncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği emrin 3’üncü maddesinde, şu ifadeler yer aldı:

“Siper nöbetçileri (gündüz her manga cephesinde iki nefer, geceleri yarım manga) daima gözleri düşmanın üzerinde ve çok dikkatli bulunacak, diğer efrat silahı elinde siper içinde manga başının emrini bekleyecek asla uyumayacaktır.&quot;



 

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Atatürk’ün verdiği çok net ve kesin emrin Mehmetçiğin fedakarlığını ortaya koyduğunu söyledi.

Kaşdemir, “Mehmetçik, cephe hattında insanüstü bir mücadele ortaya koymuş ve Çanakkale’yi geçilmez yapmıştır. İşte Mehmetçiğin böyle dik duruşu, fedakarca mücadele etmesinin motivasyonlarının bir tanesi başındaki komutanların aslında Mehmetçiği çok iyi sevk ve idare etmesidir. Bu konuda Mustafa Kemal’in emirlerinden biri de buradaki o büyüklüğü ortaya koyuyor&quot; dedi.



Atatürk’ün verdiği emirde asla bir an bile gözlerin kırpılmaması, uykuya dalınmaması noktasında çok net ve kati bir ifade olduğunu vurgulayan Kaşdemir, sözlerini şöyle noktaladı:

“Çünkü uyku aradığımız zaman bizden sonraki nesillerin uyuyamama ihtimali var. Dolayısıyla bugünkü, rahat, huzur içerisinde uyuyan nesiller, bu rahatlık ve konforlarını 111 yıl önce Çanakkale’de uyumayan, gözünü kırpmayan Mehmetçiğe borçlular.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 16:40:20 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>&apos;Formula 1&#39;e 5 dönem ev sahipliği yapacağız&#39;</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/formula-1-e-5-donem-ev-sahipligi-yapacagiz/1766406/</guid>
		   <description>Son olarak 2021 yılında Türkiye’de düzenlenen Formula 1, yeniden İstanbul’da sahne alacak. Resmi tanıtım töreninde konuşan Erdoğan, 5 dönem boyunca ev sahipliği yapılacağını açıkladı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/formula-1-e-5-donem-ev-sahipligi-yapacagiz-1961.jpg" />
Dünyanın en prestijli motor sporları organizasyonlarından Formula 1, yeniden Türkiye’ye geliyor. İstanbul Park ve FIA (Uluslararası Otomobil Federasyonu) arasındaki anlaşma tamamlandı.

Dev organizasyonun ayrıntıları Formula 1 Türkiye Grand Prix’si tanıtım programında açıklandı.

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu’nun girişimleri sonrası Türkiye GP’si 2027 yılından itibaren 5 yıl boyunca takvimlere eklenecek.

Tanıtım kapsamında bir Formula 1 aracı Galataport’tan yola çıktı, Karaköy ve Beşiktaş’ı geçerek Dolmabahçe’deki Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi’ne ulaştı.

Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’ndeki düzenlenenen tanıtım toplantısına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Formula 1 CEO’su Stefano Domenicali ve FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem katıldı.



ERDOĞAN: 5 DÖNEM BOYUNCA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK

Törende konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

“Ülkemizde de Formula 1, gençler başta olmak üzere tüm yaş gruplarında geniş bir takipçi kitlesine ve son derece tutkulu bir taraftar topluluğuna sahip.

Yarışlar ülkemizde yaklaşık 19 milyon kişiye ulaşıyor, sosyal medyada ise yaklaşık 7.5 milyon kişi Formula 1’i yakından takip ediyor. 2005 ile 2011 arasında yedi yarış ve COVID döneminde 2020 ile 2021’de iki yarış. İstanbul Park, inşallah 2027 ile 2031 arasında yeniden beş sezon boyunca heyecan dolu ve yüksek kalitede yarışlara ev sahipliği yapacak.

Hamilton ve Schumacher rekoru burada egale etti. 2027 yılından itibaren yeniden dönmemizin şampiyonaya değer katacağına inanıyorum. 5 dönem boyunca göz dolduran heyecanlı ve seyir zevki yüksek yarışlara ev sahipliği yapacaktır. Ülkemizin güçlü organizasyon ve modern altyapısına büyük güvenin yeni işareti olarak görüyorum.

Türkiye’nin Formula 1 takvimine dönüşünü; ülkemizin güçlü organizasyon kapasitesine, modern spor ve sağlık altyapısına ve elbette Türk milletinin meşhur misafirperverliğine duyulan güvenin açık bir göstergesi olarak görüyorum.

Formula 1’in ülkemize ve İstanbul’a geri dönmesine katkı sunan herkesi içtenlikle tebrik ediyorum. Türkiye’nin Formula 1 ile ortaklığının önümüzdeki yıllarda daha da güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum.&quot;



FORMULA 1’DEN RESMİ AÇIKLAMA

Formula 1’den yapılan resmi açıklamada, “Türkiye Grand Prix’i, yeni beş yıllık bir anlaşmanın parçası olarak 2027’den itibaren takvime geri dönecek.&quot; ifadeleri yer aldı.

Formula 1’in resmi hesabından Türk bayraklı paylaşım da yapıldı.

İSTANBUL’DAKİ DAHA ÖNCEKİ ORGANİZASYONLAR

2003’te Tuzla’da temelleri atılan pistte ilk yarış heyecanı, 2005’te yaşandı. 7 senede 5 farklı pilot, damalı bayrağı ilk sırada gördü.

Kimi Raikkonen, Jenson Button, Lewis Hamilton ve Sebastian Vettel Türkiye Grand Prix’sini kazanan pilotlar oldu. İstanbul’da damalı bayrağı ilk sırada en çok görense 3 galibiyetle Felipe Massa.

2010 Türkiye Grand Prix’sindeki kaza Formula 1 tarihinin unutulmazları arasında. Redbull sürücülerinin liderlik için birbirlerine karşı verdiği mücadelede Vettel yarış dışı kalmış, Webber de ancak 3. olabilmişti.

Lewis Hamilton, zafere ulaşarak efsane Michael Schumacher’le şampiyonluk sayısını İstanbul’da eşitlemişti.



2021’DE BOTTAS KAZANDI

Formula 1, Türkiye’de son olarak 2021 yılında İstanbul Park’ta düzenlenmişti. Yarışı Mercedes takımıyla Valtteri Bottas kazanmıştı. İstanbul Park’ta 58 tur üzerinden yapılan yarışta Bottas, damalı bayrağı ilk sırada görerek bu sezon ilk galibiyetini elde etmişti.

TANITIM FİLMİNİ MİLYONLAR İZLEMİŞTİ

Red Bull Racing pilotu Alexander Albon ve Alpha Tauri pilotu Pierre Gasly’nin yer aldığı ve kıtalararası temasıyla gösterime sunulan İstanbul tanıtım videosunu milyonlarca yarışsever izlemişti.

SON YARIŞ

Formula 1’de sezonun üçüncü yarışı Japonya Grand Prix’si, 5.8 kilometrelik Suzuka Pisti’nde 53 tur üzerinden yapılmıştı.

Mercedes’in İtalyan pilotu Kimi Antonelli, yarışa pole pozisyonunda başlamıştı. İtalyan pilot, 1:28:3.403 derecesiyle Çin’in ardından Japonya Grand Prix’sini de kazanmıştı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 16:37:35 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Eski valinin oğlundan silahlı fotoğraf</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/eski-valinin-oglundan-silahli-fotograf/1766394/</guid>
		   <description>Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’e ait bir fotoğraf ortaya çıktı. O fotoğrafta şüphelinin koruma kıyafeti giydiği ve silah taşıdığı görülüyor.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/eski-valinin-oglundan-silahli-fotograf-7505.jpg" />
Tunceli’de 6 yıl önce kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili sır perdesi aralanıyor.

Aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel ile koruması Şükrü Eroğlu’nun da olduğu 12 kişi tutuklu bulunuyor.

Baş şüpheli Mustafa Türkay Sonel, ifadesinde ateşli silahı olmadığını öne sürmüştü.

Ancak Mustafa Türkay Sonel’e ait bir fotoğraf bu ifadeyi yalanladı. Gülistan’ın kaybolduğu dönem lise öğrencisi olan Sonel’in bir fotoğrafı ortaya çıktı.

Şüpheli o fotoğrafta koruma kıyafeti giyiyor hatta üzerinde bir de silah taşıyor.

Fotoğrafın, Mustafa Türkay Sonel’in babasının kentte yaptığı bir kurum ziyaretinde çekildiği tahmin ediliyor.



 

ŞÜPHELİ ARAÇTA DNA İNCELEMESİ

Gülistan’ın kaybolduğu gün, Mustafa Türkay Sonel ile arkadaşı Umut Altaş bir otomobilde görülmüştü.

Gizli tanık, genç kızın cansız bedeninin o araçta taşınmış olabileceğini iddia etti. Savcılık aracın araştırılmasını istedi.

Şimdi otomobilde DNA incelemesi yapılacak. İnceleme Ankara’da olacak.

Şüpheli aracın olaydan sonra satıldığı ancak yerine aynı model, aynı renk hatta aynı plakayla başka bir araç alındığı da iddialar arasında.



Geçen yıl da yeraltı görüntüleme cihazıyla yapılan aramada şüpheli bir boşluk tespit edilmişti. Boşluğun mezar görüntüsünde olduğu ancak herhangi bir kemik ya da bulguya rastlanmadığı raporlandı.

Jandarma Genel Komutanlığı, kente bir uzman ekip gönderdi. Gülistan Doku’nun gömülmüş olabileceği alanlarda inceleme başlatıldı.

Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’nde olduğu belirlenen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmıştı.
Zanlılar, “kasten öldürme&quot;, “suç delillerini yok etme&quot;, “sistemi engelleme ve bozma&quot;, “resmi belgeyi gizleme&quot; gibi suçlardan yargılanacak.

12 ZANLI TUTUKLANMIŞTI

Tunceli’de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku’dan (21) 5 Ocak 2020’den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır’dan Tunceli’ye gelerek 6 Ocak 2020’de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca “kasten öldürme&quot;, “cinsel saldırı&quot;, “suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi&quot;, “bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma&quot;, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma&quot;, “suçu bildirmeme&quot; ve “suçluyu kayırma&quot; suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.



 

Şüphelilerden eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel’in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 12:51:38 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Hafta sonu 4 sınav düzenlenecek</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/hafta-sonu-4-sinav-duzenlenecek/1766393/</guid>
		   <description>Elektronik İngilizce Yeterlik Sınavı (e-TEP 2026/2 İngilizce) yarın, Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (2026-HMGS/1), Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2026-DUS 1. Dönem) ve Diş Hekimliği Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı (2026-STS Diş Hekimliği 1. Dönem) ise 26 Nisan Pazar günü yapılacak.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/hafta-sonu-4-sinav-duzenlenecek-136.jpg" />
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinden (ÖSYM) yapılan açıklamaya göre, e-TEP/2, Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir’deki ÖSYM elektronik sınav merkezlerinde gerçekleştirilecek. 16 salonda uygulanacak sınava 621 aday başvurdu.

İki oturum ve okuma, dinleme, konuşma ve yazma olmak üzere dört bölümden oluşan e-TEP, saat 13.45’te başlayacak. Adaylar, saat 13.30’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

Adayların İngilizce yeterlikleri, güvenilir, geçerli ve bugünün koşullarına uygun ölçme teknikleriyle değerlendirilecek. Kurum ve kuruluşlar, gerekli görmeleri halinde, sınav sonuçlarını kendi mevzuatları doğrultusunda yabancı dil yeterliğinin belirlenmesinde kullanabilecek.

22 Mayıs’ta açıklanacak sonuçların, sınav tarihinden itibaren 2 yıl süreyle geçerli sayılması önerilirken geçerlilik süresi ve kabul koşulları, başvurulacak kurumun belirlediği ölçütlere göre değişiklik gösterebilecek.

HMGS’ye 12 bin 993 başvuru

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’na, hukuk fakültesinden mezun olanlar ile yabancı bir hukuk fakültesini bitirip, Türkiye’deki hukuk fakülteleri programlarına göre eksik kalan derslerden sınava girip denklik belgesi almış adaylar katılacak.

Sınav saat 10.15’te başlayacak ve adaylar saat 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacak. Sınav test şeklinde olup 120 sorudan oluşacak. Adaylara 155 dakika cevaplama süresi verilecek. Ek süre verilmesi uygun görülen engelli adaylar, 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecek.

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı 17 il ve 18 sınav merkezinde düzenlenecek. 36 binanın ve 462 salonun kullanılacağı sınava 12 bin 993 aday başvurdu.

Sınav sonuçları 21 Mayıs’ta adaylara duyurulacak.

DUS Ankara ve İstanbul’da, STS DİŞ Hekimliği yalnız Ankara’da yapılacak

DUS 1. Dönem, Ankara ve İstanbul’da yapılacak. STS Diş Hekimliği 1. Dönem ise yalnız Ankara’da düzenlenecek. DUS için 21 bina ve 464 salon, STS Diş Hekimliği için 3 bina ve 35 salon kullanılacak.

Sınavlar 10.15’te başlayacak. Adaylara 150 dakika cevaplama süresi verilecek. STS Diş Hekimliği 1. Dönem’de 120 soru, DUS 1. Dönem’ de ise Temel Bilimler Testi (TBT) ve Klinik Bilimler Testi (KBT) olmak üzere toplam 120 soru yer alacak.

STS Diş Hekimliği 1. Dönem’e yurt dışında diş hekimliği alanında eğitimlerini tamamlayarak diploma denklik belgesi almak üzere Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına (YÖK) başvuran adaylar katılacak. Adayların sınavda başarılı olabilmesi için 100 üzerinden en az 40 puan alması gerekecek.

DUS 1. Dönem’e 9 bin 987, STS Diş Hekimliği 1. Dönem’e 521 aday katılacak.

Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, sınav günleri açık tutulacak. Adaylar, sınavlara girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgelerine ÖSYM’nin “ais.osym.gov.tr&quot; adresinden erişebilecek.

“Emniyet görevlisi dahil 3 bin 476 görevli sahada olacak&quot;

Açıklamada görüşlerine yer verilen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, şu bilgileri paylaştı:

“ÖSYM olarak hafta sonu birbirinden bağımsız dört ayrı sınav organizasyonu gerçekleştireceğiz. Sınav süreçlerinin güvenliğini ve şeffaflığını en üst düzeyde sağlamak için gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Bu kapsamda hafta sonu yapılacak sınavlarda emniyet görevlisi dahil 3 bin 476 görevli sahada olacak. Sınavlara başvuran 65 engelli aday için uygun sınav ortamı oluşturuldu.

Sınavlara başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutuldu. 91 aday bu haktan yararlandı. Hükümlü veya tutuklu olarak bulunan adaylar da sınavlara katılacak. Ceza infaz kurumlarında sınava uygun hale getirilen 3 bina, sınav binası olarak kullanılacak. Sınavlara katılacak adaylara başarılar, görevlilere kolaylıklar dilerim.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 12:43:54 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Türkiye&#39;nin 4 aylık deprem bilançosu</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/turkiye-nin-4-aylik-deprem-bilancosu/1766392/</guid>
		   <description>Türkiye’de yılın ilk çeyreğinde 12 bin 928 deprem meydana geldi, bu dönemde günde ortalama 117 sarsıntı kaydedildi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/turkiye-nin-4-aylik-deprem-bilancosu-850.jpg" />
Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, yılın ilk çeyreğinde meydana gelen depremlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Özmen, yılın ilk üç ayında da sismik hareketliliğin dikkat çekici seviyelerde seyrettiğini söyledi.

İki günde bir 4’ten büyük deprem oldu

Bu dönemde çoğunluğu küçük ve orta büyüklükte olmak üzere çok sayıda depremin kaydedildiğini belirten Özmen, “Yılın ilk çeyreğindeki deprem verilerine baktığımızda bunların sayısının 12 bin 928 olduğunu görüyoruz. Bu rakamı ortalamaya vurduğumuzda ülkemizde günde 117 deprem meydana geldi. İki günde bir 4’ten büyük, 27 günde bir ise 5’ten büyük depremle ülkemiz sarsıldı.&quot; diye konuştu.

20 yıllık ortalamaya bakıldığında, bu yılın ilk çeyreğindeki deprem aktivitesinin ortalamanın bir miktar üzerinde seyrettiğine dikkati çeken Özmen, geçen yıldan bu yana Balıkesir’in Sındırgı ve Kütahya’nın Simav ilçelerinde meydana gelen depremlerin de Türkiye genelindeki bu ortalamayı yükselttiğini ifade etti.

Depremlerin yüzde 30’u Sındırgı’da oldu

Özmen, 12 bin 928 depremin yüzde 30’unun Sındırgı’da, yüzde 8,1’inin Simav’da meydana geldiğini bildirdi. Depremlerin yaklaşık yüzde 40’ının bu iki bölgedeki sismik hareketlilikten kaynaklandığını aktaran Özmen, bu dönemde Türkiye’de meydana gelen en büyük depremin ise 13 Mart’ta Tokat’ın Niksar ilçesinde kaydedilen 5,5 büyüklüğündeki deprem olduğunu söyledi.

Van’ın Tuşba, Denizli’nin Buldan ve Balıkesir’in Sındırgı ilçelerinde de 5’ten büyük depremler yaşandığını hatırlatan Özmen, söz konusu dönemde Türkiye’nin dört kez 5 büyüklüğünün üzerindeki depremlerle sarsıldığını belirtti.

Doç. Dr. Özmen, “İl bazında en fazla deprem Balıkesir’de meydana geldi. Bunu Kütahya, Malatya ve Muğla izledi.&quot; dedi.

“Diri fay sayısı 600’ü geçti&quot;

İlk çeyrekte dikkat çeken depremler arasında Trabzon’un Ortahisar ilçesi açıklarında Karadeniz’de meydana gelen 3,8 büyüklüğündeki sarsıntının yer aldığını aktaran Özmen, Ankara’nın Haymana ilçesinde kaydedilen 4,1 büyüklüğündeki depremin de öne çıkan depremler arasında bulunduğunu bildirdi.

Akdeniz açıklarında, Antalya Körfezi çevresinde görülen hareketliliğin de dikkat çektiğini ifade eden Özmen, İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde 1 Nisan’da kara sınırları içinde meydana gelen 2,6 büyüklüğündeki depremin ise nüfus yoğunluğu nedeniyle ayrıca önem taşıdığını belirtti.

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün (MTA) 2012’de yayımladığı haritada Türkiye’deki diri fay sayısının yaklaşık 500 olarak yer aldığını anımsatan Özmen, “AFAD ve MTA’nın yürüttüğü yeni çalışmalarda, kara sınırları içindeki diri fay sayısının 600’ü geçtiği tespit edildi. Denizel alanlar ve komşu ülkelerdeki fayların da eklenmesiyle toplam sayı 1000’e yaklaştı. Bu kadar yoğun diri fay ağına sahip bir ülkede depremlerin yaşanması son derece normal.&quot; şeklinde konuştu.

Son dönemde en dikkat çekici sismik hareketliliğin Sındırgı ve Simav çevresinde görüldüğünü kaydeden Özmen, 10 Ağustos 2025’ten bu yana Sındırgı’da 26 binin üzerinde, Simav’da ise 6 bine yakın deprem meydana geldiğini aktardı.

Bu depremler magmatik sokulumlara bağlı olarak değerlendirilse de bölgedeki deprem tehlikesinin ortadan kalktığının söylenemeyeceğini vurgulayan Özmen, söz konusu hareketliliğin bölgede daha ayrıntılı bilimsel çalışmalar ve gözlemler yapılması gerektiğini ortaya koyduğunu dile getirdi.

Simav Fay Zonu’nun 6,5-7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğuna ilişkin bilimsel çalışmalar ve resmi raporlar bulunduğunu belirten Özmen, bölgedeki riskin küçümsenmemesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye genelinde deprem risk azaltma çalışmalarının hızlandırılması gerektiğinin altını çizen Özmen, ülkenin depreme dirençli hale getirilmesi için yürütülen çalışmaların daha etkin ve verimli şekilde sürdürülmesinin önem taşıdığını kaydetti.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 12:32:04 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>İşte okullarda yeni önlemler! Bakan Tekin açıkladı…</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/iste-okullarda-yeni-onlemler-bakan-tekin-acikladi/1766383/</guid>
		   <description>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda alınacak yeni önlemleri açıkladı. Yapay zeka destekli yönetim sistemi kuruldu. Böylece okul çevresinde oluşacak risklerin önden görülüp müdahale edilmesi planlanıyor.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/iste-okullarda-yeni-onlemler-bakan-tekin-acikladi-3577.jpg" />
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta düzenlenen saldırılar sonrası okullarda alınan yeni tedbirleri açıkladı.

Buna göre yapay zeka destekli bir risk analiz ve erken uyarı sistemi oluşturulacak. Devamsızlık eğilimleri, disiplin verileri, demografik yapı, okul riski ve suça yönelim riski gibi göstergeler birlikte değerlendirilecek. Böylece ilgili birimlerin erken aşamada harekete geçmesi sağlanacak.

Artan dijital bağımlılık ve teknoloji risklerine karşı ebeveynler için “destek ve danışma hattı&quot; kurulacak.

Ayrıca öğrencilerin yaşadığı psikolojik kırılmalar, yapay zekâ destekli rehberlik sistemleriyle önceden tespit edilmesi planlanıyor.

Bakan Tekin yeni önlemleri madde madde şöyle sıraladı:

-İlk olarak okul güvenliğini fiziki tedbirlerle birlikte dijital risk alanlarını da kapsayacak şekilde genişleterek ele alıyoruz. Siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık verecek, dijital dünyanın karanlık alanlarında çocuklarımızı hedef alan riskleri yapay zeka destekli analiz imkanlarıyla izleyeceğiz.

“YAPAY ZEKA DESTEKLİ BİR RİSK ANALİZ VE ERKEN UYARI SİSTEMİ OLUŞTURUYORUZ’&quot;

-Bakanlıklar arası veri paylaşımını ve iş birliğini güçlendirecek, okulların çevresinden giriş çıkış düzenine, kurumlar arası eş güdümüne kadar yeni modelleri ivedilikle devreye alıyoruz. Veri entegrasyonu sürecini yapay zeka destekli bir risk analiz ve erken uyarı sistemi oluşturuyoruz.

“DEVAMSIZLIK EĞİLİMLERİ, DEMOGRAFİK YAPI, SUÇA YÖNELİM RİSKİ GİBİ GÖSTERGELER BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLECEK&quot;

-Devamsızlık eğilimleri, disiplin verileri, demografik yapı, okul riski ve suça yönelim riski gibi göstergeleri birlikte değerlendiren bu yapı sayesinde, tek başına sınırlı anlam taşıyan sinyalleri bütüncül biçimde okuyabilecek, ilgili birimlerimizi erken aşamada harekete geçirebileceğiz.

-Anne babalarımızın çocuklarının maruz kaldığı dijital içerikleri daha yakından tanıması ve gerektiğinde hızlı destek alabilmesi için yeni bir destek planı oluşturuyoruz.

-Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi, riskli durumlara karşı tepki verme durumunda kapsamlı eğitimler planlıyoruz.

-Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını daha da güçlendirecek, 23 ilde pilot olarak başlattığımız Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik Projemizi genişleterek ülke çapında yaygınlaştıracağız.

“REHBERLİK KAPASİTESİ GÜÇLENDİRİLECEK&quot;

-Riskleri erkenden fark eden, etkili ve zamanında müdahale üreten rehberlik kapasitemizi daha hassas hâle getireceğiz. Çocuklarımızın sessizce içine kapandığı, görünürde fark edilmeyen ama zamanla derinleşen kırılma alanlarını daha erken öngörebilen, uygun destek mekanizmalarını vakit kaybetmeden devreye alabilen yapay zeka desteğiyle rehberlik sistemimizi daha güçlü bir hale getireceğiz.

“TÜRKİYE GENELİNDE 60 BİN OKUL MASADA&quot;

Riskli okullarda polisin bilfiil bulunması, bazı okullarda devriye araçlarının çalışması gibi adımları zaten planladıklarını belirten Tekin, İçişleri Bakanlığı’yla yürütülen görüşmeler sonucu ortaya çıkan tabloyu şöyle anlattı:

“Hangi okullarda hangi tedbirlerin alınacağı, dedektörlerden x-ray cihazlarına kadar bu okulları tekrar masaya yatırılıyoruz. Bu alınan güvenlik tedbirlerinin daha sağlıklı sonuçlar vermesi için aksayan yönler varsa okul bazlı olarak, tek tek Türkiye’deki 60 bin okulumuzu gözden geçiriyoruz. İçişleri Bakanlığımız da okullarımız için geliştirdiğimiz risk haritasını daha hassas bir hale getiriyor.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 11:51:40 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Taksilerde &#39;fiş&#39;siz yolculuk devri sona eriyor</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/turkiye-de-yeni-bir-donem-basliyor-taksilerde-fis-siz-yolculuk-devri-sona-eriyor/1766370/</guid>
		   <description>Hazine ve Maliye Bakanlığı, taksilerde "Taksi Mali Cihazı" kullanımını zorunlu hale getirdi. 1 Eylül 2026ya kadar tüm taksilerde devreye alınacak sistemle, yolculuk sonunda otomatik fiş kesilecek ve kartla ödeme imkânı sunulacak.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/turkiye-de-yeni-bir-donem-basliyor-taksilerde-fis-siz-yolculuk-devri-sona-eriyor-6716.jpg" />
Türkiye genelindeki taksi taşımacılığında şeffaflığı artıracak yeni bir dönem başlıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı teknik kılavuz uyarınca, taksimetrelerle entegre çalışan "Taksi Mali Cihazları" artık her araçta zorunlu olacak. Bu düzenleme, hem vergi denetimini sıkılaştırmayı hem de yolcu mağduriyetlerini önlemeyi hedefliyor.

HER YOLCULUK SONUNDA OTOMATİK FİŞ VERİLECEK

Yeni sistemle birlikte yolculuk tamamlandığında cihazlar otomatik olarak fiş kesecek. Düzenlenen fişler %20 KDV içerecek ve veriler eş zamanlı olarak dijital ortamda bakanlığa iletilecek. Böylece "fiş verilmemesi" veya kayıt dışı kazanç gibi sorunların önüne geçilecek.

SON TARİH 1 EYLÜL

2026 Mevcut taksi işletmecilerinin bakanlık onaylı cihazları temin ederek kullanıma alması için son tarih 1 Eylül 2026 olarak belirlendi. Yeni faaliyete başlayacak olanlar veya taksimetresini yenileyenler ise en geç 30 gün içinde bu sisteme geçiş yapmak zorunda kalacak.

KARTLA ÖDEME ZORUNLULUĞU DA GELİYOR

Sistem sadece fiş kesmekle kalmayacak, aynı zamanda ödeme kolaylığı da sunacak. Taksiciler, cihazı aktif ettikten sonra 15 gün içinde bankalarla anlaşarak kartla ödeme altyapısını kurmakla yükümlü olacak. Ayrıca GPS entegrasyonu ve elektronik mühür gibi yüksek güvenlik standartları da cihazlarda standart hale getirilecek.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:50:52 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Usta oyuncu Ferdi Atuner&#39;e veda</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/usta-oyuncu-ferdi-atuner-e-veda/1766368/</guid>
		   <description>Tiyatro ve dizi oyuncusu Ferdi Atuner (82) için Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) tören düzenlendi. Törende konuşan kızı İlayda Atuner, “O benim ilk aşkım, kahramanım, en kıymetlimdi. Beni her zaman o meşhur gür sesiyle &apos;Canım kızım’ diye karşılardı. Ona doymak benim için mümkün değildi, hâlâ değil.&quot; dedi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/usta-oyuncu-ferdi-atuner-e-veda-6283.webp" />
Kalp krizi sonucu hayatını kaybeden tiyatro ve dizi oyuncusu Ferdi Atuner için Atatürk Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi. Aynı zamanda İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçısı olan Atuner için düzenlenen törene yakınları ve sanat camiasından çok sayıda kişi katıldı. Sanatçının hayatı ve kariyerine ilişkin konuşmalar yapılan törene katılanlar duygu dolu anlar yaşadı. Atuner’in yakın arkadaşı Metin Ertem ise, &quot; Çocuk kalpliydi ve bir çocuk bayramında göçtü. Işıklar içinde uyusun. Güle güle Ferdi kardeşim.&quot; diye konuştu.

&apos;EN SEVDİĞİ YERDE BİZE VEDA EDİYOR’

Ferdi Atuner’in kızı İlayda Atuner, “Çok söyleyecek birşey yok, tarifsiz bir acı benim için. Çok fazla insanın iyiliği dokunmuş, sanata kendini adamış biriydi. Çok derin derin, uzun uzun şeyler de söylemek istemiyorum. Ruhu şad olsun. En sevdiği yerde de veda ediliyor. Bundan sonrası mekanı cennet olsun. Tabii ki gönlü hep buradaydı. Biz de son vazifesini yerine getiriyoruz&quot; dedi. Kızı törende de bir konuşma yaparak, “O benim ilk aşkım, kahramanım, en kıymetlimdi. Beni her zaman o meşhur gür sesiyle &apos;Canım kızım’ diye karşılardı. Ona doymak benim için mümkün değildi, hâlâ değil. Tabii ki de bize olan sevgisi kadar işine, sahneye ve sanata büyük bir aşkla bağlıydı. Henüz 1 ay önce annemi kaybetmenin derin acısına dayanamadığını düşünüyorum ve bu hayatta ona nasıl sahip çıktıysa orada da sahip çıkmak için aramızdan ayrıldı. İnanıyorum ki yeniden kavuştular&quot; dedi.

Usta oyuncu Ferdi Atuner hayatını kaybetti

&apos;HAYATININ 45 YILINI BURAYA ADADI’

Oğlu Toygar Atuner ise, “Ne söyleyeceğimi bilemiyorum çünkü ben İstanbul’da yaşamıyorum. Antalya’dayım, Antalya Operası’nda ve şu anda adım attım İstanbul’a. Aynı mesleği yapıyoruz. Onun dışında yaptığı yan işlerde de, oyunculuk olsun, ben de yapıyordum. Sonuçta geldiğimiz yer yine burası. Hayatının 45 yılını buraya adadı. Görüşmeyeli epey oldu çünkü takip ediyorsanız opera sezonlarının yoğunluğu malum ve ben de kendimi gelemedim. O yüzden epey olmuştu aslında&quot; ifadelerini kullandı.

&apos;ÇOCUK KALPLİYDİ, ÇOCUK BAYRAMI’NDA ARAMIZDAN AYRILDI’

Ferdi Atuner’in arkadaşı Metin Ertem ise “Hep hatırlanacak sevilmeye devam edilecek. Operada o çok şey yaptı, ne mutlu denilecek. Bana göre bir sanatçının göçmesi olmaz. Alkışını aldı bundan sonra sahneye çıkmayacak. Çocuk kalpliydi ve bir çocuk bayramında göçtü. Işıklar içinde uyusun. Güle güle Ferdi kardeşim.&quot; dedi. Ferdi Atuner’in cenazesi törenin ardından cenaze namazı kılınmak üzere Zincirlikuyu Camii’ne götürüldü. (DHA)



 


</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:47:20 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Beştepe&#39;de duygusal anlar!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/bestepe-de-duygusal-anlar/1766367/</guid>
		   <description>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan etkinlikleri kapsamında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile birlikte Beştepe’de çocuklarla bir araya geldi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/bestepe-de-duygusal-anlar-2961.jpg" />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin 106. açılış yıl dönümü dolayısıyla Beştepe’de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindeki çocukları kabul etti.



Görüşmede duygu dolu anlar yaşandı.

Çocuklar yazdığı kitabı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise yazılan kitabı okuyacağını söyleyerek kabul etti.

Bu duygu yüklü anlar sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da gözlerinin dolduğu ve duygulandığı görüldü.



OKUL SALDIRILARI

“Her birinizin gözlerinizden öpüyor, çocuk bayramınızı yürekten kutluyorum. Tüm çocukların bayramını tebrik ediyorum.&quot; ifadelerini kullanan Erdoğan, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarına değinerek hayatını kaybedenlere rahmet diledi.



“23 Nisan’ı çocuklara armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile Milli Mücadele’yi başarıyla yürüten Meclisimizin değerli üyelerini saygıyla yad ediyorum.&quot; diye konuşan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Burada şunu tüm kalbimle sizlere ifade etmek isterim; ışıl ışıl parlayan gözleriniz, gökyüzü kadar temiz yüzleriniz ve şefkat ile dolu yüreğinizle her biriniz bizim umudumuzsunuz.

Sizin gibi yavrularımızla her buluşmamızla Türkiye’nin aydınlık geleceğine olan inancım artıyor. Çünkü ilerde bu koltuklarda sizler oturacak, bu makamlara inşallah sizler geleceksiniz. Üstlendiğiniz görevlerde ülkenize ve milletinize en güzel şekilde hizmet edeceksiniz. Biliyorum ki aranızdan çok kıymetli isimler çıkacak.

Yeter ki kendinize güvenin. Disiplinli bir şekilde çalışmaktan vazgeçmeyin. Gerisi biraz sabır ve zaman meselesidir. Bugün ne yapıyorsak sizin hayallerinizi gerçekleştirmek için yapıyoruz.&quot;


































</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:45:44 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Tehlike büyüyor! Milyarlarca insan risk altında</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/tehlike-buyuyor-milyarlarca-insan-risk-altinda/1766365/</guid>
		   <description>İklim değişikliğiyle artan kuraklık, kum ve toz fırtınalarının sıklığını ve şiddetini küresel boyuta taşıdı. Dünya genelinde 3,8 milyar insanı etkileyen bu doğa olayı; kalp krizinden inmeye, menenjitten kronik solunum yolu hastalıklarına kadar birçok ölümcül riski beraberinde getiriyor.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/tehlike-buyuyor-milyarlarca-insan-risk-altinda-8716.jpg" />
İklim kriziyle şiddetlenen kum ve toz fırtınaları küresel tehdit haline gelirken, fırtınalar kalp krizi veya inme, boğazda kuruma ve menenjit gibi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Dünya Sağlık Örgütüne göre, Doğu Akdeniz ve diğer bölgelerde kum ve toz fırtınalarının sıklığı, süresi ve yoğunluğunda artış yaşanıyor. İklim değişikliği çölleşmeye yol açarak kum ve toz fırtınalarının sıklığı ve yayılımını artırıyor. Kum ve toz fırtınaları partikül madde konsantrasyonlarını artırarak hava kirliliğine de doğrudan katkıda bulunuyor.

Öte yandan, küresel olarak 330 milyon insanın her gün rüzgarla taşınan ve bazen kaynağından binlerce kilometre uzağa gidebilen partiküllere maruz kaldığı tahmin ediliyor.

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, dünya genelinde görülen kum ve toz fırtınalarının iklim değişikliğiyle bağlantısını anlattı.

Kuvvetli rüzgarın genellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde atmosfere kaldırdığı ve kilometrelerce uzağa taşıdığı çökel malzemeye kum ve toz adı verildiğini anımsatan Türkeş, kum ve toz fırtınalarının iklimi, havayı, atmosferi, ekosistemleri, insan sağlığını, tarımı, ulaşımı ve güneş enerjisi sistemini olumsuz etkilediğini söyledi.

Türkeş, yıl boyunca kurak koşullarının egemen olduğu coğrafyalarda toz taşınımı görüldüğüne işaret ederek, “Kurak ve yarı kurak bölgeler özellikle çöller, çöllerin çevresindeki kurak ve yarı kurak bölgeler en önemli kum ve toz kaynaklarıdır. Afrika, Sahra ve Sahra Altı Afrika’nın bir bölümü, Sahel, Gobi Çölü, Orta Doğu ve özellikle Orta Doğu’daki bazı çöller ile Arap çölleri en önemli kum ve toz fırtınalarının oluştuğu ve toz kaynağı olan bölgelerdir.&quot; dedi.

İklim değişikliği etkisiyle özellikle bazı bölgelerdeki uzun süreli kuraklıkların kum ve toz fırtınalarının sıklığı, süresi ve şiddetini artırdığına dikkati çeken Türkeş, iklim değişikliğinin var olan kurak ve yarı kurak bölgeler dışında giderek daha sıcak ve kurak koşullarla kuraklaşma eğilimindeki bölgelerde yeni kum ve toz fırtınalarına oluşum alanları yarattığını kaydetti. Türkeş, bu fırtınaların doğrudan iklimi, atmosferi, havayı ve özellikle bulut ile yağış oluşumunu etkilediğini aktardı.

“Küresel toz salımlarının yaklaşık yüzde 25’i insan kaynaklı&quot;

Türkeş, kum ve toz fırtınalarının doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 3,8 milyar insanı etkilediğini belirterek, şöyle devam etti:

“Atmosfere verilen küresel toz salımlarının yaklaşık yüzde 25’i insan kaynaklı. Bugünkü iklim, basınç, rüzgar sistemleri açısından küresel ölçekte, küresel toz bütçesinin yüzde 80’inden fazlası Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Arap çöllerinden kaynaklanıyor. Bu, Türkiye’yi çok ilgilendiren bir şey. İklim değişikliğiyle Ekvator’dan başlayarak büyük ölçekli basınç rüzgar sistemleri, yıl içindeki mevsimlik döngüsünün dışında kuzeye doğru hareket etme eğiliminde. Özellikle subtropikal yüksek basınçlar ve onun oluşumuna doğrudan katkı sağlayan Hadley döngüsü adını verdiğimiz geniş ölçekli döngü kuzeye kaydığında kum ve toz fırtınaları üretebilecek hem kurak ve yarı kurak bölgeler hem de bu bölgelerden toz taşıyabilecek sistemler Akdeniz’i, Güney Avrupa’yı, Orta Doğu’yu dolayısıyla Türkiye’yi daha fazla etkileyebilecek. Gözlemler, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Güneybatı Asya’daki pek çok bölgede kum ve toz fırtınalarının sıklığı ve zaman zaman şiddetinde artış olduğunu gösteriyor.&quot;

Kum ve toz fırtınalarının yağış ve su kaynaklarını da etkilediğinin altını çizen Türkeş, bu fırtınaların belirli dönemlerde sebze ve meyve üretimini, çiçeklenme ve tozlanma dönemlerini etkileyerek rekoltede düşüşe yol açabileceği uyarısında bulundu.

“Toprak nemini artıracak yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların yapılması gerekiyor&quot;

Türkeş, kum ve toz fırtınalarının önlenmesine yönelik alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:

“İlk olarak iklim değişikliği mücadelesinin güçlenmesi gerekiyor. İklim değişikliği mücadelesi kurak ve yarı kurak bölgelerin çevresindeki yarı nemli alanlarda sıklığı, süresi, şiddeti artan sıcak hava dalgaları ve artan kuraklık etkileri, değişen fırtına, rüzgar ve yağış rejimleri dikkate alınarak sürdürülmek zorunda. Mutlak çöller, tam kurak alanlar, kurak ve yarı kurak bölgelerde bugün dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi çok etkili bir yeşil kuşak var. Çin Halk Cumhuriyeti kurak ve çöl alanlarının çevresinde çok uzun soluklu ağaçlandırma, bitkilendirme çalışmaları yapıyor. Toprak nemini artırabilmek ve topraktaki ince materyali, kum ve toz fırtınalarına kaynak oluşturabilecek, ince çökeltileri tutabilmek için toprak nemini artıracak yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların da mutlaka yapılması gerekiyor.&quot;

Öte yandan, Türkeş, Dünya Meteoroloji Örgütünün günlük toz üretimine ilişkin öngörülerine bakıldığında, 23 Nisan’da Akdeniz kıyılarında ve Güneydoğu Anadolu’nun Türkiye-Suriye sınırına yakın olan bölgelerinde günlük ortalama yüzey toz konsantrasyonunun orta seviyeden hassas düzeye ulaşabileceğini sözlerine ekledi.

Kum ve toz fırtınaları insan sağlığını tehdit ediyor

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muzaffer Onur Turan da, kum ve toz fırtınalarının ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini söyledi.

Kum ve toz fırtınalarıyla sanayi atıkları, tarım ilaçları, polenler, bakteriler ve mantar sporlarının da taşındığını anımsatan Turan, “Toz bulutu içindeki PM10 partikülleri, üst solunum yolunda tutulurken, 2,5 mikrometreden küçük olanlar doğrudan akciğerlerin en derin noktalarına yani alveollere kadar ulaşır. Buradan kana karışarak sistemik bir etkilemeye neden olabilir. Havada çöl tozlarının bulunduğu günlerde solunum, kalp ve damar hastalıkları ile hastane başvurularının, hastalık ve ölümlerin arttığı çeşitli çalışmalarla gösterilmiştir.&quot; diye konuştu.

Çöl ve kum fırtınalarının sağlık üzerindeki etkisinin maruziyet süresi ve yoğunluğa bağlı olarak değiştiğine değinen Turan, bu fırtınaların zatürre, kalp krizi veya inme, gözlerde şiddetli yanma, burun kanamaları, boğazda kuruma ve menenjit gibi sağlık sorunlarına yol açabileceğini anlattı.

Turan, çöl ve kum fırtınalarının mevcut astım ve Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) vakalarında ani atak ve krizleri tetiklediğini belirterek, bu günlerde astım ve KOAH ile ilişkili acil başvurularının ve astım ölümlerinin arttığının çalışmalarda yer aldığını hatırlattı.

“Uzun süre toza maruz kalanlarda kronik solunum ve kalp hastalıkları görülebilir&quot;

Çöl tozlarının bebekler, çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler için büyük risk taşıdığının altını çizen Turan, şunları söyledi:

“Uzun süre toza maruz kalanlarda kronik solunum ve kalp hastalıkları görülebilir. Özellikle kronik akciğer ve kalp hastalığı olanlar önemli risk oluşturmakta, akciğer rezervleri düşük olduğu için en ufak bir irritasyon dahi ciddi bir krize yol açabilir. Çocuklar, akciğer gelişimleri devam ettiği ve vücut ağırlıklarına oranla daha hızlı nefes aldıkları için daha fazla toz solurlar. Yaşlılar, bağışıklık sistemi ve organ rezervlerinin azalması nedeniyle komplikasyonlara daha açıktırlar. İnşaat, tarım veya ulaşım sektöründe olup gün boyu açık havada bulunanlar doğrudan bu tozlara maruz kalırlar.&quot;

Turan, toz fırtınası uyarılarının yapıldığı saatlerde dışarıya çıkılmaması, pencerelerin kapalı tutulması, N95 veya FFP2 tipi filtreli maskeler kullanılması gerektiğine dikkati çekerek, bol su tüketiminin solunum yollarındaki mukozanın nemli kalmasına yardımcı olduğunu sözlerine ekledi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Okullara 7 basamaklı güvenlik modeli</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/okullara-7-basamakli-guvenlik-modeli/1766360/</guid>
		   <description>Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarının ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, okullarda alınacak önlemleri anlattı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/okullara-7-basamakli-guvenlik-modeli-7514.jpg" />
Okullara yeni güvenlik önlemleri geliyor. Açıklama İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nden geldi. Bakan Çiftçi, “81 il valiliğine önlemlere ilişkin genelge göndereceğiz.&quot; dediği düzenlemenin 7 basamaklı çerçeveden oluştuğunu belirtti.

Öncelikle bütün okulların çevresini yeniden risk esaslı değerlendirileceğini, giriş-çıkış yoğunluğu, öğrenci hareketliliği, servis güzergahları, kör noktalar ve çevresel risk alanları tek tek gözden geçirileceği bilgisini veren Çiftçi’nin açıklamaları şu şekilde devam etti:

KOLLUK GÖRÜNÜRLÜĞÜ ARTACAK, DENETİMLER SIKLAŞACAK

“Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak. Metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergâhlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacak.

Kamera sistemleri, giriş-çıkış kontrolü, ziyaretçi usulleri ve güvenli toplanma alanları yeniden değerlendirilecek; eksikler süratle giderilecek.

OKUL GÜVENLİĞİ TOPLANTILARI HER AY YAPILACAK

Daha önce yılda iki kez yapılan “Okul Güvenliği&quot; toplantıları artık her ayın ilk haftasında düzenli yapılacak. Her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanının yer alacağı bir &apos;güvenlik kurulu’ oluşturulacak.&quot;

7 BASAMAKLI GÜVENLİK MODELİ

Biz burada yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Bunlar; risk ve tehdit analizlerinin yenilenmesi, fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, erken uyarı sistemi, takip görevi, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, bakanlıklar arası eşgüdüm ve acil durum farkındalık eğitimi.

Meseleyi sadece bina güvenliği olarak görmüyoruz; akran zorbalığı, tehdit dili, dışlanma, öfke kontrolü, içine kapanma ve dijital risk işaretleri de yakından izlenecek. Devamsızlık yapan, okul ile bağı zayıflayan ve risk altında olduğu değerlendirilen çocuklar için okul-aile-rehberlik-kamu kurumları arasında daha yakın izleme ve destek süreci kurulacak.

SİLAH SAHİBİ AİLELERE UYARI

Rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri güçlendirilecek. Sosyal medya, dijital mecralar, şiddeti özendiren içerikler ve olumsuz rol modeller konusunda da önleyici bilinçlendirme çalışmaları yaygınlaştırılacak.

Ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme yapılacak, ruhsatsız silahla mücadele de tavizsiz sürecek. Olası olaylarda müdahale sırası, kurumlar arası koordinasyon ve ilk müdahale kapasitesi yeniden gözden geçirilecek. Her il kısa, orta ve uzun vadeli uygulama planı hazırlayacak ve tedbirleri düzenli olarak Bakanlığımıza raporlayacak.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:35:24 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Çocuklara sosyal medya yasaklanacak mı? İşte merak edilenler</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/cocuklara-sosyal-medya-yasaklanacak-mi-iste-merak-edilenler/1766357/</guid>
		   <description>Sosyal medyaya yönelik düzenlemeleri de içeren kanunla 15 yaş altı çocuklara yönelik güvenli dijital alanlar oluşturulacak, kontrollü kullanım teşvik edilecek.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/cocuklara-sosyal-medya-yasaklanacak-mi-iste-merak-edilenler-2388.jpg" />
Sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Kanun ile 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yapılan düzenlemeye ilişkin 5 soru ve yanıtları şöyle:

1- Çocuklara sosyal medya yasaklanacak mı?

Düzenleme ile 15 yaş altı çocuklara yönelik güvenli dijital alanlar oluşturulacak, kontrollü kullanım teşvik edilecek. Yaş doğrulama sistemleriyle çocukların yaş ve gelişimlerine uygun olmayan içeriklere maruz kalmaları önlenecek.

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da yer alan “içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi&quot; başlıklı hükümde yapılan düzenlemeyle, sosyal ağ sağlayıcı 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak.

Sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alacak. Bu kapsamda alınan tedbirler sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde yayınlanacak.

2 – Ebeveyn denetimleri nasıl olacak?

Sosyal ağ sağlayıcıları açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları oluşturacak. Ebeveyn kontrol araçları ise hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ve kullanım süresinin izlenmesi ve bu sürenin sınırlandırılmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.

Sosyal ağ sağlayıcıları, aldatıcı reklamları engelleyici tedbirleri almakla da yükümlü olacak.

3 – Sosyal ağ sağlayıcılarına nasıl yaptırımlar uygulanacak?

Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcıları, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen kararın gereğini derhal ve en geç bir saat içinde uygulayacak. Kanun uyarınca verilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararlarına konu yayının kendi internet sitesinde yayınlanmaması hususunda gerekli her türlü tedbiri alacak.

Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanacak, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamayacak ve buna ilişkin para transferi yapılamayacak. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren 3 ay içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcılarının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.

Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.

4 – Oyun platformlarının yükümlülükleri ne olacak?

Kanunla oyun platformlarına ilişkin yapılan düzenlemelere göre, oyun platformu usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak ancak derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilecek. Oyun platformu içerik veya yer sağlayıcı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen içerikleri çıkarmakla yükümlü olacak.

Türkiye’den günlük erişimi 100 binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformu, BTK, Erişim Sağlayıcıları Birliği, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereği ile düzenleme kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemek ve bu temsilciye dair bilgileri BTK’ye bildirmekle yükümlü olacak. Oyun platformu, temsilcinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verecek.

Oyun platformu, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak. Ebeveyn kontrol araçları, hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.

5 – Oyun platformları yükümlülüklerini yerine getirmezse ne olacak?

Oyun platformunun uyması gereken yükümlülüklere ve yaş kriterlerine göre derecelendirmeye dair usul ve esaslar, BTK tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.

Yükümlülükleri yerine getirmeyen oyun platformuna BTK tarafından bildirimde bulunulacak. Bildirimden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde oyun platformuna BTK Başkanı tarafından 1 milyon Türk lirasından 10 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilebilecek. 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 10 milyon Türk lirasından 30 milyon Türk lirasına kadar bir kez daha idari para cezası verilebilecek. İdari para cezası miktarı ihlalinin niteliği, ağırlığı, kullanıcılar üzerindeki etkisi veya meydana gelen zarar dikkate alınarak takdir edilecek.

İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 30 oranında daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.

Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:30:35 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Annelerin izni 24 haftaya çıkarıldı: 5 soruda yeni düzenleme</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/annelerin-izni-24-haftaya-cikarildi-5-soruda-yeni-duzenleme/1766354/</guid>
		   <description>Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen yasayla doğum izni uzatıldı, babalık izni artırıldı ve koruyucu ailelere yeni haklar getirildi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/annelerin-izni-24-haftaya-cikarildi-5-soruda-yeni-duzenleme-3918.jpg" />
Kamu ve özel sektörde çalışan anneler için doğum izni süresi uzatıldı.

Sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Düzenlemeyle, kamu ve özel sektörde çalışan tüm anneler için doğum izni süresi uzatılırken kanun hakkında merak edilen 5 soru ve yanıtı şöyle:

1- Doğum izni sürelerinin uzatılmasına yönelik yeni düzenleme ne getiriyor?

Kamu ve özel sektörde çalışan tüm annelerin doğum iznini uzatan düzenleme kapsamında doğum izni süresi doğumdan önce 8 hafta, doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftaya çıkarıldı.

2- Yasa, doğum öncesi çalışma süresine ilişkin ne öngörüyor?

Beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadınlar, isteği halinde doğumdan önceki 3 haftaya kadar kurumunda çalışabilmekteydi. Düzenlemede bu sürenin 2 haftaya kadar çekilmesi ile doğum sonrası aktarılabilecek süre 1 hafta daha uzamış oldu.

3- Düzenlemeden doğum iznini tamamlayanlar yararlanabilecek mi?

Analık izni süresi dolmuş ancak doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süreyi 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla tamamlamamış olan personele talepleri halinde 8 hafta ilave analık izni verilecek.

4- Babalık izni kaç gün olacak?

Düzenlemeyle özel sektör çalışanlarının babalık izni memurlarda olduğu gibi 10 gün olacak.

5- Yasayla, koruyucu ailelere yönelik nasıl bir düzenleme öngörülüyor?

Koruyucu aile olmanın teşvik edilmesi, koruyucu aile sayısının artmasıyla daha fazla çocuğun aile yanında bakımının sağlanması, koruyucu aileliğin çocuk koruma mekanizmasındaki yerinin güçlendirilmesi ve koruyucu aile ile çocuğun birbirine alışma sürecine destek olunması amacıyla bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olanlara, çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:27:57 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Meclis&#39;te 23 Nisan özel oturumu!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/meclis-te-23-nisan-ozel-oturumu/1766364/</guid>
		   <description>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis’te düzenlenen 23 Nisan özel oturumunda yeni anayasa mesajı verip “Anayasa milletin kendisi ile yaptığı yüksek sözleşmedir. Siyaset kurumu karşıtlıkların kördüğüm olduğu yer olamaz.&quot; dedi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/meclis-te-23-nisan-ozel-oturumu-1754.jpg" />
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle özel oturum düzenlendi.

Özel oturuma TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlık etti.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, özel oturumda açıklamalarda bulundu.

Parlamentonun milletin ortak aklının çalıştığı yer olduğunu sözlerine ekleyen Kurtulmuş, “Parlamento öfkeyi usule, itirazı müzakereye ve toplumsal talebi meşru kararlara dönüştüren yüksek siyaset mekanıdır. Temsilin kuvveti de meşruiyetin asıl menşeide doğrudan doğruya milletten gelmektedir.&quot; dedi.

TBMM’nin değerinin kriz anlarında hep daha belirgin hale geldiğini dile getiren Kurtulmuş, “Darbe dönemlerinde, vesayet teşebbüslerinde, iç gerilimlerde ve dış baskılarda çözümün adresi daima milli iradenin kurumsal çatısı olan bu yüce mekan olmuştur. Millet sesini burada aramıştır. Mesajını buradan vermiştir. İtirazını burada büyütmüştür. Uzlaşmasını burada olgunlaştırmıştır.&quot; açıklamasında bulundu.

YENİ ANAYASA MESAJI

Anayasa mesajı veren Kurtulmuş, “Anayasa milletin kendisi ile yaptığı yüksek sözleşmedir. Siyaset kurumu karşıtlıkların kördüğüm olduğu yer olamaz. &quot; dedi. “Güçlü Cumhuriyet, güçlü Meclis ile yaşar.&quot; diye konuşan TBMM Başkanı, yeni anayasanın şart olduğunu sözlerine ekledi.

Dünya siyasetinin kırılma evresinde olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “İhtiyacımız olan toplumsal güveni gösteren siyaset diline ihtiyaç var. Türkiye’de barış ve dayanışmanın kapıları açılacak. Çözümün adresi milli iradenin merkezi burasıdır. &quot; dedi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 16:42:58 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Siyasilerden 23 Nisan mesajları</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/siyasilerden-23-nisan-mesajlari/1766352/</guid>
		   <description>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü dolayısıyla siyasilerden kutlama mesajları geldi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/siyasilerden-23-nisan-mesajlari-9702.jpg" />
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla ülke genelinde kutlama programları düzenlendi. Siyasiler mesajlar yayınladı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 23 Nisan’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş adımlarının atıldığı, milli egemenliğin ilan edildiği ve gelecek nesiller düşünülerek çocuklara armağan edilen eşsiz bir bayram olduğunu söyledi.

“SEVGİLİ ÇOCUKLAR, BAYRAM SİZİN, MECLİS SİZİN&quot;

“Sevgili çocuklar, bayram sizindir, Meclis sizindir, memleket sizindir. Fakat daha önemlisi, bugünden yarına geleceğimiz sizlerin omuzlarında yükselecektir. Unutmamalıyız ki egemenlik milletindir&quot; diyen Kurtulmuş, açıklamasında şunlara yer verdi:

“Temsil millet adınadır. Siyaset millet içindir. Cumhuriyet milletle güçlenir. Meclis milletle anlam kazanır. Bu vesileyle, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 106. yıl dönümünde, Mustafa Kemal Atatürk’ü, Birinci Meclisin kurucu kadrolarını, istiklal uğruna can veren şehitlerimizi, fedakarlık gösteren gazilerimizi ve millet iradesine emek vermiş tüm milletvekillerimizi saygıyla ve minnetle anıyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun.&quot;

BAKAN GÜRLEK: SİZLER BU TOPRAKLARIN EN BÜYÜK HAZİNESİSİNİZ

Adalet Bakanı Akın Gürlek, X hesabında paylaştığı mesajda çocuklara “Bugün, yarın ve daima. Parlak zihinleri, özgür fikirleri ve engin hayal güçleriyle dünyayı güzelleştirecek olan çocuklarımız, sizler bu toprakların en büyük hazinesisiniz&quot; diye seslendi. Gürlek, şöyle devam etti:

“Bugünün neşesi, yarının teminatı olan her bir yavrumuzun gözlerinden öpüyor, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Hep gülümsediğiniz, umutla ve heyecanla geleceğe ilerlediğiniz nice bayramlara.&quot;

 

BAKAN KURUM: EGEMENLİK MİLLETİN, GELECEK EVLATLARIMIZINDIR

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Egemenlik milletin, gelecek evlatlarımızındır. Gülüşleriyle, neşeleriyle, heyecanlarıyla dünyayı güzelleştiren, gözlerindeki parıltıyla yarınımızı aydınlatan tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.&quot; mesajını paylaştı.

 

BAKAN ERSOY SALDIRILARI HATIRLATTI

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy 23 Nisan’da, millet iradesinin tarih sahnesine güçlü şekilde çıktığını, “egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun&quot; ilan edildiğini söyledi.

23 Nisan’ın büyük emaneti yarınlara taşıyacak çocuklara ithaf edilen eşsiz bir gün olduğunu anımsatan Ersoy, Cumhuriyet’in Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı bayramın, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda geleceğe duyulan sarsılmaz bir inancın ifadesi olduğunun altını çizdi.

Ancak bu yıl 23 Nisan’ın coşkusunun, yüreklerde derin bir hüzünle yaşandığına işaret eden Ersoy, “Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarımıza ve yavrularımıza yönelik gerçekleştirilen saldırılar, doğrudan doğruya milletimizin vicdanını ve geleceğini hedef almıştır. Çocuklarımızın güvenliğine yönelen bu menfur saldırıları en güçlü şekilde lanetliyor, hayatını kaybeden öğrencilerimize ve öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.&quot; ifadelerini kullandı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bu toprakların binlerce yıllık medeniyet birikimini geleceğe taşıyan en güçlü bağın çocuklar olduğuna inandıklarını belirten Ersoy, şunları kaydetti:

“Bu bilinçle, çocuklarımızın barış, kardeşlik ve ortak değerler etrafında yetişmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, başta geleceğimizin teminatı olan evlatlarımız olmak üzere aziz milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum.

Cumhuriyetimizin banisi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bu vatan için canını siper eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Çocuklarımızın güven içinde, umutla gülümsediği, güçlü ve müreffeh bir Türkiye için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hep birlikte yürümeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyorum.&quot;

ÖZGÜR ÖZEL: SEN YÜRÜ Kİ YARINLAR ADINLA YAZILSIN

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü kastederek “O; en büyük mirasını bir çocuğun kalbine bıraktı. &apos;Korkma’ diyen bir irade, &apos;Sıra senindir’ diyen bir güven bıraktı&quot; dedi.

Özel, mesajında şu sözlere yer verdi:

“İşte bu yüzden yürü çocuk. Sen yürü ki yarınlar adınla yazılsın! 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyorum.&quot;

DERVİŞOĞLU: EN GÜÇLÜ NİŞANE

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, X hesabındaki paylaşımında “Türk istiklal ve istikbalinin hiçbir iradeye teslim edilemeyeceğinin en güçlü nişanesi olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızı kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, milli iradenin temellerini atan tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum&quot; ifadesine yer verdi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 13:25:27 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>İş dönüşü erkek arkadaşının bıçaklı saldırısına uğradı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/is-donusu-erkek-arkadasinin-bicakli-saldirisina-ugradi/1766346/</guid>
		   <description>Muğla’nın Bodrum ilçesinde, iş dönüşü evinin bahçesinde eski erkek arkadaşı olduğu iddia edilen şüpheli tarafından bıçaklanan Güler B. (54) yaralandı. Polis, kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/is-donusu-erkek-arkadasinin-bicakli-saldirisina-ugradi-2123.jpg" />
Olay, Konacık Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Caddesi üzerinde meydana geldi. İşten dönen Güler B., evinin bahçesine girdiği sırada eski erkek arkadaşı olduğu ileri sürülen bir şüpheli tarafından bıçaklı saldırıya uğradı. 4 YERİNDEN BIÇAKLADI Vücuduna aldığı 4 bıçak darbesiyle kanlar içerisinde yere yığılan Güler B.’nin çığlıklarını duyan oğlu, bahçeye koştuğunda annesini yaralı halde buldu. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Güler B., sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla Bodrum Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Güler B.’nin hastanede tedavisi devam ederken, polis ekipleri, olay yerinde yaptıkları incelemenin ardından kaçan şüphelinin kimliğini belirlemek ve yakalamak için çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye alarak geniş çaplı soruşturma başlattı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 01:10:06 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Polis 69 ilde harekete geçti! Çok sayıda gözaltılar var</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/polis-69-ilde-harekete-gecti-cok-sayida-gozaltilar-var/1766345/</guid>
		   <description>İçişleri Bakanlığı, 69 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 586 kilogram uyuşturucu madde ile 4 milyon 715 bin 47 adet uyuşturucu hapın ele geçirildiğini, 1018 şüphelinin yakalandığını bildirdi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/polis-69-ilde-harekete-gecti-cok-sayida-gozaltilar-var-2123.jpg" />
İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verild: "Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince uyuşturucu madde satıcılarına yönelik 69 ilde operasyonlar düzenlendi.

POLİS 69 İLDE HAREKETE GEÇTİ

İzmir, Ankara, Adana, Samsun, Gaziantep, İstanbul, Mersin, Antalya, Konya, Manisa, Bursa, Balıkesir, Şanlıurfa, Kocaeli, Uşak, Denizli, Tekirdağ, Çorum, Çanakkale, Osmaniye, Kahramanmaraş, Kayseri, Sivas, Çankırı, Elazığ, Hatay, Muğla, Van, Kütahya, Malatya, Ordu, Sakarya, Aydın, Kırklareli, Diyarbakır, Afyonkarahisar, Niğde, Batman, Hakkari, Kastamonu, Eskişehir, Bayburt, Tokat, Kilis, Mardin, Aksaray, Bolu, Burdur, Düzce, Rize, Şırnak, Sinop, Zonguldak, Trabzon, Ağrı, Giresun, Karabük, Nevşehir, Yozgat, Erzurum, Erzincan, Iğdır, Isparta, Karaman, Adıyaman, Bingöl, Edirne, Kırıkkale ve Yalova’da gerçekleştirilen operasyonlara 1.527 ekip, 3 bin 817 personel, 19 hava aracı ve 41 narkotik dedektör köpeği katıldı. Gerçekleştirilen operasyonlarda 586 kg uyuşturucu madde ile 4 milyon 715 bin 47 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Operasyonlar kapsamında 1.018 şüpheli yakalandı. 478’i tutuklandı. 133’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Başkanlığımızı, Kahraman Polislerimizi, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 01:10:06 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Doğum izni 24 haftaya çıkarıldı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi/1766343/</guid>
		   <description>TBMM Genel Kurulunda, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi-5675.jpg" />
Kanunla, Gelir Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Darülaceze’ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışları ile diğer bağış ve yardımlar gelir vergisi istisnası kapsamına alınacak.

Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan değişiklikle, kadın memura verilecek ücretli doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak, sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memurun, isteği halinde doğumdan önceki izin süresinden doğum sonrasına aktarabileceği süre bir hafta artırılacak.

Düzenlemeye göre, kadın memura doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta süreyle analık izni verilecek. Ancak beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği halinde doğumdan önceki 2 haftaya kadar kurumunda çalışabilecek.

Devlet memurlarının koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi, koruyucu aile sayısının artmasıyla daha fazla çocuğun aile yanında bakımının sağlanması, koruyucu aileliğin çocuk koruma mekanizmasındaki yerinin güçlendirilmesi ve koruyucu aile ile çocuğun birbirine alışma sürecine destek olunması amacıyla bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan memura, çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.

Koruyucu ailelerin isteğe bağlı sigorta prim ödemeleri

65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle yersiz yapılan ödemelerin iadesinde kanuni faizin esas alınması öngörülüyor.

Kanuna göre aylığa hak kazanmak üzere düzenlenen belgelerin gerçeğe uymadığı tespit edildiği takdirde, ödenen aylıklar ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar kanuni faiziyle hesaplanacak tutarıyla birlikte geri alınacak, belgeleri düzenleyen ve kullananlar hakkında ayrıca genel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılacak.

Sosyal Hizmetler Kanunu’na “İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi&quot;, “Çocuk Evleri Sitesi&quot;, “Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi&quot;, “İhtisaslaşma&quot;, “Sosyal ve Ekonomik Destek&quot;, “Koruyucu Aile&quot;, “Merkezi İzleme Sistemi&quot; tanımları ekleniyor.

Devlet korumasındaki çocukların aile ortamında büyümelerini sağlamak, bireysel gelişimlerini desteklemek ve topluma sağlıklı bireyler olarak kazandırılmalarını temin etmek açısından büyük önem taşıyan koruyucu aile sosyal hizmet modeline daha fazla ailenin katılımının teşvik edilmesi için sosyal güvencesi olmayan koruyucu ailelerin sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigorta prim ödemelerinin yapılması amacıyla Sosyal Hizmetler Kanunu’nda değişiklik yapılıyor.

Buna göre, koruyucu aile sözleşmesi devam eden koruyucu ailelerde eşlerden birinin, sigortalı olarak ay içinde 30 günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması sebebiyle, isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili hükmü uyarınca belirlenen prime esas kazanç günlük alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutarı, ödeme belgesinin ibrazı halinde aylık ödemelere ilave edilerek karşılanacak. Bu hüküm kapsamında ödeme yapılan kişilerin eşlerinin vefatı halinde de isteğe bağlı sigorta primlerinin karşılanmasına devam edilecek.

Çocukların ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi

Sosyal Hizmetler Kanunu’na eklenen hükümle, ekonomik desteğin üst sınırı en yüksek devlet memuru aylığı tutarı ile sınırlandırılıyor, yaş ve eğitim durumuna göre destek tutarının belirleneceği hüküm altına alınıyor.

“Sosyal ve ekonomik destek&quot; başlıklı hükme göre, çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılacak. İhtiyaç duyulması halinde sosyal ve ekonomik sorunların çözülmesine yönelik bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanacak.

Sosyal ve ekonomik destek geçici ve süreli olarak sağlanabilecek. Destek ödemeleri en yüksek devlet memuru aylığı (ek gösterge dahil) tutarını aşamayacak. Yaş ve öğrenim durumuna göre verilecek destek, üst sınır üzerinden hesaplanarak belirlenecek. Aylık ödenecek süreli ekonomik destek 2 yıla kadar, tek seferlik ödenecek geçici ekonomik destek ise yılda en fazla 2 kez olmak üzere sağlanacak. Geçici ekonomik destek, belirlenen tutarın 3 katına kadar verilebilecek. Sosyal ve ekonomik destek aynı ailede en fazla 2 kişi için sağlanacak.

Sosyal ve ekonomik destek, kural olarak destekten yararlanan çocuğun 18 yaşını doldurmasına kadar sağlanabilecek. Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı, reşit olması nedeniyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanırken reşit olan ve aralık vermeksizin örgün yüksek öğrenim programlarına devam eden gençler sosyal ve ekonomik destekten 25 yaşını tamamlayana kadar yararlandırılabilecek.

Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacakların tespiti, verilecek sosyal destekler ile geçici ve süreli ekonomik destekten faydalananlara yapılacak ödemelere ve ödemelerin sürelerine ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, çocuğa bakmakla yükümlü olan kimsenin yönetmelikte belirlenen şartları taşımadığı halde aktif bir eylemiyle bundan haksız bir şekilde yararlandığının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca tespit edilmesi halinde devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücu edilecek.

İlgili hükümler uyarınca, kapatılmasına karar verilen yatılı kuruluşlarda, ihtiyaç duyulması halinde bakım faaliyetlerinin aksamaması ve hizmetin devamlılığını sağlamak üzere merkezin olağan idari, mali, hukuki, mesleki ve diğer tüm işleri valilikçe yürütülecek. Bu yetki çerçevesinde başka bir kuruluşa nakli hemen yapılamayan kişilere, durumlarına uygun bir kuruluşa yerleştirilinceye kadar ve azami 6 ay süreyle hizmet sunulmasına devam edilecek. Bu süreçte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı yatılı kuruluşlarda görev yapan personel geçici olarak görevlendirilebilecek.

Gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişilerine ait sosyal hizmet kuruluşlarının kurucu müdürü hakkında, “kurucu müdürün kuruluşta hizmet verilen kişilere yönelik tehdit veya baskı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren fiziksel, cinsel, tıbbi, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar veren eylemlerden dolayı cezalandırılmasına karar verilmiş olması&quot; şeklinde belirtilen eylemlerden dolayı adli kovuşturma açılması halinde kovuşturma sonuçlanıncaya kadar valilikçe bu düzenleme kapsamında belirtilen tedbirlerin alınmasına karar verilebilecek.

Devlet koruması altında yetişen gençlerin istihdamına yönelik düzenleme

Kanunla, devlet koruması altında yetişen gençlerin istihdamı için aranan şartlar somut hale getiriliyor.

Buna göre, devlet koruması altında yetişen gençlerin hüküm kapsamında sağlanan istihdam hakkından yararlanması için “hakkında korunma kararı veya Çocuk Koruma Kanunu uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olması, korunma kararı veya bakım tedbiri kararı devam ederken fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dahil en az 5 yıl kuruluş bakımı veya koruyucu aile sosyal hizmet modellerinden fiilen yararlanması ve reşit olduğu tarih itibarıyla fiilen yararlanmaya devam ediyor olması, korunma, bakım tedbir kararı veya Kanun’un ilgili hükmünde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarih itibarıyla Türk vatandaşı olması, 14 yaşını doldurduğu tarihten itibaren kuruluştan ya da koruyucu aile yanından hizmet aldığı süre boyunca fasılalı da olsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre 90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olması, en az ortaöğretim mezunu olması, 18 yaşın doldurulduğu ve korunma, bakım tedbir kararı veya himaye onayının sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl içinde Bakanlığa başvuru yapmış olması ve başvuru tarihi itibarıyla 30 yaşından gün almamış olması&quot; şartlarının tamamını taşınması gerekecek.

Düzenlemeyle, söz konusu şartlar kapsamında, hak sahibi olanların işe yerleştirilmeleri için izlenecek usul ve esaslar da belirleniyor.

Buna göre, kamu kurum ve kuruluşları tarafından hangi statüde olursa olsun dolu kadro ve pozisyonları toplamının binde biri, bu hüküm kapsamında istihdam edilecekler için ayrılacak ve her yıl belirtilen oranda kişi istihdam edilecek. Dolu kadro ve pozisyon toplamı binden az olan kamu kurum ve kuruluşlarına, talep edilmesi durumunda yerleştirme yapılacak. Hak sahipliği Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından onaylananların merkezi yerleştirme işlemleri, merkezi sınav sonuçlarına göre gerçekleştirilecek.

Yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyon sayısı 2 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne tabi kurumların dolu memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadro sayılarının toplamının binde biri olacak. Toplam kadro ve pozisyon sayısının belirlenmesinde yerleştirme yapılacak yılın başındaki veriler esas alınacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bu hüküm kapsamında hak sahiplerinin istihdam edileceği toplam kadro sayıları her kurum için tespit edilerek kurumlara bildirilecek.

Öğretmenlik alanları için Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen yükseköğretim programlarından mezun olanlar Öğretmenlik Mesleği Kanunu hükümleri uyarınca istihdam edilecek. Milli Eğitim Akademisi ile ilişikleri disiplin soruşturması dışında bir sebeple kesilenler memur unvanlı kadrolara atanacak. Kurumlarca teşkilat bazında dağıtımın bildirilmemesi halinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dahilinde resen yerleştirme yapılacak.

Hak sahipleri bu hüküm kapsamındaki istihdam hakkından yalnızca bir defa faydalanabilecek. Hak sahiplerinden herhangi bir kamu kurum ve kuruluşuna yerleştirilip atama onayı alınanlar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadro ve pozisyonlara her ne surette olursa olsun atananlar ve Öğretmenlik Mesleği Kanunu’na göre hazırlık eğitimine alınanlar bu hükümde verilen hakkı kullanmış sayılacak. Öğrenim düzeyinin göreve başlama sonrasında değişmesi genel hükümler dışında bir atama veya unvan değişikliğine hak teşkil etmeyecek.

Kamu kurum ve kuruluşları, bu hükümde belirtilen haktan yararlanarak yerleştirilenlerin atama işlemlerinin sonucunu, herhangi bir nedenle işten ayrılan personele ilişkin belirlenecek bilgileri ve halen çalışmakta olanların bilgilerini yönetmelikte belirlenecek zaman içerisinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kamu Personel Bilgi Sisteminin bulunduğu Kuruma bildirecek. Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamı dışında kalan kurumların da bu hüküm kapsamında istihdamla yükümlü oldukları kadro ve pozisyonları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirmeleri gerekecek. Ancak bu kurumlara yapılacak yerleştirmelerde ilgili kurumların talep ettikleri kadro ve statüler esas alınacak.

Öğrenim durumlarına bakılmaksızın hüküm kapsamına giren kişilerin özel sektörde çalıştırılmaları halinde, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre ödenmesi gereken ve belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, kısa vadeli sigorta kolları primi ve genel sağlık sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı ile İşsizlik Sigortası Kanunu’na göre ödenmesi gereken işsizlik sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesinin tamamı sigortalının işe giriş tarihinden itibaren 5 yıl süre ile Hazine tarafından karşılanacak.

Bu kapsamda sağlanan prim teşvikinden işverenler yararlanacak ve Hazine tarafından işverene sağlanan sigortalı primi hissesi teşviki tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemeyecek. Bu kapsamdaki teşvikten faydalanabilmek için Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin kanuni süresi içinde verilmesi ve Hazine tarafından karşılanmayan primlerin kanuni süresi içinde ödenmesi gerekecek.

İşe yerleştirme yükümlülüğünün takip ve denetimine, yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyonların belirlenmesine, merkezi sınav ve yerleştirme işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkili olacak.

Merkezi İzleme Sistemi’ne bağlı kamera sistemleriyle elde edilen veriler

Kanunda yapılan değişiklikle, anayasal ilkeler gözetilerek, yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan sosyal hizmet kalitesinin artırılması, bireylerin ve kuruluşların güvenliğinin sağlanması, bireylerin iyi olma halinin temini, acil durumlara hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edilmesi ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla yazılım destekli kamera sistemleri kurulacak.

Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğinin artırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının tespit edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla Merkezi İzleme Sistemi’ne bağlı yazılım destekli kamera sistemlerinden yararlanılacak.

Bu çerçevede elde edilecek kişisel veriler adli veya idari soruşturmaya esas teşkil etmemesi halinde, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuatında gösterilen usul çerçevesinde, kayıt tarihinden 2 yıl geçtikten sonra silinecek. Bu veriler mahkeme kararı olmaksızın hiçbir kurum, kuruluş veya kişi ile paylaşılamayacak. Ancak kamu hizmetlerinin kalite ve verimliliğinin artırılması ile plan ve politika geliştirilebilmesi amacıyla bu verilerden anonim hale getirilmek suretiyle yararlanılabilecek.

Kanunla, Sosyal Hizmetler Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor.

Buna göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, düzenleme ile diğer kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile Bakanlığa verilmiş olan görevleri kapsamında sunulan hizmetlerden yararlanacak kişi ve hanelerin tespiti, ulusal politika ve stratejilerin oluşturulması ve sosyal yardımlardan yararlanacak kişilerin objektif ölçütlere göre belirlenmesinde kullanılmak üzere başvuru konusuyla ilgili olmak kaydıyla, sosyal yardım veya sosyal hizmet başvurusunda bulunan ya da halihazırda bu yardım ve hizmetlerden yararlanan kişiler ile bu kişilerin hanelerine ait taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus ve mali durumlarına ilişkin her türlü veri ve bilgiyi gerçek ve tüzel kişilerden talep edebilecek.

Söz konusu veri ve bilgiler, genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlar ve sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bu kurum ve kuruluşlara ait ortaklıklar ile kamu hizmeti sunan diğer tüzel kişilerden de doğrudan istenebilecek.

Bakanlık, bu kapsamda veri ve bilgilerin temin edilmesi, işlenmesi ve kaydedilmesi dahil bunlara ilişkin her türlü işlemi elektronik ortamda yapabilecek ve bunları arşivleyebilecek. Bu veri ve bilgiler, kullanıma açık hale gelmesi ya da Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca belirlenen şartların gerçekleşmesi halinde imha edilecek. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkili olacak.

Kanunda yapılan değişiklikle, kadın konukevi hizmetinden yararlanan ve geliri bulunmayan veya meslek elemanının görüşü ve değerlendirme komisyonunun kararına göre yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması halinde, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek.

Konukevinde kalan kadınların beraberindeki öğrenim gören çocukları ile çeşitli nedenlerle öğrenimine devam etmeyen ve ücretli olarak bir işyerinde çalışmayan çocuklarına, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı çocuk bakım kuruluşlarında kalan çocuklara verilen miktar kadar hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikle belirlenecek.

Geçiş hükümleri

Sosyal Hizmetler Kanunu’nda yapılan değişiklikler nedeniyle hak kaybı oluşmasının ve mağduriyet yaşanmasının önlenmesi için geçiş sürecine ilişkin düzenleme yapıldı. Buna göre, isteğe bağlı sigorta ödemelerine yönelik yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirilen isteğe bağlı sigorta ile sosyal ekonomik destek bedelleri talep edilmeyecek.

Korunma kararı veya Çocuk Koruma Kanunu uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olanlara ilgili düzenlemede 5 yıl olarak düzenlenen süre şartı, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihte 16 yaşını doldurmuş olanlar için 2 yıl, 15 yaşını doldurmuş olanlar için 3 yıl, 14 yaşını doldurmuş olanlar için 4 yıl şeklinde uygulanacak.

Değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce hak sahibi olanlardan daha önce istihdam hakkından yararlanmamış olanlar, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 12 ay içinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvurmaları halinde söz konusu istihdam hakkından yararlanabilecek. Bu kişilerin işe yerleştirilmeleri, hüküm değiştirilmeden önceki usul ve esaslara göre yapılacak.

Düzenlemenin “14 yaşını doldurduğu tarihten itibaren kuruluştan ya da koruyucu aile yanından hizmet aldığı süre boyunca fasılalı da olsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre 90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olmak&quot; şartındaki sürenin hesabında hükmün yürürlük tarihinden önceki süreler dikkate alınmayacak.

Kanunla, Katma Değer Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, Darülaceze’ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışları ile diğer bağış ve yardımlar Katma Değer Vergisi’nden istisna tutulacak.

Toplu taşıma hizmeti veren işletmecilere gelir desteği

Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’da değişikliğe gidiliyor. Buna göre, ilgili fıkra hükümleri kapsamında hizmet verecek toplu taşıma araçları, toplu taşıma hizmetlerinin kapsamı ile bu hizmetlerden ücretsiz ve indirimli yararlanmaya ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye, İçişleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Ulaştırma ve Altyapı bakanlıklarının görüşleri alınarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarınca müştereken çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.

İlgili hükümler kapsamında, belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracı ile özel deniz ulaşımı aracı için bunların işletmecilerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten ilgili belediyeler aracılığıyla her ay gelir desteği ödemesi yapılacak.

Yapılacak aylık gelir desteği ödemesini yıllık olarak belirlemeye, bu tutarı faaliyette bulunulan yere ve/veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracını taşıma kapasitesine göre farklılaştırmaya ve yapılacak ödemeye ilişkin diğer esas ve usuller Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Hazine ve Maliye bakanlıklarınca müştereken belirlenecek.

Çocuk Koruma Kanunu’nda düzenleme

Kanunla, İş Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, kadın işçinin doğum sonrası ücretli izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak. Böylece kadın işçi doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta ücretli izinli olacak. Ancak sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçinin talep etmesi halinde doğumdan önce çalışabileceği süre 3 haftadan 2 haftaya düşürülecek.

Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan işçiye, çocuğun teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün ücretsiz izin verilecek.

Kadın işçiye, isteği halinde, 24 haftalık, çoğul gebelik halinde ise 26 haftalık sürenin tamamlanmasının ardından ücretsiz izin verilecek.

Kanunda yapılan değişiklikle, işçiye eşinin doğum yapması halinde verilen ücretli izin süresi 5 günden 10 güne çıkarılacak.

Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen hükme göre, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar, kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu çocuk hizmet birimleri, adli görüşme odaları, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü, internet kafeleri ve salonları, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu, beden eğitimi ve spor tesisleri olarak işletilen iş yerlerini şahsen işletemeyecek, bu iş yerlerinde çalıştırılamayacak ve herhangi bir sıfatla fiilen bu iş yerlerinde görev alamayacak.

Bu kapsama giren kişilere aynı hükümde belirtilen iş yerlerinin açılması veya işletilmesi için izin ve ruhsat verilmeyecek. Söz konusu iş yerlerinin bu kapsamdaki kişilerce işletildiğinin tespit edilmesi halinde bu kişilere iş yerinin devri için 6 ay süre tanınacak ve bu sürede kişi iş yerini fiilen işletemeyecek. Bu süre içinde devir işlemi yapılmadığı takdirde verilen izin ve ruhsatlar, bunları veren kamu kurum ve kuruluşları tarafından iptal edilecek.

Bu kapsamdaki iş yerlerinde çalışanlar, adli sicil ve arşiv bilgilerine dayanılarak oluşturulan bu iş yerlerinde çalışabileceğini gösterir resmi belgeyi 6 ayda bir işverene ibraz etmek zorunda olacak.

Hükme aykırı olarak işçi çalıştıran kişiye, mahallin mülki idare amiri tarafından düzenlemeye aykırı olarak çalıştırdığı her bir kişi başına brüt asgari ücretin 3 katı tutarında idari para cezası verilecek. Aykırılığın cezanın tebliğinden itibaren 1 ay içinde giderilmediğinin tespiti halinde, hükme aykırı olarak çalıştırılan her bir kişi başına brüt asgari ücretin 7 katı tutarında idari para cezası kesilecek. Bu cezanın tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın halen giderilmemiş olması halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen izin ve ruhsatlar iptal edilecek. Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarınca müştereken belirlenecek.

Ücretli doğum iznine yönelik diğer düzenlemeler

Kanunla, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonra gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık ve engellilik hallerinin analık hali kabul edilmesinde süre 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak.

Kanunda yapılan diğer bir değişikliğe göre ise hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan muhtarlar ile ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olan, gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı olan, tarımsal faaliyette bulunan sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan önceki 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki 8 ve sonraki 16 haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki 8 haftalık süreye 2 haftalık süre eklenerek çalışmadığı her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilecek.

Bu kapsamdaki sigortalı kadının erken doğum yapması halinde doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılamayacak süreler ile isteği ve hekimin onayıyla doğuma 3 hafta kalıncaya kadar çalışma süresi, “2 hafta kalıncaya kadar&quot; şeklinde değiştirilecek.

Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Darülaceze’ye yapılacak bağış ve yardımlar kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek.

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da “oyun&quot;, “oyun dağıtıcı&quot;, “oyun geliştirici&quot; ve “oyun platformu&quot; tanımları hüküm altına alınıyor.

Kanunun, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen, “içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi&quot; başlıklı hükümde düzenlemeye gidildi. Buna göre, sosyal ağ sağlayıcı 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alacak. Bu kapsamda alınan tedbirler sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde yayınlanacak.

Sosyal ağ sağlayıcı, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak. Ebeveyn kontrol araçları ise hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ve kullanım süresinin izlenmesi ve bu sürenin sınırlandırılmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.

Sosyal ağ sağlayıcı, aldatıcı reklamları engelleyici tedbirleri almakla yükümlü olacak.

Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen kararın gereğini derhal ve en geç bir saat içinde uygulayacak, Kanun uyarınca verilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararlarına konu yayının kendi internet sitesinde yayınlanmaması hususunda gerekli her türlü tedbiri alacak.

Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanacak, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamayacak ve buna ilişkin para transferi yapılamayacak. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren 3 ay içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.

Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 90 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 50’den düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.

Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, reklam yasağı kaldırılacak ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak.

Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.

Oyun platformlarının yükümlülükleri

Kanunla, oyun platformlarına ilişkin düzenlemeler de yapıldı.

Buna göre, oyun platformu usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak ancak derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilecek. Oyun platformu içerik veya yer sağlayıcı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen içerikleri çıkarmakla yükümlü olacak.

Türkiye’den günlük erişimi 100 binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformu, BTK, Erişim Sağlayıcıları Birliği, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereği ile düzenleme kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemekle ve bu temsilciye dair bilgileri BTK’ye bildirmekle yükümlü olacak. Oyun platformu, temsilcinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verecek.

Oyun platformu, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak.

Ebeveyn kontrol araçları, hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.

BTK, oyun platformunun bu düzenlemeye uyumuna ilişkin olarak oyun platformundan kurumsal yapı, bilişim sistemleri, veri işleme mekanizmaları dahil olmak üzere bu düzenlemenin uygulanmasıyla doğrudan ilgili açıklamaları talep edebilecek. Oyun platformu, BTK tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri derhal ve 15 günü geçmemek üzere BTK tarafından belirlenecek süre içinde vermekle yükümlü olacak.

Bu düzenlemenin uygulanmasına, oyun platformunun uyması gereken yükümlülüklere ve yaş kriterlerine göre derecelendirmeye dair usul ve esaslar, BTK tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.

Bu kapsamdaki yükümlülükler ile Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikte yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeyen oyun platformuna BTK tarafından bildirimde bulunulacak. Bildirimden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde oyun platformuna BTK Başkanı tarafından 1 milyon Türk lirasından 10 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilebilecek. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 10 milyon Türk lirasından 30 milyon Türk lirasına kadar bir kez daha idari para cezası verilebilecek. İdari para cezası miktarı ihlalinin niteliği, ağırlığı, kullanıcılar üzerindeki etkisi veya meydana gelen zarar dikkate alınarak takdir edilecek.

İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 30 oranında daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 30’dan düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.

Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, verilen idari para cezalarının 4’te biri tahsil edilecek ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak.

Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.

Askeri personelin ücretli doğum izni süresi

Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nda yapılan değişiklikle kadın personele sağlanan ücretli doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya, toplam ücretli doğum izni süresi 24 haftaya çıkarılıyor.

En fazla 3 yaşında bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen askeri personele çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren 8 hafta süreyle izin verilecek. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanacak.

Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan askeri personele çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.

Kanunla, Darülaceze Nizamnamesi’nde değişikliğe gidildi. Buna göre, Darülaceze yurt içinde ve ilgili mevzuata göre yurt dışında hizmet verebilecek.

Darülaceze, ihtiyaç sahiplerine yardım amacıyla ilgili mevzuat hükümlerine göre gıda bankacılığı faaliyetinde bulunabilecek ve ihtiyaç sahiplerine aşevi hizmeti verebilecek.

Genel Kurulda AK Parti milletvekillerinin kabul edilen önergesiyle, analık izin süreleri yeniden düzenlenen ve düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilgili mevzuat uyarınca öngörülen analık izin süresi dolan ancak 1 Nisan 2026 itibarıyla doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süreyi henüz tamamlamamış personele, hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde talep etmeleri halinde 8 hafta ilave analık izni verilecek.

Genel Kurul’da teklifin kabul edilerek yasalaşmasının ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, gündemde yer alan diğer kanun tekliflerinin isimlerini okudu. Komisyonun yerini almaması üzerine Adan, birleşimi, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yapılacak özel oturum için yarın saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 01:00:29 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Meclis&#39;ten geçti! Sosyal medyaya 15 yaş sınırı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/meclis-ten-gecti-sosyal-medyaya-15-yas-siniri/1766342/</guid>
		   <description>TBMM Genel Kurulunda, sosyal medyaya yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/meclis-ten-gecti-sosyal-medyaya-15-yas-siniri-5160.jpg" />
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da “oyun&quot;, “oyun dağıtıcı&quot;, “oyun geliştirici&quot; ve “oyun platformu&quot; tanımları hüküm altına alınıyor.

Kanunun, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen, “içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi&quot; başlıklı hükümde düzenlemeye gidildi. Buna göre, sosyal ağ sağlayıcı 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak.

Sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alacak. Bu kapsamda alınan tedbirler sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde yayınlanacak.

Sosyal ağ sağlayıcı, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak. Ebeveyn kontrol araçları ise hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ve kullanım süresinin izlenmesi ve bu sürenin sınırlandırılmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.

Sosyal ağ sağlayıcı, aldatıcı reklamları engelleyici tedbirleri almakla yükümlü olacak.

Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen kararın gereğini derhal ve en geç bir saat içinde uygulayacak, Kanun uyarınca verilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararlarına konu yayının kendi internet sitesinde yayınlanmaması hususunda gerekli her türlü tedbiri alacak.

Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanacak, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamayacak ve buna ilişkin para transferi yapılamayacak. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren 3 ay içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.

Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 90 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 50’den düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.

Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, reklam yasağı kaldırılacak ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak.

Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.

Oyun platformlarına yükümlülükler getiriliyor

Kanunla, oyun platformlarına ilişkin düzenlemeler de yapıldı.

Buna göre, oyun platformu usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak ancak derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilecek. Oyun platformu içerik veya yer sağlayıcı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen içerikleri çıkarmakla yükümlü olacak.

Türkiye’den günlük erişimi 100 binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformu, BTK, Erişim Sağlayıcıları Birliği, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereği ile düzenleme kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemekle ve bu temsilciye dair bilgileri BTK’ye bildirmekle yükümlü olacak. Oyun platformu, temsilcinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verecek.

Oyun platformu, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak.

Ebeveyn kontrol araçları, hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.

BTK, oyun platformunun bu düzenlemeye uyumuna ilişkin olarak oyun platformundan kurumsal yapı, bilişim sistemleri, veri işleme mekanizmaları dahil olmak üzere bu düzenlemenin uygulanmasıyla doğrudan ilgili açıklamaları talep edebilecek. Oyun platformu, BTK tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri derhal ve 15 günü geçmemek üzere BTK tarafından belirlenecek süre içinde vermekle yükümlü olacak.

Bu düzenlemenin uygulanmasına, oyun platformunun uyması gereken yükümlülüklere ve yaş kriterlerine göre derecelendirmeye dair usul ve esaslar, BTK tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.

Bu kapsamdaki yükümlülükler ile Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikte yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeyen oyun platformuna BTK tarafından bildirimde bulunulacak. Bildirimden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde oyun platformuna BTK Başkanı tarafından 1 milyon Türk lirasından 10 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilebilecek. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 10 milyon Türk lirasından 30 milyon Türk lirasına kadar bir kez daha idari para cezası verilebilecek. İdari para cezası miktarı ihlalinin niteliği, ağırlığı, kullanıcılar üzerindeki etkisi veya meydana gelen zarar dikkate alınarak takdir edilecek.

İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 30 oranında daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 30’dan düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.

Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, verilen idari para cezalarının 4’te biri tahsil edilecek ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 00:59:15 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Müjdat Gezen sağlık durumunu açıkladı!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/mujdat-gezen-saglik-durumunu-acikladi/1766347/</guid>
		   <description>Gırgıriye Müzikali’nde yaşanan gerginlik sonrası fenalaşıp hastaneye kaldırılan Müjdat Gezen, “Sağlığım iyi değil ama düzelir&quot; dedi. Organizasyon firmasının koltukları değiştirdiğini belirten Gezen, “Seyirciler yine göremezlerse, patronları çağıracağım &apos;anlatsınlar size’ diyeceğim&quot; dedi.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/mujdat-gezen-saglik-durumunu-acikladi-2123.jpg" />
Gırgıriye Müzikali’nde çıkan gerginlik sonrası fenalaşarak hastaneye kaldırılan Müjdat Gezen, tartışmalara neden olan koltukları değiştirtti. Gezen, oyun öncesi koltukların arasında gezerek koltukları denetledi. Gezen, sahnenin yine görünmediğini belirterek organizasyon yetkililerinden durumu düzeltmelerini talep etti. &apos;SAĞLIĞIM İYİ DEĞİL AMA DÜZELİR’ Gezen sağlığıyla ilgili soruya ise, “Sağlığım iyi değil ama düzelir&quot; diyerek karşılık verdi. Gezen ayrıca, “Menajer arkadaşlar kongre salonu kiralamışlar ama kongre salonu düz ayak olduğu için, iki koltuk arkada olan göremiyor. Seyircinin olmadığı bir tiyatro düşünebilir misiniz? Seyircinin 20 tanesi bana sandalye kaldırıp gösterirse olmaz. Organizasyon yetkilileri kırmızı koltuklar getirmişler koymuşlar, &apos;bedava’ demişler. Paralı ya da bedava ben çıkıp oynayacağım, seyirciler yine &apos;göremiyoruz’ derlerse, ben bu işin patronu iki genci çağıracağım, &apos;cevap versinler size’ diyeceğim&quot; ifadelerini kullandı. &apos;BÖYLE TİYATRO OLMAZ’ Gırgıriye Müzikali’nde bir izleyici 4 bin TL verdiğini söylediği koltuğundan sahneyi göremediğini iddia ederek Müjdat Gezen ile gerginlik yaşadı. Müjdat Gezen, organizasyon firmasına &apos;Tiyatro böyle olmaz, izleyici para verip göremiyorsa haklıdır. Ben de bu tiyatronun bir çalışanıyım. Ön sıraya kolsuz plastik sandalyeler konmuş&quot; sözleriyle tepki gösterdi.

GEZEN FENALAŞTI, OYUN İPTAL EDİLDİ

Gezen, "Madem bu kadar şikâyet var, bu geceki oyunumuzu iptal ediyoruz" diyerek sahneyi terk etti ve kulise gitti. Olay sonrası fenalaşan Gezen hastaneye kaldırılırken oyun da iptal edildi. GÜLBEN ERGEN: TABURCU EDİYORUZ Usta sanatçının durumu merak edilirken şarkıcı Gülben Ergen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşıma şu notu düştü: "Müjdat Abimizi taburcu ediyoruz. Sağlık durumunu merak eden tüm izleyicilerimize, kendisinin onayı ile yazıyorum. Yarın akşam hepimiz sahnede, işimizin başında olacağız."

GIRGIRİYE EKİBİNDEN AÇIKLAMA

Gırgıriye Tiyatro Ekibinin açıklaması ise şöyleydi: "21 Nisan saat 20.30da İstanbul Kongre Merkezinde sahnelenmekte olan Gırgıriye adlı tiyatro oyunumuz sırasında, sahneyi net şekilde göremediğini belirten bir izleyicinin sahneye çıkarak değerli sanatçımız Müjdat Gezen ile doğrudan münakaşaya girmesi halinde sahne düzeni bozulmuştur. Yaşanan bu beklenmedik ve üzücü olay sırasında Sayın Müjdat Gezen rahatsızlanmış; gelişmeler üzerine sanatçımızın sağlık durumu gözetilerek ve seyir güvenliğinin korunması amacıyla oyunun ertelenmesine karar verilmiştir. Söz konusu müdahalenin niteliği ve zamanlaması, organizasyon sürecinde yaşanan aksaklığın ötesinde bir provokasyon ihtimalini de gündeme getirmiştir. Konuya ilişkin gerekli değerlendirmeler yapılmakta olup süreç titizlikle takip edilmektedir. Tiyatro sahnesi, sanatçı ile seyirci arasında karşılıklı saygı ve güven temelinde varlığını sürdüren özel bir alandır. Bu sınırların ihlal edilmesi yalnızca sahnedeki akışı değil, salondaki tüm seyircilerimizin deneyimini de olumsuz etkilemiştir. Başta o akşam bizlerle birlikte olan kıymetli seyircilerimiz olmak üzere tüm izleyicilerimizden özür diler; oyunun yeni tarihine ilişkin bilgilendirmenin en kısa sürede kamuoyu ile paylaşılacağını saygıyla bildiririz."
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 21:10:06 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Öğrenci servis minibüsü direğe çarptı; 13 yaralı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/ogrenci-servis-minibusu-direge-carpti-13-yarali/1766335/</guid>
		   <description>Samsun’un Vezirköprü ilçesinde meydana gelen kazada, okul servisi elektrik direğine çarparak 12 öğrenci ve sürücüsü yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırıldı, sağlık durumları iyi. Kazayla ilgili inceleme sürüyor.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/ogrenci-servis-minibusu-direge-carpti-13-yarali-3264.jpg" />
SAMSUNun Vezirköprü ilçesinde servis minibüsünün elektrik direğine çarptığı kazada 12 öğrenci ile sürücü yaralandı. Kaza, saat 08.30 sıralarında Vezirköprü ilçesi İncesu Mahallesinde meydana geldi. Şükrü T., önüne çıkan traktöre çarpmamak için kullandığı 55 ALE 703 plakalı okul servisi minibüsüyle ani fren yaptı.

Kontrolün kaybolduğu minibüs, yol kenarındaki elektrik direğine çarptı. Kazada sürücü ile minibüste bulunan 12 öğrenci yaralandı. Yaralılar ihbar üzerine gelen ambulanslarla Vezirköprü Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:51:40 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Usta oyuncu Ferdi Atuner hayatını kaybetti</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/usta-oyuncu-ferdi-atuner-hayatini-kaybetti/1766330/</guid>
		   <description>Birçok dizi ve filmde rol alan ünlü sanatçı Ferdi Atuner, 82 yaşında hayatını kaybetti.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/usta-oyuncu-ferdi-atuner-hayatini-kaybetti-7704.jpg" />
Bir süredir sağlık sorunları sebebiyle tedavi gören sanatçı, İstanbul Bahçelievler’deki evinde vefat etti.

Ankara Devlet Konservatuvarının şan bölümünden mezun olan Atuner, İstanbul Devlet Opera ve Balesinde (İDOB) ve Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu’nda görev aldı.

Usta oyuncu, “Olacak O Kadar&quot; skeçleriyle geniş kitleler tarafından tanındı, seslendirme sanatçısı olarak da birçok projede görev yaptı.

Ferdi Atuner’in rol aldığı diziler arasında “Çocuklar Duymasın&quot;, “Reyting Hamdi&quot;, “En Son Babalar Duyar&quot;, “Ayrılsak da Beraberiz&quot;, “Çılgın Bediş&quot;, “Küçük Ağa&quot;, “Patron Duymasın&quot; ve “İki Arada Aşk&quot; yer alıyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:31:13 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Ağrı Dağı&#39;nın altında büyük gizem</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/agri-dagi-nin-altinda-buyuk-gizem/1766329/</guid>
		   <description>Ağrı Dağı’nda Nuh’un Gemisi’ni arayan araştırmacıların, bir dizi “koridor ve tünel&quot; tespit ettiği iddia ediliyor.</description>
                      <author>hizmet@zemta.com (Enes Bilgiç)</author>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/04/agri-dagi-nin-altinda-buyuk-gizem-6332.jpg" />
Dünyanın her yerinden araştırmacılar Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’nın derinliklerinde Nuh’un Gemisi’nin kalıntılarını arıyor.

İncil’e göre bu devasa gemi, 4 bin 300 yıldan uzun bir süre önce meydana gelen büyük bir sel felaketi sırasında insanlığı ve her türlü hayvanı yok olmaktan kurtarmıştı.

Ağrı Dağı’nda 1959 yılında keşfedilen ve gemi formuna benzeyen kaya oluşumu, yeniden tartışma konusu oldu.

“Noah’s Ark Scans&quot; adlı araştırma grubundan Andrew Jones, yapılan son çalışmaların kutsal metinlerde geçen Nuh’un Gemisi’nin gerçekten var olmuş olabileceğine işaret ettiğini öne sürdü.



YER ALTINDA “KORİDOR VE TÜNELLER&quot; İDDİASI

Yer radarıyla yapılan taramalarda, oluşumun altında bir dizi “koridor ve tünel&quot; benzeri yapı tespit edildiği öne sürüldü. Araştırmacıların “tünel&quot; diye, geminin güverte altındaki koridorları anlatmak istediği belirtiliyor.

Şimdiye kadar yapılan taramalarda yüzeyin altına uzanan yapılar ortaya çıkarıldığı da idda edildi. Bu yapılar güverte benzeri bir platformun altındaki odaları temsil ediyor olabilir.

Araştırmacılara göre bu tüneller, yapının ortasından ve kenarlarından ilerleyerek merkezi bir boşluğa bağlanıyor.

Araştırma ekibi, bu yapıların rastgele olmadığını ve belirli bir düzen izlediğini savunuyor.



“ÖLÇÜLER KUTSAL METİNLERLE ÖRTÜŞÜYOR&quot; İDDİASI

Yaklaşık 157 metre uzunluğundaki oluşumun, Tevrat’ın Yaratılış bölümünde tarif edilen ölçülerle uyumlu olduğu öne sürülüyor.

Jones, İncil anlatımında geminin üç katlı olduğunun belirtildiğini ve tespit edilen yapıların bu anlatımla örtüşebileceğini iddia etti.

TOPRAK ÖRNEKLER DE İNCELENDİ

2024 yılında yapılan çalışmalarda, gemi formunun içinden ve dışından alınan 88 toprak örneği incelendi. Sonuçlara göre, yapı içindeki toprağın dışarıya kıyasla üç kat daha fazla organik madde içerdiği ve yüzde 38 daha fazla potasyum barındırdığı belirlendi.

Araştırmacılar, bu durumun toprağın “alışılmadık&quot; özellikler taşıdığını gösterdiğini ifade etti. Jones, ahşap bir yapının zamanla çürüyerek toprakta kimyasal bir iz bırakmış olabileceğini savundu.

DENİZ FOSİLLERİ VE BÜYÜK TUFAN YORUMU

Araştırma ekibi ayrıca bölgede bulunan deniz kabukları ve mercan fosillerinin, alanın bir dönem su altında kalmış olabileceğine işaret ettiğini öne sürdü. Bu bulgular, “Büyük Tufan&quot; anlatısıyla ilişkilendirildi.

Buna karşın bilim dünyasında daha yaygın kabul gören görüş, söz konusu oluşumun doğal jeolojik süreçlerin sonucu olduğu yönünde.

Uzmanlara göre, milyonlarca yıl süren tektonik hareketler eski deniz tabanlarını yükselterek bu tür oluşumlara yol açabiliyor.



TÜNELLER ROBOTLA KEŞFEDİLECEK

Araştırma ekibi, yer altındaki tünelleri daha detaylı incelemek için uzaktan kumandalı robotik bir cihaz geliştirmeyi planlıyor. Bu cihazın, yapı içindeki boşluklara girerek daha net veriler sağlaması hedefleniyor.

İncil’de, Nuh’un Gemisi’nin dünyayı sular altında bırakan 150 günlük bir tufandan kurtulduktan sonra Ağrı Dağı’na oturduğu belirtiliyor.

İlginç olan, oluşumun, geminin şekli ve boyutlarıyla uyuşan bir zirve yakınında yer alması. İncil ölçülerine göre gemi yaklaşık 155 metre uzunluğunda, 26 metre genişliğinde ve 16 metre yüksekliğindeydi.

Geminin Ağrı Dağı’na oturduğu fikri ise uzun zamandır tartışılıyor.

AĞRI DAĞI’NDA ÇALIŞMALAR NASIL BAŞLADI?

Ağrı Dağı’nın yaklaşık 29 kilometre doğusunda, dikkat çekici bir jeolojik oluşum yıllar önce araştırmacıların ilgisini çekti.

Durupınar oluşumu olarak bilinen bu bölge, bazı bilim insanları tarafından İncil’de anlatılan Nuh’un Gemisi ile ilişkilendiriliyor.

Bazı araştırmacılar, Neolitik dönemde bölgede büyük ölçekli sellerin yaşanmasının olası olduğunu öne sürüyor. Bununla birlikte, birçok bilim insanı İncil’deki anlatının sembolik veya alegorik olarak da okunması gerektiğine inanıyor.

Bir teoriye göre yaklaşık 7 bin yıl önce Akdeniz’deki sular Karadeniz havzasına doğru akmış olabilir. Bu da bölgede büyük çaplı sellere yol açmış olabilir. Bu felakete tanık olan yerel halk, olayı öyküleştirmiş ve bu öyküler de Nuh’un Gemisi’ne ilham olmuş olabilir.

Bununla birlikte, projede yer alan arkeologlar daha fazla araştırmanın gerekli olduğuna inanıyorlar.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:29:52 +0300</pubDate>
		   </item>
			</channel>
</rss>